TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/4
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 165
- Results Per Page
- Sort Options
Article Okul Öncesi Dönemde Sanat Eğitiminin Farklı Teknikler Kullanılarak Öğretilmesi(2016) Kelekçi, Merva Olgun; Kahraman, Mehmet EminBu çalışmada okul öncesi dönemde teknolojiden yararlanarak, sanatı çocuklara sevdirmek ve sanatın zihinlerinde belli bir yer edinmesini sağlamak hedeflenmiştir. Çünkü çocuk, görsel uyaranlara karşı duyarlıdır. Sanat eğitimi hem akıl hem de duygu eksenlidir. Böylece öğrenme esnasında uyaranlar birden fazla duyu organını içeriyorsa, öğrenme daha etkili olmaktadır. Sanat eğitimi alan bireylerin yaşam biçimleri, hayata ve olaylara bakış açısı diğer bireylerden farklı olarak gelişim göstermektedir. Okul öncesi dönemdeki bireylerin, sanat eğitimi alarak öğrenme biçimleri, dış dünyada değişen ve gelişen teknolojiyle birlikte hem sanatsal hem de bilimsel olarak bireyin olumlu yönde gelişimini sağlar. Bu çalışma kapsamında, bireylere sanat eserlerini bir aplikasyon kullanarak oyun yolu ile öğretmek amaçlanmıştır. Böylece, önemli ressamların eserlerini öğrenmeleri sağlanmış olup, bu dönemde verilen sanat eğitiminin kazanımları incelenmiştir. Sonuç olarak; bireylerin farklı materyalleri kullanarak, dünyaya farklı bir bakış açısından görmelerini, algılamalarını ve yaratıcılıklarının ön plana çıkarılması açısından kendine güvenen bireyler olarak yetişmeleri sağlanacaktır. Böylece okul eğitimi ile ilk kez karşılaşan bireylerin, sanatçıların eserlerini severek onları tanıdığı bir ortam oluşturulmuş olacak ve bu eserleri bir oyun tekniği ile öğrenmeleri sağlanacaktır.Article Özelleştirmenin Tarımsal Destekler Ve Küçük Ölçekli Çiftçilik Üzerine Etkileri: Türkiye Deneyimi (1998-2012)(2016) Önal, Nevzat EvrimTürkiye'nin tarım sektörü cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kapitalist ekonominin gelişme doğrultusuna uygun, evrimsel bir dönüşüm geçirmiş ve bu dönüşüm çerçevesinde büyük toprak sahipleri ile küçük üreticilerin bir arada var olduğu bir yapı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın son yıllarına dek bu yapının, onu bir arada tutan en önemli unsuru, devletin tarım sektörüne verdiği sübvansiyonlardı. Bu sübvansiyonlar, küçük üreticiler üzerinde piyasanın olumsuz etkilerini ve öngörülemezliğini bir ölçüde azaltmakta ve üretimi teşvik eder nitelikteydi. Ne var ki, 1990'ların ortasından itibaren finansal açıdan önce istikrarsız, ardından da sürdürülemez hale gelen kamu kesimi ekonomisinde, tarımsal destekler ortadan kaldırılması gereken bir harcama kalemi olarak öne çıktı. 1999'da IMF danışmanlığında başlatılan yapısal uyum programı, 2001 krizinin ardından Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı olarak sürdürüldü ve bu süreçte devletin tarımsal destek sistemi büyük ölçüde tasfiye edildi. Bu tasfiyede, tarımsal desteklerin sağlanmasında kullanılan kurumların özelleştirilmesi önemli bir yöntem olarak öne çıktı. Bu çalışma, yaşanan tasfiyenin tarım sektöründeki sonuçları ve tarımsal istihdama etkilerini incelemektedir.Article Küresel Doğan İşletmelerin Uluslararasılaşma Sürecine Etki Eden Girişimcilik Yönelimi Boyutları ve Girişimci Özellikleri(2017) Beğendik, BehiyeUluslararası ticaret ve uluslararası girişimciliğin ortak konusu olan küresel doğan işletmeler (KDİ), geleneksel uluslararasılaşma modellerinin aksine hızlı ve ivmeli uluslararasılaşmaktadır. Bu makalede, Türk KDİ'lerin uluslararasılaşma sürecine etki eden faktörler incelenmektedir. KDİ'ler ilgili araştırmalar; KDİ'lerin kuruluşuna endüstrinin, küreselleşmenin, şebekelerin ve girişimcinin etki ettiğini belirtmektedir. Karar verici ve uluslararasılaşmanın başlatıcı unsuru olması nedeniyle, girişimci uluslararasılaşma sürecine etki eden en önemli faktördür. Özellikle, KDİ'lerin girişimcilerinin sahip olduğu girişimcilik yönelimi (GY) sayesinde, KDİ'ler çok daha hızlı uluslararasılaşmaktadır. Dolayısıyla, KDİ girişimcisinin GY'nin üç unsurunu taşıması, bir diğer ifade ile risk alması, proaktif ve yenilikçi olması, KDİ'yi rekabette üst konuma taşımakta ve uluslararası arenada var olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, çalışmada KDİ'lerin uluslararasılaşmasına etki eden GY boyutları ve girişimci özellikleri araştırılmaktadır. 6 KDİ'de kalitatif araştırma yapılmıştır. Yüzyüze görüşmelerde katılımcılardan elde edilen veriler kodlanarak analiz edilmiş ve girişimcilerin sahip oldukları özelliklere ulaşılmıştır. Bu özellikler taksonomi ile ağaç diyagramına yerleştirilerek araştırma modeli oluşturulmuştur. Çalışma sonuçları, küresel doğan girişimcinin proaktiflik, risk alma ve yenilikçilik kavramlarından oluşan GY boyutları ile ilişkilendirilen ortak ve farklı özelliklerini ortaya çıkarmıştır. Girişimcinin genel özellikleri her bir GY boyutu altında iki grupta toplanmıştır. Birinci grup KDİ'lerin GY'ne pozitif etki etmektedir. İkinci grup, KDİ'lerin GY'ne negatif etki etmektedir.Article Tarım ve Köylülük "Sorun"larına Dair Bir Tartışma Çerçevesi(2017) Önal, Nevzat EvrimKapitalist üretim biçiminin ortaya çıkışından bu yana gelişiminin tüm aşamalarında, tarım ve köylülük farklı düşünce ekolleri tarafından kendi düşünsel pozisyonlarına göre sorunsallaştırılmış ve tartışılagelmiştir. Bu tartışmaların tamamı, tartışmayı yürüten ekollerin temsil ettiği sınıfsal çıkarların izlerini taşır. Öte yandan tarım ve köylülük "sorun"larının farklı coğrafyalarda sergilediği gelişme süreçleri arasındaki büyük nitel farklılıklar, her birini kendi içerisinden ele alarak ortak bir çerçeveye varmayı kuramsal olarak imkânsız kılmasa da, tarih dışı bir çabaya dönüştürmektedir. Ne var ki, bilhassa son yirmi yıl zarfında, gıda başlığının da eklenmesiyle beraber tartışma yeniden alevlenmiş ve daha da karmaşıklaşmıştır. Bu çalışmanın odağında, Türkiye'de de hararetle yürütülmekte olan bu tartışmanın, sadeleştirilmesi gereken kuramsal zemini bulunmaktadır. Bu doğrultuda, tarihsel materyalist düşüncenin tarım ve köylülüğün sorunsallaştırılmasına yönelik yaklaşımı güncel bağlamda yeniden üretilecek ve bir tartışma çerçevesi sunulacaktır.Article Development of A Transformatıonal Leadershıp Scale For the Turkısh Context(2017) Mutlucan, Nigar ÇağlaDönüşümcü liderlik, on yıllar boyunca ilgi çekici bir araştırma konusu olmuştur. Değişik akademisyenlerce geliştirilmiş çeşitli dönüşümcü liderlik ölçekleri bulunmaktadır. İşbu çalışma, Türk örgüt çevresi için bir dönüşümcü liderlik ölçeği geliştirmeyi amaçlamıştır. İki odak grup ve dört derinlemesine görüşme yürütülmüş ve bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu sürecin sonunda ortaya çıkan maddeler Podsakoff, Scott ve Bommer'in (1996) Dönüşümcü Liderlik Davranışı Envanteri'ndeki bazı maddelerle birleştirilmiş, böylece içerik geçerliği sağlanmaya çalışılmıştır. Güvenirlik, yakınsama geçerliği ve ayırt edici geçerlik MTMM matrisi ile değerlendirilmiştir. Yeni oluşturulan Dönüşümcü Liderlik Ölçeği'nin nomolojik geçerliğini değerlendirmek amacıyla dönüşümcü liderlik ve iş memnuniyeti (Minnesota Memnuniyet Ölçeği ile ölçülmüştür) arasındaki Pearson korelasyon değerleri incelenmiş ve nomolojik geçerlik tespit edilmiştirArticle Okul Öncesi Dönemde Dijital Yolla Sanat Eğitimini Destekleyen Örnek Bir Çalışma(2017) Olgun, Merva KelekçiOkul öncesinde verilen sanat eğitiminin asıl amacı bireyin yaratıcılığını ön plana çıkarmasıdır. Sanat eğitimi, bireylerin daha güçlü bir anlatıma sahip olabilmesi için bir iletişim kurma aracı olarak görülür. Bireyin duygu ve düşüncelerini somut kavramlardan yararlanarak aktarması becerilerinin geliştiğini göstermektedir. Sanat eğitimi okul öncesi dönemde olan bireylerde geleneksel yöntemin yanında uygulamalı etkinliklerle şekillenmeye başlamıştırArticle Laktasyon Sürecini Desteklemede Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları ve Hemşirenin Rolü(2018) Kaya, Zehra; Dişli, Burcu; Rathfisch, GülayLaktasyon süreci hem anne hem bebek açısından önemli bir dönemdir. Bu süreç, doğumdan önce, gebelikteki hormonların etkisiyle oluşmaya başlar. Doğumla beraber süt üretiminin başlamasıyla birlikte laktasyon süreci başlar. Anne bu süreçten hem fizyolojik hem psikolojik olarak etkilenir. Anne bu süreçten olumlu etkilendiği gibi çevresel faktörlerden dolayı olumsuz da etkilenebilmektedir. Meme sorunları sıklıkla kadınların laktasyon süreci boyunca karşılaştığı sorunların başında gelir. Bununla birlikte emzirme süreci de kesintiye uğrayabilir. Emzirmenin kesintiye uğraması hem anne hem bebek açısından olumsuz sonuçlara yol açabilir. Emzirme sürecindeki sorunların tedavisinde kimyasal ilaçların kullanımı sütün kalitesini etkileyebilir veya anne sütü ile bebeğe geçerek zarar verebilir. Bu bağlamda laktasyon döneminde kimyasal olmayan tamamlayıcı tıp uygulamaları emzirmenin desteklenmesi ve meme sorunlarının giderilmesine yardımcı olabilir. Yönetmelikte belirtilen roller çerçevesinde tamamlayıcı tıp uygulamalar buı alanda çalışan hemşirelerin bakım uygulamalarında yer alabilir. Bu derlemede, tamamlayıcı tıbbın laktasyon sürecinde emzirme ve emzirme sorunları üzerindeki etkisini içeren çalışmalar incelenerek emzirmenin sürdürülmesi ve desteklenmesinde, tamamlayıcı tıp uygulamalarının etkinlikleri ve hemşirenin rolü irdelendi.Article Product Placement Effects on Internatıonal Sales of Clıents In Exported Turkısh Soap Operas(2018) Beğendik, BehiyeTurkish soap operas have scored great success both in the home country and also in Middle East and Balkan countries recently. In Turkey producers and marketers discovered the power of soap operas. Thus as a promotional mix element product placement is widespreadly used in Turkish soap operas. On the other hand Turkish soap operas are broadcasted in more than 100 countries. Consequently the product placed in exported soap opera is seen by audience in foreign countries. This paper investigates the effect of product placement in Turkish soap operas to the sponsor firms’ (clients’) international sales. In other words it is questioned if Turkish placed products’ international sales rise after soap operas’ internationalization. Qualitative research is done on 3 jewellery firms placing their products on soap operas. Study results finds out firstly the general product placement effects to the clients. This study also discover that the firms having a distribution channel in foreign countries evaluate the results after product placement differently from the firms that don’t have distribution channel in foreign countries. Thus, this paper finds out the importance of distribution channel for international sales after product placement. Consequently distribution channel possession in foreign countries has been evaluated as a property of firm affecting product placement results especially the internatonal sales.Article Son Dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve “Çingeneler”: Vergi, Askerlik ve Adlandırma Meseleleri(2018) Yılgür, Egemen19. yüzyıl modernleşme hareketlerinin Osmanlı İmparatorluğu tarafından “Kıbtî” ya da “Çingene” olarak adlandırılan peripatetik ve geç-peripatetik gruplar için son derece önemli sonuçları olmuştur. Vergi / askerlik politikaları ve adlandırma bağlamında ortaya çıkan değişimler sadece biçimsel yenilikler olmanın ötesinde tek tek peripatetik gruplara mensup bireylerin yaşam güzergahlarını etkileyen kritik sonuçlara yol açmıştır. Bu kapsamda 1873 yılında Müslüman “Kıbtîlerden” asker alınmaya başlanması ve özel “Kıbtî” vergisi tahsiline son verilmesi, 1881 nüfus sayımında “Kıbtî-i Müslim” tabirinin Müslümanların birliğini sağlamak gerekçesiyle kayıtlarda kullanılmaması ve 1905 sayımında bu kez “muhâfaza-i kavmiyyet” kaygısıyla yeniden sayım ve kayıt terminolojisine dahil edilmesi bu dönemin kritik olayları arasında yer almaktadır. Bu çalışmada devlet ve “Çingeneler” arasındaki ilişkiler, söz konusu olaylar bağlamında ve büyük bölümü ilk kez tartışma konusu yapılan arşiv belgelerine dayanılarak tarihselleştirilmektedir.Article The Effects of Internatıonalızatıon of Productıon on the Turkısh Manufacturıng Industry: An Applıed Study on Foreıgn-Invested Manufacturer-Exporters(2018) Ergüven, EmreThis study investigates the effects of the transnational corporations’ organization of the production all over the world on the Turkish manufacturing industry (MI) and determines how the Turkish MI is articulated to this global organization. To this aim, it analysed foreign-invested manufacturers in the top-1000 exporters list of the Turkish Exporters Assembly. Semi-structured interviews were conducted with the senior officials of the fifteen out of 101 firms who accepted their titles being revealed. Consequently, internationalization of production reinforced foreigndependent structure of the Turkish MI; and Turkey, an intermediate zone between advanced Western countries and cheap-labour Asian countries, seems as backyard of Europe: R&D units are few, imported inputs are high, value-added is low, there is specialization in the particular stages of the medium-low and medium-high technology production, relatively qualified and cheap intermediate staff is abundant, the highest part of exports is made to Europe, the MI is part of the global production and supply networks. And more importantly, this study shows that it is no more possible for Turkish MI to compete on the basis of cheap labour; and the contradictory policies to overcome this situation are far from increasing the competitive power of the Turkish MI.Article Deleuze ve Türkiye Sineması: Bir izdüşüm Alma Denemesi(2018) Yılmazok, LeventFelsefe ile sinema arasında bağ kurmuş düşünürler arasında Gilles Deleuze ilk akla gelenlerdendir. Cinéma 1 ve Cinéma 2 kitaplarında geliştirdiği, filmleri temelde hareket- imge ve zaman-imge biçiminde kategorize ettiŞi düşünce sistematiŞi yeni, kendinden önceki sinema kuramsallaştırmalarından ayrı ve akademik çalışmalar açısından potansiyeli yüksek bir alandır. Bu bağlamda son yıllarda sinema içinden ve dışından çeşitli akademik çalışmalara esin vermiştir. Deleuze kavramlarını ve taksonomisini oluştururken esas olarak Avrupa ve Amerikan sinemasını temel almış, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı toplumsal travmayı sinemasal anlatımda kırılma noktası olarak tespit etmiştir. Zaman-imge kategorisine sokulabilecek yerli film sayısındaki artışın, Türkiye’nin kendine özgü post-travma koşullarında oluştuğu düşünüldüğünde, Deleuze’ün düşünce sistematiğini Türkiye sinemasına uygulamak verimli olmaya aday görünmektedir. Bu makalede öncelikle Deleuze’ün bir felsefeci olarak sinemayı nasıl gördüğü ve sinema-felsefe ilişkisi üzerine görüşleri ele alınmakta, bunu hareket-imge ve zaman-imge kavramlarının açımlanması izlemektedir. Son bölümde, Deleuze’ün özellikle zaman-imge kategorisi içinde geliştirdiği kavramların son dönem Türkiye sinemasına izdüşümleri Meleğin Düşüşü ve Bekleme Odası filmleri üzerinden irdelenmektedir.Article Competitive Advantage and Clusters: What Can We Learn from Nine Turkish Clusters(Boğaziçi University bjournal@boun.edu.tr, 2018) Mutlucan, N.Ç.Many researchers have studied the ability of clusters to promote innovation, regional economic development, and national prosperity; however, these studies had been mostly conducted at the cluster level, not at the firm level. This study attempts to bring the cluster discourse back to the firm by answering the following research question: how do firms create and defend competitive advantages through clusters? The theoretical model presumes positive relationships between several constructs and firm performance, namely, business ties, support ties, entrepreneurial orientation and strategic learning capability. Furthermore, these relationships are supposed to be enhanced by the moderating effect of the cluster construct. The Partial Least Squares path model analysis of data from 160 surveyed firms located in nine Turkish clusters revealed that only entrepreneurial orientation and support ties contributed significantly and positively to firm performance. © 2018 The Trustees of Indiana University. All rights reserved.Other Correction: (O-74) Virtual reality technology in anatomy education(2018) Topuz, Yasemin; Özdener, D.N.; Verimli, U.[Özet Yok]Article Girişimcilik Faaliyetlerinde Mentorluk Yönetiminin Yatırımın Gerçekleşmesi Üzerine Etkileri(2018) Acar, Pınar; Özenli, BeyhanBu araştırmada, girişimcilik faaliyetlerinde mentorluk yönetiminin, öncelikle Türkiye’de ve sonrasında dünyada genel olarak nasıl gerçekleştiği değerlendirilecektir. Mentorluk yönetiminin, yatırımın gerçekleşmesi üzerine etkileri nitel yöntemlerle analiz edilip, ilgili yatırım firmalarına ve melek yatırımcılara danışmanlık vermede çözümler sunulması hedeflenmektedir. Küreselleşmenin yaygınlaştığı günümüzde ihracata dayalı ekonomik kalkınma zorunlu hale gelmiştir. Burada özellikle ana itici güçler olan girişimcilere çok iş düşmektedir. Yenilikçi iş fikirlerinin yatırıma geçme sürecinde, hem tecrübe sahibi mentorlardan yeterli desteklerin alınıp hem de süreçleri daha verimli yürütebilmek adına bazı destek unsurların devreye girmesi gerekmektedir. Mentor ve melek yatırımcıların destekleri bu unsurlara örnek olarak verilebilir. Artan sayıda mentorluk desteği ile yenilikçi girişimciliğin ülkelerdeki ekonomik büyüme sorununa daha etkili çözümler sunması ile milli gelire önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırmamız epistemolojik bağlamda nitel araştırma yöntemlerinden derleme ve içerik analizi deseniyle desteklenmiştir. Türkiye’de faaliyet gösteren yeni nesil işletmelerin girişimcileri örneklemimizi oluşturmuştur. Analiz sürecinde Nvivo 7 programı kullanılmış olup, ikincil veri olarak söylem, demeç ve röportajlardan yararlanılmıştır.Article Ulusal Sinema: Ulus, Kültür, Kimlik Ve Karakter Üzerinden Bir İnceleme(2018) Yılmazok, LeventUlus kavramının tek bir bilimsel tarifini vermek kolay değildir. Farklı disiplinlerden ve toplumlardan düşünürler zaman içinde kavramın bir veya birkaç niteliğini öne çıkararak birbirini bütünleyen bir literatürün oluşumuna katkıda bulunmuşlardır. Konu tartışılmaya ve farklı ulusal deneyimlerle zenginleşmeye devam etmektedir. Ulus gibi ona içkin ulusal kültür, ulusal kimlik ve ulusal karakter de tartışmalı ve değişken kavramlardır. Bugün geldiğimiz noktada, bilim insanlarınca genel kabul gören yaklaşım, ulusun ve onunla ilintili kavramların hiç bitmeyen modern birer inşa olduklarıdır. Sinema da sanatların toplumla en bütünleşmişi olarak bir yandan bu inşaya katkıda bulunurken öte yandan ulusla ilintili kavramların sorgulanabilmesi için olanaklar sunmaktadır. Bu çalışmada, ulusal sinema kavramının ulus, ulusal kültür, ulusal kimlik ve ulusal karakter kavramları ile çok boyutlu ilişkisi ve birbirlerine olan etkileri incelenmektedir. Ulus sözcüğünün tarihsel kökeni ve gelişimiyle başlayan metin, kavramın çeşitli modern tarifleriyle sürmekte, ardından sinemanın ulus inşasına katkıları ve ulusal sinema kavramına farklı yaklaşımlardan söz edilmekte, bunları kültür ve ulusal kültür kavramlarının çeşitli açıklamaları ve sinemayla ilişkisi izlemektedir. Daha sonra kimlik kavramının bireysel ve ulusal boyutları, ulusal kimliğin ulusla ilişkisi açımlanmakta, sinemanın ulusal kimlik inşasına hizmet etmenin yanında onun sorgulanmasında da önemli bir işleve sahip olduğu vurgulanmaktadır. Son olarak ulusal karakter tanımı ve ulusal karakterin sinemadaki karşılığı ele alınmaktadır.Article Genç Yetişkinlerin Siyasal Kimliklerinin İki - Döngülü Kimlik Biçimlenmesi Modeli Bağlamında İncelenmesi1(2018) Özdemir, Petek Akman; Çelen, NerminBu araştırmada, genç yetişkinlerin siyasal alandaki ve genel düzeydeki kimlik biçimlenmesi, "İki-Döngülü Kimlik Biçimlenmesi Modeli" bağlamında incelenmiştir. Araştırma grubu, İstanbul'da yaşayan 25 ile 35 yaşları arasındaki 988 genç yetişkinden oluşmuştur. Genç yetişkinler siyasal alanda kimlik statülerine "Genişletilmiş Objektif Ego Kimlik Statüsü Ölçeği-2 (EOM-EIS-2)"nin "Siyasal Alan Alt Ölçeği" kullanılarak gruplanmışlardır. Genel düzeydeki kimlik biçimlenmesi "Kimlik Gelişiminin Boyutları Ölçeği (DIDS)" ile ölçümlenmiştir. Siyasal alanda askıya alınmış kimlik statüsünün en fazla katılımcıyı içeren kimlik statüsü grubu olduğu belirlenmiştir. Genç yetişkinlerin genel kimlik düzeyinde en fazla içsel yatırımda bulunma ve seçenekleri genişlemesine araştırma süreçlerini yaşadıkları görülmüştür. Siyasal alanda başarılı kimlik statüsünde olan katılımcıların diğer kimlik statüsü gruplarındaki katılımcılara kıyasla genel düzeyde daha fazla içsel yatırımda bulundukları belirlenmiştir. Diğer kimlik statüsü gruplarına kıyasla, ipotekli kimlik statüsü grubunun içsel yatırımları ile daha fazla özdeşleştiği ve dağınık kimlik statüsü grubunun seçeneklerini daha fazla saplantılı olarak araştırdığı bulunmuştur. Araştırmanın bulguları "Kimlik Statüsü Yaklaşımı", "İki-Döngülü Kimlik Biçimlenmesi Modeli" ve kimlik çalışmaları ile ilişkili olarak tartışılmıştırArticle Gençlik Döneminde Siyasal Toplumsallaşma: Toplumsal Katılım İle Kitle İletişim Araçları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2018) Özdemir, Petek AkmanAile, okul, arkadaşlar gibi çok sayıda etmen çocukların ve gençlerin siyasal toplumsallaşma sürecinde rol oynamaktadır. Kitle iletişim araçları gençlerin siyasal ve toplumsal değerlerinin, tutumlarının ve davranışlarının gelişimine etki etmektedir. Siyasal toplumsallaşmanın önemli bir bileşeni ya da sonucu siyasal ve toplumsal faaliyetlere katılımı kapsayan toplumsal katılımdır. Gazete ve televizyonun yanı sıra internetin gençlerin toplumsal katılımında önemli etkisi bulunmaktadır. Kullanılan kitle iletişim aracının türüne ve kullanım amacına bağlı olarak toplumsal katılım düzeyi farklılık gösterebilmektedir. 25-30 yaşları arasında 549 genç ile gerçekleştirilen çalışmada, haberleri takip etmekte kullanılan kitle iletişim aracının türüne ve sosyo-demografik değişkenlere göre toplumsal faaliyetlere katılım düzeyi incelenmiştir. Ayrıca toplumsal katılımın haberleri takip etmeyle ve toplumsal konular ile ilgili görüşleri ifade etme amacı ile sosyal medya kullanımıyla ilişkisi araştırılmıştır. Toplumsal katılım düzeyi “Toplumsal Katılım Ölçeği”, kitle iletişim araçlarının kullanımı “Kişisel Bilgi Formu” ile ölçümlenmiştir. Toplumsal katılım ile gazete okuma arasındaki ilişkinin, toplumsal katılım ile televizyon ve internet arasındaki ilişkiden daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Haberleri takip etmenin ve sosyal medyada görüşlerin ifade edilmesinin toplumsal katılımı yordadığı bulunmuştur. Bulgular; iletişim kuramları ve toplumsal katılım araştırmaları ile ilişkili olarak tartışılmıştır.Article Sustaınabılıty In Agrıculture And Alıenatıon In Peasantry: Arguments Derıved From the Case of Turkey(2018) Önal, Nevzat Evrim; Özalp, BurhanIndustrial agriculture, unlike traditional agriculture, relies solely on high yield and profit. All the problems attributed to it are directly or indirectly linked to this single-purpose nature. However, the industrialization of agriculture does not proceed only in large holdings belonging the rich farmers: The small holdings, under a multilayered pressure exerted by large scale capital dominating the input, output and credit markets, also resort to these production methods. This creates a vicious circle through which small-scale producers, due to increasing costs, price volatilities and indebtedness, gradually lose control of their economic activity. Peasants under this pressure have to use industrial, even prohibited inputs, knowing very well the harm they cause to the environment and consumers. Additionally, they are perfectly aware that the capital holders controlling the input-output and credit markets gain profit by appropriating their labor through price mechanisms. Under these contradictory conditions, agricultural production loses all the traditional meaning attributed to it for the peasant. The peasant is thus alienated from his produce in a way that is similar (but not exactly the same) to worker’s alienation to his labor power. This study investigates the example provided by Çukurova Region in Turkey to present arguments on the link between sustainability (or the lack thereof) and peasant alienation.Article Olgucu (Pozitivist) Bilim Anlayışı Ve İletişim Fakülteleri Dergilerinin İçkin Eleştirisi(2018) Güz, Nüket; Er, SeherBu çalışma İletişim Fakültelerinde yayımlanan dergilerdeki bilimsel yayın ilkeleri ile bilimsel yöntem arasındaki ilişki ve uygulamadaki karşılığını ortaya koymayı amaçlar. Bu ilişkiyi ortaya koyarken içkin eleştiri yöntemini kullanır. Bu çalışma bir makalenin farklı üniversitelere gönderilirken değişik ilkeler sunmalarının yöntembilime katkıları açısından farklı bir okuma sunacaktır. Bilimsel yayın ilkelerinin bilimsel yöntem bağlamında birbirinden ayrı açılımlar sunacağı varsayımından yola çıkarak, özet, giriş, metnin temel bölümleri ve sonuç tartışma bölümlerine ilişkin bir okuma (metinlerarası) üzerine odaklanır. Bilimsel yayın ilkeleri ile yöntembilim ilişkisinin sorgulandığı bu çalışmada bilimsel çalışmanın olgucu/pozitivist bilim anlayışında örgütlenme biçiminin nasıl öngörüldüğü üzerinde durulur. Özellikle devlet ve vakıf üniversiteleri nasıl ilkeler sunmaktadır? Sorusuna yanıt aranır. Bu bağlamda üniversitelerin öngördükleri ilkeler tartışma ortamında öne sürülen önermeler dergilerde yayımlanan makalelerdeki karşılığı ile bilimsel yöntem ilkeleriyle karşılaştırılarak sınanır. Bu sınamanın sonucunda dergilerin yayın ilkeleriyle bilimsel araştırmanın temel formatı arasında var olan ilişki ve uygulamadaki karşıt ilişkiler anlaşılır. Bunun da ötesinde bilimsel araştırmanın temel formatı içinde karşıtlık içeren dergi makalelerinin içeriklerinin farklılık kavramıyla olumsuz değer yüklenebileceği ortaya çıkar.Article Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Medya Bağımlılığı(2019) Özdemir, ZaferÖzellikle gençler arasında yaygın olarak kullanılan sosyal medya ve sosyal medya bağımlılığı kavramı son yılların popüler konularından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırma kapsamında da üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı ele alınmıştır. Bu kapsamda bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, kullanılan uygulamalar, öğrenim gördükleri okul, sosyal medya kullanım araçları, yaşadığı kişiler, sosyal ağları kullanım süresi gibi değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın katılımcılarını Sakarya Üniversitesi ve Beykoz Üniversitesinde öğrenim gören 242 öğrenci oluşturmaktadır. Bu amaçla katılımcılara sosyal medya bağımlılığı ölçeği ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 istatistik programında analize tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarından elde edilen bulgulara göre üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin meşguliyet alt boyutunda orta bağımlı; duygu düzenleme alt boyutunda orta bağımlı, tekrarlama alt boyutunda az bağımlı; çatışma alt boyutunda az bağımlı son olarak da sosyal medya toplam puanında az bağımlı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal medya bağımlılıklarının cinsiyete göre karşılaştırılmasında; meşguliyet, duygu durumu düzenleme çatışma alt boyutlar ve sosyal medya toplam puanlarında cinsiyete göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Erkek katılımcıların puan ortalamalarının yüksek olduğu görülmektedir. Öte yandan tekrarlama alt boyutunda ise cinsiyete göre anlamlı farklılık elde edilmemiştir. Araştırmanın bir diğer bulgusuna göre de öğrencilerin sosyal medya kullanma süresi ile meşguliyet arasında pozitif yönde orta düzeyde; duygu durum düzenleme, çatışma ve sosyal medya bağımlılıkları toplam puanları ile sosyal medya kullanma süresi arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edildiği yönündedir.

