Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Browse GCRIS
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Çağlar, Eda Ermağan"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 9 of 9
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Belirsizliğe Tahammülsüzlük ile Sağlık Anksiyetesi Arasındaki İlişkide Psikolojik Sağlamlığın Rolü
    (2024) Aktaş, Aymelek; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu çalışmada belirsizliğe tahammülsüzlük, sağlık anksiyetesi ve psikolojik sağlamlık değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Belirsizliğe tahammülsüzlük ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi 18-45 yaş aralığında kronik fiziksel hastalığı olmayan 247 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Demografik Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ve Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Analiz sürecinde araştırma değişkenlerinin puan ortalamalarının normallik sınaması için çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiştir. Normal dağılıma uygun olduğu kabul edilerek değişkenlerin arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Yordayıcı ilişkinin incelenmesi için hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Düzenleyici rol analizi için SPSS Process Macro eklentisi kullanılarak birinci model ile tek düzenleyici değişkenli analiz yapılmıştır. Sosyodemografik değişkenler bakımından araştırma değişkenlerinin karşılaştırılmasında t-test ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Analizler sonucunda psikolojik sağlamlık, belirsizliğe tahammülsüzlük, belirsizliğe tahammülsüzlük ölçeği toplam puan ve alt boyutlarının sağlık anksiyetesinin istatistiksel olarak anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Çalışmanın bir diğer bulgusu engelleyici kaygı alt boyutu ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolü olduğunu göstermektedir. Çalışma sonuçları alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Çocukluk Çağı Travmaları ile Partner Şiddeti Arasındaki İlişkide Agresyonun Aracı Rolü
    (2025) Biber, Irmak; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu çalışmada çocukluk çağındaki travmatik deneyimlerin partner şiddeti üzerindeki etkisinde agresyonun aracılık rolüne bakılmıştır. Araştırmaya 18 yaş üştü toplam 253 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ), Romantik İlişkiyi Değerlendirme Ölçeği (RİDÖ), Buss-Perry Saldıganlık Ölçeği (BPSÖ) ve Flört Şiddetine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Basit Doğrusal Regresyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizi, Process Makro Model 4 Aracılık Analizi, T-test ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, çocukluk çağı travmatik deneyimlerinin yetişkinlikteki partner şiddetinde ve agresyon düzeylerinde anlamlı bir etki yarattığı anlaşılmıştır. Çocukluk çağı travmatik deneyimlerinin, yetişkinlikte partner şiddetindeki etkisinde agresyonun kısmi aracı rolünün bakıldığı analizde, çocukluk çağı travmatik deneyimlerinin partner şiddeti üzerinde anlamlı etkisi olduğu, modele agresyonun aracı değişken olarak dahil edildiğinde, bu etkinin belirgin düzeyde düştüğü ancak anlamlılık seviyesini koruduğu bu nedenle bu ilişkide agresyonun kısmi aracılık rolü oynadığı görülmüştür. Buna ek olarak, agresyonun partner şiddetini kabulüne yönelik tutumlarda anlamlı bir etkisi olduğu da yapılan analizler sonucunda anlaşılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Polikistik Over Sendromu Tanısı Alan Kadınlarda, Algılanan Sosyal Desteğin, Duygu Düzenleme ve Yeme Alışkanlıkları Üzerindeki Aracılık Etkisi
    (2025) Birol, Penbegül; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu çalışma, Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısı almış kadınlarda algılanan sosyal desteğin duygu düzenleme güçlükleri ile yeme davranışları arasındaki aracılık etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmaya 18–45 yaş aralığında, Türkiye'de çevrimiçi klinik forumlar, sosyal medya grupları ve kadın doğum polikliniklerinde yapılan duyurularla toplanan ve kriterlere uygun 728 kadın katılmıştır. Veriler, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (MSPSS), Duygu Düzenlemede Zorluklar Ölçeği – Kısa Form (DERS-16) ve Hollanda Yeme Davranışı Anketi (DEBQ) ile elde edilmiştir. Betimsel analizler, MSPSS toplam puan ortalamasının 60,73 olduğunu ve en yüksek desteğin aile alt boyutunda deneyimlendiğini ortaya koymuştur. Korelasyon analizleri, duygu düzenleme güçlüğü ile yeme davranışları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Ancak regresyon-temelli aracılık analizleri, algılanan sosyal desteğin duygu düzenleme güçlükleri ile yeme davranışları arasındaki dolaylı etkisinin anlamlı olmadığını ortaya koymuştur. Buna karşılık duygu düzenleme güçlüğünün yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkisi anlamlı bulunmuştur. Bu bulgular, PKOS'lu kadınlarda sosyal desteğin yeme davranışlarını doğrudan etkilemediğini, duygu düzenleme güçlüğünün ise sağlıksız yeme üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Çalışma, klinik müdahalelerin öncelikle duygu düzenleme becerilerine odaklanmasının önemini vurgulamaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Ruh Sağlığı ile Yaşam Doyumu Arasındaki İlişkide Psikolojik Sağlamlığın Aracı Rolü
    (2023) Kelekçi, Firdevs; Çağlar, Eda Ermağan
    Ruh sağlığı, bireyin pozitif ve negatif duygulanımlarının bir arada olduğu, kendisiyle ve diğer insanlarla denge içindeki bir bütün olma hali olarak belirtilmektedir. Ruh sağlığı, bireyin yaşamından duyduğu memnuniyeti ifade eden yaşam doyumu ve olumsuz olaylar karşısında uyum sağlayabilme becerisi olarak tanımlanan psikolojik sağlamlıkla doğrudan bir ilişkiye sahiptir. Sağlıklı bir iyilik halinin sürdürülebilmesi için ruh sağlığı, yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkinin belirlenmesi önemlidir. Bu nedenle, söz konusu çalışmada genel popülasyonda en sık gözlenen ruh sağlığı bozuklukları olan depresyon, anksiyete ve stres ile yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada yetişkinlerde ruh sağlığının yaşam doyumu üzerindeki etkisinde psikolojik sağlamlığın aracılık rolünün ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışmaya 18-65 yaş aralığında 312 kişi katılmıştır. Veri toplama araçlarından Demografik Bilgi Formu, Depresyon, Anksiyete ve Stres Ölçeği-21, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Kısa Form Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson analizi, aracılık modelinin sorgulanmasında ise YOL analizi aracılık modeli kullanılmıştır. Analizler sonucunda depresyon, anksiyete ve stres ile hem psikolojik sağlamlık hem de yaşam doyumu arasında negatif yönlü, anlamlı ilişki olduğu bulgulanmıştır. Depresyon, anksiyete ve stres ile yaşam doyumu arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracılık etkisinin sadece depresyon ve yaşam doyumunda aracılık ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Tekrarlı Flört Şiddetine Maruz Kalmış Bireylerin Duygusal Manipülasyon Mağduru Olmasında Bağlanma Stillerinin Etkisi
    (2024) Tıkıç, Ezgi; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu çalışmada bağlanma stilleri ve duygusal manipülasyon mağduriyetindeki ilişkide tekrarlı flört şiddetinin aracı rolüne bakılmıştır. Araştırma kapsamında en az iki kere flört şiddetine maruz kalmış bireylerden oluşan 286 kişi çalışmaya dahil edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak Demografik Bilgi Formu, Flörtte Şiddete Yönelik Tutum Ölçekleri, Romantik İlişkiyi Değerlendirme Ölçeği Revize Formu ve Üç boyutlu Bağlanma Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pearson Korelasyon Analizi, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre bağlanma stillerinin, duygusal manipülasyon mağduriyeti üzerindeki ilişkisinde tekrarlı flört şiddetinin aracılık rolünün anlamsız olduğu görülmüştür. Güvenli bağlanma ve duygusal manipülasyon mağduriyeti arasındaki ilişki anlamsız çıkarken, kaçıngan ve kaygılı bağlanmasının duygusal manipülasyon üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Güvenli bağlanma ve tekrarlı flört şiddeti arasında negatif yönlü anlamsız bir ilişki varken; kaygılı ve kaçıngan bağlanmanın tekrarlı flört şiddeti ile pozitif yönde anlamlı bir ilişkisinin olduğu bulgulanmıştır. Tekrarlı flört şiddeti ve duygusal manipülasyon mağduriyeti arasında anlamsız bir ilişki çıkmıştır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Üniversite Öğrencilerinin İçselleştirilmiş Kilo Önyargılarının, Çocukluk Çağı Travmaları ve Benlik Saygısı İle İlişkisinin Belirlenmesi
    (2024) Saygılı, Sabiha Gökçen; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu araştırmanın amacı, farklı beden kütlelerine sahip üniversite öğrencilerinin içselleştirilmiş kilo önyargısı ile çocukluk çağı travmaları ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bireyler yaşamlarının farklı dönemlerinde, zorlu, travmatik ve riskli denilebilecek olaylarla karşılaşabilirler. Çocukluk dönemi, bu tür zorlu yaşam deneyimlerinin en yoğun yaşandığı bir dönem olarak öne çıkar. Çocukluk döneminde yaşanan travmatik olaylar, bireyin hayatının ilerleyen aşamalarında etkisini sürdürebilir ve yetişkinlik döneminde çeşitli psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Yeme bozuklukları da en sık gördüğümüz psikolojik bozukluklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda, içselleştirilmiş kilo önyargısı ile çocukluk çağı travmaları ve benlik saygıları arasındaki ilişkinin incelendiği bu araştırmaya 18- 65 yaş aralığında 255 kişi katılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde 'Sosyodemografik Veri Formu', 'İki Faktörlü İçselleştirilmiş Kilo Önyargısı Ölçeği', 'Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği' ve 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde katılımcı özelliklerini tanımlamak ve ölçeklerden alınan ortalama puan, standart sapma, çarpıklık ve basıklık değerlerini hesaplamak için betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Fark testleri için Kruskal Wallis-H Testi ve ilişkileri incelemek için Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda çocukluk çağı travmaları ile içselleştirilmiş kilo önyargısı arasındaki ilişki negatif yönlü ve orta düzeyde güçlü bir ilişki; benlik saygısı ile çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişki negatif yönlü ancak zayıf bir ilişki olarak tespit edilmiştir. İçselleştirilmiş kilo önyargısı ile benlik saygısı arasındaki ilişki ise pozitif yönlü ve orta düzeyde güçlü bir ilişki olarak saptanmıştır. Ayrıca Kruskal-Wallis H testi sonuçları, çocukluk çağı travmaları, içselleştirilmiş kilo önyargısı ve benlik saygısı açısından farklı yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: İçselleştirilmiş kilo önyargısı, çocukluk çağı travması, benlik saygısı, ihmal, cinsel istismar, duygusal istismar, fiziksel istismar Tarih: 26.04.2024
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Uyumsuz Mükemmeliyetçilik ile Bilişsel ve Davranışsal Kaçınma İlişkisinde Psikolojik Esnekliğin Aracı Rolü
    (2024) Koçak, Neslihan Canan; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu araştırmanın amacı uyumsuz mükemmeliyetçilik ile bilişsel ve davranışsal kaçınma arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin aracı rolünün incelenmesidir. Bu bağlamda araştırmaya 18 yaş ve üstündeki 341 kişi katılmıştır. Veri toplama sürecinde 'Demografik Bilgi Formu', 'Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği', 'Bilişsel Davranışsal Kaçınma Ölçeği' ve 'Psikolojik Esneklik Ölçeği' kullanılmıştır. Veri analizinde katılımcı özelliklerini tanımlamak için betimleyici istatistikler kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon Analizi, aracılık rolünü incelemek için Çoklu Regresyon Analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre uyumsuz mükemmeliyetçiliğin psikolojik esneklik üzerinde negatif yönlü ve anlamlı, bilişsel ve davranışsal kaçınma üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisi olduğu saptanmıştır. Psikolojik esnekliğin ise bilişsel ve davranışsal kaçınma üzerinde negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Psikolojik esnekliğin, uyumsuz mükemmeliyetçilik ile bilişsel ve davranışsal kaçınma ilişkisinde aracılık rolü oynadığı tespit edilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Vejetaryen ve Omnivor Beslenen Gruplarda Ortoreksiya ve Yeme Tutumlarının İncelenmesi
    (2023) Yıldırım, Ayşe; Çağlar, Eda Ermağan
    Bu çalışmada vejetaryen ve omnivor gruplarda sağlıklı beslenme takıntısı olarak adlandırılan ortoreksiya nervoza ve yeme tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın ana amacının yanı sıra, elde edilen bulgular ışığında, diyet seçimlerinin bireylerin gıdaya yönelik tutumları ve yeme davranışları üzerindeki etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada vejetaryen ve omnivor beslenen 18-65 yaş arası 491 katılımcı yer almıştır. Çalışmanın veri toplama araçları Demografik Bilgi Formu, Üç Faktörlü Yeme Ölçeği (TFEQ-R21) ve Ortoreksiya Nervoza Ölçeği (ORTO-11)'dir. Verilerin analizinde bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde bağımsız örneklemler için t testi ve tek yönlü varyans analizi testi kullanılmıştır. Değişkenlerin gruplar arası varyanslarının homojenliği Levene testi ile değerlendirilmiş olup farklılık tespit edilen gruplar için Tukey HSD testi, ölçekler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda katılımcıların Ortoreksiya Nervoza Ölçeği puanları ile bilişsel kısıtlama puanları arasında pozitif yönde zayıf (.441); ortoreksiya nervoza puanları ile duygusal yeme (.244) ve kontrolsüz yeme (.146) puanları arasında pozitif yönde çok zayıf; bilişsel kısıtlama puanları ile duygusal yeme (.220) ve kontrolsüz yeme (.099) puanları arasında pozitif yönde çok zayıf; duygusal yeme puanları ile kontrolsüz yeme puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde (.558) anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Demografik özelliklere göre ise, psikolojik destek almakta olan katılımcıların duygusal yeme düzeyleri daha önce psikolojik destek almış katılımcılardan daha yüksek olduğu; vejetaryen beslenen katılımcıların duygusal yeme düzeylerinin omnivor beslenen katılımcılardan daha yüksek olduğu ve etik/ahlaki sebeplerden dolayı vejetaryen beslenen katılımcıların bilişsel kısıtlama düzeylerinin diğer sebeplerden dolayı vejetaryen beslenmeyi tercih eden katılımcılara oranla daha düşük olduğu tespit edilmiştir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Yetişkin Erkeklerde Duygusal Yeme İle Öz Şefkat ve Beden Algısı Arasındaki İlişki
    (2023) Şahin, Çağla; Çağlar, Eda Ermağan
    Günümüzde, insanlar üzerinde baskı halinde olan ideal beden kavramı, kişinin toplum tarafından belirlenen kiloda bulunması gerektiği inancına yol açmaktadır. Bu baskı ile insanlar belirlenen kilo değerine ulaşabilmek için çaba göstermekte, ideal kiloya sahip olmayı başarı olarak görmektedir. Birey başarı olarak nitelendirdiği kilo değerlerine sahip olamadığında farklı psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Buna bağlı olarak istediği kiloya ulaşamayan olan kişilerde suçluluk, öz değersizlik ve özgüvensizlik gibi duygular da ortaya çıkmaktadır. Duygusal yeme hususunda kendisine engel olamayan birey sonrasında kendisine karşı öfke de duymaktadır ve belirtilen bu olumsuz duygular bireyi duygusal yeme davranışına itmekte, döngüsel bir tablo içinde kalabilmektedir. Bu nedenle, söz konusu tez çalışmasında yetişkin erkeklerde duygusal yeme davranışı ile öz şefkat ve beden algısı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 18-65 yaş aralığında 215 yetişkin erkek katılmıştır. Veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından hazırlanmış olan Demografik Bilgi Formu; Beden Algısı Ölçeği (BAO), Duygusal Yeme Ölçeği (DYÖ) ve Öz Duyarlılık Ölçeği (ÖDÖ) kullanılmıştır. İlişkisel tarama yönteminin kullanıldığı araştırma verilerinin analizinde Bağımsız Gruplar t-Testi, Tek yönlü varyans analizi ve araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon analizi uygulanmıştır. Analizler sonucunda, beden algısı, öz-duyarlılık ve öz şefkat puanlarının duygusal yeme davranışları üzerinde belirgin bir etkisi olduğu bulgulanmıştır. Özellikle, öz yargılama ve öz şefkat puanları arttıkça duygusal yeme davranışları da artmaktadır. Ayrıca, beden algısının olumsuz olduğu durumlarda duygusal yeme davranışlarının daha sık görüldüğü belirlenmiştir. Bu üç faktörün birleşimi, bireylerin duygusal yeme davranışlarını daha iyi anlamamızı sağlamaktadır.
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback