Tez Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/46

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 179
  • Master Thesis
    Somali'de Deniz Güvenliği: Dış Politikaya İlişkin Sonuçlar
    (2025) Gaal, Abdirasak Abukar; Sayan, Pınar
    Bu tez, Somali deniz güvenliği meselesini ve dış politikanın bu sorunu çözmek için stratejik bir araç olarak nasıl kullanılabileceğini incelemektedir. Küresel deniz ticaret yollarının kesiştiği stratejik bir konumda yer alan Somali, yetersiz yönetişim, uzun süreli iç savaş geçmişi ve deniz güvenliği uygulama kapasitesinin zayıflığıyla birleşen korsanlık, yasa dışı balıkçılık, silah kaçakçılığı ve çevresel tahribat gibi kalıcı tehditlere maruz kalmaktadır. Çalışma, Somali'nin dış politika tepkilerini ve deniz alanını güvence altına alma yönündeki kapasitesini değerlendirmek amacıyla Dış Politika Analizi (FPA) yaklaşımına ve realizm teorisinin uygulanmasına dayanmaktadır. Nitel bir vaka incelemesi yönteminin benimsendiği bu araştırma; elit görüşmeler ve uluslararası ikincil kaynaklarla desteklenerek, Somali'nin dış politika aktörlerinin —hem yerel hem de dış aktörlerin— deniz yönetişimini nasıl şekillendirdiğini analiz etmektedir. Bulgular, Somali'nin uluslararası işbirliğine aktif olarak katılmasına rağmen, zayıf kurumsal koordinasyon, parçalı yönetişim yapıları ve dış aktörlere yüksek bağımlılık nedeniyle politika bütünlüğünü sağlamakta zorlandığını göstermektedir. Bu araştırmanın temel savı, Somali'de deniz güvensizliğinin uluslararası etkileşim eksikliğinden değil, dış politika girişimlerinin etkili deniz yönetişimine dönüştürülmesini sağlayacak kurumsal kapasitenin ve stratejik özerkliğin yetersizliğinden kaynaklandığı yönündedir. Bu tez, Somali'nin dış politikasını realist bir bakış açısı ile pragmatik şekilde uyumlandırarak dış işbirliğini kapasite inşası için kullanması, buna paralel olarak egemen kurumlarını güçlendirerek uzun vadeli ve kendi kendine yetebilen bir deniz yönetişimi sağlaması gerektiğini ileri sürmektedir. Anahtar kelimeler: Deniz güvenliği, Somali, Dış Politika Analizi
  • Master Thesis
    AKP, CHP, MHP ve HDP Siyasi Parti Liderlerinin 2015 Yılı İstanbul Mitingi Konuşmalarında Söylem Dilinin İncelenmesi
    (2023) Aslan, Derya; Meral, Pınar Seden
    Toplumsal yaşam içerisinde öyle sözcükler vardır ki, kullanımlarının sebebi ve sözcüklerin anlamı kullanıldığı ortama göre anlam kazanmaktadır. Siyaset kavramı işte bu sözcüklerden birisidir. Toplumun doğal yaşantısının bir parçası haline gelmiş olan siyaset, günlük rutin işlemlerin, rutin döngülerin içerisine karışarak doğal bir yaşam pratiği haline gelmiştir. Toplumlar, siyasi liderlerin söylemlerinden, parti kimliğinden, parti liderinin özelliklerinden etkilenmektedir. Seçmenlerin parti liderlerine karşı düşünceleri, o partiye oy vermede etkilidir. Siyasi söylemlerin toplumları etkilemesinden hareketle, 2015 yılında yapılan genel seçimlerde ana parti ve üç muhalefet partisinin seçime yakın zamanda yaptıkları mitingler dikkate alınarak, AKP, CHP, MHP ve HDP'nin İstanbul'da düzenledikleri birer mitingi ele alınmıştır. Partilerin mitinglerinin İstanbul olarak belirlenmesindeki ana sebep, İstanbul'un kozmopolit yapısıyla halkın büyük çoğunluğunu temsil edebileceğidir. Söylem analizine tabi tutulan miting bulgularına göre, iktidar partisi ve muhalefet partileri arasında benzerlik ve farklılıklar olduğu görülmüştür. AKP ve MHP liderlerinin söylem dili olarak, kullanılan kelimeler ve kronolojik anlatımın birbirine benzediği görülmüştür. HDP, siyasi söylemlerini, haklar, demokrasi ve toplumdaki ayrıştırma üzerine kurarken CHP'nin söylemlerinde ekonomi, yolsuzluk ve yoksulluk ön plana çıkmaktadır.
  • Master Thesis
    Gıda Endüstrisinde Dijital Tedarik Zincirinin Gelişim Çerçevesini Araştırmak ve Dijitalleşmenin Tedarik Zincirinin Sürdürülebilirliliğine Etkisi: Bursa İlinde Bir Uygulama
    (2022) Khameneh, Hediyeh; Şişlioğlu, Haydar Mücahit
    Tedarik zinciri yönetimi, hammaddede temininden nihai ürünün tüketiciye teslim edilinceye kadar olan süreçlerin yönetimi olarak tanımlanmaktadır. Hızla yükselen küreselleşmenin ve yoğun rekabetin yaşandığı günümüz dünyasında, işletmeler tedarik zinciri yönetimi yaklaşımını uygulayarak, değişen rekabet şartlarında müşteri taleplerine uygun, esnek bir üretimi gerçekleştirebilmek ve tedarikçilerden son müşteriye kadar uzanan zinciri yönetmeyi başarmak durumundadırlar. İşletmeler bu faaliyetleri gerçekleştirirken hem kendi varlıklarını hem de parçası oldukları ekosistemlerin devamlılığını sağlamak zorundadırlar. Günümüzde, sürekli değişen ve gelişen teknoloji, bireyler ve işletmeler için birçok uygulamayı beraberinde getirmektedir. Ancak bu uygulamaları tedarik zinciri ve üretim süreci içerisine entegre etmek, ek maliyet oluşturabileceği gibi ek işgücü ihtiyacı da oluşturabilmektedir. Bu gibi nedenler teknolojiyi benimseme konusunda firmaların kararlarını etkileyebilmektedir. Bu bağlamda Endüstri 4.0 sürecinin bir parçası olan teknolojik gelişmeler ve dijitale geçiş entegrasyonu, lojistikte olduğu gibi tedarik zincirine de değer kazandırmıştır. Bu çalışmanın amacı, gıda endüstrisinde dijital tedarik zincirinin gelişim çerçevesi araştırmak ve dijitalleşmenin tedarik zincirinin sürdürülebilirliğine etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde derinlemesine görüşmelerden yararlanılmıştır. Derinlemesine görüşme yöntemi, görüşme sırasında hazırlanan soruların yanı sıra konunun içeriğine göre farklı sorular sormamıza olanak sağladı. Katılımcılara hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ilgili sorular sorulmuştur. Çalışmanın sonucunda, yenilenebilir enerji kullanan işletme sayısının düşük olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerin fabrika binaları ve çevresinde bulunan alanlarında güneş veya rüzgâr enerjisi sistemleri ile elektrik üretimi gibi yenilenebilir enerji sistemlerinden, atık su geri dönüşümü sistemleri gibi çevreci sistemlerden daha fazla istifade etmesi, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliğe doğrudan katkı sağlayacaktır. İşletmelerin yönetici ve çalışanlarının sürdürülebilir ekonomi, çevre ve toplum konularında, hizmet içi eğitim programları oluşturmaları veya bu konuda profesyonel anlamda destek almaları, işletmeler açısından faydalı görüleceği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Michael Porter Beş Güç Modeli Bağlamında Nijerya'daki Kobilerin Stratejik Planlamanın Örgüt Performansına Etkisi
    (2023) Gold, Kingsley Olumayowa; Acar, Pınar
    Giriş: Stratejik planlama, organizasyonların büyümesi ve gelişmesinde çok önemli bir rol oynar. KOBİ'lerin doğası, büyüklüğü, kapasitesi ve sundukları hizmetler göz önüne alındığında, strateji, örgüt performansı için hayati önem taşır. Stratejik planlamanın ne kadar önemli olduğu düşünülürse, birçok KOBİ stratejik planlamayı benimsememe veya uymama eğilimindedir ve bu da zayıf örgüt performansına neden olur. Amaç: Çalışmanın amacı, stratejik planlamanın Nijerya'daki KOBİ'lerin örgüt performansı üzerindeki ilişkisini incelemektir. Yöntem: Standartlaştırılmış anketler ve görüşmeler aracılığıyla nicel ve nitel yöntemler benimsendi. Çalışma, uygun istatistiksel ve analitik araçlar kullanılarak analiz edilen 150'den fazla katılımcıyı içeriyordu. Sonuç: Bulgular, stratejik planlamanın örgüte etkisinin olduğunu ve örgüt performansına olumlu katkı sağladığını göstermektedir. Ayrıca, stratejik planlamanın örgüt performansı ve diğer stratejik planlamanın ana unsurları olan örgüt misyonu, stratejik amaçlar gibi ana unsurları arasında önemli bir ilişki olduğunu göstermiştir. Çalışma, birçok KOBİ'nin Porter Beş Güç Modeli hakkında bilgi sahibi olduğunu, ancak bunu örgüt faaliyetlerine doğru uygulama konusunda yetersiz olduğunu ortaya koymuştur. Çalışma, KOBİ'lerin strateji yöneticileri kullanmaları ve çalışanların örgüt misyonunu ve stratejik hedeflerini doğru analiz etmelerini ve anlamalarını sağlamaları gerektiğini önermektedir. Anahtar Kelime: Stratejik Planlama, Strateji, Kuruluş Performansı, Kuruluş Misyonu, KOBİ'ler.
  • Master Thesis
    Covid 19 Etkisi ile Tedarik Zinciri Yönetimi ve Kriz Yönetimine Dair Nitel Bir Araştırma
    (2023) Acar, Semih; Aktaş, Burak Nedim
    Tedarik zinciri, bir ürünün hammadde aşamasından, son tüketiciye ulaşana kadar uzanan geniş bir ağ olarak tanımlanmaktadır. Tedarik zinciri yapısının doğru oluşturulduğu şirketlerde, ürünün bulunabilirliği, doğru stok, düşük maliyet ve en uygun kalitede çıkarılan ürünü sağlamaktadır. Tedarik zinciri, yıllar içerisinde çeşitli krizler geçirmiş olsa dahi 2019 yılında yaşanan küresel çapta pandemi, tedarik zinciri yönetimini derinden etkilemiştir. Firmalar daha önce karşılaşmadıkları şekilde stok problemleri, konteyner problemleri, ürün hammadde maliyetlerinde ve lojistik maliyetlerinde yüksek artışlar yaşamışlardır. Çalışmanın odak noktası, Covid-19 süreci sonrasında tedarik zincirinde yaşanan değişimler ve problemler olup, krizden sonra yaşanan değişim ve problemlere karşı şirketlerin aldığı önlemlerin incelenmesi ve tedarik zincirinde pandemi öncesi döneme göre farklı uygulamalara dair sonuçları ortaya koymaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi benimsenmiş ve mülakat tekniği kullanılmıştır. Sektör paydaşlarından çeşitli yöneticilerle yapılan mülakatlarla, yaşanan küresel krizden sonra firmalarda hangi yönde değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere karşı hangi önlemlerin alındığı tartışılmış ve kriz sonrası uygulamaların neler olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak araştırma, firmaların yaşanan Covid-19 türü krizler sonrası, tedarik zincirinde karşılaşabilecekleri problemlere karşı nasıl yaklaşması gerektiği ve krizlere proaktif yaklaşımların nasıl olması gerektiği ile ilgili öneriler sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Ebeveyn Ergen İlişki Niteliği ve Ebeveyn Öz-şefkat Düzeylerinin Ergenlerin Psikolojik Sağlamlık ve Öz-Denetim Becerileri ile İlişkisi
    (2023) Balaban, İlayda; Güler, Ayşegül Selcen
    Ergenlik çocukluktan çıkılıp yetişkinliğe hazırlanılan, pek çok değişimin yaşandığı bir dönemdir. Değişimlerin yaşanması psikolojik ve davranışsal olarak ergeni zorlayabilmektedir. Ergenlerin psikolojik ve davranışsal sorunlar yaşamasını önleyecek ya da sorunları iyileştirebilecek faktörler araştırmalara konu olmuştur. Literatüre bakıldığında ebeveynlerin öz şefkatinin ve ebeveyn ergen ilişkisinin ergenlerin ruh sağlığı üzerinde pozitif etkiye sahip olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır. Aynı zamanda psikolojik sağlamlık ve öz denetim becerisinin de ergenin ruh sağlığı ve gelişimleri üzerinde olumlu ve koruyucu etkilerinin bulunduğu çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmaya ebeveyn-ergen ilişki niteliği ve ebeveyn öz-şefkat düzeylerinin ergenlerin psikolojik sağlamlık ve öz-denetim becerileri ile ilişkilerinin incelenmesi amacıyla İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olan 3 Anadolu Lisesinde eğitim gören 457 ergen ve 457 ebeveyn olmak üzere toplam 914 kişi dâhil edilmiştir. Çalışmada, 'Öz-Şefkat Ölçeği', 'Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği', 'Ergenlerde Öz-Denetim Becerileri Ölçeği', 'Ebeveyn- Ergen İlişki Niteliği Ölçeği' ve 'Demografik Bilgi Formu' kullanılmıştır. Ölçekler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmada demografik bilgilerin değişkenlerini incelemek için betimleyici yöntemler; gruplar arası farkları incelemek için t testi ve Tek Faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Analiz öncesinde dağılımların normallikleri her ölçek ve ölçeklerin alt boyutları için incelenmiştir ve ölçeklere ve alt boyutlara ilişkin toplam puanlar alındıktan sonra veriler uç değer açısından kontrol edilmiştir. Bu çalışmanın alt amaçlarını incelemek amacıyla değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için Pearson Korelasyon Analizi ve Çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Ebeveyn Ergen İlişki Niteliği, Ebeveyn Öz Şefkat Düzeyleri, Ergen Psikolojik Sağlamlık ve Ergen Öz Denetim Becerileri ebeveynin cinsiyetine, gelir durumuna ve ergenin cinsiyetine göre farklılaşmaktadır. Pearson korelasyon analizi sonucunda Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Ergen Öz Denetim Ölçeği ile Öz Şefkat alt boyutları ve Ebeveyn Ergen İlişki Niteliği alt boyutları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Ergen Psikolojik Sağlamlığını, Ebeveyn Öz Şefkat Düzeyleri ve Ebeveyn Ergen İlişki Niteliğinin anlamlı olarak yordadığı görülmektedir; Ergen Öz Denetim Becerilerini ise Ebeveyn Öz Şefkat Düzeylerinin anlamlı olarak yordamadığı, Ebeveyn Ergen İlişki Niteliğinin anlamlı olarak yordadığı görülmektedir. Sonuç olarak psikolojik sağlamlık ve öz denetim becerisi ergenlerin ruh sağlığını etkileyen faktörlerdir, bu çalışmanın ergenlerin psikolojik sağlamlık ve öz denetim becerilerini yükseltmek için verimli olacağı düşünülmektedir.Tüm bu bulguların literatüre katkıları tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Romantik İlişkilerde Psikolojik Şiddet ile Anksiyete ve Depresyon Arasındaki İlişkide Benlik Saygısının ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutumunun Etkisi
    (2023) Söylemez, Ayça Aleyna; Şalcıoğlu, Ebru
    Bu araştırmada, kadınların romantik ilişkilerinde maruz bırakıldıkları psikolojik şiddet ile deneyimledikleri depresyon, anksiyete ve stres arasındaki ilişkide benlik saygılarının ve toplumsal cinsiyet rolleri tutumlarının etkisi incelenmiştir. Araştırma, 18 yaş üstü üniversite öğrencisi kadınların katılımına açılmıştır ve 220 katılımcının cevapları analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında katılımcılara; Kişisel Bilgi Formu, Yakın İlişkilerde Psikolojik Şiddet Ölçeği, Depresyon Anksiyete Stres Skalası, Benlik Saygısı Envanteri ve Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği verilmiştir. Bulgular SPSS-27 İstatistik Paketi kullanılarak analiz edilmiştir. Benlik saygısının, deneyimlenen psikolojik şiddet ile depresyon, anksiyete ve stres arasındaki ilişkide aracılığını test etmek için çoklu lineer regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda benlik saygısının kısmi aracılık etkisi olduğu bulunmuştur. Cinsiyet rolleri tutumunun, deneyimlenen psikolojik şiddet ile depresyon, anksiyete ve stres arasındaki ilişkide düzenleyici rolünü incelemek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda cinsiyet rolleri tutumunun anlamlı düzenleyici etkisi bulunmamıştır.
  • Master Thesis
    Makine Öğrenmesi Yaklaşımları Kullanarak Urduca Haberlerin Kategorizasyonu
    (2023) Sattı, Muhammad Talha; Erkan, Özlem Feyza
    Hızlı teknolojik gelişmeler medyada haber içeriğinin sunuluş biçimini değiştirmiştir. Son otuz yıl, işletmeden ekonomiye, bilim ve teknolojiden spora kadar geniş bir yelpazede haber içeriği sunan dijital medya platformlarının ortaya çıkışına tanık oldu. Üretilen büyük miktarda veri nedeniyle, bunları otomatik olarak kategorize etme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak, Urduca haberlerin metin kategorizasyonu problemi dört makine öğrenme yaklaşımı kullanarak (Naïve Bayes, Destek Vektör Makineleri, Lojistik Regresyon ve Karar ağacı) ele alınmıştır. İlk aşamada, dört farklı kategoriye (Spor, İş & Ekonomi, Bilim & Teknoloji ve Eğlence) ait 4000 haber metni içeren veriler toplanarak bir veri kümesi oluşturulmuştur. Toplanan veriler işlenmemiş olduğundan makine öğrenimi modeli kurulmadan önce, dizge parçalama, durdurma sözcüklerinin kaldırılması ve baş kelimeyi bulma gibi ön işleme teknikleri uygulanmıştır. Daha sonra öznitelikler, Kelime Torbası ve Terim Sıklığı-Ters Doküman Sıklığı yöntemleriyle çıkartılmıştır. Son aşamada, doğruluk, kesinlik, geri çağırma ve F1 puanı metrikleri kullanılarak makine öğrenimi algoritmalarının performansı değerlendirilmiştir. İleride yapılacak çalışmalarda, daha fazla veri toplanması ile derin öğrenme modellerinden yararlanılabilir ve gerçek zamanlı kategorileştirme yapan bir sistem geliştirilebilir.
  • Master Thesis
    Dijital Pazarlamanın Tüketici Algısı Üzerindeki Etkisi Metaverse ve Teknoloji Kabul Modeli (TAM)
    (2023) Yusuf, Sacad Salah; Emiroğlu, Şahika Burçin
    Pazarlama ortamı son on yılda önemli ölçüde değişti. Basılı medya yerini e-posta pazarlamasına bıraktı, o da yerini daha sonra sosyal medya pazarlamasına bıraktı ve dünyanın en gelişmiş dijital pazarlama stratejisinin metaverse pazarlama olması bekleniyor, bu nedenle bu, işletmenin uzun vadeli planının dijital pazarlama dönüşümüne odaklanmayı içermesi gerektiğini çok önemli kılıyor. . Hiper-bağlantılı bir dijital dünya olan 'Metaverse', tüketicilerin, markaların ve işletmelerin işlerini yürütme ve kusursuz bir şekilde birbirine bağlı sanal gerçeklikler alanında faaliyet gösterme biçimlerini derinden değiştirme potansiyeline sahiptir. Meta veri deposunun potansiyeli iki eğilim tarafından yönlendirilmektedir: (i) sanal ortamlarda iş yapan ve bu ortamlarda iş yürüten tüketiciler; ve (ii) metaverse ile bağlantılı teknoloji yaratmak için milyonlarca dolar yatırım yapan işletmeler. Bununla birlikte, meta veri tabanının mevcut kapsamı ve hızlı gelişimi nedeniyle Türkiye'deki pazarlama uygulamaları ve araştırmaları için bunun sonucunda ortaya çıkan sonuçlar konusunda netlik eksikliği vardır ve bu, dünya çapındaki işletmelerin, özellikle de Türkiye'deki işletmelerin pazarlama çabalarına güvenmelerine neden olmuştur. nesnelerin interneti (IoT) ve basit dijital araçlar. Bu çalışmanın amacı, TAM değişkenlerinin kullanımı yoluyla Metaverse'nin tüketici algısı ve tutumu üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Bu tez, şirketlerin pazarlama stratejilerini sanal ve artırılmış gerçeklikler gibi yapay zeka tabanlı ve en son teknolojileri içerecek şekilde uyarlamaları gerekip gerekmediğini belirlemek için deneysel bir çalışmanın temelini oluşturacaktır. İş pazarlama taktiklerinde Metaverse'nin potansiyelini değerlendirmek için çalışma, çeşitli disiplinlerdeki kapsamlı bir literatür araştırmasının sonuçlarını ve önde gelen iş figürlerinin profesyonel görüşlerini entegre ederek gelişen metaverse için bir düzenleme çerçevesi önermektedir. Yazar daha sonra, meta veri deposunun tüketici algısını ve belirli öğelere yönelik genel niyeti nasıl etkilediğine dair pazarlama uygulamasının sonuçlarını tartışıyor. Çalışmanın sonunda, pazarlama tekniklerinin tüketicilerin tutumları ve onlara yönelik davranış niyetleri üzerindeki etkisi istatistiksel olarak incelenecektir.
  • Master Thesis
    Ruh Sağlığı ile Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkide Psikolojik Sağlamlığın Aracı Rolü
    (2023) Kelekçi, Firdevs; Çağlar, Eda Ermağan
    Ruh sağlığı, bireyin pozitif ve negatif duygulanımlarının bir arada olduğu, kendisiyle ve diğer insanlarla denge içindeki bir bütün olma hali olarak belirtilmektedir. Ruh sağlığı, bireyin yaşamından duyduğu memnuniyeti ifade eden yaşam doyumu ve olumsuz olaylar karşısında uyum sağlayabilme becerisi olarak tanımlanan psikolojik sağlamlıkla doğrudan bir ilişkiye sahiptir. Sağlıklı bir iyilik halinin sürdürülebilmesi için ruh sağlığı, yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkinin belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle, söz konusu çalışmada genel popülasyonda en sık gözlenen ruh sağlığı bozuklukları olan depresyon, anksiyete ve stres ile yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada yetişkinlerde ruh sağlığının yaşam doyumu üzerindeki etkisinde psikolojik sağlamlığın aracılık rolünün ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmaya 18-65 yaş aralığında 312 kişi katılmıştır. Veri toplama araçlarından Demografik Bilgi Formu, Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği-21, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Kısa Form Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson analizi, aracılık modelinin sorgulanmasında ise YOL analizi aracılık modeli kullanılmıştır. Analizler sonucunda depresyon, anksiyete ve stres ile hem psikolojik sağlamlık hem de yaşam doyumu arasında negatif yönlü, anlamlı ilişki olduğu bulgulanmıştır. Depresyon, anksiyete ve stres ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracılık etkisinin sadece depresyon ve yaşam doyumunda aracılık ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Master Thesis
    Bilimsel Çalışmalardaki Geri Çekilmelerin Makine Öğrenimi Tabanlı Değerlendirilmesi
    (2022) Kiyani, Ehtisham; Erkan, Özlem Feyza
    Araştırmacılar her gün bulgularına dayanarak muazzam sayıda yayın üretmektediler. Bilimsel dergilerde yayınlanan geri çekilmiş makalelerin sıklığı, son 20 yılda, genel yayın sayısındaki kademeli büyümeyi geride bırakarak keskin bir şekilde artmıştır. Yayınların geri çekilmesi, araştırmacının bulgulara ve sonuçlara güvenmesini imkansız kılan ciddi şekilde hatalı veya yanlış bilgi veya veriler içeren makaleler hakkında okuyucuları bilgilendirerek literatürü düzeltmeye yarayan bir mekanizmadır. Şüpheli araştırmalar, özellikle tıp literatüründe, dezenformasyon yayabilir ve insanları tehlikeye atabilir. Mayıs 2020 itibariyle, Geri Çekme İzleme Veritabanı 23.000 geri çekilmiş makaleyi ve bunlardan doğrudan alıntı yapan 800.000 makaleyi göstermektedir. Bu tezde, geri çekilen makalelerle olan ilişkilerine dayanarak hangi yayınların geri çekilmeye yakın olduğunu belirleme ve bunlardan alıntı yapan makalelerin ne zaman yeniden gözden geçirilmesi gerektiği incelenmektedir. Lojistik Regresyon, Naïve Bayes, Destek Karar Makineleri ve Rastgele Orman gibi farklı makine öğrenimi algoritmalarını kullanarak geri çekilme olasılığı yüksek olan makalenin tahmin edilebileceği bir yöntem önerilmiştir. Ayrıca, konu uzmanının yardımıyla alıntı işlevleri için bir ek açıklama şeması sunulmuştur. Bu şemaya göre, 664 makaleden 221'inin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Eğitilmiş model, olası geri çekmeleri belirlemede yaklaşık olarak %82 doğruluk elde etmiştir. Böylece, tüm veritabanını gözden geçirmek yerine potansiyel olarak zararlı literatürün bir kısmını kontrol etmek için kaynaklarımızı koruyabiliriz. Sağlık hizmetleri bağlamında, yeni veriler oluşturmak için gelecekteki çalışmalar için birkaç alan ve kategori dikkate alınabilir. Toplanan verilerden daha fazla bilgi ve eğilim keşfedilebilir. Özellik mühendisliği için derin öğrenme modellerinin geliştirilmesi de yararlı olacaktır.
  • Master Thesis
    Metin Madenciliği Yaklaşımları Kullanılarak Akademik Belge Türlerinin Sınıflandırılması
    (2024) Koç, Yüksel; Külahçıoğlu, Burçin
    Dijital metin verilerinin katlanarak büyümesiyle birlikte, bunları elektronik ortamda yönetmenin ve organize etmenin etkili yollarına olan ihtiyaç, doğal dil işleme teknik ve metotlarını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Metin madenciliği metotları ile araştırma makalelerinin sınıflandırması, araştırma yayınlarını konularına, metodolojilerine ve diğer ilgili özelliklerine göre organize etmek ve sınıflandırmak için sistematik bir yol sağladığından bilimsel iletişimin önemli bir yönüdür. Araştırma makalelerinin sınıflandırılması; araştırma yayınlarına etkili bir şekilde erişim ve keşif, araştırma sentezi ve analizinin kolaylaştırılması, disiplinlerarası araştırmanın teşvik edilmesi ve kalite güvencesi için önemli bir araçtır. Bu tezde farklı sınıflandırma modelleri kullanılmıştır ve performansları karşılaştırılmıştır. Araştırmacıların araştırma makalelerini daha verimli aramalarına yardımcı olacak bir sistem önerilmiştir. Veri seti üzerinde R dilini kullanılarak çalışılmış ve sonuçlar R Shiny ile hazırlanan bir uygulama ile gösterilmiştir.
  • Master Thesis
    Alkol ve Madde Bağımlılığı, Travma Geçmişi ve Dürtüsellik İlişkilerinin İncelenmesi
    (2024) Köstekçi, Ayşe Betül; Erden, Hatice Gülsen
    Mevcut çalışmada alkol ve madde bağımlılığına sahip kişileri travmatik yaşantı geçmişleri ve dürtüsel eğilimleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin AMATEM birimindeki psikiyatri bölümü ayakta tedavi polikliniğine başvuran 8'i kadın olmak üzere toplam 102 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak: Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BIS-11), Travma Sonrası Stres Tanı Ölçeği (TSSTÖ), Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ) kullanılmış ve araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu uygulanmıştır. Ölçekler aracılığıyla edinilen verilerin karşılaştırılması ve yorumlanması için SPSS programı kullanılmıştır. Çalışmanın konusu ve amacı göz önünde bulundurularak ön şartların kontrolü ardından, Çoklu Doğrusal Regresyon analizi ve SPSS PROCESS (v4.2) Aracı Değişken analizi uygulanmasına karar verilmiştir. Yapılan araştırma için anlamlılık düzeyi 'p<0,05' olarak belirlense de çoğunlukla bulguların anlamlılık düzeyi 'p<0,01' derecesindedir. Sonuç olarak alkol ve madde bağımlılığı, travma geçmişi ve dürtüsellik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur: Travma geçmişinin alkol ve madde bağımlılık düzeyi üzerindeki anlamlı etkisinde, dürtüsellik 'kısmi aracı değişken' rolündedir.
  • Master Thesis
    Genç Yetişkinlerde Deneyimsel Kaçınma Düzeyi ve Duygu Düzenleme Becerilerinde Güçlüğün Psikosomatik Belirtiler Üzerindeki Yordayıcı Rolü
    (2024) Verkhovets, Ayşenur; Güler, Ayşegül Selcen
    Organik bir sebebe bağlı olmadan ortaya çıkan ve baş ağrısı, yorgunluk, karın ağrısı, mide bulantısı gibi belirtilerle kendini gösteren, psikolojik kökenli belirtilere psikosomatik belirtiler adı verilmektedir. Bu çalışmada, psikosomatik belirtilerin ortaya çıkmasıyla ilişkili olabilecek iki değişken olan duygu düzenleme becerilerinde güçlük ve deneyimsel kaçınmanın bu belirtileri genç yetişkinler üzerinde yordama gücü test edilmiştir. Çalışmaya 18-26 yaş aralığında 321 Beykoz Üniversitesi lisans ve lisansüstü öğrencisi katılmıştır. Katılımcılar Sosyodemografik Veri Formu, Duygu Düzenlemede Zorluklar Ölçeği, Çok Boyutlu Yaşantısal Kaçınma Ölçeği, Somatik Duygusal Çatışma Ölçeği ve 20 Soruluk Toronto Aleksitimi Ölçeği'ni doldurmuşlardır. Literatürdeki çalışmalarda psikosomatik belirtilerin sıklığı ve şiddeti ele alınırken, bu araştırmada psikosomatik belirtilerin sıklığı ve şiddetinin yanında söz konusu belirtileri deneyimlerken ortaya çıkan duygular da ele alınmıştır. Verilerin yapısal eşitlik modeli ile analizi sonucunda, duygu düzenlemede güçlüğün Açıklık, Farkındalık, Dürtü, Kabul Etmeme ve Stratejiler alt boyutlarının psikosomatik belirtileri yordadığı, deneyimsel kaçınma alt ölçeklerinin ise psikosomatik belirtileri yordamadığı gözlenmiştir. Bunun yanında, aleksitimi bir kontrol değişkeni olarak modele eklendiğinde, duygu düzenlemede güçlüğün psikosomatik belirtiler üzerinde yordayıcı etkisinin arttığı gözlenmiştir. Araştırma bulguları, psikosomatik belirtilerin tedavisinde ve önlenmesinde belirli duygu düzenleme güçlüklerine odaklanılmasının faydalı olacağına işaret etmektedir.
  • Master Thesis
    Dijital İletişim Kalitesinin Şirket E-itibarı ve Tüketicinin Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkisi (Koton Türk Giyim Markası Örneği)
    (2024) Fahim, Maroua; Beğendik, Behiye
    Bu tez, dijital iletişim kalitesinin şirketlerin e-itibarı üzerindeki etkisini, özellikle Türk giyim markası Koton'a odaklanarak incelemektedir. Araştırma, sosyal medya ve web siteleri de dahil olmak üzere dijital kanalların tüketici algılarını ve satın alma niyetlerini nasıl etkilediğini araştırıyor. Çalışma, Koton'un kilit yöneticilerinden birinin niteliksel öngörülerini tüketici anketlerinden elde edilen niceliksel verilerle birleştiren karma yöntemli bir yaklaşım kullanıyor. Bulgular, etkili dijital iletişim stratejileri kalitesinin bir markanın e-itibarını önemli ölçüde etkilediğini ve ardından tüketicilerin satın alma niyetlerini etkilediğini ortaya koyuyor. Tez aynı zamanda kurumsal sosyal sorumluluğun (KSS) dijital iletişim kalitesindeki rolünü de ele alıyor ve bunun e-itibarı artırma üzerindeki etkisini değerlendiriyor. Bu araştırma, dijital pazarlamanın çağdaş iş ortamında tüketici davranışını şekillendirmedeki kritik rolünün anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır.
  • Master Thesis
    Kardeşi Olan Erişkin Bireylerin Öznel İyi Oluş Düzeyleri İle Kardeş İlişkilerinin, Algıladıkları Ebeveyn Kabul Reddinin ve Benlik Saygılarının İncelenmesi
    (2024) Türkoğlu, Yasemin; Beyazyürek, Mansur
    Çalışmada kardeşi olan erişkin bireylerin kardeş ilişkileri, algıladıkları ebeveyn kabul reddi, benlik saygıları ile öznel iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Katılımcıların sosyo-demografik değişkenleri ile öznel iyi oluş düzeyleri değerlendirilmiş; abla/abi/kardeşe sahip olma kriterleri ele alınmıştır. Pearson korelasyon analizi, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve hiyerarşik regresyon analizi ile sonuçlar ele alınmıştır. Araştırmanın örneklemini 18 ile 35 yaş arası lisans ve lisans üstü 389 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışmada Kardeş İlişkileri Ölçeği, Ebeveyn Kabul Reddi Ölçeği- Kısa Formu, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Öznel İyi Oluş Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmış; katılımcıların sosyo-demografik bilgileri Demografik Bilgi Formu ile toplanılmıştır. Araştırmanın bulgularına bakıldığında, kadın ve erkek katılımcıların öznel iyi oluş düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Katılımcıların eğitim düzeyinin gruplar arasında anlamlı bir farklılık yaratmadığı tespit edilmiştir. İlkokul mezunu ebeveyne ve düşük gelir düzeyine sahip katılımcıların daha düşük öznel iyi oluş düzeyine sahip olduğu görülmüştür. Yaş grubu kriterlerine göre öznel iyi oluş düzeyi değerlendirildiğinde, 18-23 yaş arası katılımcıların öznel iyi oluş seviyelerinin diğer gruplara kıyasla anlamlı düzeyde farklılaştığı gözlenmiştir. Kardeşi olan erişkin bireylerin kardeş ilişkileri, algıladıkları ebeveyn kabul- reddi, benlik saygıları ile öznel iyi oluş düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Erkek katılımcıların tüm alanlarda anne ve babalarından ortalama olarak daha fazla reddedici davranış algıladıkları tespit edilmiştir. Kız kardeşler ve ablaların, oğlan kardeşler ve abilere kıyasla daha fazla destekleyici oldukları belirlenmiştir. Beliren yetişkinlik dönemi kardeş ilişkilerine yönelik kısıtlı sayıda araştırmanın varlığı ve aile ilişkilerinin değişkenler üzerindeki önemi göz önüne alındığında, çalışmanın güncel araştırmalara yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.
  • Master Thesis
    Üniversite Öğrencilerinin İçselleştirilmiş Kilo Önyargılarının, Çocukluk Çağı Travmaları ve Benlik Saygısı İle İlişkisinin Belirlenmesi
    (2024) Saygılı, Sabiha Gökçen; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu araştırmanın amacı, farklı beden kütlelerine sahip üniversite öğrencilerinin içselleştirilmiş kilo önyargısı ile çocukluk çağı travmaları ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bireyler yaşamlarının farklı dönemlerinde, zorlu, travmatik ve riskli denilebilecek olaylarla karşılaşabilirler. Çocukluk dönemi, bu tür zorlu yaşam deneyimlerinin en yoğun yaşandığı bir dönem olarak öne çıkar. Çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar, bireyin hayatının ilerleyen aşamalarında etkisini sürdürebilir ve yetişkinlik döneminde çeşitli psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Yeme bozuklukları da en sık gördüğümüz psikolojik bozukluklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, içselleştirilmiş kilo önyargısı ile çocukluk çağı travmaları ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmaya 18- 65 yaş aralığında 255 kişi katılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde 'Sosyodemografik Veri Formu', 'İki Faktörlü İçselleştirilmiş Kilo Önyargısı Ölçeği', 'Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği' ve 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde katılımcı özelliklerini tanımlamak ve ölçeklerden alınan ortalama puan, standart sapma, çarpıklık ve basıklık değerlerini hesaplamak için betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Fark testleri için Kruskal Wallis-H Testi ve ilişkileri incelemek için Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda çocukluk çağı travmaları ile içselleştirilmiş kilo önyargısı arasındaki ilişki negatif yönlü ve orta düzeyde güçlü bir ilişki; benlik saygısı ile çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişki negatif yönlü ancak zayıf bir ilişki olarak tespit edilmiştir. İçselleştirilmiş kilo önyargısı ile benlik saygısı arasındaki ilişki ise pozitif yönlü ve orta düzeyde güçlü bir ilişki olarak saptanmıştır. Ayrıca Kruskal-Wallis H testi sonuçları, çocukluk çağı travmaları, içselleştirilmiş kilo önyargısı ve benlik saygısı açısından farklı yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İçselleştirilmiş kilo önyargısı, çocukluk çağı travması, benlik saygısı, ihmal, cinsel istismar, duygusal istismar, fiziksel istismar Tarih: 26.04.2024
  • Master Thesis
    Blok Zincir Teknolojisinin Gümrük İşlemlerine Olan Etkisi
    (2024) Yılmaz, Esat; Taşar, Sezin Açık
    Bu tez çalışmasında gümrük işlemlerinin blok zincir teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmesi halinde gümrük işlemlerine olabilecek olumlu veya olumsuz etkileri ele alınmaktadır. Araştırmada uygulama bölümü öncesinde kavramsal açıklık getirmek adına gümrük ve blok zincir teknolojisi kavramları ile ilgili teorik bilgiler verilip konuyla ilgili yapılmış çalışmaları içeren literatür özeti sunulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde ise nitel ve nicel yöntemler kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme, nicel araştırma yöntemlerinden ise anket modeli uygulanmıştır. Uygulama kapsamında örneklem İstanbul'da faaliyet gösteren gümrük müşaviri, gümrük müşaviri yardımcısı ve yetkilendirilmiş gümrük müşaviri ünvanlı kadın ve erkek katılımcılardan oluşmaktadır. Tez çalışmasının sonucunda, gümrük işlemlerinde blok zincir teknolojisi kullanımı ile ticari verilerde doğruluğun oluşacağı, risk yönetiminin sağlanacağı, güvenlik artışı yaşanacağı, gümrük işlemleri ihlallerine yönelik denetimin daha etkin olacağı sonuçlarına ulaşılmıştır ancak gümrük sektörü çalışanlarının blok zincir teknolojisi hakkında önemli bilgi eksiklikleri olduğu ortaya çıkarılmıştır. Blok zincir teknolojisinin gümrük işlemlerinde kullanılabilmesi ve önündeki engellere yönelik önerilerde bulunulmuştur.
  • Master Thesis
    Online Elektrik Fatura Yönetim Sistemi: Somali'deki Bir Enerji Tedarikçi Firmasına Yönelik Web Uygulaması
    (2024) Hilowle, Mohamed Maawıye; Ergenecoşar, Gizem Temelcan; Aydın, Zeynep Behrin Güven
    Bu tezde, Software Development Life Cycle yapısal yöntemi, Waterfall metodu, kullanılarak çevrimiçi bir elektrik faturası yönetim sistemi tasarımı ve geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu yapıda, programın kavramsallaştırılması, tasarlanması ve uygulanması sürecini basitleştirir. Müşteriler, çevrimiçi uygulamanın kullanıcı dostu arayüzünü kullanarak faturalarını etkili bir şekilde ödeyebilmektedir. Faturalandırma sürecinde otomasyon kullanımıyla, sistem insan işinin gereksinimini etkili bir şekilde azaltmakta ve hataların oluşumunu önemli ölçüde engellemektedir. Ayrıca, kağıda bağlı faaliyetlerin gerekliliğini ortadan kaldırmakta ve dolayısıyla dijital iş akışının uygulanmasına teşvik etmektedir. Bu tezin temel amacı, bağlantılar, güç panelleri ve müşteri bilgileri hakkında ayrıntılar da dahil olmak üzere elektrik verilerinin yönetimini merkezîleştirmektir. Bu görevi gerçekleştirmek için, sistem regresyon modelleri ve rastgele ormanlar gibi makine öğrenme yöntemlerini kullanmaktadır. Sonuç olarak, sistem temel faturalandırma verilerinin sadece sunulmasının ötesinde kapsamlı raporlar sağlayabilmektedir. Bu, talebin potansiyel artışlarını tahmin eden raporlar oluşturma veya tüketim trendlerini gösteren tüketim segmentlerini keşfetme yeteneği olarak da kabul edilebilir. Sistem, veri tabanı yönetim sistemi olarak MySQL sunucusunu kullanırken, bir Apache web sunucusu kullanıcı erişimi için web arayüzünü barındırmaktadır. Bu tezin bir diğer amacı, manuel fatura hesaplamalarından kaynaklanan yanlışlıkları ve kağıda bağlı prosedürlerden kaynaklanan verimsizlikleri ele almaktadır. Fatura yönetim sistemi, sözü geçen bu işlemlerin verimliliğini ve doğruluğunu artırmak için otomatikleştirmeyi amaçlamaktadır.
  • Master Thesis
    Hastane Yönetiminde Cinsiyet Etkisi: Karar Verme Süreçleri ve Örgüt Kültürü Üzerine Niteliksel Bir Çalışma
    (2024) Shaikh, Saba; Yenilmez, Özgür Burçak Gürsoy
    Toplumsal cinsiyet dinamikleri, örgüt kültüründe önemli bir rol oynamaktadır. Hastane yönetimi bağlamında, kapsayıcılığın teşvik edilmesi ve sağlık hizmeti liderliğinin en iyi şekilde çalışabilmesi için bu ilişkileri anlamak çok önemlidir. Sağlık hizmeti ortamında cinsiyet ve organizasyon kültürünün hassas kesişimlerinin, cinsiyet dengesini geliştirmek ve sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmak için dikkatle incelenmesi gerekir. Bu tez, profesyonel yönetim bağlamlarında toplumsal cinsiyetin karmaşık doğasını anlamak için nitel veriye dayanan bir analiz sunmaktadır. Tezin orijinal verisi, Türkiye ve Pakistan gibi çeşitli kültürlerden uygunda örnekleme yöntemine göre seçilen yirmi hekimle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Derinlemesine görüşmelerin tematik analizi, cinsiyete dayalı zorluklar, avantajlar ve etkinlik konusunda farklı görüşlerin belirtildiğini göstermektedir. Analiz, cinsiyete dayalı farklılıklara karşı meritokrasi ile ilgili konuları ve kariyer gelişiminin yanı sıra kadınlara yönelik eşitlik girişimlerini de kapsayan organizasyon kültürü içindeki karar ve sorun çözme süreçlerindeki çeşitliliğe ilişkin stereotipleri göstermektedir. Tez, kalıplaşmış yargılar, çeşitliliğin takdir edilmesi ve şeffaf karar alma prosedürlerine vurgu yapmaktadır. Katılımcılar, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve tacizle mücadele politikalarının ve mentorluk ve liderlik geliştirme programlarının örgüt kültürü içindeki öneminin altını çizmektedirler. Bu çalışma, hastane yönetiminde toplumsal cinsiyet dinamikleri ve örgüt kültürünün karmaşık bir analizini orijinal nitel veriye dayanarak sunması sayesinde literatüre bir katkı niteliğindedir. Genel olarak, çalışma cinsiyet temelli sorunların karmaşıklığına ve dolayısıyla cinsiyet kapsayıcılığının savunulmasına, liderlik uygulamalarının iyileştirilmesine ve böylece sağlık hizmetlerinin etkinliğinin arttırılmasına yardımcı olma olasılığına vurgu yapmaktadır.