TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/4

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 204
  • Article
    Yapay Zekâ Destekli Anında Geri Bildirimin Lise Öğrencilerinin Başarı Motivasyonuna Etkisi
    (2026) Kolemen, Cansu Sahın; Şahin, Ersin
    Yapay zekâ teknolojilerinin eğitim ortamlarına entegrasyonu, özellikle geri bildirim süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaratmakta ve öğrenci motivasyonunun desteklenmesine yönelik yeni olanaklar sunmaktadır. Bu araştırmanın amacı, yapay zekâ destekli anında geri bildirimin lise düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı motivasyonuna etkisini incelemektir. Ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenin kullanıldığı çalışmada, İstanbul'da öğrenim gören toplam 64 dokuzuncu sınıf öğrencisi rastgele yöntemle deney ve kontrol gruplarına atanmıştır. Deney grubundaki öğrenciler, dört hafta süresince kompozisyon yazma etkinliklerini yapay zekâ tabanlı bir platform (ChatGPT) aracılığıyla tamamlamış ve her etkinlik sonrası anında geri bildirim almıştır. Kontrol grubundaki öğrenciler ise aynı etkinlikleri öğretmenlerinden haftalık gecikmeli yazılı dönüt alarak gerçekleştirmiştir. Öğrencilerin motivasyon düzeyleri, Sarıtepeci (2018) tarafından geliştirilen Başarı Motivasyonu Ölçeği aracılığıyla ön test ve son test şeklinde ölçülmüştür. Bağımsız örneklem t-testi sonuçlarına göre, ön testte gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmazken, son testte deney grubu lehine anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Bu bulgu, yapay zekâ destekli anında geri bildirimin öğrencilerin içsel motivasyonunu artırabileceğini ve bu etkinin Öz Belirleme Kuramı (Deci & Ryan, 1985) kapsamında tanımlanan özerklik, yeterlik ve ilişkisellik gibi temel psikolojik ihtiyaçların desteklenmesiyle ilişkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca, K-Means kümeleme analizi yoluyla elde edilen bulgular, yapay zekâ destekli uygulamanın farklı öğrenci profilleri üzerindeki etkisini daha ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur. Deney grubundaki farklılaşmada, öğrencilerin daha önce yapay zekâ araçlarını kullanmış olmalarının belirleyici bir unsur olduğu anlaşılmıştır. Araştırma, yapay zekâ tabanlı dönüt sistemlerinin sadece bilişsel çıktılar değil, duyuşsal kazanımlar üzerinde de etkili olabileceğini deneysel olarak ortaya koyarak literatüre katkı sağlamaktadır.
  • Article
    Yapı kabuğu performansının ısı, ses ve maliyet açısından yeni bir kabuk önerisi ile değerlendirilmesi: modüler radyant hibrit duvar
    (2025) Gedik, Gülay Zorer; Çelik, Selcen Nur Erikci
    The performance of the building envelope is evaluated with the different options applied to an office building example, and a new envelope proposal is presented to replace mechanical heating systems in buildings within the scope of a san-thesis project in this study. The heating system and wall-structural elements integration were designed in the new envelope proposal. An alternative wall element has been created such as modularity, easy applicability and economy. The other wall sections considered are brick, aerated concrete and the existing glass curtain wall. Heat, sound and cost parameters are considered as building envelope performance criteria. Building envelope alternatives were evaluated with the TOPSIS (Multi Criteria Decision Making) method. As a result of the comparisons made in 3 pilot provinces, the most appropriate cross section decision was obtained. This study, which was developed both as a new approach as an alternative to the building envelope and as a new system proposal for architectural designers in the field of application. Also, it constitutes a source for holistic approaches in the combination of new building elements and / or systems to be developed in the future.
  • Article
    Yeni Nesil Çalışanların Liderlik Algısı
    (2022) Aksu, Baki; Aşan, Necla
    Günümüzde işletmeler açısından zamana ayak uydurmanın ve başarılı olmanın yolu özellikle genç kuşak çalışanlarının algı ve beklentilerini anlamak ve onların ihtiyaçlarına cevap verebilmekten geçmektedir. Bu çalışmanın amacı yeni nesil çalışanların liderlik algısını belirlemeye yöneliktir. Gelecekte yönetimde söz sahibi olacak Y kuşağı çalışanların liderlik algısı yöneticilerin mevcut yaklaşımları ve çalışanların beklentileri üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında satış pazarlama, hızlı tüketim ve üretim sektöründe görev yapan 1985 sonrası doğumlu beyaz yaka çalışanlar ile gerçekleşen nitel bir çalışma yürütülmüştür. Görüşmeler mülakat/görüşme tekniği ile karşılıklı ve etkileşimli bir iletişim sürecinde 365 katılımcıya 5 soru sorularak gerçekleştirilmiştir. 290 katılımcı ile 3-5-10 kişilik gruplar halinde, 75 katılımcı ile bireysel görüşmeler şeklinde yapılmış, yanıtlar sözcük sıklığı hesaplama ve rakamsal ortalamaları alma yöntemi ile analiz edilerek bulgular yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda, yöneticilerin tutumlarının ve davranışlarının çalışanların algılarını etkilediği, yönetim tarzlarının çalışanın duygusal ihtiyaçlarına cevap vermediği, genellikle görev odaklı bir yaklaşım sergilendiği ancak yeni neslin ise değişim ve çalışan odaklı bir yaklaşım beklediği tespit edilmiştir.
  • Article
    Yapay Sinir Ağları Yöntemi İle Aralıklı Talep Tahmini
    (2016) Özçakar, Necdet; Saatçioğlu, Derya
    Forecasting and accuracy of demand has a direct effect in the success of a business and customer satisfaction. Whereas many methods show successful results in forecasting and planning demand of products with smooth demand, they fail with products that have many time periods with zero demands. Variability of capacity and pattern of demand causes forecasting and planning of it to become difficult. In this study, for forecasting intermittent demand, Croston Method and Multilayer Perceptron which is also an artificial neural network have been analyzed. These methods have been used for forecasting intermittent demand in one of the categories of a business that operates in e-trade sector. Afterwards, performance of each method has been compared using appropriate accuracy measures.
  • Article
    The Effects of Burnout on Organizational Commitment in Logistics Sector
    (2014) Dursun, Tolga; Yener, Dursun; Oskaybaş, Kader
    Burnout is a psychological syndrome that reduces people's motivation, job satisfaction and organizational commitment. People whose jobs are related with human interaction are usually exposed to burnout. In the literature, three dimensions of burnout were defined as emotional exhaustion, depersonalization and reduced personal accomplishment. In this study antecedents (cynicism, role ambiguity, role conflict and organizational justice) and consequences (job satisfaction, organizational commitment) of burnout were determined in logistics sector which has never been analyzed before in Turkey. Sample size of the study was 420 and judgment sampling method was used. As a result, it was found that antecedents of burnout except organizational justice are positively correlated with burnout factors, and burnout is negatively correlated with its consequences.
  • Article
    The Effect of Religiosity on Product Involvement in a Muslim Society
    (2014) Yener, Dursun
    Religion has an important place in social life. It does not only affect the structure of society by shaping behavior and attitudes of people but also is affected from the social construct. Since religion has been perceived as a taboo subject, the number of researches about the relationship between religiosity and marketing are limited. Most of existing papers is relevant to Christianity and other religions. This study aims to present the effect of religiosity on product involvement using Allport's intrinsic/extrinsic religious orientation scale (ROS) in a Muslim sample. Three different product categories were selected (food, cosmetics and cleaning products) to analyze. Sample size of the research is 282 people which were selected by convenience sampling method. In methodology part, correlation and regression analyses and ANOVA and independent sample t-test were used. As a result, participants' level of involvement for each product group is differentiated according to their religiosity orientation. Since the scale was applied on a Muslim sample in Turkey, the study is also important..
  • Article
    Tedarik Zincirinde Dağıtım Ağları Tasarımı Üzerine Bir Uygulama
    (2015) Seçmen, Murat; Öncan, Temel; Tuna, Okan
    Supply chain promotes the flow of goods and services between suppliers, manufacturers, wholesalers, retailers, customers, consumers and distributors. It integrates the coordination and collaboration at different levels of channel distribution, as well as supply and demand management within warehouses and stores. Supply chain network operations are dealing with the strategic coordination of sourcing and procurement of materials, semifinished and finished products within and across different business entities. Actorsin the structure of this network determine the planning of all activities involved with sourcing and procurement, as well as logistic management activities collaborating with all channel partners. Coordination of network and channel design are elements that need to be addressed at the same strategic level. Companies must consider how to leverage these integrated and strategic-level objectives for the purpose of improving supply and demand infrastructure with improved overall performance. Integrated planning and execution are necessary strategic functions for a successful, high-performing business model in supply chain operations.
  • Article
    Tavsiye Sistemleri: YouTube Tavşan Deliğinden Aşağı Düşmek
    (2023) Eker, Halime Suvay; Orkan, Serra
    In the digitalized world, creation of big data and analyzing of them with many different techniques have made it possible to draw inferences according to people’s interests. It is kown that YouTube -to keep its users active on the platform- makes use of algorithms recommending videos that users will be interested in and like them. When users start watching a video on YouTube in any subject, they also begin to fall into a rabbit hole and watch similar videos on after another. In other words, with a sense of wonder, they go deeper, as they click and click to understand what is happening inside the subject. In this research it is examined what kind of effects recommendation systems have on users that YouTube uses using the literature review method. As a result of the review of previous studies the same subject, it has been concluded that users are satisfied with the recommendations; however they are also under the influence of rabbit hole, filter bubble and echo chambers.
  • Article
    Supplier’s Multiple-Bidding Strategy for the Reverse Auction in The Turkish Public Procurement Law Taking into Account Also Non-Price Attributes Together with the Price
    (2014) Özçakar, Necdet; Yurdakul, Halim
    Türk   Kamu   İhale   Kanununda   "Fiyat   ile   birlikte   fiyat   dışı   unsurların   da   dikkate   alındığı  ihale"   olarak   anılan   tür,   devlete   ait   satın   almalarda   özellikle   de   yüksek   değerde  mühendislik  sistem  veya  projelerin  alımında  kullanılmaktadır.  Satın  alan  tarafından  kapalı  teklif  usulü  ihaleye  katılabilmesi  için  ön  elemeye  tabi  tutulan  tedarikçiyi  iki  büyük  zorluk  beklemektedir.   Bunlardan   biri,     idare   tarafından   esasları   ihale   dokümanında   belirlenen  fiyat  ve  fiyat  dışı  unsurlar  için  teklif  verme  stratejisini  oluşturmak,    diğeri  ise  bu  teklifin  kazanan   teklif   olması   için   satın   alan   tarafından,   tanımı   Türk   Kamu   İhale   Kanununda  yapılmış   olan "ekonomik   açıdan   en   avantajlı   teklif"   seçilmesidir.   Bu   çalışmada,   idare  tarafından   açıklanan   unsurlardaki   parametreleri   hedefler   olarak   alıp   tedarikçinin   kendi  kısıtları  doğrultusunda  bu  hedeflere  ulaşmayı  amaçlayan  bir  çözüm   modeli  olarak  Hedef  Programlama   kullanılmış   ve   bir   örnek   çözümle   tekliflerin   nasıl   oluşturulacağı  gösterilmiştir.
  • Article
    Saklı Şeytan
    (2018) Bayraktutan, Şeyma Uyguner; Edman, Timuçin Buğra; Kulakoğlu, Olcay
    Bu makalede, insanın günahlarının doğasını incelemekteyiz. Bu inceleme bizi insan ruhunun ve insanın kötüye olan eğiliminin derinliklerine götürür. Kötü eylemlerin arkasında yatan dürtüleri bulmak için, ―Young Goodman Brown‖, ―The Demon Lover‖ ve ―Hunters in the Snow‖ adlı kısa öyküler Freud ve Jung‘un teorilerinin yardımıyla, psikanaliz yöntemiyle incelenmiştir. Hikayelerin baş karakterlerinin yaptıkları yolculuklar boyunca bilinç dışı yansımaları görülmektedir. Bu yansımalar bizi kötülüğün, hangi çağda yaşamış olursa olsun her insanın içinde var olduğu sonucuna ulaştırır.
  • Article
    Rethinking the Social State: Has It Been Demolished; Can It Be Constructed Again?
    (2025) Önal, Nevzat Evrim
    In capitalist society, it is a normal result of the functioning of the system that some individuals belonging to, and sometimes whole sections of the working class need aid in order to live. Since the industrial revolution, this situation has not only been included in the criticisms of the capitalist mode of production, but also in the list of “problems” defined by the system itself, and various soluti- ons (for example, philanthropism of the rich) have been proposed. However, the principle of the “social state”, which became one of the established attributes of the state in the 20th century, cannot be considered as just a solution to po- verty that becomes acute from time to time. This principle is closely related to the philosophy, ideological apparatuses and finances of the modern state, and in this context, contrary to what liberals claim, it is not possible to see it as a “transfer of resources from the rich to the poor”. Since the early 1970s, together with neoliberalism, the social facet of the ca- pitalist state, like every other facet, has undergone a transformation. However, the frequently expressed claims that the “social state has been demolished” are not supported by present facts. The transformation that is taking place is ma- inly in a direction in which the social functions that the state has undertaken to alleviate class contradictions become more monetized and therefore more mar- ket friendly. Furthermore, it is doubtful that the capitalist mode of production can have economic and political sustainability without the “social” aspect of the state. In this article, the historical background and logic of the social state will be taken into consideration, and current debates on this topic, such as universal basic income, will be subjected to a critical evaluation.
  • Article
    Saf Ses Odyometride Dar Bant Ve Geniş Bant Gürültünün Santral İnhibisyon Üzerine Etkisinin İşitme Kayıplı Bireylerde İncelenmesi
    (2022) Serbetcıoglu, Mustafa Bulent; Taşcı, Betül; Yılmaz, Oğuz; Gençtürk, Ertuğrul
    Amaç: Bu çalışmada dar bant ve geniş bant gürültü kullanımının işitme kayıplı bireylerde santral inhibisyon değerlerine olan etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: 37 kişiye öncelikli olarak otoskopik bakı, saf ses odyometrisi, konuşma odyometrisi ve timpanometrik değerlendirmeleri yapılarak işitme kaybının lokalizasyonu, tipi ve derecesi belirlenmiştir. Ardından katılımcıların saf ses işitme eşiklerindeki değişiklikler test edilmeyen kulağa sırasıyla gürültü verilmeden, dar bant ve geniş bant gürültü verilerek test edilmiştir. Bulgular: Sensörinöral işitme kayıplı olgularda 250, 500, 2000 ve 8000 Hz frekanslarında; iletim tipi işitme kayıplı olgularda ise 250,500 ve 1000 Hz frekanslarında geniş bant gürültü kullanımı, eşik kaymasını azaltarak eşiklerde istatistiksel olarak anlamlı değişikliğe neden olmuştur (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda iletim tipi ve sensörinöral tip işitme kayıplarında geniş bant gürültünün kullanımının eşik kaymasını azaltarak daha güvenilir eşik tayinine neden olduğu tespit edildi.
  • Article
    Olumsallık, Feminizm ve Siyaset
    (2020) Gok, Seval Ünlü
    Olumsallık, bir şeyin böyle olmak zorunda olmadığını ya da başka türlü olabileceğini ifade eder. Bir şeyin olumsal olması sadece zorunlu olmaması demek değil, aynı zamanda öngörülmüş amaçlarının gerçekleşmeme ya da öngörülmemiş sonuçlarının doğma olasılığı taşıdığı anlamına gelir. Bu özellikleriyle olumsallık, Hannah Arendt’in de vurguladığı, eylemin doğasına bağlı iki kısıtla maluldür: İlki eylemin geri döndürülemezliği, ikincisi ise belirsizlikler içinde meydana gelen eylemin öngörülemezliği. Feminizm, eylemin olumsallığını ehlileştirmeye yönelik erkek egemen siyaset biçimine karşı olumsallığa dayalı bir siyasal kuram ve pratik sunmaktadır. Öncelikle feminizm, temel savı itibariyle olumsaldır; kültürel olarak farklı biçimler alsa ve yüzyıllar içinde değişen farklı üretim ilişkileriyle eklemlense de ataerki, doğal ve zorunlu değildir. İkinci olarak feminizm, eylem biçimi açısından olumsaldır; gündelik hayatta ataerkiye karşı verilen her mücadele, büyük yapıların dönüştürülmesinde bir etki yaratır. Olumsallığa dayalı bir kuram ve hareket olarak feminizm, siyasete, feminist mücadelenin ötesinde daha doğrudan bir ilişkiyle bağlıdır. Feminist mücadele sadece ataerkiye karşı verilen bir mücadele değil, siyasal eylemin anlamına dair çağdaş bir deneyim kaynağıdır. Feminist kuram, sadece toplumlara kök salmış erkek egemenliğini değil, ortak yaşamın ortaklaşa düzenlenmesi anlamında genel olarak siyaseti de kuramlaştıracak araçlar sunar. Dolayısıyla feminizm bir yandan siyaset kuramından beslenirken, diğer yandan oluşturduğu deneyim mirasıyla siyaset kuramının ufkunun belirlenmesinde rol oynayan bir kaynaktır. Bu çalışmada, Arendt’in işaret ettiği tarzda olumsallığa dayalı bir siyasal eylemin pusulası olabilecek ilkeleri feminizmden doğru düşünmenin olanakları ve bunun geniş anlamda siyasal eyleme katkıları ele alınacaktır.
  • Publication
    Pazarlama iletişim stratejileriyle cinsiyet inşası: Cinsiyet eşitliğini şekillendirmede reklam temsilinin rolü
    (2025) Yaman, Duygu
    Tutundurma çalışmalarının önemli araçlarından biri olan reklamlar ürün ve hizmet tanıtımını gerçekleştirirken örtülü bir şekilde cinsiyet tahlillerinde de bulunabilmektedir. Reklamlarda yer alan modellerin cinsiyetleri, konumları ve yetkinlikleri medya organları aracılığı ile kamu ile paylaşılmakta ve genel kanaati etkileyebilmektedir. Çalışmada EFFIE Awards Türkiye kapsamında ödül alan ve çeşitli kategorilerde analiz edilen marka reklamları sistematik analiz yöntemi ile incelenmiştir. Bu kapsamda EFFIE Awards Türkiye 2007-2023 yılı reklamları Reklamverenler Derneği tarafından yayınlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi verileri esas alınarak derlenmiş ve yıllar bazında reklam cinsiyeti, toplumsal cinsiyet rolleri, modelin konumu ve ortamı gibi veriler bir bütün halinde sunulmuştur. Yapılan araştırma önceki yıllarda ilgili reklam etkinliği sonuçlarının bir bütün olarak ortaya konulmadığını gösterdiğinden bu çalışmanın bütüncül bir bakışa imkan sağlayacağına inanılmaktadır. Bu sayede küresel bir reklam etkinliğinde ödül alma kriterleri ve medyanın toplumsal cinsiyet bakış açısı görülebilecektir. Araştırma sonuçlarına göre reklamlarda ana karakter olarak erkek oyuncu kullanımının daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle otomotiv, banka ve finans gibi kategorilerde kadın temsilinin son derece düşük olduğu ve ilgili sektörlerin daha çok erkeklerle özdeşleştiği görülmektedir. Kadınlar erkeklere oranla daha çok ev temizlik ve bakım ile kişisel bakım kategorilerinde karşımıza çıkmaktadır. Dış ses kategorisinde ise ele alınan tüm yıllarda en fazla erkek dış sesin kullanıldığı görülmektedir. Karakterlerin bulunduğu konumlar ele alındığında kadın karakterlerin sıklıkla ev içi ve dışarı mekanlarda görüldüğü buna oranla işyerinde gösterilen kadın sayısının azlığı dikkat çekmektedir. Reklamlarda evi çekip çevirme ve çocuklarla ilgilenme görevi de yine kadınlara tanımlanmıştır.
  • Publication
    Marx’ın Üretken ve Üretken Olmayan Emek Ayrımının Beyaz Yakalı Emeğin Kategorileştirilmesinde Önemi
    (2019) Önal, Nevzat Evrim
    The analysis of labor taking role in the reproduction process of capital within the capitalist mode of production has always been a problematic issue since this analysis cannot refrain from having political outcomes. This discussion once more became heated as the weight of commercial and financial capital within the total capital accumulation and the weight of white-collared workers in the working class became more pronounced with the rise of neoliberalism. Within this discussion, the distinction between manual and intellectual labor have come to be used frequently to define distinct, self-contained divisions within the working class, and in some cases even separate completely the white-collared section from the working class, instead of pointing to a necessary division of labor in the process of capital accumulation. On the other hand, it is obvious that the phenomenon at hand requires investigation and theorization. This article, departing from the assessment that the labor power employed in white-collared jobs is yet to be adequately categorized, claims that the conceptualization of “productive labor” and “unproductive labor” that was put forth by the classical political economy school and took its most sophisticated form in Marx’s critique of it provides a much sounder tool for this problematic than the distinction between manual and non-manual labor; and is an attempt at facilitating it as such.
  • Article
    Öğretmen Adaylarına Oyun Tabanlı Öğrenme Uygulaması Geliştirme Becerilerinin Kazandırılması
    (2025) Uysal, Ömer; Alagöz, Abdullah
    Teknolojinin eğitime entegrasyonu, öğretim etkinliklerinin kapsamının genişlemesine olanak sağlamıştır. Bu etkinlikler arasında, özellikle Z kuşağı ile uyumlu olan dijital eğitim oyunları öne çıkmaktadır. Bu oyunlar, bilgi kalıcılığını artırarak ve hem sınıf içinde hem de dışında etkileyici öğrenme deneyimleri sunarak öğretime yenilikler kazandırmaktadır. Öğretmenlerin bu yeniliklere uyum sağlaması gerekliliği önem taşımaktadır. Bu çalışma, Türkiye’deki öğretmen adaylarının oyun tabanlı öğrenme araçlarına yönelik görüşlerini incelemeyi ve dijital eğitim oyunlarına özel olarak tasarlanmış bir öğretim programının etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nden 13 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Karma yöntem araştırma yaklaşımının benimsendiği çalışmada, katılımcıların GDevelop yazılımını kullanarak dijital eğitim oyunları geliştirmeleri için gerekli becerileri kazandırmayı hedefleyen özel bir öğretim programı tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda, başarı testinin güvenilirliği ve geçerliliğini değerlendirmek amacıyla ön test ve son test uygulanmış ve sonuçlar üzerine veri analizi gerçekleştirilmiştir. Nitel boyutta ise katılımcılar, araştırma sonunda 14 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bir form kullanılarak görüşmeye alınmıştır. Elde edilen bulgular, nicel analizlerde uygulanan Wilcoxon işaretli sıralar testinin, katılımcıların eğitim amaçlı dijital oyun geliştirme becerilerinde istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir farklılık olduğunu ortaya koymuş ve öğretim programının etkinliğini doğrulamıştır. Nitel veri analizi, katılımcıların çalışma sayesinde oyun tabanlı öğrenme uygulamaları geliştirme becerilerinin arttığını düşündüklerini ortaya koymuştur. Ayrıca, programla uyumlu olarak tasarlanan oyunların öğrenmeyi pekiştirmek, öğrencilerin dikkatini çekmek ve motivasyonu artırmak için etkili araçlar olabileceği ifade edilmiştir. Bunun yanı sıra, programın 21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesini desteklediği, öğretmenlerin oyun geliştirme ve problem çözme yetkinliklerini artırdığı vurgulanmıştır. Öğrencilerin bakış açısından ise geliştirilen oyunlar, motive edici, eğlenceli ve ilgi çekici bulunmuştur.
  • Article
    Müze Ziyaretçilerinin Hizmet Kalitesi Algılamalarının Memnuniyetleri Üzerindeki Etkisi: Topkapı Sarayı Müzesi Örneği
    (2021) Diken, Büşra; Yıldız, Semahat Banu
    Müzeler ziyaretçilerini etkilemek, ziyaretçi sayısını artırmak için sunmuş oldukları hizmet kalitesini ve ziyaretçi memnuniyetini belirli aralıklarla kontrol etmeli, müze ziyaretçilerinin ihtiyaç ve isteklerine göre düzenlemeler yapmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı İstanbul Topkapı Sarayı Müzesi ziyaretçilerinin hizmet kalitesi algılamalarının memnuniyetleri üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu doğrultuda yapılmış olan çalışmada anket veri toplama aracından yararlanılmış olup 396 adet anket formu değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Elde edilen verilere frekans, faktör analizi, t testi, anova ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre müze ziyaretçilerinin hizmet kalitesi algılamalarının olumlu yönde olduğu ve ankette yer alan ifadelere yüksek oranda katılım gösterdikleri görülmektedir. Yapılan faktör analizi sonucunda, müze hizmet kalitesi boyutları sırasıyla empati, sergilere ilişkin unsurlar, fiziksel unsurlar ile fiyat ve diğer unsurlardır. Çalışmada katılımcıların en fazla katılım gösterdiği boyut empati ve sergilere ilişkin unsurlar olurken en az katılım gösterilen boyut ise fiyat ve diğer unsurlar olmuştur. Araştırmaya katılan ziyaretçilerin müze ziyaretinden yüksek düzeyde memnun kaldıkları ve müzeyi başkalarına tavsiye ettikleri belirlenmiştir. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonucuna göre empati ve sergilere ilişkin unsurların müze ziyaretçilerinin memnuniyetini etkileyen en önemli faktörler olduğu tespit edilmiştir.
  • Article
    Kurumsal Sosyal Sorumluluk Alanında Üst Düzey Yöneticilerin Kişisel Değerlerinin Rolü
    (2020) Boru, Deniz Elber; Güngörmez, Dilek
    This study aims to provide a theoretical framework on the implicit role of the executive personal values in building and implementing Corporate Social Responsibility (CSR) policies in corporations. From this point of view, primarily the current concept and content of CSR is examined. Afterwards, the recent studies and their results establishing the critical link between personal values and CSR are included. Finally, it is tried to support the proposal that corporations are the reflection of their executives and CSR is a managerial value before its “corporateness”.
  • Article
    Marx ve Arendt’te Sosyal Olan: Fenomenolojik Bir Değerlendirme
    (2021) Gok, Seval Ünlü
    The social as a modern phenomenon, beyond society or societal, implies an autonomous space that cannot be reduced to other spaces such as economy, law, or politics. When we look at the relationship between the social and politics, we can distinguish two main lines: The first emphasizes autonomy of politics and differentiates it from the social. The second, contrary to the former, focuses on the mediation between the social and politics. Hannah Arendt, one of the thinkers representing the first approach, sees the social as primarily responsible for the retreat from politics and the loss of public realm in modern times. Marx’s understanding of sociality is the source of the second line. In Marx, sociality has two aspects. On the one hand, it is a general quality of the relationship between human and nature that can be considered to be independent of historical specificities. On the other hand, it is a fact that is driven by capital under modern capitalist conditions. Considering these two aspects together allows us to state negative features of the social under objective conditions and to grasp it in a contingent manner that it is not necessarily as it is. Arendt’s critique of Marx, which focuses on the social, relies on her methodology which is considered as “phenomenological essentialism”. It refers to Arendt’s assignment of proper space to each human activity that shouldn’t interfere with others while seeking to prove phenomenal nature of politics. From this point of view, it is possible to examine Marx’s conception of the social with inspiration from the thinkers who analyzed his methodology phenomenologically. According to these thinkers, the methodology that Marx adopted especially in Capital is considered eidetic phenomenology. This method can be seen most clearly in Marx’s analyses of abstract labor, which Marx defines as the form that labor takes under capitalist sociality. In this article, based on the tension between two approaches, the limits caused by consideration of politics and the social as opposition or duality will be examined. It will be argued that human activities cannot be treated independently of dissocializing aspects that impair human flourishing in the current society.
  • Publication
    İnsan Kaynakları Yönetiminde İşgören Seçiminin Hukuki Boyutu
    (2016) Adal, Zeki M.
    Therecruitment processwhichhas an important placein HumanResource Management consistsof varioussteps.By askingquestions andcollecting information fromthe candidates in all stagesof the processemployers havethe rightandfreedom to decide whomtheyhire.On the otherhand,givingthe necessary information requested from him,the candidate triesto protecthis personal rightsanddoesn'twantto be subject to anydiscrimination. Thustheserightsof the twopartiesposea contrast. In orderto protecttheserightsbothpartiesassumeobligations towardseachother.Thisobligation is called "obligation to protect". As set out in the TurkishCodeof Obligations andTurkish Codeof CivilLaw,"obligation to protect" meansthatbothpartiesact to eachotherin mutual trust and good faith. Apartfromthisobligation theemployer hasanother obligation whichis called nondiscrimination andequaltreatment. İn theselection processemployers haveto abstainfrommakinganydiscrimination regarding race,language, religion,sex,marital status,personal conviction andopinionandunionmembership. Therefore, employers' rightandfreedom to ask questions hasto be restricted. Theemployer maynotask anyquestions whichcanleadto a discrimination, as wellas somequestions regarding candidate's private life and personal rights unless there is a justifiable reason.Theviolation of theobligation to protectandprohibition of discrimination reveals "culpa in contrahendo" in contractnegotiations. İn thiscasethe candidate has the right to indemnity (if the candidate sufferdamage), has the rightto remainsilentor to give incorrect answersas it is not considered as lying(therightto lie). Besidesthis,if oneof the partiesgiveswrongandincorrect information to the otherandcausesa deception, the party suffered from this deception has the right to terminate the contract immediately.