Enstitüler
Permanent URI for this communityhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/6
Browse
Browsing Enstitüler by Title
Now showing 1 - 20 of 179
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 18-40 Yaş Arası Yetişkinlerde Egzersiz İle Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2025) Karadeniz, Serkan Berk; Beyazyürek, MansurBu araştırma, 18-40 yaş arası yetişkinlerde madde kötüye kullanım eğilimlerini belirlemeyi ve egzersiz ile arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma 18-40 yaş arası 111 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Örneklem seçilmeksizin, çalışmaya katılmaya gönüllü bütün katılımcılar çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler, 36 soruluk çevrimiçi bir anketin Google forms üzerinden paylaşılması ile Mayıs-Haziran 2025'te toplanmıştır. Sosyodemografik veriler Sosyodemografik veri formuyla, egzersiz alışkanlıkları Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu kullanılarak, madde kullanım eğilimleri ise Bağımlılık Profil indeksi Kısa Formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Toplanan veri SPSS versiyon 27 kullanılarak analiz edilmiştir. Madde kullanım eğilimi ve fiziksel egzersiz alışkanlıklarında yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim seviyesi ve gelir düzeyi gibi kategoriler bakımından anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, örneklemin tamamında madde kullanım eğilimi ile egzersiz alışkanlıkları arasında anlamlı bir korelasyon ilişkisi saptanmamıştır.Master Thesis 3PL Yeşil Lojistik Uygulamalarının Hizmet Sektörüne Etkisini Ölçmeye Yönelik Nitel Bir Çalışma: İstanbul İli Uygulaması(2022) Hekim, Fulya; Aydınocak, Ezgi UzelLojistik, modern pazarlama içerisinde kendine yer tutmuş olduğu gibi tüm sektörlerde çevresel alanda da önemli yer tutmakta olup önemi günden güne artış göstermektedir. Çevreyi korumak, enerji tüketimini en aza indirebilmek, malzemelerin yeniden üretimi sayesinde tekrar doğaya kazandırılabilmesi gibi başlıca nedenler lojistik sektörünün önemli bölümlerinden biri olan ' Yeşil Lojistik' kavramını ortaya çıkarmıştır. Rekabetin yüksek derecede olduğu lojistik sektöründe, işletmeler avantaj elde edebilmek için yeşil lojistik ve uygulamalarını benimsemiş, lojistik faaliyetlerini '3PL' şeklinde isimlendirilen üçüncü parti lojistik firmalarından da karşılamışlardır. Burada amaç, maliyeti azaltmak, sermayeyi etkin kullanmak, çevreye verilecek zararları engellemek ve pazarda tutunabilmektir. Bu araştırmada, İstanbul ilindeki 3PL Yeşil Lojistik uygulamalarının hizmet sektöründeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Çevre, Yeşil Lojistik, Üçüncü Parti Lojistik (3PL), Rekabet ve PazarMaster Thesis 6 Şubat Depremi Sonrası Sürdürülen Psikososyal Çalışmalara Destek Veren Meslek Grupları Üzerinde Deneyimin ve Müdahale Süresinin Eşduyum Yorgunluğuna Etkisi(2025) Demir, İrem; Erden, Hatice GülsenBu araştırmanın amacı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrasında psikososyal destek çalışmalarına katılan meslek gruplarında mesleki deneyim süresi ve müdahale süresi ile eşduyum yorgunluğu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemi, afet sonrası psikososyal destek hizmetlerinde görev alan ve kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 155 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, Sosyo-Demografik Bilgi Formu, İkincil Travmatik Stres Ölçeği (İTSÖ) ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde nonparametrik testler, sperman korelasyon analizleri, basit doğrusal regresyon analizleri ve bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. KSE sonuçlarına göre, katılımcıların anksiyete, olumsuz benlik algısı, somatizasyon ve hostilite düzeyleri düşük, depresyon düzeyi ise orta düzeyde saptanmış olup genel psikolojik belirti düzeyi orta düzeyde gözlenmiştir. İTSÖ sonuçları, Kaçınma ve Uyarılma düzeylerinin düşük, Duygusal İhlal düzeyinin ise orta düzeyde olduğunu; genel ikincil travmatik stres düzeyinin ise düşük-orta düzeyde seyrettiğini göstermektedir. Analizler sonucunda, olumsuz benlik algısı ile mesleki deneyim süresi arasında çok zayıf bir ilişki saptanmıştır. Bununla birlikte, ikincil travmatik stresin alt boyutları olan duygusal ihlal ve uyarılma açısından meslek grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Özellikle memurların, duygusal etkilenme ve uyarılma tepkileri açısından psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarına kıyasla daha yüksek düzeyde belirti bildirdikleri görülmüştür. Elde edilen bulgular, afet sonrası psikososyal destek uygulamalarında eşduyum yorgunluğunu ve psikolojik belirti düzeylerini etkileyen başka değişkenlerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.Master Thesis 6 Şubat Depremini Deneyimleyerek Tssb Belirtileri Yaşayan Genç Yetişkinlerde Görülen Antisosyal Davranışlarda Sosyal Desteğin Rolünün İncelenmesi(2025) Engin, Özge; Erden, Hatice GülsenAraştırma, 6 Şubat 2023 depremine maruz kalan 18-24 yaş arası genç yetişkinlerde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri ile antisosyal davranışlar arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve bu ilişkide algılanan sosyal destek ile çocukluk çağı travmalarının düzenleyici/aracı rolünü incelemektedir. Araştırmaya, 6 Şubat depreminin gerçekleştiği zamanda, depremden etkilenen 11 ilden birinde bulunan ve depremi doğrudan hisseden toplam 267 genç yetişkin katılmıştır. Veri toplama sürecinde; Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği, DSM - 5 için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Antisosyal Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, TSSB belirtileri ile antisosyal davranışlar arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Çocukluk çağı travmalarının bu ilişkide kısmi aracı ve düzenleyici rol üstlendiği; sosyal desteğin ise belirli TSSB alt boyutları (özellikle duygu ve düşüncelerde olumsuz değişimler ve artmış uyarılma) ile antisosyal davranışlar arasındaki ilişkide anlamlı bir tampon etkisi oluşturduğu bulunmuştur. Ayrıca, deprem maruziyeti ile ilgili değişkenler TSSB belirtileri ve antisosyal davranış düzeylerini anlamlı biçimde etkilemiştir. Bulgular, travmaya maruz kalan kişilerde çocukluk çağı travmalarının ve sosyal desteğin, psikolojik iyilik hali üzerinde rol oynadığını göstermektedir. Bu sonuçlar, afet sonrası ruh sağlığı müdahalelerinde risk gruplarının belirlenmesine ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik önemli katkılar sunmaktadır.Master Thesis 6 Şubat Depremlerine Maruz Kalan Bireylerde Anbean Farkındalık ve Tssb Semptom Şiddeti Arasındaki İlişkide Deneyimsel Kaçınmanın ve Dikkat Kontrolünün Etkisi(2025) Kaymaz, Simay; Altınok, AhmetSon zamanlarda popülerleşen, meditasyonlarla pratik edildiği gibi çeşitli psikoterapi uygulamalarında da yerini alan anbean farkındalık kavramı, çeşitli olumsuz psikolojik etkilere karşı koruyucu işlev edindiği değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, 6 Şubat depremlerine maruz kalan bireylerde, kişilik özelliği olan anbean farkındalık düzeyi ve TSSB semptom şiddeti arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, bu ilişkide deneyimsel kaçınmanın aracı rolü, dikkat kontrolünün düzenleyici rolü incelenmiştir. Çalışma, yaşları 18 ile 65 yaş arasında değişen, 6 Şubat 2023 öncesinde depremin yaşandığı illerde ikamet eden 390 gönüllü katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler Post-travmatik Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PCL-5), Beş Faktörlü Bilgece Farkındalık Ölçeği-Kısa Formu (BFBFÖ-K), Dikkat Kontrolü Ölçeği (DKÖ), Kabul ve Eylem Formu 2 (KEF-2) ve Demografik Form ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesinde, Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ek olarak düzenleyici etkiler değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasında, iki yönlü güçlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasındaki ilişkide deneyimsel kaçınmanın aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı ilişkide dikkat kontrolünün düzenleyici etkisi olmadığı gözlemlenirken, dikkat kontrolünün dikkati odaklama alt boyutunun ilişkiyi anlamlı ölçüde düzenlediği gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasında güçlü negatif ilişki olduğunu ve bu ilişkinin dikkat kontrolünün dikkati odaklama boyutu tarafından anlamlı şekilde düzenlediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anbean farkındalık, TSSB semptom şiddeti, deneyimsel kaçınma, dikkat kontrolüMaster Thesis Afet Sonrası İkincil Travmatik Belirtiler Gösteren Yardım Çalışanlarının Sosyal Medya Kullanımları İle Anksiyete Düzeyleri Arasındaki İlişki(2024) Demirezen, Burcu Kahraman; Erden, Hatice GülsenÇalışmanın amacı afet sonrası ikincil travmatik belirtiler gösteren yardım çalışanlarının sosyal medya kullanımları ile anksiyete düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını incelemektir. Araştırma örneklemini 138 kadın ve 142 erkek olmak üzere toplam 280 kişi katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, Demografik Bilgi Formu, ''İkincil Travmatik Stres Ölçeği (İTSÖ)'' ve ''Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği (DASS42)'' kullanılarak afet bölgesine gitmiş yardım çalışanlarına uygulanmıştır. Çalışma kapsamında Bağımsız Örneklem t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson korelasyon, çoklu doğrusal regresyon ve Ki-Kare analizleri ile değişkenlere ait bulgular ele alınmıştır. Analizler sonrasında afet sonrası yardım çalışanlarında ikincil travmatik stres, depresyon, anksiyete ve stres belirtileri saptanmış, kadın çalışanların söz edilen belirtileri daha yüksek deneyimledikleri bulunmuştur. Aynı zamanda, deprem bölgesinde çalışılan sürenin artmasıyla birlikte afet sonrası yardım çalışanlarının deneyimlediği ikincil travmatik stres, anksiyete, depresyon ve stres düzeylerinin de arttığı saptanmıştır. Sosyal medyada 4 saatten fazla zaman geçiren yardım çalışanlarının ikincil travmatik stres, depresyon, anksiyete ve stres puanlarının sosyal medyayı daha az kullanan gruplara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Alanyazında afet sonrası yardım çalışanlarındaki ikincil travmatik stres, sosyal medya kullanımı ve anksiyete değişkenlerini birlikte inceleyen araştırmalar sınırlıdır. Söz edilen değişkenlerin birlikte incelendiği bu tez çalışmasının ilişkili etmenlerin belirlenmesi, yardım çalışanlarındaki belirtileri önleme ve müdahale çalışmaları konusunda alanyazına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.Master Thesis AI (YZ) Teknikleri Kullanılarak Küresel Yazılım Geliştirmede Kültürlerarası Sorunların Öngörülebilir Analizi(2024) Iqbal, Zohaib; Ergenecoşar, Gizem TemelcanBu tezin amacı, GSD ortamında kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunları azaltmak için kullanılabilecek tahmini modellemenin nasıl kullanılabileceğini belirlemektir. Küresel kullanım için yazılım geliştirilirken, giderek daha fazla ekip farklı kültürel geçmişlere sahip üyelerden oluşmaktadır. Bu tür farklılıklar iletişim problemlerine neden olmakta, işe yönelik çelişkili yaklaşımlar sergilemekte ve daha zayıf projelere yol açan kafa karışıklığı yaratmaktadır. Bu çalışma, yukarıda bahsedildiği gibi önemli sorunların proje çıktılarını tehlikeye atmaması için kültürlerarası etkilerin erken tespitinde yararlı olan risk faktörlerine ulaşmaktadır. Doğrusal Regresyon, Ridge Regresyonu, Lasso Regresyonu, SVR ve XGboost algoritmaları kullanılarak testler yapılmıştır. Her modelin karşılaştırılması için Ortalama Karesel Hata (MSE), Kök Ortalama Karesel Hata (RMSE), Ortalama Mutlak Hata (MAE) ve R-kare içeren bir dizi kriter incelenmiştir. Kullanılan algoritmalar arasında Doğrusal Regresyon ile modelin yüksek doğrulukla tahmin edilebileceğini gösteren en yüksek R-kare değeri elde edilmiştir. Diğer modeller için Ridge Regresyon ve XGBoost tarafından orta düzeyde doğruluk ortaya konmuş, ancak bunların ayarlanması sonuçları çok az iyileştirmiştir. Ayrıca, yapılan analizler sonucunda Linear Regresyonun en doğru model olduğunu gösterilebilmektedir. Bu çalışma, yazılım geliştirme ekiplerinde ele alınan kültürlerarası endişeleri destekleyebilecek insan merkezli yaklaşımlara, mevcut AI-tabanlı yöntemlerin entegrasyonu için önemli çıkarımlar sunmaktadır. Çıkar çatışmaları öngörüldüğünde, ekip çalışması verimliliğini ve dolayısıyla bir projenin başarısını en üst düzeye çıkarmak için daha iyi anlayış ve iş birliği çözümlerinin kullanılması gerektiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Kültürlerarası Zorluklar, Küresel Yazılım Geliştirme, Tahminleme Analizi, Makine Öğrenmesi, AI-Odaklı Çözümler.Master Thesis Akıllı Şebeke Fazör Ölçüm Ünitelerinde Sahte Veri Enjeksiyonu Siber Saldırılarının Tespiti için Derin Öğrenme ve Makine Öğrenmesi Yöntemleri(2024) Goun, Khalid; Erkan, Özlem FeyzaAkıllı şebekeler, normal güç sistemlerine kıyasla çeşitli avantajlar sunar. Ancak özellikle veri bütünlüğü ve güvenliği açısından önemli siber güvenlik zorlukları da sunarlar. Fazör Ölçüm Birimleri (PMU), senkronize, yüksek çözünürlüklü ölçümler aracılığıyla şebekenin gerçek zamanlı izlenmesini ve yönetimini sağlayarak bu zorlukların ele alınmasında önemli bir rol oynar ve böylece güvenilirliğini artırır. Fakat bilgisayar korsanları hayati öneme sahip Fazör Ölçüm Birim bilgilerini manipüle ederek bazı avantajlar elde edebilirler. PMU'lara yanlış veri girişi yapılmasına dayanan yanlış veri enjeksiyon saldırıları, tüm güç şebekesinin verimliliğini ve güvenilirliğini tehlikeye atabileceğinden ciddi bir tehdit oluşturur. Bu nedenle, akıllı şebekelerdeki güvenli operasyonlar etkili yanlış veri tespiti ve azaltmaya bağlıdır. Bu tez çalışmasında, akıllı şebekelerdeki yanlış veri saldırılarını tanımak için hem makine öğrenimi hem de derin öğrenme yöntemleriyle desteklenen kapsamlı bir çözüm geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu çözüm, güç sistemi saldırısı etiketli veriler kullanılarak geliştirilen denetimli makine öğrenimi modellerinin kullanılmasını içerir. Rastgele Ormanlar ve Ekstra Ağaçlar gibi ağaç tabanlı teknikler öncelikle PMU verilerini doğal veya riskli olay olarak ikili bir sınıflandırma kullanılır. Daha sonra olaysız, doğal olay veya aktif saldırıyı belirlemek için çok sınıflı sınıflandırma yapılır. Bunun yanı sıra, özellikle zaman serisi verileri için tasarlanmış ve ince zamansal kalıpları etkili bir şekilde tespit edip yakalayabilen Evrişimsel Sinir Ağları (CNN), Uzun Kısa Süreli Bellek Ağları (LSTM) ve CNN-LSTM hibritleri gibi derin öğrenme mimarilerini incelenmiştir. Bu araştırmanın birincil amacı, gerçek PMU verileri üzerinde en son makine ve derin öğrenme tekniklerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmek, saldırı tespit doğruluğunda önemli bir iyileştirmeye yol açmak ve nihayetinde kritik enerji tedarik altyapısının güvenliğini ve dayanıklılığını korumaktır.Master Thesis AKP, CHP, MHP ve HDP Siyasi Parti Liderlerinin 2015 Yılı İstanbul Mitingi Konuşmalarında Söylem Dilinin İncelenmesi(2023) Aslan, Derya; Meral, Pınar SedenToplumsal yaşam içerisinde öyle sözcükler vardır ki, kullanımlarının sebebi ve sözcüklerin anlamı kullanıldığı ortama göre anlam kazanmaktadır. Siyaset kavramı işte bu sözcüklerden birisidir. Toplumun doğal yaşantısının bir parçası haline gelmiş olan siyaset, günlük rutin işlemlerin, rutin döngülerin içerisine karışarak doğal bir yaşam pratiği haline gelmiştir. Toplumlar, siyasi liderlerin söylemlerinden, parti kimliğinden, parti liderinin özelliklerinden etkilenmektedir. Seçmenlerin parti liderlerine karşı düşünceleri, o partiye oy vermede etkilidir. Siyasi söylemlerin toplumları etkilemesinden hareketle, 2015 yılında yapılan genel seçimlerde ana parti ve üç muhalefet partisinin seçime yakın zamanda yaptıkları mitingler dikkate alınarak, AKP, CHP, MHP ve HDP'nin İstanbul'da düzenledikleri birer mitingi ele alınmıştır. Partilerin mitinglerinin İstanbul olarak belirlenmesindeki ana sebep, İstanbul'un kozmopolit yapısıyla halkın büyük çoğunluğunu temsil edebileceğidir. Söylem analizine tabi tutulan miting bulgularına göre, iktidar partisi ve muhalefet partileri arasında benzerlik ve farklılıklar olduğu görülmüştür. AKP ve MHP liderlerinin söylem dili olarak, kullanılan kelimeler ve kronolojik anlatımın birbirine benzediği görülmüştür. HDP, siyasi söylemlerini, haklar, demokrasi ve toplumdaki ayrıştırma üzerine kurarken CHP'nin söylemlerinde ekonomi, yolsuzluk ve yoksulluk ön plana çıkmaktadır.Master Thesis Alkol ve Madde Bağımlılığı, Travma Geçmişi ve Dürtüsellik İlişkilerinin İncelenmesi(2024) Köstekçi, Ayşe Betül; Erden, Hatice GülsenMevcut çalışmada alkol ve madde bağımlılığına sahip kişileri travmatik yaşantı geçmişleri ve dürtüsel eğilimleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin AMATEM birimindeki psikiyatri bölümü ayakta tedavi polikliniğine başvuran 8'i kadın olmak üzere toplam 102 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak: Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BIS-11), Travma Sonrası Stres Tanı Ölçeği (TSSTÖ), Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ) kullanılmış ve araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu uygulanmıştır. Ölçekler aracılığıyla edinilen verilerin karşılaştırılması ve yorumlanması için SPSS programı kullanılmıştır. Çalışmanın konusu ve amacı göz önünde bulundurularak ön şartların kontrolü ardından, Çoklu Doğrusal Regresyon analizi ve SPSS PROCESS (v4.2) Aracı Değişken analizi uygulanmasına karar verilmiştir. Yapılan araştırma için anlamlılık düzeyi 'p<0,05' olarak belirlense de çoğunlukla bulguların anlamlılık düzeyi 'p<0,01' derecesindedir. Sonuç olarak alkol ve madde bağımlılığı, travma geçmişi ve dürtüsellik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur: Travma geçmişinin alkol ve madde bağımlılık düzeyi üzerindeki anlamlı etkisinde, dürtüsellik 'kısmi aracı değişken' rolündedir.Master Thesis Ambalaj Tasarımında Form Faktörünün Tüketicinin Satın Alma Kararına Etkisi: İçecek Ambalajları Üzerine Bir Araştırma(2021) Okumuş, Bayram; Meral, Pınar SedenAmbalaj fonksiyonu, işletmelerce üretilen ürünlerin belli bir kimlik yaratmasında destekleyici etkiye sahiptir. Böylelikle, ürün ve markalara yönelik tutundurma faaliyetleri daha başarılı olabilmektedir. Bunun yanı sıra ambalajlar, işletmelerin ve markalarının bilirliklerini artırmada önemli ve etkin rollere sahiplerdir. Ambalaj tasarımında önemli bir yeri olan ambalaj formu da işlevsel değerinin ötesinde, doğrudan duygulara veya bilinçaltına hitap eden ikincil sembolik değerleri ifade eden özel bir mesaj iletmesi nedeniyle kendiliğinden olan ve bazen değiştirilmesi zor olan duyguları, tutumları ve satın alma davranışlarını tetikleyebildiği için oldukça önemli ve satın alma davranışlarını değiştirme ve istenilen şekilde yönlendirmede oldukça etkilidir. Literatürde ambalaj tasarımının tüketici davranışları ve algısı üzerindeki etkisinin çoğunlukla genel veya renk etkisi özelinde incelendiği görülmektedir. Bu alanda içecek firmaları üzerine yapılan çalışmalarda ambalaj formunun etkisinin de ambalajın genel tasarım etkisi altında ve sınırlı düzeyde araştırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu araştırmada, literatürdeki bu boşluğun doldurulmasına katkıda bulunabilmek için ambalaj tasarımında form faktörünün tüketicinin satın alma kararına etkisinin içecek ambalajları özelinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, dahil edilme kriterlerini taşıyan 224 sağlıklı erişkin oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi, örneklem seçimindeyse kartopu örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Pandemi koşullarının devam etmesi nedeniyle veriler online anket yoluyla toplanmıştır. Anket soruları araştırmacı tarafından tez danışmanının kontrolünde hazırlanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, minimum-maksimum değerler gibi betimsel istatistiklerin yanı sıra, basıklık ve çarpıklık katsayıları, iki grubun karşılaştırılmasında t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA testi, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının belirlenmesinde LSD Post Hoc testi kullanılmıştır. Anlamlılık analizleri %95 (p<0,05) ve %99 (p<0,01) düzeylerinde yapılmıştır.Master Thesis Anadili Türkçe Olan ve Olmayan Ortaokula Devam Eden Çocukların Akademik Benlik Saygısı İçe Dönüklük ve Utangaçlık Düzeylerinin Karşılaştırması(2024) Ay, Jiyan; Hamamcı, ZeynepBu araştırmanın amacı anadili Türkçe olan ve olmayan ortaokula devam eden çocukların akademik benlik saygısı, içe dönüklük ve utangaçlık düzeylerinin karşılaştırmaktır. Araştırmanın katılımcıları Midyat Altunkaya, Midyat Kocatepe ve Midyat Cumhuriyet Ortaokullarında altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarda eğitim görmeye devam eden 10-16 yaş aralığında olan 438 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak 'Demografik Bilgi Formu, Akademik Benlik Saygısı Ölçeği (ABS), Eysenck Kişilik Envanteri, Çocuk Utangaçlık Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi için değişkenler arasındaki ilişki için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, akademik benlik saygısı (ABS); değişkenler arasındaki farklara bakmak için bağımsız örneklem t test ve tek yönlü ANOVA yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre anadili Türkçe olan ve olmayan öğrenciler arasında akademik benlik saygısı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Anadili Türkçe olan ve ortaokula devam eden öğrencilerin akademik benlik saygısı düzeyleri anadili Türkçe olmayan olan öğrencilere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre anadil Türkçe olan ve olmayan çocukların içe ve dönüklük düzeyleri ile utangaçlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırmada çocukların içe ve dönüklük, akademik benlik saygısı ve utangaçlık düzeyleri arasında demografik değişkenler açısından bir fark olup olmadığı incelendiğinde eğitim ve sosyoekomomik değişlenlerine göre sosyoekonomik durumu düşük olan katılımcıların utangaçlık düzeyleri sosyoekonomik durumu orta olan katılımcılara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Araştırma sonucuna göre ortaokula devam eden öğrencilerin babalarının ve annelerinin eğitim durumuna göre akademik benlik saygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Baba ve annenin eğitim seviyesi arttıkça akademik benlik saygı düzeyleri azalmaktadır.Master Thesis Applying Artificial Intelligence for FPGA Physical Design Automation Tools(2024) Etfaghaoubeid, Cheikhsaadbouh; Erkan, Özlem FeyzaYerleştirme aşamasında FPGA tasarımlarında yönlendirme tıkanıklığını tahmin etmek için yeni bir çerçeve sağlıyoruz. Giriş net listesini düzenlemek için yük dengeli bir iki bölümleme stratejisi kullanan yaklaşımımız, yönlendirme bilgisi tahmininin doğruluğunu artırır. Çerçeve, yerleştirme şemasını ve tasarım bağlantısını yansıtan özenle seçilmiş özellikleri içerir. Giriş ağ listesine yönelik bu kümeleme yaklaşımı yalnızca mevcut metodolojileri geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda modelin yönlendirme bilgilerini doğru bir şekilde tahmin etme yeteneğini de önemli ölçüde geliştirir. Ek olarak bu strateji, oldukça sıkışık tasarımların yönlendirilebilirliğini artırır ve yönlendirici çalışma süresini önemli ölçüde azaltır. Yöntemimiz, önemli ölçüde daha hızlı bir çalışma zamanında çalışırken, ilk yönlendirmeyle karşılaştırılabilir yönlendirilebilirlik tahmin doğruluğu elde eder ve genel tasarım yönlendirilebilirlik tahminlerinde hız ve hassasiyetin ikili zorluğunu ele alır. Giriş görüntüsünün farklı kanallarına kodlanmış iyi tasarlanmış özelliklerin girişini sağlayan önerilen çerçeve, mevcut yöntemlere göre üstün performans göstermektedir. Bu başarı, giriş ağ listesinin bağlantı ve sınırlayıcı kutuya dayalı olarak etkili bir şekilde bölümlenmesine atfedilir. Erken aşamadaki FPGA yönlendirme mimarisi araştırmasında modelimiz, hızlı ve doğru tasarım yinelemelerine olanak sağlayarak değerli olduğunu kanıtlıyor. Ulaşılabilir maksimum frekans (Fmax), minimum kanal genişliği (Wmin) ve en kötü gevşek gecikme gibi önemli yönlendirme ölçümlerini doğru şekilde tahmin ederek tam VPR CAD akışı sonuçlarıyla güçlü bir korelasyon gösterir, ancak daha hızlıdır.Master Thesis Araştırma Makale Önerisi İçin Derin Öğrenmenin Kullanımı(2023) Sayah, Doniazad Ben; Erkan, Özlem FeyzaIn the field of scientific writing, it is crucial to be able to identify and choose relevant publications. However, due to the increasing number of papers being published, researchers face difficulties in manually navigating through the vast amount of literature. In response to the challenge of navigating the growing volume of academic literature, automated paper recommendation systems have emerged to assist researchers in finding relevant publications. These systems also address the need to establish connections between research outcomes and academic journal subjects for article submissions. Traditional text representation models have limitations in capturing semantic relationships between words and addressing the diverse range of topics across different journals, which affects classification and recommendation results. In this study, a dataset sourced from Kaggle, comprising titles and abstracts of research articles, has been expanded to a total of 60,286 instances. This expansion includes 40,000 additional instances from the National Library of Medicine alongside the original 20,286 instances. These instances are categorized into four classes: physics, mathematics, statistics, and computer science. The research employs various feature extraction methods, including doc2vec, TF-IDF, and Bag of Words, and evaluates the performance of classical machine learning algorithms and deep learning models on the feature vectors. The resulting model functions as a recommendation system, offering content-based suggestions for authors seeking papers relevant to their research interests.Master Thesis Aşırı Hava Olaylarının Tahmini için Yapay Zeka: Derin Öğrenme ile Siklon Öngörüsü(2025) Dıallo, Roughaya; Demirel, İnal Begüm TurnaBu çalışma, özellikle kasırga tahmini için LSTM ve Transformer tabanlı derin öğrenme modellerine odaklanarak ekstrem hava olaylarının tahmininde YZ'nin rolünü analiz eder. IBTrACS'ten alınan tarihsel veriler ve ERA5'ten elde edilen yeniden analiz verileri kullanılarak kasırga gelişimi sekans tabanlı öğrenme teknikleriyle modellenmiştir. Metodolojide veri önişleme, özellik ölçekleme ve rüzgar hızı ile kasırga şiddeti tahminlerinin doğruluğunu artırmak için model parametrelerinin optimizasyonu yer almaktadır. YZ'nin potansiyeline rağmen, bu alanda veri eksikliği, yüksek hesaplama gereksinimleri ve açıklanabilir modeller oluşturma ihtiyacı gibi zorluklar devam etmektedir. Bu araştırma, sınırlı kaynaklara sahip bölgelere yönelik ölçeklenebilir ve verimli modellerin geliştirilmesinin yanı sıra açıklanabilir YZ ve hibrit modelleme gibi çözümler önermektedir. Hava tahmini için YZ ile desteklenen çözümlerin ilerletilmesi, iklim direnci çabalarını desteklemekte ve çevresel sorunların azaltılmasında YZ'nin daha geniş rolünü ortaya koymaktadır.Master Thesis Avrupa Birliği'nin Değişen Ekonomik Manzarası(2025) Hamdı, Ammar Hıchem; Yenilmez, Özgür Burçak GürsoyKüresel ekonomi son on yılda köklü bir şekilde değişmiştir. Pandemi, savaşlar, artan enflasyon, ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık kıtalar ve ülkeler arasındaki güç dengesini dramatik şekilde değiştirmiştir. Avrupa Birliği'nin rekabetçi konumu bu dönüşümlerden doğrudan etkilenmiştir. Bu çalışma, teknolojik gelişmeler ve demografik faktörler göz önünde bulundurularak, aktif çalışanların perspektifinden AB ülkelerinin rekabet gücü üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Tez, AB'nin göreceli gerilemesine dair farklı bakış açılarını anlamak için nicel araştırma yöntemini kullanmaktadır. Avrupa Birliği içindeki çeşitli ekonomik sektörlerden 500 çalışan ve yöneticiye yönelik çevrimiçi bir anket yapılmıştır. Anket sonuçları, küresel ekonomik dönüşümlerle ilgili değişkenlerin, teknolojik ilerlemenin ve gelişmekte olan tüm pazarlardaki gelişmelerin AB rekabet gücü üzerindeki etkisini test etmek için frekans analizi, korelasyon, t-testi ve ANOVA yöntemleriyle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularından biri, küresel ekonomik dönüşümlerin AB'deki bazı geleneksel sektörlerin zayıflaması üzerinde önemli bir etkisi olduğudur. Bu ekonomik güç kaybı, gelişmekte olan pazarların hızlı genişlemesiyle de tetiklenmektedir. Öte yandan, teknolojik gelişme, Avrupa ekonomilerinin rekabet gücünün etkin ve anlamlı bir şekilde artırılmasında önemli bir faktör olarak ortaya çıkmıştır. Ayrıca, istatistiksel analizler yaş, akademik seviye, deneyim süresi ve cinsiyet çeşitliliği gibi demografik değişkenlerle, organizasyonlardaki rekabet performansı ve stratejik karar alma etkinliği arasında güçlü ve anlamlı bir korelasyon olduğunu göstermiştir. Bu çalışma, AB politika yapıcılarının kullanabileceği birkaç pratik öneri sunmakta; küresel ekonomiyi şu anda karakterize eden hızlı dönüşümlere yanıt verebilecek esnek ve kapsamlı politikaların geliştirilmesinin önemini vurgulamaktadır.Master Thesis Ay Yüzeyinde Krater Tespiti için Segment Anything Modeli(2025) Dahdouli, Issa; Erkan, Özlem FeyzaBu çalışmada, krater tespiti için Segment Anything Modeli'nin (SAM) nasıl uygulanabileceği araştırılacaktır. Krater tespiti, gezegen jeolojisi ve bilimsel araştırmaların önemli bir parçası olup, görev planlaması ve gelecekteki Ay iniş görevleri için kritik öneme sahiptir. Bu tez, yarı otomatik bir krater tespit hattı sunmaktadır. Bu sistem, Meta AI tarafından geliştirilen yeni nesil bir derin öğrenme modeli olan Segment Anything Modeli ile klasik geometrik analizleri birleştirmektedir. SAM'in yönlendirilebilir görsel dönüştürücüsü (promptable vision transformer) kullanılarak 1024×1024 çözünürlükteki Ay yüzeyi görüntülerinden ilk krater aday maskeleri üretilecektir. Ay yüzeyine dair etiketli veri setlerinin eksikliği nedeniyle bu görüntüler, WebGL tabanlı 3D görselleştirme motoru olan Three.js kullanılarak üretilecek ve NASA'nın MoonKit kütüphanesi aracılığıyla Ay'ın gerçekçi topografyasına ve yüzey detaylarına sahip küresel modeller oluşturulacaktır. Ayrıca, farklı ışık ve gölgeleme koşulları da simüle edilecektir. SAM ile işlenen bu görüntülerden elde edilen maskeler üzerinde, özel olarak geliştirilen bir elips uydurma algoritması çalıştırılacaktır. Bu algoritma, alan oranı, uzama (elongation) ve parlaklık gibi geometrik filtreler uygulayarak krater benzeri yapıları izole edecektir. Bu işlem sırasında En Küçük Kareler Yöntemi (Least Squares Method) kullanılacaktır. Sonuçlar, segmentasyon çıktısını ve elipslerle işaretlenmiş görüntüyü gösteren .PNG formatında dışa aktarılacaktır. Ayrıca bu çalışmada, Ay krateri tespitinin zorlukları ve karşılaşılan problemler de detaylı şekilde tartışılacaktır. Ay yüzeyinin değişken ışıklandırma ve gölgeleme koşulları gibi faktörlerinin segmentasyon modelleri üzerindeki etkisi vurgulanacak, Segment Anything Modeli'nin bu bağlamdaki sınırlamaları da ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Segment Anything Modeli, SAM, Görüntü Segmentasyonu, Krater Tespiti, Bilgisayarla Görü, OpenCV, Elips Uydurma, En Küçük Kareler Yöntemi, Derin Öğrenme, Three.jsMaster Thesis Azerbaycan'daki Moda Girişimcilerinin Büyüme Stratejileri: Instagram ve Tiktok Trendlerinin Etkisi(2025) Alıyev, Aslan; Mutlucan, Nigar ÇağlaBu tez, 'Azerbaycan'daki Moda Girişimcilerinin Büyüme Stratejileri: Instagram ve TikTok Trendlerinin Etkisi' başlığıyla, Beykoz Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans Programı'nın gerekliliklerinden biri olarak hazırlanmıştır. Araştırma, özellikle Azerbaycan gibi gelişmekte olan pazarlarda sosyal medyanın moda sektörü üzerindeki artan etkisinden ilham alınarak gerçekleştirilmiştir. Dijital platformlar, girişimcilik ortamını kökten dönüştürmüş ve yeni fırsatlar yaratmıştır. Bu süreç boyunca yanımda olan pek çok kişiye en derin şükranlarımı sunmak isterim. Öncelikle, tez danışmanım Doç. Dr. Nigar Çağla Mutlucan'a, araştırma sürecindeki değerli rehberliği, yapıcı geri bildirimleri ve sürekli teşviki için içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca, Azerbaycan'daki moda girişimcilerine de müteşekkirim. Görüşmeler sırasında deneyimlerini ve görüşlerini cömertçe paylaşmaları bu araştırmanın mümkün olmasını sağlamıştır.Master Thesis Azerbaycan'ın Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Sürdürülebilir Kalkınma Üzerindeki Etkisi(2025) Poladli, Huseyn; Yeşilyaprak, MehmetBu çalışma, Azerbaycan için yenilenebilir enerji kaynaklarını ve çok disiplinli yaklaşımlar aracılığıyla sürdürülebilir kalkınma üzerindeki potansiyel etkisini incelemektedir.Azerbaycan hükümetinin enerji politikası konusundaki tutumundaki dönüşüm süreci ve temiz enerjiye geçiş çabaları, fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin yarattığı ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlar bağlamında analize edilmiştir.Proje, ülkenin mevcut potansiyelini ve güneş, rüzgar, hidro, biyokütle ve jeotermal gibi ana enerji kaynakları açısından kapasitesini, tamamlanmış veya devam eden projeleri, ekonomik ve sosyal boyutları ve enerji diplomasisi çerçevesinde uluslararası iş birliği olanaklarını değerlendirmektedir.İki metodoloji (nitel, SWOT analizi ve mekânsal analiz dahil ve ampirik, regresyon, ARDL, VAR/VECM modelleri ile) ortak bir şekilde kullanılmıştır.Bu araştırmanın bulguları, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca enerji güvenliği ve ekonomik çeşitlendirme ile ilgili stratejik hedeflere değil, ayrıca çevresel koruma ve sosyal refah açısından da hizmet ettiğini yansıtmaktadır.Master Thesis Bankalarda Kredi Risk Modellemesinde Yapay Zekâ ve Makine Öğreniminin Kullanımının Değerlendirilmesi(2024) Aldiekh, Hiba; Yeşilyaprak, MehmetBu araştırma, bankalarda kredi riski yönetiminde AI/ML modellerinin uygulanmasını inceleyecek ve süreçteki modellerin verimliliğini etkileyen faktörleri belirlemeye çalışacaktır. Araştırma aynı zamanda kredi riski yönetimi sürecinde modellerin yorumlanabilirliğine ilişkin çalışanın tutumunu belirlemeyi ve uygun sonuçları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, katılımcıların verileri yapılandırılmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır; 102 yanıt alındı ve analiz edildi. Regresyon analizi sonucunda kredi puanı (β =-0,228, p = 0,029), borç-gelir oranı (β=0,158, p=0,125), talep edilen kredi tutarı (β=-0,240, p=0,081) ve yıllık gelir (β=0,003, p=0,980) kredi sonuçlarını önemli ölçüde etkileyerek varyansın %14,7'sini açıklamaktadır (R²=0,147, F (5,96) =3,301, p=0,009). Ayrıca korelasyon sonuçları, etkileşim tercihlerinin yorumlanabilirlik standartlarının desteğiyle pozitif ve anlamlı bir şekilde ilişkili olduğunu ortaya çıkardı, r = 0,265, p = 0,007. Gelecekteki çalışmalar, makroekonomik dikkate alınarak bir modelin zaman içindeki performansının sürekli izlenmesini hedeflemelidir. Ayrıca davranışsal veriler ve farklı AI/ML yöntemlerinin performansının karşılaştırılması yapılabilir. Bu, artan karmaşık finansal ortamda AI/ML modelleri için sağlam ve etik en iyi uygulamaları korurken, daha iyi AI/ML modelinin oluşturulmasına ve geliştirilmesine başlamaya yardımcı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Kredi riski değerlendirmesi, AI/ML modelleri, kredi sonuçları, yorumlanabilirlik, finansal kurumlar.

