Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/7
Browse
Browsing Fakülteler by Language "tr"
Now showing 1 - 19 of 19
- Results Per Page
- Sort Options
Article Action Research About Development of Student's Artistic Form of Expression by Conceptual Art Activities(Ani Publishing, 2019) Basar, Cigdem Tanyel; Ince, MetinSince the 1960's, rapid changes and transformations in the field of art have been experienced in the light of the technological and social developments that have been experienced, and the expression forms and thought forms of today's art have differentiated. With this change in the art, there was a need for a new structuring and planning in the field of art education. The purpose of this research is to demonstrate how students' original expression patterns in artistic production have been improved through conceptual art practices. The research was designed with an action research model. Participants of the research consist of 12 undergraduate students who took Graphic Design lesson in Fine Arts Education Department of Anadolu University in the fall semester of 2012-2013 and the researcher conducting the course. Data were collected from class video records, semi-structured interviews, student diary, researcher diary, student objects/products and social media interactions. Data of the research were resolved through thematic analysis method. According to findings, it has been seen that the students have developed awareness of their surroundings by experiencing the research and inquiry process. The students have changed their conceptions of art and their distant attitudes to contemporary art and have tried to make meaning. From the research findings, students can be taught various artistic approaches such as art history, visual culture, digital art and contemporary art practices.Article Deleuze ve Türkiye Sineması: Bir izdüşüm Alma Denemesi(2018) Yılmazok, LeventFelsefe ile sinema arasında bağ kurmuş düşünürler arasında Gilles Deleuze ilk akla gelenlerdendir. Cinéma 1 ve Cinéma 2 kitaplarında geliştirdiği, filmleri temelde hareket- imge ve zaman-imge biçiminde kategorize ettiŞi düşünce sistematiŞi yeni, kendinden önceki sinema kuramsallaştırmalarından ayrı ve akademik çalışmalar açısından potansiyeli yüksek bir alandır. Bu bağlamda son yıllarda sinema içinden ve dışından çeşitli akademik çalışmalara esin vermiştir. Deleuze kavramlarını ve taksonomisini oluştururken esas olarak Avrupa ve Amerikan sinemasını temel almış, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı toplumsal travmayı sinemasal anlatımda kırılma noktası olarak tespit etmiştir. Zaman-imge kategorisine sokulabilecek yerli film sayısındaki artışın, Türkiye’nin kendine özgü post-travma koşullarında oluştuğu düşünüldüğünde, Deleuze’ün düşünce sistematiğini Türkiye sinemasına uygulamak verimli olmaya aday görünmektedir. Bu makalede öncelikle Deleuze’ün bir felsefeci olarak sinemayı nasıl gördüğü ve sinema-felsefe ilişkisi üzerine görüşleri ele alınmakta, bunu hareket-imge ve zaman-imge kavramlarının açımlanması izlemektedir. Son bölümde, Deleuze’ün özellikle zaman-imge kategorisi içinde geliştirdiği kavramların son dönem Türkiye sinemasına izdüşümleri Meleğin Düşüşü ve Bekleme Odası filmleri üzerinden irdelenmektedir.Conference Object Efficient Shared Path Protection Routing for Survivable Optical WDM Networks(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2019) Erkan, O.F.; Erkan, O.Sustainability of the service continuity provided in the optical wavelength division multiplexing (WDM) networks with dynamic traffic environment requires effective protection schemes in the connections. Various approaches have been introduced for path protection and wavelength assignment to ensure survivability in WDM networks. In this paper, we propose a two-step algorithm to designate dedicated-path and shared-path protection schemes. The heuristic-based algorithm utilizes a global labeling which considers service time and line protection information. Thus, the algorithm aims to increase resource utilization by improving the efficiency of shared path protection. The proposed algorithm is applied to USNET and EuropeNet networks and performance analysis in terms of blocking probability and resource utilization is carried out. © 2019 IEEE.Article Genç Yetişkinlerin Siyasal Kimliklerinin İki - Döngülü Kimlik Biçimlenmesi Modeli Bağlamında İncelenmesi1(2018) Özdemir, Petek Akman; Çelen, NerminBu araştırmada, genç yetişkinlerin siyasal alandaki ve genel düzeydeki kimlik biçimlenmesi, "İki-Döngülü Kimlik Biçimlenmesi Modeli" bağlamında incelenmiştir. Araştırma grubu, İstanbul'da yaşayan 25 ile 35 yaşları arasındaki 988 genç yetişkinden oluşmuştur. Genç yetişkinler siyasal alanda kimlik statülerine "Genişletilmiş Objektif Ego Kimlik Statüsü Ölçeği-2 (EOM-EIS-2)"nin "Siyasal Alan Alt Ölçeği" kullanılarak gruplanmışlardır. Genel düzeydeki kimlik biçimlenmesi "Kimlik Gelişiminin Boyutları Ölçeği (DIDS)" ile ölçümlenmiştir. Siyasal alanda askıya alınmış kimlik statüsünün en fazla katılımcıyı içeren kimlik statüsü grubu olduğu belirlenmiştir. Genç yetişkinlerin genel kimlik düzeyinde en fazla içsel yatırımda bulunma ve seçenekleri genişlemesine araştırma süreçlerini yaşadıkları görülmüştür. Siyasal alanda başarılı kimlik statüsünde olan katılımcıların diğer kimlik statüsü gruplarındaki katılımcılara kıyasla genel düzeyde daha fazla içsel yatırımda bulundukları belirlenmiştir. Diğer kimlik statüsü gruplarına kıyasla, ipotekli kimlik statüsü grubunun içsel yatırımları ile daha fazla özdeşleştiği ve dağınık kimlik statüsü grubunun seçeneklerini daha fazla saplantılı olarak araştırdığı bulunmuştur. Araştırmanın bulguları "Kimlik Statüsü Yaklaşımı", "İki-Döngülü Kimlik Biçimlenmesi Modeli" ve kimlik çalışmaları ile ilişkili olarak tartışılmıştırArticle Gençlik Döneminde Siyasal Toplumsallaşma: Toplumsal Katılım İle Kitle İletişim Araçları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2018) Özdemir, Petek AkmanAile, okul, arkadaşlar gibi çok sayıda etmen çocukların ve gençlerin siyasal toplumsallaşma sürecinde rol oynamaktadır. Kitle iletişim araçları gençlerin siyasal ve toplumsal değerlerinin, tutumlarının ve davranışlarının gelişimine etki etmektedir. Siyasal toplumsallaşmanın önemli bir bileşeni ya da sonucu siyasal ve toplumsal faaliyetlere katılımı kapsayan toplumsal katılımdır. Gazete ve televizyonun yanı sıra internetin gençlerin toplumsal katılımında önemli etkisi bulunmaktadır. Kullanılan kitle iletişim aracının türüne ve kullanım amacına bağlı olarak toplumsal katılım düzeyi farklılık gösterebilmektedir. 25-30 yaşları arasında 549 genç ile gerçekleştirilen çalışmada, haberleri takip etmekte kullanılan kitle iletişim aracının türüne ve sosyo-demografik değişkenlere göre toplumsal faaliyetlere katılım düzeyi incelenmiştir. Ayrıca toplumsal katılımın haberleri takip etmeyle ve toplumsal konular ile ilgili görüşleri ifade etme amacı ile sosyal medya kullanımıyla ilişkisi araştırılmıştır. Toplumsal katılım düzeyi “Toplumsal Katılım Ölçeği”, kitle iletişim araçlarının kullanımı “Kişisel Bilgi Formu” ile ölçümlenmiştir. Toplumsal katılım ile gazete okuma arasındaki ilişkinin, toplumsal katılım ile televizyon ve internet arasındaki ilişkiden daha güçlü olduğu belirlenmiştir. Haberleri takip etmenin ve sosyal medyada görüşlerin ifade edilmesinin toplumsal katılımı yordadığı bulunmuştur. Bulgular; iletişim kuramları ve toplumsal katılım araştırmaları ile ilişkili olarak tartışılmıştır.Article Girişimcilik Faaliyetlerinde Mentorluk Yönetiminin Yatırımın Gerçekleşmesi Üzerine Etkileri(2018) Acar, Pınar; Özenli, BeyhanBu araştırmada, girişimcilik faaliyetlerinde mentorluk yönetiminin, öncelikle Türkiye’de ve sonrasında dünyada genel olarak nasıl gerçekleştiği değerlendirilecektir. Mentorluk yönetiminin, yatırımın gerçekleşmesi üzerine etkileri nitel yöntemlerle analiz edilip, ilgili yatırım firmalarına ve melek yatırımcılara danışmanlık vermede çözümler sunulması hedeflenmektedir. Küreselleşmenin yaygınlaştığı günümüzde ihracata dayalı ekonomik kalkınma zorunlu hale gelmiştir. Burada özellikle ana itici güçler olan girişimcilere çok iş düşmektedir. Yenilikçi iş fikirlerinin yatırıma geçme sürecinde, hem tecrübe sahibi mentorlardan yeterli desteklerin alınıp hem de süreçleri daha verimli yürütebilmek adına bazı destek unsurların devreye girmesi gerekmektedir. Mentor ve melek yatırımcıların destekleri bu unsurlara örnek olarak verilebilir. Artan sayıda mentorluk desteği ile yenilikçi girişimciliğin ülkelerdeki ekonomik büyüme sorununa daha etkili çözümler sunması ile milli gelire önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırmamız epistemolojik bağlamda nitel araştırma yöntemlerinden derleme ve içerik analizi deseniyle desteklenmiştir. Türkiye’de faaliyet gösteren yeni nesil işletmelerin girişimcileri örneklemimizi oluşturmuştur. Analiz sürecinde Nvivo 7 programı kullanılmış olup, ikincil veri olarak söylem, demeç ve röportajlardan yararlanılmıştır.Article Güvenlik İklimi Algısının Demografik Faktörlere Göre Alan Kuramı Bağlamında İncelenmesi: İnşaat Sektöründe Bir Uygulama(2019) Kılıç, Samet; Acar, PınarGünümüz küresel çevresinde ve yerel bağlamda Türkiye’de, inşaat sektöründe çalışan işgörenlerin güvenlik ve sağlığıyla ilgili sorunların artması araştırmamızın sorunsalının temel odağını oluşturmuştur. İş sağlığı ve güvenliğinin örgüt içinde kurulan değerler sistemiyle yakından ilişkili olmasından dolayı, bir iş yerinde sadece kuralların yazılması ve uygulamaya konulması tek başına yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda tüm çalışanların ve yöneticilerin dahil olacağı bir güven ikliminin tesis edilmesi ve bu iklimin örgüt kültürü ile uyumlu hale getirilmesi oldukça önemlidir. Araştırmamızın temel varsayımı Kurt Lewin’in Alan Teorisi ile desteklenmiştir. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Konu kapsamında teorik çerçevenin çizilmesinin ardından 79 beyaz yakalı çalışan ile gerçekleştirilen uygulamada, katılımcıların güvenlik iklimi algılarının çeşitli demografik faktörlere (cinsiyet, eğitim vs) göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın verileri SPSS 20 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan ANOVA ve t-test analizleri sonucu ortaya çıkan bulgular, inşaat sektöründe görev yapan çalışanların güvenlik iklimi algılarının, çalıştıkları sektöre ve pozisyonlarına göre değişmekte olduğunu ortaya koymuştur.Article İşletmelerde Uzaktan Çalışanların Yönetilmesi: Lojistik Sektöründe Nitel Bir Alan Araştırması(2019) Acar, Pınar; Acar, Avni ZaferOrganizasyonların bir parçası olmakla birlikte onun fiziki sınırları dışında görev alan üyeleri örgütsel amaçlar çerçevesinde yönetmek yöneticilerin önemli problemlerinden birisidir. Bu çalışmanın odağını oluşturan söz konusu “dışardaki çalışanlar” üzerinde çalışma yapılması ihmal edilmiş ancak giderek büyüyen bir çalışan grubudur. Yapılan literatür araştırmasında mevcut az sayıdaki çalışmanın neredeyse tamamının IT sektöründe ve özellikle evden çalışanlar üzerine yapılmış araştırmalar olduğu görülmektedir. Oysaki lojistik sektöründe çalışan araç şoförleri neredeyse merkez ofisi hiç görmeden yıllarca firmaları adına çalışmaktadırlar. Öte yandan uzun yol şoförleri üzerine yapılmış çalışmaların ise genellikle risk faktörleri, iş stresi ve şoförlerin sağlıkları üzerine yapılmış araştırmalar olduğu görülmektedir. Dolayısıyla lojistiğin taşımacılık fonksiyonundaki bu çalışanların yönetim ve davranış araştırmalarının konusu yapılmamış olması önemli bir eksikliktir. Mevcut çalışma bu konudaki açıklığı gidermek amacını gütmektedir. Bu çalışma yönetsel sorunlardan birisi olan işletmenin fiziki çerçevesi dışındaki çalışanların yönetilmesi sorununa anti-pozitivist yaklaşımla çözüm getirmeye çalışan nitel bir araştırmadır. Bugüne kadar yapılan çalışmaların aksine analiz birimi olarak çalışanlar (şoförler) değil sektörde yer alan büyük ölçekli kara taşımacılığı firmalarının filo yöneticileri seçilmiştir. Yapılan serbest görüşmelerden elde edilen veriler Nvivo 12 programıyla içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular sonucu bağlılık, eğitim, mutluluk, tatmin ve iletişim kavramlarının kurum dışı çalışanların yönetilmesinde odaklanılan unsurlar olduğu ortaya çıkmıştır.Article Marx’ın Üretken ve Üretken Olmayan Emek Ayrımının Beyaz Yakalı Emeğin Kategorileştirilmesinde Önemi(2019) Önal, Nevzat EvrimKapitalist üretim biçimi dahilinde, sermayenin yeninde üretim döngüsü içerisinde rol üstlenen emeğin analizi, bu analiz zorunlu olarak politik sonuçlara da sahip olacağı için daima sorunlu bir mesele olagelmiştir. Neoliberalizmle birlikte toplam sermaye birikimi içerisinde ticari ve finansal sermayenin; buna paralel olarak işçi sınıfı içerisinde de beyaz yakalı kesimin ağırlığının artması, bir kez daha tartışmayı alevlendirmiş; kafa ve kol emeği ayrımı sermaye birikim sürecinde zorunlu bir işbölümüne işaret etmekten ziyade işçi sınıfı içerisinde müstakil bölmeler tanımlamak, hatta beyaz yakalı bölmeyi işçi sınıfının dışına çıkartmak için kullanılır olmuştur. Öte yandan, ortada incelenmesi ve teorize edilmesi gereken bir fenomen olduğu açıktır. Bu çalışma, beyaz yakalı işlerde istihdam edilen emek gücünün halen sağlıklı biçimde kategorize edilememiş olduğu değerlendirmesinden yola çıkarak, klasik politik iktisat ekolü tarafından ortaya atılan ve en gelişkin haline Marx’ın bu ekole yönelik eleştirisinde ulaşan “üretken emek” ve “üretken olmayan emek” kavramsallaştırmasının bu sorunsal açısından kafa ve kol emeği ayrımından çok daha sağlıklı bir araç olduğunu savunmaktadır ve bu yönde bir uygulama denemesidir.Article Okul Öncesi Dönemde Dijital Yolla Sanat Eğitimini Destekleyen Örnek Bir Çalışma(2017) Olgun, Merva KelekçiOkul öncesinde verilen sanat eğitiminin asıl amacı bireyin yaratıcılığını ön plana çıkarmasıdır. Sanat eğitimi, bireylerin daha güçlü bir anlatıma sahip olabilmesi için bir iletişim kurma aracı olarak görülür. Bireyin duygu ve düşüncelerini somut kavramlardan yararlanarak aktarması becerilerinin geliştiğini göstermektedir. Sanat eğitimi okul öncesi dönemde olan bireylerde geleneksel yöntemin yanında uygulamalı etkinliklerle şekillenmeye başlamıştırArticle Okul Öncesi Dönemde Sanat Eğitiminin Farklı Teknikler Kullanılarak Öğretilmesi(2016) Kelekçi, Merva Olgun; Kahraman, Mehmet EminBu çalışmada okul öncesi dönemde teknolojiden yararlanarak, sanatı çocuklara sevdirmek ve sanatın zihinlerinde belli bir yer edinmesini sağlamak hedeflenmiştir. Çünkü çocuk, görsel uyaranlara karşı duyarlıdır. Sanat eğitimi hem akıl hem de duygu eksenlidir. Böylece öğrenme esnasında uyaranlar birden fazla duyu organını içeriyorsa, öğrenme daha etkili olmaktadır. Sanat eğitimi alan bireylerin yaşam biçimleri, hayata ve olaylara bakış açısı diğer bireylerden farklı olarak gelişim göstermektedir. Okul öncesi dönemdeki bireylerin, sanat eğitimi alarak öğrenme biçimleri, dış dünyada değişen ve gelişen teknolojiyle birlikte hem sanatsal hem de bilimsel olarak bireyin olumlu yönde gelişimini sağlar. Bu çalışma kapsamında, bireylere sanat eserlerini bir aplikasyon kullanarak oyun yolu ile öğretmek amaçlanmıştır. Böylece, önemli ressamların eserlerini öğrenmeleri sağlanmış olup, bu dönemde verilen sanat eğitiminin kazanımları incelenmiştir. Sonuç olarak; bireylerin farklı materyalleri kullanarak, dünyaya farklı bir bakış açısından görmelerini, algılamalarını ve yaratıcılıklarının ön plana çıkarılması açısından kendine güvenen bireyler olarak yetişmeleri sağlanacaktır. Böylece okul eğitimi ile ilk kez karşılaşan bireylerin, sanatçıların eserlerini severek onları tanıdığı bir ortam oluşturulmuş olacak ve bu eserleri bir oyun tekniği ile öğrenmeleri sağlanacaktır.Article Olgucu (Pozitivist) Bilim Anlayışı Ve İletişim Fakülteleri Dergilerinin İçkin Eleştirisi(2018) Güz, Nüket; Er, SeherBu çalışma İletişim Fakültelerinde yayımlanan dergilerdeki bilimsel yayın ilkeleri ile bilimsel yöntem arasındaki ilişki ve uygulamadaki karşılığını ortaya koymayı amaçlar. Bu ilişkiyi ortaya koyarken içkin eleştiri yöntemini kullanır. Bu çalışma bir makalenin farklı üniversitelere gönderilirken değişik ilkeler sunmalarının yöntembilime katkıları açısından farklı bir okuma sunacaktır. Bilimsel yayın ilkelerinin bilimsel yöntem bağlamında birbirinden ayrı açılımlar sunacağı varsayımından yola çıkarak, özet, giriş, metnin temel bölümleri ve sonuç tartışma bölümlerine ilişkin bir okuma (metinlerarası) üzerine odaklanır. Bilimsel yayın ilkeleri ile yöntembilim ilişkisinin sorgulandığı bu çalışmada bilimsel çalışmanın olgucu/pozitivist bilim anlayışında örgütlenme biçiminin nasıl öngörüldüğü üzerinde durulur. Özellikle devlet ve vakıf üniversiteleri nasıl ilkeler sunmaktadır? Sorusuna yanıt aranır. Bu bağlamda üniversitelerin öngördükleri ilkeler tartışma ortamında öne sürülen önermeler dergilerde yayımlanan makalelerdeki karşılığı ile bilimsel yöntem ilkeleriyle karşılaştırılarak sınanır. Bu sınamanın sonucunda dergilerin yayın ilkeleriyle bilimsel araştırmanın temel formatı arasında var olan ilişki ve uygulamadaki karşıt ilişkiler anlaşılır. Bunun da ötesinde bilimsel araştırmanın temel formatı içinde karşıtlık içeren dergi makalelerinin içeriklerinin farklılık kavramıyla olumsuz değer yüklenebileceği ortaya çıkar.Article Özelleştirmenin Tarımsal Destekler Ve Küçük Ölçekli Çiftçilik Üzerine Etkileri: Türkiye Deneyimi (1998-2012)(2016) Önal, Nevzat EvrimTürkiye'nin tarım sektörü cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kapitalist ekonominin gelişme doğrultusuna uygun, evrimsel bir dönüşüm geçirmiş ve bu dönüşüm çerçevesinde büyük toprak sahipleri ile küçük üreticilerin bir arada var olduğu bir yapı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın son yıllarına dek bu yapının, onu bir arada tutan en önemli unsuru, devletin tarım sektörüne verdiği sübvansiyonlardı. Bu sübvansiyonlar, küçük üreticiler üzerinde piyasanın olumsuz etkilerini ve öngörülemezliğini bir ölçüde azaltmakta ve üretimi teşvik eder nitelikteydi. Ne var ki, 1990'ların ortasından itibaren finansal açıdan önce istikrarsız, ardından da sürdürülemez hale gelen kamu kesimi ekonomisinde, tarımsal destekler ortadan kaldırılması gereken bir harcama kalemi olarak öne çıktı. 1999'da IMF danışmanlığında başlatılan yapısal uyum programı, 2001 krizinin ardından Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı olarak sürdürüldü ve bu süreçte devletin tarımsal destek sistemi büyük ölçüde tasfiye edildi. Bu tasfiyede, tarımsal desteklerin sağlanmasında kullanılan kurumların özelleştirilmesi önemli bir yöntem olarak öne çıktı. Bu çalışma, yaşanan tasfiyenin tarım sektöründeki sonuçları ve tarımsal istihdama etkilerini incelemektedir.Article A Post-Occupancy Evaluation Model Based on Spatio-Temporal Mapping Method for University Outdoor Spaces(Yildiz Technical University, Fac Architecture, 2020) Gocer, Ozqur; Gocer, Kenan; Basol, Altug Melik; Kirac, Mustafa Furkan; Ozbil Torun, Ayse; Bakovic, Mujesira; Ozcan, BarisNot only do university campuses consist of a variety of social and educational buildings, they also create an integrated system with their outdoor spaces and furniture, recreation and landscape areas. Outdoors have the potential to create social interaction, rest and relaxation, recreation, exchange of ideas and a strong sense of ownership and belonging. Creating a common identity for social life by enabling people to communicate and socialize with each other is the most important function of outdoor spaces. However, although the rationality of external spaces is designed, it is possible to use other than what is expected in practice. The relationship between the external spaces and the building groups, the adequacy, the duration of use, the accessibility and the interaction of the physical environment should be examined with a holistic approach to understand the difference between expectations and reality. In order to identify user needs in outdoor spaces as a way to assess if human use and design intentions are in fact successful, post occupancy evaluation (POE) is recommended as the most significant advanced method. Unfortunately, although studies on the evaluation of indoor spaces have been increasing day by day, there is no comprehensive study of POE that can be applied to the outdoor spaces, especially in university campuses. In this study, a POE method which discusses the variables that affect the use of outdoor space and the interaction between these variables is introduced. The proposed method was applied in a suburban university campus and the results were evaluated in terms of outdoor use.Article Son Dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve “Çingeneler”: Vergi, Askerlik ve Adlandırma Meseleleri(2018) Yılgür, Egemen19. yüzyıl modernleşme hareketlerinin Osmanlı İmparatorluğu tarafından “Kıbtî” ya da “Çingene” olarak adlandırılan peripatetik ve geç-peripatetik gruplar için son derece önemli sonuçları olmuştur. Vergi / askerlik politikaları ve adlandırma bağlamında ortaya çıkan değişimler sadece biçimsel yenilikler olmanın ötesinde tek tek peripatetik gruplara mensup bireylerin yaşam güzergahlarını etkileyen kritik sonuçlara yol açmıştır. Bu kapsamda 1873 yılında Müslüman “Kıbtîlerden” asker alınmaya başlanması ve özel “Kıbtî” vergisi tahsiline son verilmesi, 1881 nüfus sayımında “Kıbtî-i Müslim” tabirinin Müslümanların birliğini sağlamak gerekçesiyle kayıtlarda kullanılmaması ve 1905 sayımında bu kez “muhâfaza-i kavmiyyet” kaygısıyla yeniden sayım ve kayıt terminolojisine dahil edilmesi bu dönemin kritik olayları arasında yer almaktadır. Bu çalışmada devlet ve “Çingeneler” arasındaki ilişkiler, söz konusu olaylar bağlamında ve büyük bölümü ilk kez tartışma konusu yapılan arşiv belgelerine dayanılarak tarihselleştirilmektedir.Article Tarım ve Köylülük "Sorun"larına Dair Bir Tartışma Çerçevesi(2017) Önal, Nevzat EvrimKapitalist üretim biçiminin ortaya çıkışından bu yana gelişiminin tüm aşamalarında, tarım ve köylülük farklı düşünce ekolleri tarafından kendi düşünsel pozisyonlarına göre sorunsallaştırılmış ve tartışılagelmiştir. Bu tartışmaların tamamı, tartışmayı yürüten ekollerin temsil ettiği sınıfsal çıkarların izlerini taşır. Öte yandan tarım ve köylülük "sorun"larının farklı coğrafyalarda sergilediği gelişme süreçleri arasındaki büyük nitel farklılıklar, her birini kendi içerisinden ele alarak ortak bir çerçeveye varmayı kuramsal olarak imkânsız kılmasa da, tarih dışı bir çabaya dönüştürmektedir. Ne var ki, bilhassa son yirmi yıl zarfında, gıda başlığının da eklenmesiyle beraber tartışma yeniden alevlenmiş ve daha da karmaşıklaşmıştır. Bu çalışmanın odağında, Türkiye'de de hararetle yürütülmekte olan bu tartışmanın, sadeleştirilmesi gereken kuramsal zemini bulunmaktadır. Bu doğrultuda, tarihsel materyalist düşüncenin tarım ve köylülüğün sorunsallaştırılmasına yönelik yaklaşımı güncel bağlamda yeniden üretilecek ve bir tartışma çerçevesi sunulacaktır.Article Tarımsal Ürün Fiyat Artışlarının Türkiye Tarımının Yapısal Sorunlarına Dair Gösterdikleri(2019) Önal, Nevzat EvrimTürkiye’de işlenmemiş tarımsal ürünlerin perakende fiyatları Kasım 2018 itibariyle genel olarak zaten yüksek seyretmekte olan enflasyonun çok ötesinde bir artış sürecine girdi. Yaş sebze ve meyvede dört ay zarfında yüzde 50’yi aşan nominal fiyat artışı doğal olarak hararetli tartışmaları da tetikledi ve meseleye çok sayıda açıklama getirildi. Bu açıklamalar içerisinde en yaygını Türkiye tarımının girdi açısından dışa bağımlılığı ve döviz kurunda 2018 ortasında yaşanan şokun fiyatlara yansımış olmasıydı. Bu açıklama, belli bir düzeyde doğru olsa da; bu makalenin yazarı döviz kuru ile işlenmemiş tarımsal ürünlerin perakende fiyatları arasında kurulan ilişkinin Türkiye’nin tarımsal ürün ihracatı dikkate alınmadığı müddetçe eksikli olacağını düşünmektedir. Fiyatların kura verdiği şiddetli tepki, Türkiye tarımının son yirmi yılını kapsayan yapısal sorunlarının bir bakiyesi niteliğindedir ve doğru yöntem, olanların bu tarihsel perspektiften değerlendirilmesidir. Dolayısıyla bu makalede, son verilerin işaret ettiği eğilimler tarihsel analize tabi tutulacak ve eldeki soruna kısa vadeli ve geçici değil; uzun vadeli ve (en azından daha) kalıcı, bütünlüklü bir çözüm önerilecektir.Article Ulusal Sinema: Ulus, Kültür, Kimlik Ve Karakter Üzerinden Bir İnceleme(2018) Yılmazok, LeventUlus kavramının tek bir bilimsel tarifini vermek kolay değildir. Farklı disiplinlerden ve toplumlardan düşünürler zaman içinde kavramın bir veya birkaç niteliğini öne çıkararak birbirini bütünleyen bir literatürün oluşumuna katkıda bulunmuşlardır. Konu tartışılmaya ve farklı ulusal deneyimlerle zenginleşmeye devam etmektedir. Ulus gibi ona içkin ulusal kültür, ulusal kimlik ve ulusal karakter de tartışmalı ve değişken kavramlardır. Bugün geldiğimiz noktada, bilim insanlarınca genel kabul gören yaklaşım, ulusun ve onunla ilintili kavramların hiç bitmeyen modern birer inşa olduklarıdır. Sinema da sanatların toplumla en bütünleşmişi olarak bir yandan bu inşaya katkıda bulunurken öte yandan ulusla ilintili kavramların sorgulanabilmesi için olanaklar sunmaktadır. Bu çalışmada, ulusal sinema kavramının ulus, ulusal kültür, ulusal kimlik ve ulusal karakter kavramları ile çok boyutlu ilişkisi ve birbirlerine olan etkileri incelenmektedir. Ulus sözcüğünün tarihsel kökeni ve gelişimiyle başlayan metin, kavramın çeşitli modern tarifleriyle sürmekte, ardından sinemanın ulus inşasına katkıları ve ulusal sinema kavramına farklı yaklaşımlardan söz edilmekte, bunları kültür ve ulusal kültür kavramlarının çeşitli açıklamaları ve sinemayla ilişkisi izlemektedir. Daha sonra kimlik kavramının bireysel ve ulusal boyutları, ulusal kimliğin ulusla ilişkisi açımlanmakta, sinemanın ulusal kimlik inşasına hizmet etmenin yanında onun sorgulanmasında da önemli bir işleve sahip olduğu vurgulanmaktadır. Son olarak ulusal karakter tanımı ve ulusal karakterin sinemadaki karşılığı ele alınmaktadır.Article Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Medya Bağımlılığı(2019) Özdemir, ZaferÖzellikle gençler arasında yaygın olarak kullanılan sosyal medya ve sosyal medya bağımlılığı kavramı son yılların popüler konularından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırma kapsamında da üniversite öğrencilerinde sosyal medya bağımlılığı ele alınmıştır. Bu kapsamda bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, kullanılan uygulamalar, öğrenim gördükleri okul, sosyal medya kullanım araçları, yaşadığı kişiler, sosyal ağları kullanım süresi gibi değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmanın katılımcılarını Sakarya Üniversitesi ve Beykoz Üniversitesinde öğrenim gören 242 öğrenci oluşturmaktadır. Bu amaçla katılımcılara sosyal medya bağımlılığı ölçeği ve kişisel bilgi formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 istatistik programında analize tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarından elde edilen bulgulara göre üniversite öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin meşguliyet alt boyutunda orta bağımlı; duygu düzenleme alt boyutunda orta bağımlı, tekrarlama alt boyutunda az bağımlı; çatışma alt boyutunda az bağımlı son olarak da sosyal medya toplam puanında az bağımlı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal medya bağımlılıklarının cinsiyete göre karşılaştırılmasında; meşguliyet, duygu durumu düzenleme çatışma alt boyutlar ve sosyal medya toplam puanlarında cinsiyete göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Erkek katılımcıların puan ortalamalarının yüksek olduğu görülmektedir. Öte yandan tekrarlama alt boyutunda ise cinsiyete göre anlamlı farklılık elde edilmemiştir. Araştırmanın bir diğer bulgusuna göre de öğrencilerin sosyal medya kullanma süresi ile meşguliyet arasında pozitif yönde orta düzeyde; duygu durum düzenleme, çatışma ve sosyal medya bağımlılıkları toplam puanları ile sosyal medya kullanma süresi arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edildiği yönündedir.

