TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/4
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Journal "Beykoz Akademi Dergisi"
Now showing 1 - 20 of 37
- Results Per Page
- Sort Options
Article Afet Bakış Açısıyla Lojistik Depo Yeri Seçimi: İstanbul Beykoz İlçesi Üzerine Bir Uygulama(2021) Durdağ, Celil; Ergenecoşar, Sabri; Kinik, Zeynel; Yılmaz, Kurthan KubilayAfetlerin sonuçlarını incelediğimizde can ve mal kaybı haricinde toplumsal olarak da yaşanantravmaların çok olduğunu görebilmekteyiz. Toplumsal olarak afetlere hazırlıklı olduğumuzda,yaşanabilecek bir Afet durumunda can ve mal kaybının daha az olacağı ve daha çabuktoparlanabileceğimiz söylenebilir. Afet çeşitlerine göre, her bölgede yapılması gereken önhazırlıklar için afet haritası çıkarılması zaruri ihtiyaçtır. İdari amirliklerce yapılan buçalışmanın neticesinde önem arz eden durumlara göre tedarikçi bulmak, doğru depolama alanıbelirlemek, acil durum personelini eğitmek, depolardaki malzemelerin periyodik olarakkontrolü ve teminin sağlanması gibi disiplinli, bir ön çalışma gerektirmektedir. Çalışma iledepo seçiminde konunun uzmanlarının görüşleri alınarak yer seçimi gerçekleştirilen etmenpuan yöntemi kullanılacaktır. Büyük bir deprem bekleyen İstanbul ilinin depremden daha azetkilenmesi beklenen Beykoz ilçesinde afet depo yeri seçimi için uygun yer seçimiyapılacaktır. Çalışma sonunda seçilen yer artı ve eksi yönleriyle değerlendirilirken idaribirimlere gelecek için fikir verilmiş olacaktır.Article Avrupa Birliği’ne Üye ve Aday Ülkelerde Yönetişim ile Ekonomik Veriler Arasındaki İlişki(2020) Keser, Ahmet; Kılıç, BurakBu çalışmanın ana amacı, Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelerin yoksulluk, yönetişim ve kişibaşı GSMH değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bir ülkedeki yönetişimin kalitesini;siyasi sistem, kamu hizmetlerinin görülüş şekli ve sivil toplumun katılımı kriterleri çerçevesindegösteren ölçütler: ifade özgürlüğü ve hesap verme sorumluluğu, baskı/şiddet içermeyen siyasiistikrar, devletin etkinliği, düzenleme kalitesi, hukukun üstünlüğü ve yolsuzluklarlamücadeledir. AB’ye üye ve aday ülkelerin çalışma kapsamındaki bütün verilerine ulaşılmış dahasonra korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde tüm yönetişim ölçütleri ilekişi başı GSMH arasında doğru yönlü; yoksulluk ile ters yönlü bir ilişki olduğu bulgusunaerişilmiştir.Article Avrupalılaşma, Avrupa'dan Uzaklaşma ve İşlemselcilik Arasında Romanların Sosyal İçermesi(2022) Sayan, Pınar; Duygulu, SirinAvrupa Birliği (AB), 1990'lardan bu yana Romanların eşitlik, katılım ve sosyal içermesine ilişkin bir çerçeve geliştirmekte ve katılım sürecindeki ülkeleri bu politikalara uymaya çağırmaktadır. AB'ye katılım süreci, Türkiye’de Romanların sosyal içermesine siyasi gündemde öncelik verilmesinde katkı sağlamakla birlikte Türkiye-AB ilişkilerindeki dönüşüm, bu girişimlerinin zaman içinde kaydettiği sınırlı ilerlemede etkili olmuştur. Bu makale, münferit bir olay olarak yaklaşmak yerine, ilgili gelişmeleri Avrupa'dan uzaklaşma ve Türkiye'nin dış politikasında artan işlemselcilik merceklerinden okumanın, Romanlara yönelik sosyal içerme politikalarının içine girdiği çıkmazı anlamamızda yardımcı olacağını savunmaktadır.Article Barış Pınarı Harekâtının Gündem Belirleme Teorisi Açısından Medyada Yer Alma Durumunun İncelenmesi(2021) İpek, Münür; Kanılmaz, AhmetToplumsal yaşamın her alanında kendini gösteren iktidar, siyasal iktidar biçimiyle toplumun heralanını tahakküm altına alır. Bu tahakküm alanlarından biri olan medya, her ne kadar dördüncükuvvet olma özelliği ile siyasal iktidarı denetlemesi gerekirken, siyasal iktidarın bir aracı halinede gelebilmektedir. Bu bağlamda gündem belirleme teorisi, medyada gösterilen haberlerinsiyasal iktidar tarafından üretildiğini ifade eder. Bu çalışmada da gündem belirleme teorisiçerçevesinde Barış Pınarı Harekâtının medyada yer alma durumları, nitel araştırmayöntemlerinden biri olan içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir.Article Bir Hafıza Mekânı Olarak Paşabahçe Cam Fabrikası(2024) Guchan, AysegulBu çalışma 1935 yılında açılışı yapılan ve üretim faaliyetine başlayan ve Türkiye’nin ilk cam üretim tesisi olan, 2002 yılına kadar da aralıksız üretim yapan Paşabahçe Cam Fabrikası’nı hafıza mekânı kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra modern ulus inşası sürecinde önemli yeri olan bir dizi sanayi tesisi içinde yer alan ve sadece ulus inşasında değil aynı zamanda kurulduğu bölgenin sosyal dokusuna etki edişiyle de İstanbul’un kent tarihinde de önemli bir yere sahip olan fabrikanın 2002 yılında kapatılması başta Mimarlar Odası olmak üzere çeşitli kuruluşları harekete geçirmiş, binanın bir Sanayi Kültür Mirası olarak tescillenmesi talep edilmiştir. Bu makale adı kurulduğu semt ile özdeş olan Paşabahçe Cam Fabrikası’nın bir kültür mirası olarak korunması ve yeniden işlevlendirilmesi gerekliliğine işaret etmeyi, bir hafıza mekânı olarak bu mekânın müzeye dönüştürülmesi için bir ilk adım olmayı amaçlamaktadır. Çalışma, Fransız tarihçi Pierre Nora’nın 1990’lı yıllarda sosyal bilimler alanına sunduğu Hafıza Mekânları kavramı çerçevesinde ele alınacaktırArticle COVID-19 Pandemi Dönemi, Öncesi ve Sonrasında Konteyner Limanlarının Performanslarının COMET ve AHP Yöntemleriyle Küresel Ölçekte Değerlendirmesi(2023) Şişlioğlu, MücahitBu çalışma, Covid-19 Pandemi krizinin konteyner limanlarının performansı üzerine olan etkilerinin küresel ölçekte önceki ve sonraki dönemlere göre göreceli ölçebilmek maksadıyla hazırlanmıştır. “Characteristic Objects Method (COMET)” ve “ Analytical Hierarchy Process (AHP)” çoklu karar verme yöntemleri araştırmada birlikte kullanılarak varılan sonuçların doğrulaması yapılmıştır. Küresel olarak konteyner limanlarının kriz öncesi 2019 yılı ile 2020 pandemi dönemi ve 2021 pandemi sonrası çoklu performans değerlerini girdi olarak kabul eden her iki model ile her dönem için birleştirilmiş tek bir performans değeri hesaplanmıştır. Konteyner limanlarının değerlendirilmesinde kullanılan toplam 12 değişik kritere göre söz konusu yılların birleştirilmiş performans değerlerinin hesaplanmasında UNCTAD tarafından yıllık olarak yayımlanan \" Review of Maritime Transport 2020, 2021 ve 2022\" raporlarında yer alan “Liman Performans ve Çevre Göstergeleri” esas alınmıştır. Modelin uygulanması neticesinde pandemi öncesi döneme (2019 yılı) göre, pandemi döneminde (2020 yılı) küresel ölçekte konteyner limanlarının birleştirilmiş performansında düşüş olduğu, pandemiden sonraki 2021 yılında ise liman performanslarına artış olduğu, ancak 2019 yılı değerlerine ulaşamadığı gözlemlenmiştir. Aynı verileri kullanan ancak değişik algoritmalara haiz COMET ve AHP yöntemleriyle anılan dönemlere ilişkin benzer neticelere ulaşılması sonuçların güvenirliğini arttırmıştır. Çalışmada izlenen analitik yöntemin uygulanması neticesinde; benzer krizler süresince veya sonrasında ticari limanlara ilişkin olumlu veya olumsuz gelişmeler yıllara bağlı olarak zamanlıca izlenebilecektir.Other Değişen İsrail Algısı(2025) Karaca, Ragıp Kutay; Özdemir, ÖzlemBu çalışma İsrail ile Hamas arasında 2023 yılında patlak veren çatışmadan sonra siyasilerin, sanatçıların ve kamuoylarında değişen İsrail algısını ortaya koymaktadır. Yaşanan çatışmalar neticesinde İsrail devleti insani hiçbir faktörü dikkate almadan Filistin’deki okulları, hastaneleri, mülteci kamplarını bombalamış ve bunun neticesinde binlerce masum Filistinli trajik bir şekilde ölmüş, öldürmeye devam etmektedir. Hayatta kalan Filistinliler ise açlık ve sefalet ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum Filistin halkını göçe zorlanmış, göç edilen yerlerin bir kısmı İsrailli yerleşimcilerle istila edilmiştir. Bütün bu yaşananların görüntüleri fotoğraf ve belgelerle uluslararası medyaya yansıması dünya kamuoyunun İsrail algısını değiştirmeye başlamıştır. Özellikle İsrail’e destek veren Batı yönetimlerine karşı bu ülkelerin halklarında İsrail’in, Filistin'de uluslararası hukuka aykırı gösterdiği şiddet, Filistinlilerin insani güvenliği, yerinden edilmeleri, toprak ve mülk kayıpları, kimlik ve bağımsızlık mücadeleleri görünür hale gelmiştir. Siyasi liderlerin, sanatçıların ve toplumun önde gelen kesimlerinin arka arkaya gelen eleştirileri, birçok ülkede gerçekleşen protesto görüntüleri artık İsrail’i etnik temizlik, soykırım, kitle psikozu, yerleşimci sömürgecilik, siyonizm gibi kavramlarla ilişkilendirmektedir. Bunun en büyük göstergesi de Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmasıdır. Bu olaylar bilişsel, duygusal ve düşünsel birçok etkenin bir araya gelmesiyle değişen İsrail siyasal algısının değiştiğini göstermektedir. Çalışmada birincil ve ikincil kaynaklar kullanılarak nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir.Article Dijital Oyunlarda “şiddet” Unsuruna Oyucuların Yüklediği Anlam: Üniversite Öğrencilerine Yönelik Bir Metafor Analizi(2020) Gerçek, Sımın; Arık, KaanDünyada ve Türkiye’de gün geçtikçe her yaştan daha çok tüketiciye hitap etmekte olan Dijital Oyun Endüstrisi “eğlence” anlayışına yeni anlamlar katmıştır. Dijital oyunlar televizyon ve sinemanın anlatı formlarınıkendi araçsal özellikleri ile harmanlayıp kullanarak basit ancak şiddet içerikli anlatılarını özellikle genç hedef kitlenin tüketimine sunmuşlardır. Video oyunlarında doğrudan ödüllendirilen şiddet davranışı, öğrenme yoluyla, özellikle genç oyuncuların şiddet unsuruna bakışlarını şekillendirmede rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, gençlerindijital oyunlar yoluyla deneyimlemekte oldukları “şiddet” unsuruna yükledikleri anlamı araştırarak, kavramının dijital oyun bağlamında yansıttıklarını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu,2019-2020 eğitim öğretim yılında Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin farklı bölümlerinde öğrenim gören toplam 180 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli, fenomenoloji (olgu-bilim) üzerine desenlenerek gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların, dijital oyunlarda şiddet kavramına ilişkin sahip oldukları algılar nitel araştırma yöntemlerinden metafor (eğretileme) yardımıyla ortaya konulmuş;analiz sonucundakatılımcıların “eylemsel açıdan”şiddetten zevk aldıkları, ancak “zihinsel olarak”şiddetten hoşlanmadıkları saptanmıştır.Article Dijital Reklamcılıkta Ünlü Onayının Tüketici Satın Alma Davranışı Üzerindeki Etkisi: Pakistan’daki Instagram Kullanıcılarından Kanıtlar(2025) İlhan, Ümit Deniz; Nayyar, AsmaBu çalışma, dijital reklamcılıkta ünlü onayının tüketici satın alma davranışı üzerindeki etkisini, özellikle Pakistan’daki Instagram kullanıcıları üzerinde incelemektedir. Instagram gibi sosyal medya platformları pazarlama stratejilerinin giderek daha merkezine gelmesiyle, ünlülerin onaylarının tüketici kararlarını nasıl etkilediğini anlamak ve dijital varlıklarını güçlendirmek isteyen işletmeler için kritik önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma, ünlü onayının üç boyutu -ünlünün çekiciliği, güvenilirliği ve uzmanlığı- ile tüketici satın alma davranışı arasındaki ilişkiyi, 300 Pakistanlı üniversite öğrencisinden (53% kadın, 47% erkek) toplanan nicel bir anket verisini analiz ederek araştırmayı amaçlamaktadır. Bulgular, ünlü onayının tüketici satın alma davranışını anlamlı ve olumlu bir şekilde etkilediğini ortaya koyarak, dijital pazarlama stratejilerini optimize etmek isteyen işletmeler için önemli içgörüler sunmaktadır.Article Dijitalleşmenin Sürdürebilirlik Üzerindeki Etkisi: Lojistik Sektörü(2025) Yesilyaprak, Mehmet; Akıncı, EmrullahÇalışmada, dijitalleşmenin sürdürülebilirlik üzerine etkisi ve lojistik sektörü üzerine etkisi incelenmiştir. Geleneksel lojistik süreçleri, taşıma, depolama ve envanter yönetimi gibi alanlarda önemli ölçüde kaynak tüketimi ve çevresel etki ile ilişkilendirilmiştir. Ancak, dijital teknolojilerin ve veri analitiğinin yaygın kullanımı, lojistik süreçlerinin daha verimli ve çevre dostu hale gelmesine imkân tanımaktadır. Dijitalleşme, lojistikte verimliliği artırarak taşıma rotalarının optimize edilmesini, araç kullanımının azaltılmasını ve dolayısıyla karbon ayak izinin azaltılmasını sağlayabilir. Akıllı envanter yönetimi sistemleri, stok seviyelerini daha doğru bir şekilde tahmin ederek atık ve fazla stokların azaltılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca geri dönüşüm, yeşil ambalajlama ve enerji verimliliği gibi alanlarda dijital teknolojilerin kullanımıyla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılabilir. Ancak, dijitalleşmenin sürdürülebilirlik üzerindeki etkisi karmaşık ve çok yönlüdür. Teknolojik yeniliklerin çevresel etkisi, üretim aşamasından kullanım sürecine kadar değerlendirilmelidir. İlave olarak, dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan enerji tüketimi ve elektronik atıklar gibi yeni çevresel zorluklar da göz önünde bulundurulmalıdır.Article Dünya Gıda Programı (WFP) Tarafından Yayınlanan İç Denetim Raporlarına Dair Bir İçerik Analizi(2023) Tasar, Sezin AcikUluslararası yardım kuruluşları, dünyadaki yoksulluğu azaltmak ve küresel ekonomik büyümeyi desteklemek için yardım kampanyaları düzenlemektedir. Bu kuruluşlardan biri olan Dünya Gıda Programı (WFP), dünyadaki açlık tehdidini sona erdirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın amacı, önde gelen bir uluslararası yardım kuruluşu olan WFP'nin odaklandığı yardıma muhtaç ülkeleri ve yardım türlerini içeren iç denetim raporlarını içerik analizi yöntemi ile incelemektir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, 2022 yılında WFP tarafından iç denetim yapılan ülkeler arasında risk sayısı en fazla olan ülke 10 risk ile Mozambik, risk sayısı en az olan ülke ise 4 risk ile Ürdün olmuştur. Çalışmanın bir diğer sonucu da Haiti'nin yüksek riskli gözlemlerin en fazla görüldüğü ülke olduğu olduğudur. Bunun dışında Guatemala, İran, Güney Sudan, Afganistan ve Moritanya'da gerçekleştirilen denetimlerde yüksek risk saptanmazken, diğer ülkelerde en az bir yüksek risk tespit edilmesi dikkat çekici bir diğer sonuçtur.Article Etiket Algısının Tüketicilerin Satın Alma Üzerindeki Etkileri(2020) Shipman, Zehra Dilistan; Saygı, Yaşar BirolTüketiciler için bir ürünün kimliği, pazardaki başarısı için çok daha önem kazanacaktır. Bu nedenle, etiket ve ambalaj, tüketicinin seçtiği ürünleri değerlendirmesine ve kalitesi hakkında güvence vermesine yardımcı olduğundan, ürünler arasında ayrım yapmakiçin kullanılan en önemli kriterlerden biri haline gelmiştir. Tüketici ve kalite arasındaki ilişki önemli olup bu ilişkinin çeşitli değişim faktörlerinden etkilendiği bilinmektedir. Gerçekten de tüketicinin rasyonel ve irrasyonel davranışı, belirli ekonomik koşullardan kaynaklanan olaylarla koşullandırılır. Bir yandan, ekonomik faktörler tüketiciyi kısıtlı bir tavır almaya itmekte iken öte yandan hedeflenen bilginin bilişsel işlenmesine dayanan tüketici davranışındaki rasyonalitenin ötesinde, duygusal bağları içeren duygusal bir tarafı bulunmaktadır. Dolayısıyla, ürünler etiketlendiğinde bilgi işlemenin daha kolay hale gelmesi önemlidir. Herhangi bir ürün etiketlemesinin, tüketicilerin kaliteye yönelik belirsizliklerini azaltmalarına yardımcı olmayı amaçlamalı ve güvence gereksinimlerini karşılamalıdır. Bu çalışmanın amacı, etiket algısının tüketicinin satın alma üzerindeki etkisini incelemek ve bazı değişkenlerin, yani ürünün imajı, algılanan risk ve sosyo-demografik değişkenler arasındaki ilişki üzerindekietkilerini analiz etmektir.Article Geçmişten Günümüze Değer Zinciri Analizi Tartışmalarının Politik Ekonomisi(2021) Özalp, Burhan; Önal, Nevzat EvrimDeğer zinciri analizi (DZA) bir sektörü kapsamlı bir şekilde incelemek ve zincirdeki kapitalist ilişkileri anlamak için yaygın olarak kullanılan bir yaklaşımdır. DZA yaklaşımlarının özetle ülkelerin kalkınmasına katkı sağladığı iddia edilmektedir. Dünyada yarım asırdan fazla bir süredir DZA üzerine tartışmalar yapılmasına rağmen, özellikle Türkiye’de yapılan birçok DZA çalışmasında Micheal Porter modeli temel alınmakta ve DZA ile ilgili tartışmalara yer verilmemektedir. Fakat Micheal Porter öncesinde 1960’larda ve 1970’lerde, bununla birlikte Micheal Porter sonrasında 1990’larda ve 2000’lerde yapılan tartışmalar bugünkü DZA tartışmalarının ortaya çıkışında etkili olmuştur. Bu nedenle DZA tartışmalarında Approche Filière, Meta Zincirleri, Küresel-Değer Zinciri, Küresel Üretim Ağları yaklaşımları arasındaki ilişki tarihsel, politik ve ekonomik olarak kurulamamaktadır. Bu durum da DZA tartışmaları arasındaki sürecin bir bütün olarak değerlendirilmesini ve DZA çalışmalarının daha eleştirel bir şekilde ele alınmasını engellemektedir. Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze DZA tartışmalarını tarihsel bir temelde ortaya koymak ve politik ekonomi açısından değerlendirmektir. Sonuç olarak, DZA üzerine yapılan tartışmalarda aslında bir şekilde kapitalist üretim ilişkilerinin nasıl işlediği görülmektedir.Article Gıda Perakendeciliğinde Fijital Pazarlama Uygulamaları Kullanım İsteği Üzerine Bir Araştırma: Amazon Go Örneği(2023) Özatar, Aslıhan BekarogluFijital kavramı; fiziksel ve dijital kavramlarının birleşimi olup, fiziksel ortam ve somut nesneler ile çevrimiçi ortam ve teknoloji odaklı müşteri deneyimi kapsayan bir kavramdır. Fijital pazarlama ise, müşterilerin markalar ile fiziksel ve çevrimiçi alanlardaki deneyimini bir araya getirerek müşteriye fayda sağlamayı hedeflemektedir. Müşterilerin fijital deneyimlerini iyileştirmede yapay zekâ teknolojilerinin önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Özellikle perakende sektöründeki fijital uygulamalar artmış olmasına rağmen hangi faktörlerin müşteri deneyimini etkileyebileceği yeteri kadar anlaşılamamıştır. Müşterilerin söz konusu yapay zeka teknolojilerini kullanma niyetine etki eden birçok unsur bulunmaktadır. Bu çalışmada Teknoloji Kabul Modeli boyutlarından Algılanan Fayda ve Algılanan Kullanım Kolaylığı ve Algılanan Güven, Teknolojik Yenilikçilik ve Teknoloji Kaygısı değişkenleri arasındaki ilişki Amazon Go örneği üzerinden araştırılmıştır. Araştırmanın örnek kütlesi 18 yaşından büyük toplam 157 kişiden oluşmaktadır. Veriler, kapalı uçlu sorulardan oluşan bir çevrimiçi araştırma formu ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS yazılımı kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre yapay zeka teknolojilerini kullanmaya yönelik, teknoloji kabul modeli alt boyutları olan algılanan fayda, algılanan güven ve teknolojik yenilikçiliğin tüketicilerin fijital pazarlama uygulamaları kullanım niyeti üzerinde pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür.Article Gig Ekonomide Psikososyal Riskler(2022) Tınaz, Pınar; Küçük, NevinAdını müzik sektöründen alan ve “kısa süreli iş” anlamına gelen gig ekonomi kavramı işe gidilmeyen ve işverenin olmadığı bir mekanizma olarak serbest ve kısa süreli işlerden oluşan bir iş gücü piyasasını benimseyen bir ekonomidir. Psikososyal riskler/psikososyal tehlikeler ise 1984 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından “çalışma ortamı, işin içeriği, örgütsel koşullar ve çalışanların kapasiteleri, ihtiyaçları, kültürü ve iş dışı konular arasındaki algılama şekilleri ve deneyimler aracılığıyla sağlığı, iş performansını ve iş memnuniyetini etkileyebilme potansiyeli olan etkileşimler” olarak tanımlamıştır. İşin bağlamı ve işin içeriği açısından iki ana kategoride değerlendirilen psikososyal riskler gig ekonomide az çalışılan konulardan birisi olmakla birlikte gig ekonomide çalışan sağlığı ve güvenliği açısından kapsamlı değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan bir konudur. Bu çalışma gig ekonomi çalışanlarında psikososyal riskleri analiz etmek amacıyla nitel bir araştırma olarak tasarlanmış olup 20 kişi ile yapılan derinlemesine görüşmeler ve bu görüşmelerin detaylı analizinden oluşmaktadır.Article Görsel Zekanın Sanat ve Tasarımla Sınırsız Etkileşimi(2024) Olgun, Merva KelekçıSanatın işlevselliği ve sanat yoluyla öğrenme sürecinde görsel öğrenme duyusunun aktif hale gelmesi, gözlem yoluyla öğrenmenin bilişsel bir sürece dönüşmesine katkı sağlar. İnsanların deneyimlerden elde ettikleri bilgiyi kullanarak yeni yapısal formlar oluşturması, imgelerin ve imgelemin yeni yorumlar getirmesine olanak tanır. Bu çerçevede, sanat gerçekliğin sınırlarını aşarak yeni görsel imgelerin oluşumunda hayal gücünü ön plana çıkarır. Görsel oluşumların hayal gücüyle desteklenerek tasarlanması, yapıcı keşiflerin rasyonel sınırların ortadan kaldırılmasıyla serbest kalmasına olanak tanır. Bireyler, görsel bir görüntü yaratmak için farklı yöntemleri deneyimleyip keşfederken hayal güçlerinden yararlanır. Bir görseli manipüle ederek yeni bir estetik kazandırmak için nesneyi hayal gücüyle yeniden tanımlayarak ve tasarlamak mümkündür. Görsel zekanın tasarıma olan etkisi, kültürel değerlerle bağlantılıdır ve duyusal bilgiler dokunsal, işitsel, görsel ve koku gibi farklı duyular arasında bütünleşik bir şekilde ilişkilendirilebilir. Reklam alanında markaların tüketicilerin dikkatini çekmek için kullandığı sanal artırılmış gerçeklik uygulamaları, pazarlama stratejilerinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, yenilikçi görsel tasarımın tüketici davranışları üzerindeki etkilerini incelemek ve bu tasarımların tüketicilerle etkileşim biçimini değiştirerek yaşamlarını kolaylaştırma potansiyelini araştırmaktır. Araştırma, teknolojik yeniliklerin sınırsız etkileşimini belirleyerek, bu etkileşimlerin tüketici yaşam tarzlarına olan etkilerini anlamayı hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışma pazarlamacılara, tasarımcılara ve iş stratejistlerine daha etkili ve kullanıcı dostu ürün ve hizmetler geliştirme konusunda rehberlik sağlamayı amaçlamaktadır. Nicel araştırmalara dayanan bir yöntem kullanılarak, literatür taraması, temel kavramların belirlenmesi ve analiz süreçlerini içeren bir araştırma yöntemi benimsenmiştir. Bu çalışmada, sanat ve tasarımın görsel zeka becerilerini kullanarak duygusal ve estetik bir etki yaratmak için farklı tasarım öğelerini bir araya getirerek hazırladığı etkileşimli alanların deneyimi incelenmiştir. Bu deneyimi yaşayanlar üzerinde arttırılmış gerçeklik uygulaması için sorular geliştirilmiştir. Ayrıca, görsel zekanın sanat ve tasarımla olan sınırsız etkileşimi ve gelişimine nasıl katkı sağladığı da incelenmiştir. Elde edilen veriler, görsel tasarımın tüketicilerle etkileşimde bulunma biçimini anlamak adına kapsamlı bir bakış sunacaktır.Article Gümrük İşlemlerinde Blokzincir Teknolojisinin Rolü(2024) Tasar, Sezin Acik; Yılmaz, EsatHızla gelişen ve sürekli ihtiyaçları doğan teknoloji dünyasında verinin paylaşımı, saklanması ve güvenliği önemli bir hal almıştır. Verilerin dijital ortamda izinli kullanıcılar arasında tam zamanlı olarak güvenli şekilde paylaşılıp işlenebilmesi blok zincir teknolojisi ile mümkün olmaktadır. Teknoloji yapısında işlenen veriler ortak kullanıcılara özel olup değiştirilmesi mümkün değildir. Gümrük işlemleri günümüzde hala klasik yöntemlerle yürütülmekte olup çok sayıda belge, mevzuat ve paydaştan oluşmaktadır. Karmaşıklığın, hatanın ve verimsizliğin kaçınılmaz olacağı bu işleyiş teknolojik iyileştirmelere ihtiyaç duymaktadır. Bu çalışmada ülkenin dinamik fakat teknolojiden uzak bir organı olan gümrüklerdeki işleyişe blok zincir teknolojisinin dâhil edilmesi ile ortaya çıkabilecek etkiler incelenmiştir. Araştırma sorusunun ortaya çıkmasındaki gerekçe, gümrük işlemlerinin bütünüyle dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin blok zincir ile sağlanıp sektörde ve gümrük müşavirliklerinde olumlu ya da olumsuz etkilerinin neler olacağı ortaya konmasıdır. Araştırma içeriğinde ilk olarak kavramsal açıklık getirmek adına gümrük ve blok zincir kavramlarına dair teorik bilgiler sunulmuş ardından teorik bilgiler ve çalışma konusuna yönelik kaynaklardan oluşan literatür özeti hazırlanmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde nitel ve nicel yöntemler kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemleri içerisinden anket, nitel araştırma yöntemlerinden ise derinlemesine görüşme modeli kullanılmış olup örneklem ise İstanbul’da faaliyet gösteren gümrük müşaviri, gümrük müşaviri yardımcısı ve yetkilendirilmiş gümrük müşaviri ünvanlı kadın ve erkek katılımcılardan oluşmaktadır. Çalışma sonucunda blok zincir teknolojisinin gümrük işlemlerinde yer alması ile ticari verilerde doğruluğun oluşacağı, risk yönetiminin sağlanacağı, güvenlik artışı yaşanacağı, gümrük işlemleri ihlallerine yönelik denetimin daha etkin olacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. Gümrük sektörü temsilcilerinin blok zincir teknolojisine uzak oldukları ve bu teknoloji hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmadıkları sonucuna da ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına ek olarak gümrük işlemlerinde blok zincirin durumu hakkında önerilere yer ayırılmıştır.Article Havacılık Endüstrisinde Etkili İnsan Kaynakları Yönetimi Stratejileri: Vaka Temelli Analiz(2023) Mızrak, FilizHavacılık endüstrisinin dinamik ve hızla gelişen ortamında, insan kaynaklarının etkili yönetimi, operasyonel mükemmeliyeti, güvenliği ve müşteri memnuniyetini sağlamada önemli bir rol oynar. Bu çalışma, havacılık sektörü içinde insan kaynakları yönetimi alanına derinlemesine bir bakış sunarak, organizasyonların yetenekli bir işgücünü çekmek, geliştirmek ve elde tutmak için kullandığı stratejilere odaklanıyor. Farklı havacılık organizasyonlarından ilgili vaka incelemelerini detaylı bir şekilde analiz ederek, bu araştırma, insan kaynakları yönetiminin bu endüstrideki zorlukları ve fırsatları ele almak için kullanılan çeşitli yaklaşımları ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Çalışma, havacılık bağlamında işe alım ve eğitim uygulamalarını, liderlik geliştirme, çalışan katılımı girişimlerini ve gelişen teknolojilerin entegrasyonunu analiz etmektedir. Vakaların ve mevcut literatürün içgörülerini kullanarak, çalışma, farklı stratejilerin etkinliğini ve operasyonel performans ile kurumsal başarı üzerindeki etkisini ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçlar, sadece insan kaynakları yönetimi konusundaki akademik tartışmaya katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda mükemmeliyeti hedefleyen havacılık endüstrisi profesyonelleri ve politika üreticileri için insan sermayesinin etkili kullanımını optimize etme amacıyla pratik sonuçlar sunmaktadır.Article İnsan Kaynakları Rollerinin Örgüt Kültürüne Etkisi(2023) Tınaz, Pınar; Erduygun, ZekiyeBu çalışmada insan kaynakları rolleri ile örgüt kültürü arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmış olup insan kaynakları rollerinin dört alt boyutunun örgüt kültürüne etkisi araştırılmaktadır. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerine göre insan kaynakları rolleri algı düzeylerinin ve örgüt kültürü algı düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırılan bir diğer konudur. Araştırmanın evreni, bir hazır giyim üretim kurumunun 400 çalışanından oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, araştırmaya katılmaya gönüllü olan 200 katılımcıdır. Araştırmanın verileri anket yöntemiyle toplanmış olup veriler, çoklu regresyon, bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi nicel yöntemlerle analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, insan kaynakları rollerinin stratejik ortak ve çalışan şampiyonu alt boyutlarının örgüt kültürünü pozitif yönde etkilediğini göstermiştir. Diğer taraftan insan kaynakları rolleri alt boyutlarından idari uzman ve değişim ajanı alt boyutlarının örgüt kültürü üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Örgüt kültürünün algılanması çalışanların demografik özelliklerine göre farklılaşmamaktadır. İnsan kaynakları rolleri alt boyutlarının da yaşa, örgütteki pozisyona, mesleki ve örgüt kıdemine göre farklılık göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenleri açısından bazı insan kaynakları rolleri alt boyutlarının kadınlar ve yüksek düzeydeki eğitimliler lehine farklılaştığı gözlenmiştir.Article İş Yapma Kolaylığı ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişki(2020) Kılıç, Funda; Şenkardeşler, Rabia AktaşAraştırmanın amacı iş yapma kolaylığı ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi Dünya Bankası’na üye ülkeleri arasında orta gelir seviyesine giren 19 ülkeyi temel alarak incelemektir. Ekonomik büyümeye ilişkin fazlasıyla çalışma olmasına karşın iş yapma kolaylığının ekonomik büyüme ile olan ilişkisi yazında fazla çalışılmamışolmakla birlikte orta gelir seviyesine yönelik ülkelerin baz alındığı bu araştırma önemli bir boşluğu kapatmaktadır. Bu çalışmada sabit etkili dinamik panel veri analiziyapılarak,Stata paket programı kullanılarak ölçülmüştür.Veriler 2015-2019 dönemi Bangladeş, Pakistan, Mısır, Papua Yeni Gine, Hindistan, Filipinler, Honduras, Meksika, Güney Afrika, Brezilya, Kosta Rika, Malezya, Peru, Endonezya, Ekvator, Tayland ve Türkiye ülkeleri gelir düzeylerinden oluşmaktadır. Araştırma sonucunda ekonomik büyüme ve iş yapma kolaylığı arasında negatif ilişki mevcuttur. İncelenen ülkelerde iş yapma kolaylığı skorundaki 1 birim artış, ekonomik büyüme hızını yaklaşık %13 düşürmektedir.

