Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi
Permanent URI for this communityhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/50
Browse
Browsing Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi by Language "tr"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Efficient Shared Path Protection Routing for Survivable Optical WDM Networks(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2019) Erkan, O.F.; Erkan, O.Sustainability of the service continuity provided in the optical wavelength division multiplexing (WDM) networks with dynamic traffic environment requires effective protection schemes in the connections. Various approaches have been introduced for path protection and wavelength assignment to ensure survivability in WDM networks. In this paper, we propose a two-step algorithm to designate dedicated-path and shared-path protection schemes. The heuristic-based algorithm utilizes a global labeling which considers service time and line protection information. Thus, the algorithm aims to increase resource utilization by improving the efficiency of shared path protection. The proposed algorithm is applied to USNET and EuropeNet networks and performance analysis in terms of blocking probability and resource utilization is carried out. © 2019 IEEE.Article Marx’ın Üretken ve Üretken Olmayan Emek Ayrımının Beyaz Yakalı Emeğin Kategorileştirilmesinde Önemi(2019) Önal, Nevzat EvrimKapitalist üretim biçimi dahilinde, sermayenin yeninde üretim döngüsü içerisinde rol üstlenen emeğin analizi, bu analiz zorunlu olarak politik sonuçlara da sahip olacağı için daima sorunlu bir mesele olagelmiştir. Neoliberalizmle birlikte toplam sermaye birikimi içerisinde ticari ve finansal sermayenin; buna paralel olarak işçi sınıfı içerisinde de beyaz yakalı kesimin ağırlığının artması, bir kez daha tartışmayı alevlendirmiş; kafa ve kol emeği ayrımı sermaye birikim sürecinde zorunlu bir işbölümüne işaret etmekten ziyade işçi sınıfı içerisinde müstakil bölmeler tanımlamak, hatta beyaz yakalı bölmeyi işçi sınıfının dışına çıkartmak için kullanılır olmuştur. Öte yandan, ortada incelenmesi ve teorize edilmesi gereken bir fenomen olduğu açıktır. Bu çalışma, beyaz yakalı işlerde istihdam edilen emek gücünün halen sağlıklı biçimde kategorize edilememiş olduğu değerlendirmesinden yola çıkarak, klasik politik iktisat ekolü tarafından ortaya atılan ve en gelişkin haline Marx’ın bu ekole yönelik eleştirisinde ulaşan “üretken emek” ve “üretken olmayan emek” kavramsallaştırmasının bu sorunsal açısından kafa ve kol emeği ayrımından çok daha sağlıklı bir araç olduğunu savunmaktadır ve bu yönde bir uygulama denemesidir.Article Özelleştirmenin Tarımsal Destekler Ve Küçük Ölçekli Çiftçilik Üzerine Etkileri: Türkiye Deneyimi (1998-2012)(2016) Önal, Nevzat EvrimTürkiye'nin tarım sektörü cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kapitalist ekonominin gelişme doğrultusuna uygun, evrimsel bir dönüşüm geçirmiş ve bu dönüşüm çerçevesinde büyük toprak sahipleri ile küçük üreticilerin bir arada var olduğu bir yapı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın son yıllarına dek bu yapının, onu bir arada tutan en önemli unsuru, devletin tarım sektörüne verdiği sübvansiyonlardı. Bu sübvansiyonlar, küçük üreticiler üzerinde piyasanın olumsuz etkilerini ve öngörülemezliğini bir ölçüde azaltmakta ve üretimi teşvik eder nitelikteydi. Ne var ki, 1990'ların ortasından itibaren finansal açıdan önce istikrarsız, ardından da sürdürülemez hale gelen kamu kesimi ekonomisinde, tarımsal destekler ortadan kaldırılması gereken bir harcama kalemi olarak öne çıktı. 1999'da IMF danışmanlığında başlatılan yapısal uyum programı, 2001 krizinin ardından Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı olarak sürdürüldü ve bu süreçte devletin tarımsal destek sistemi büyük ölçüde tasfiye edildi. Bu tasfiyede, tarımsal desteklerin sağlanmasında kullanılan kurumların özelleştirilmesi önemli bir yöntem olarak öne çıktı. Bu çalışma, yaşanan tasfiyenin tarım sektöründeki sonuçları ve tarımsal istihdama etkilerini incelemektedir.Article A Post-Occupancy Evaluation Model Based on Spatio-Temporal Mapping Method for University Outdoor Spaces(Yildiz Technical University, Fac Architecture, 2020) Gocer, Ozqur; Gocer, Kenan; Basol, Altug Melik; Kirac, Mustafa Furkan; Ozbil Torun, Ayse; Bakovic, Mujesira; Ozcan, BarisNot only do university campuses consist of a variety of social and educational buildings, they also create an integrated system with their outdoor spaces and furniture, recreation and landscape areas. Outdoors have the potential to create social interaction, rest and relaxation, recreation, exchange of ideas and a strong sense of ownership and belonging. Creating a common identity for social life by enabling people to communicate and socialize with each other is the most important function of outdoor spaces. However, although the rationality of external spaces is designed, it is possible to use other than what is expected in practice. The relationship between the external spaces and the building groups, the adequacy, the duration of use, the accessibility and the interaction of the physical environment should be examined with a holistic approach to understand the difference between expectations and reality. In order to identify user needs in outdoor spaces as a way to assess if human use and design intentions are in fact successful, post occupancy evaluation (POE) is recommended as the most significant advanced method. Unfortunately, although studies on the evaluation of indoor spaces have been increasing day by day, there is no comprehensive study of POE that can be applied to the outdoor spaces, especially in university campuses. In this study, a POE method which discusses the variables that affect the use of outdoor space and the interaction between these variables is introduced. The proposed method was applied in a suburban university campus and the results were evaluated in terms of outdoor use.Article Tarım ve Köylülük "Sorun"larına Dair Bir Tartışma Çerçevesi(2017) Önal, Nevzat EvrimKapitalist üretim biçiminin ortaya çıkışından bu yana gelişiminin tüm aşamalarında, tarım ve köylülük farklı düşünce ekolleri tarafından kendi düşünsel pozisyonlarına göre sorunsallaştırılmış ve tartışılagelmiştir. Bu tartışmaların tamamı, tartışmayı yürüten ekollerin temsil ettiği sınıfsal çıkarların izlerini taşır. Öte yandan tarım ve köylülük "sorun"larının farklı coğrafyalarda sergilediği gelişme süreçleri arasındaki büyük nitel farklılıklar, her birini kendi içerisinden ele alarak ortak bir çerçeveye varmayı kuramsal olarak imkânsız kılmasa da, tarih dışı bir çabaya dönüştürmektedir. Ne var ki, bilhassa son yirmi yıl zarfında, gıda başlığının da eklenmesiyle beraber tartışma yeniden alevlenmiş ve daha da karmaşıklaşmıştır. Bu çalışmanın odağında, Türkiye'de de hararetle yürütülmekte olan bu tartışmanın, sadeleştirilmesi gereken kuramsal zemini bulunmaktadır. Bu doğrultuda, tarihsel materyalist düşüncenin tarım ve köylülüğün sorunsallaştırılmasına yönelik yaklaşımı güncel bağlamda yeniden üretilecek ve bir tartışma çerçevesi sunulacaktır.Article Tarımsal Ürün Fiyat Artışlarının Türkiye Tarımının Yapısal Sorunlarına Dair Gösterdikleri(2019) Önal, Nevzat EvrimTürkiye’de işlenmemiş tarımsal ürünlerin perakende fiyatları Kasım 2018 itibariyle genel olarak zaten yüksek seyretmekte olan enflasyonun çok ötesinde bir artış sürecine girdi. Yaş sebze ve meyvede dört ay zarfında yüzde 50’yi aşan nominal fiyat artışı doğal olarak hararetli tartışmaları da tetikledi ve meseleye çok sayıda açıklama getirildi. Bu açıklamalar içerisinde en yaygını Türkiye tarımının girdi açısından dışa bağımlılığı ve döviz kurunda 2018 ortasında yaşanan şokun fiyatlara yansımış olmasıydı. Bu açıklama, belli bir düzeyde doğru olsa da; bu makalenin yazarı döviz kuru ile işlenmemiş tarımsal ürünlerin perakende fiyatları arasında kurulan ilişkinin Türkiye’nin tarımsal ürün ihracatı dikkate alınmadığı müddetçe eksikli olacağını düşünmektedir. Fiyatların kura verdiği şiddetli tepki, Türkiye tarımının son yirmi yılını kapsayan yapısal sorunlarının bir bakiyesi niteliğindedir ve doğru yöntem, olanların bu tarihsel perspektiften değerlendirilmesidir. Dolayısıyla bu makalede, son verilerin işaret ettiği eğilimler tarihsel analize tabi tutulacak ve eldeki soruna kısa vadeli ve geçici değil; uzun vadeli ve (en azından daha) kalıcı, bütünlüklü bir çözüm önerilecektir.

