Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/1
Browse
Browsing Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed by Department "BEYKOZ ÜNİVERSİTESİ"
Now showing 1 - 20 of 45
- Results Per Page
- Sort Options
Other 12 Eylül Romanında Birey: Erkekliğin Yeniden İnşası Açısından “Kusma Kulübü”nü Okumak(2020) Karanfil, İlknurIn this study, Mehmet Eroglu's "Kusma Kulübü" novel will be examined as an example of the September 12 coup d’etat novels in Turkish Literature which emerged after the defeat of the leftist movement. The main purpose of this study is the evaluation of Kusma Kulübü as a September 12 novel in the context of questioning and reconstruction of masculinity. September 12 novels, when selfquestionings, psychological crises and issues of personal identity merge with the role of gender relations in the fiction, become the narratives that can be examined in the context of construction of masculinity. Gender relations in the text will be evaluated as the area in which Umut, who is one of the losers of the society, gains his self-confidence, independence, and empowerment. Accordingly, hegemonic hybrid masculinity forms will also be discussed. In the novel, the construction of the hybrid form of masculinity and its relationship with other forms of masculinity will also be examined. A different reading of the novel will be made about the strengthening of the main character by reconstructing his masculinity through the women with whom he is associated.Article AI-Powered Digital Solutions in Food Safety: The GastroBlue Example(Walter de Gruyter GmbH, 2026) Özkul, Emrah; Karacabey, Selda Uca; Demiral, Yaşar Mert; Karahan, SeldaArticle Attenuated Rightward Hemispheric Asymmetry in ADHD: Structural MRI Evidence from a Normalized Asymmetry Index and Its Association with Cognitive Performance(Frontiers Media SA, 2026) Tarlaci, Sultan; Cinaroglu, Metin; Yilmazer, Eda; Ulker, Selami VarolBackground Altered hemispheric asymmetry has been proposed as a potential neurodevelopmental feature of Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD). However, findings remain inconsistent, and the functional relevance of structural asymmetry patterns is not well established. This study examines volumetric and cortical-thickness asymmetries across cortical and subcortical regions in children and adolescents with ADHD compared to typically developing controls and evaluates their association with objective cognitive performance. Methods Forty participants with ADHD and 30 age- and sex-matched controls underwent high-resolution T1-weighted MRI. Bilateral regional volumes and cortical thickness were quantified using the volBrain pipeline, and asymmetry indices (AI = [R-L]/[(R + L)/2]) were computed for lobar and subcortical structures. Group differences were assessed using independent t-tests. Within the ADHD group, associations between asymmetry indices and MOXO-d-CPT performance (Attention, Timing, Impulsivity, Hyperactivity) were examined using Pearson correlations with correction for multiple comparisons. Results ADHD participants showed significantly reduced rightward asymmetry in frontal lobe volume, cerebellar hemispheres, caudate, putamen, and amygdala (ps < 0.05). Cortical-thickness asymmetry was also diminished in the frontal and parietal lobes and the anterior cingulate cortex. Temporal and occipital asymmetries were preserved. Within the ADHD group, greater rightward frontal and ACC thickness asymmetry correlated with better attention performance (r = 0.45 and 0.40), rightward parietal asymmetry associated with more accurate timing (r = 0.38), reduced rightward IFG asymmetry related to greater impulsivity (r = -0.42), and amygdala asymmetry correlated with lower hyperactivity (r = 0.36). Conclusion Children with ADHD exhibit a consistent attenuation of typical right-hemisphere dominance across frontal, striatal, cerebellar, and limbic systems. These altered asymmetry patterns are meaningfully associated with attentional control, timing accuracy, impulsivity, and hyperactivity, suggesting that hemispheric imbalance may serve as a structural may represent a neurodevelopmental characteristic associated with ADHD. Findings support models emphasizing right-hemisphere developmental lag and highlight hemispheric asymmetry as a clinically relevant dimension of ADHD neurobiology.Article Avrupa Bütünleşmesinin Euro Bölgesinin Çevre Ekonomileri Üzerindeki Etkileri: İrlanda, İspanya, Portekiz ve Yunanistan Örnekleri(2020) Ergüven, EmreAvrupa Birliği (AB) kuruluş ve gelişim süreci boyunca çeşitliamaçlara sahip oldu: kapitalizmin “barış” koşullarında zor dışı yollarlayayılması ve işlemesi; Doğu blokundan korunma arzusu, bununla dabağlantılı olarak ABD sermayesiyle bütünleşme ihtiyacı; daha sonrasındaemperyalistler arası rekabette ayakta kalma ihtiyacı, bununla da bağlantılıolarak Euro bölgesi, Schengen sistemi gibi Avrupa sermayesinin elinigüçlendirecek bütünleşme adımları ve bunların AB dışındaki bölgeleri dedâhil edecek şekilde genişlemesi. Bu bütünleşme sürecini meşrulaştırmakiçin de çeşitli teoriler ortaya atıldı veya bazı bütünleşme teorileri busüreçleri meşrulaştırmak için kullanıldı; 1980’lerden itibaren AB’ninbütünleşmesinin hızlanmasıyla bu teoriler de gelişti ve büyük ölçüde ABbütünleşmesiyle ilgili süreçlerin sorgulanmasını, bunlara eleştirelyaklaşılmasını engellemeye dönük ideolojik ve kültürel bir ortam yarattı.Halbuki bu yaklaşımlar Euro bölgesinin çevre ülkelerinin gerçekliğiniaçıklamaktan uzaktır. Bu çalışma, İrlanda, İspanya, Portekiz veYunanistan’ın dünya ekonomisi içindeki yerlerini, bu ülkelere gerçekleşensermaye hareketleri ile bunların sabit sermaye yatırımı yaratmakapasitelerini, bu durumun bu ülkelerin emek maliyetlerini nasıletkilediğini inceleyerek Avrupa bütünleşmesine dair anaakımyaklaşımların sunduğu çerçevenin yanıltıcı olduğunu ortaya koymaktadır.Özellikle Euro bölgesinin hayata geçmesinin ardından, incelenenülkelerin rekabet güçleri aşınmış, ücretlilerin gelirleri düşmüş, sermayeakımları sabit sermaye yatırımlarına dönüşmemiş, imalat sanayileri yüksekteknolojili ve katma değer yaratan bir yapıdan uzak kalmıştır. Eurobölgesi krizi de bu eğilimleri (özellikle ücretlerin baskılanmasıkonusunda) daha da kuvvetlendirmiştir. Krize karşı çevre ülkeleredayatılan politikalar da mevcut çelişkileri yeniden üretme eğilimindedirArticle Birgi’nin Metalaşmamasına Yönelik Çözüm Önerileri Kapsamında Yerel Halkın Bakış Açısı(2026) Ertürk, NurMetalaşma, özgün ve yerel değerlerin, piyasa mantığıyla birer ticari ürüne dönüştürülmesi sürecidir. Bu süreçte kültürel kimlik, gelenek, yaşam biçimi gibi unsurlar ekonomik kazanç sağlamak amacıyla araçsallaştırılır. Metalaşma, turistik destinasyonların kimlik ve kültürel değerlerinin ticari bir ürüne dönüşmesiyle, yerel halkın yaşam biçimi ve mirasında değişimlere yol açabilmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, turizmde metalaşmanın yerel halk üzerindeki etkilerini ve olumsuzluklara karşı çözüm önerilerini incelemektedir. Bu bağlamda çalışmada yerel halkın bu duruma olan algıları, kaygıları ve çözüm önerileri detaylı olarak ele alınmıştır. Araştırma çerçevesinde, Birgi'de ikamet eden yerli halktan seçilen 20 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Ancak, 2 katılımcının verilerinin eksik ve hatalı olması nedeniyle bu kişiler araştırma kapsamından çıkarılmış, dolayısıyla bulguların yorumlanmasında 18 katılımcıya ait veriler kullanılmıştır. Görüşmeler, nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, izinleri doğrultusunda kayıt altına alındıktan sonra yazıya dökülerek analizler gerçekleştirilmiştir. İçerik analizi sonucunda temalar ve kodlar oluşturulmuştur. Bulgular, yerel halkın turizmin ekonomik faydalarını kabul ettiğini ancak kimlik ve toplumsal yapı üzerindeki olumsuz etkilerden endişe duyduğunu göstermektedir. En çok vurgulanan konular arasında kültürel ve tarihi değerler, ticarileşme, ekonomik kalkınma ve yerel yönetim eksiklikleri yer almıştır. Çözüm önerileri kapsamında, yerel halkın karar alma süreçlerine dahil edilmesi, sürdürülebilir turizm politikalarının benimsenmesi ve kültürel mirasın korunmasının önemi vurgulanmıştır. Çalışmanın hem akademik yazına hem de turizm uygulamalarına katkı sunacağı düşünülmektedir.Article Birinci Cumhuriyetin Tasfiyesinde Türkiye Sermaye Sınıfının Çıkarı ve Rolü(2023) Önal, Nevzat EvrimHer modern ulus devletin bir kuruluş felsefesi ve kurucu değerleri vardır. Bu felsefe ve değerler, devletin ideolojik içeriğini ve toplumsal sınıflar arasındaki uzlaşı çerçevesini belirler. Sınıf mücadelesi, olağan koşullarda genel anlamda bu çerçevenin dışına çıkmayacak biçimde yürür. Türkiye Cumhuriyeti’nin üç temel kurucu değeri bağımsızlık, devletçilik ve laikliktir. Bu değerler, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren bir yanda devletin, sermaye sınıfının çıkarına bir sana- yileşme ve kalkınmayı nasıl yürüteceğini; diğer yanda bu sanayileşme ve kal- kınmanın sınıflar arasındaki uzlaşının inşası açısından nasıl araçsallaştırılacağını belirlemiştir. Ne var ki, uzun erimde Türkiye sermaye sınıfının çıkarları açısın- dan 1923’te sınırları çizilen uzlaşı çerçevesi dar gelmeye başlamış; sermaye sını- fının birikim pratikleri cumhuriyetin kurucu değerlerini aşındırmaya başlamıştır. 2002’den bugüne kadar AKP iktidarı, bu değerlerin devlet ve siyasetten tasfiye edildiği uzun bir karşı devrim dönemidir ancak yaşanan tasfiyenin salt siyasi öz- nellikle açıklanması, sermaye sınıfının bu tasfiyedeki çıkarı ve rolünün sıklıkla göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Bu makalede, bu boşluk doldurulmaya, söz konusu ekonomi politik çıkarlar ve rol açıklanmaya çalışılacaktır.Article Cep Telefonu Markalarının Müşterileri İle Birlikte Değer Yaratma Heveslilikleri: İstanbul'daki Tüketicilerin Algıları Üzerine Bir Araştırma(2015) Aydınocak, Ezgı UzelWith the emergence of service dominant logic in the services marketing literature, it is recognized that value creation is not only a one-sided responsibility of the firm toward the customer, but it is actually a process created mutually with the customer. The efforts of firms have increased in recent years in creating value with the customer, however there is still a lack of research regarding value co-creation. For example, there is still a few scale for measuring value co-creation in the literature. DART scale is one of the scales that is developed for measuring the readiness of firms for value co-creation, and designed with four dimensions which are dialog, access, risk assessment and transparency. This study aims to apply the DART scale on mobile phone users who live in the city of Istanbul in order to measure the perceptions of them toward the readiness of cell phone brands for value co-creation. The results of the study show that all dimensions are classified under the same factors as the original scale, and the scale has a high rate of reliability.Article CFPB Araştırmalarının Bibliyometrik Analizi: Eğilimler ve Politika Önerileri(2025) Yesilyaprak, Mehmet; Polat, Ali; Razak, Dzuljasttri AbdulSon yıllarda tüketici koruması — özellikle de finansal tüketici koruması — giderek daha fazla birbirine bağlanan finansal ekosistemin kritik bir unsuru hâline gelmiştir. Finansal eğitim, finansal okuryazarlık, düzenleyici kapasite ve fintech çözümlerinin benimsenmesi gibi alanlardaki ilerlemeler, bütüncül ve sağlam bir tüketici koruma çerçevesine olan ihtiyacı daha da artırmaktadır. Bu bağlamda, tüm finansal kuruluşların tüketicilere adil davranmasını sağlamakla görevli ABD federal kurumu olan Tüketici Finansal Koruma Bürosu (CFPB), alandaki en etkili kurumlardan biridir. Kuruluşundan bu yana CFPB, geniş bir tüketici şikâyet veri tabanı oluşturmuş ve kurum hakkında önemli ölçüde akademik literatür ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, CFPB ile ilgili mevcut literatürü inceleyerek bulgularını, yöntemlerini ve ortaya koyduğu sonuçları daha iyi anlamayı amaçlamaktadır. Ayrıca, CFPB’nin kapsamlı tüketici şikâyet veri tabanından yararlanarak farklı ülkelerdeki politika yapıcılar için çıkarımlar sunmayı hedeflemektedir. 2011’den bu yana yaklaşık dört milyon şikâyetin toplandığı bu veri tabanı, özgün ve kapsamlı bir ampirik analiz alanı sunmaktadır. Bununla birlikte, açık önemine ve potansiyel değerine rağmen CFPB veri tabanının akademik literatürde yeterince kullanılmadığı ve yeterince temsil edilmediği görülmektedir; bu çalışma, belirtilen boşluğa dikkat çekmeyi de amaçlamaktadır.Article Ci̇nsi̇yeti̇n Onli̇ne Alişveri̇ş Yapanlarin Deneyi̇mleri̇Üzeri̇nde Etki̇si̇: Bi̇r Göz Taki̇bi̇ Çalişmasi(2015) Girişken, Yener; Aydınocak, Ezgı UzelSon yillarda müşteri pazarlamasi kavrami pazarlama yazininin yeni paradigmasi ha- line gelmiştir. Müşteri pazarlamasina göre, alişveriş deneyimi satin almanin kendisin- den çok daha önemlidir ve tüketicilerin bu bağlamda daha geniş bir çerçevede ana- liz edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, son yillarda online alişverişe karşi oluşan yo- ğun eğilim işletmelerin websitelerinin önemli bir pazarlama iletişim araci olduğunu or- taya koymuştur. Alişveriş siteleri tasarlanirken hangi renklerin kullanilacaği, banner- larin büyüklüğü, hareketli olup olmadiklari, logonun nerede duracaği, satin al tuşu- nun tam olarak nerede konumlandirilacaği son derece önemli. Eğer sözü geçen de- ğişkenler kullanicilarin kendini rahat hissedeceği şekilde tasarlanmamişsa o zamankişilerin o alişveriş sayfasinda harcadiklari zaman azalabiliyor, bu durum da satin ali- nan ürünlerin adedini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu çalişmada, Türkiyenin lidere-ticaret sitelerinden n11.comun web sitesinde kullanmayi planladiği; Firsat Düşkü- nü , Keyif Düşkünü , Maceraperest , Stil Sahibi , Teknoloji Düşkünü ve Seyahattemalarinin işlendiği 6 farkli bannerin bulunduğu landing pageler eye tracking yönte- miyle analiz edildi. Toplam 73 katilimci ile gerçekleştirilen araştirmada her bir banneriçin ayri ayri heatmap görüntüleri ve katilimcilarin bannerlar üzerinde seçilen alandailk olarak nereye baktiklari, seçilen alana odaklanmalarin toplam süre, ilgili alana gö- zün kaç kere girdiği ve katilimcilarin ne kadarinin seçilen alanlara baktiği hesaplan- di. Araştirma sonunda; bannerlarin temalari arasindaki farkliliklarin bütün katilimci- lar üzerindeki etkisine dair sonuçlar elde edilirken, özellikle kadinlar ve erkekler ara- sindaki farkliliklar da incelendi.Article Cognitive Behavioral Therapy Reduces Symptom Severity and Normalizes Neurophysiological and Attentional Reactivity in Anorexia Nervosa: A Randomized Controlled Trial(MDPI, 2026) Yılmazer, Eda; Çınaroğlu, Metin; Hızlı Sayar, Gökben; Ülker, Selami VarolBackground: Anorexia nervosa (AN) is a severe psychiatric disorder marked by restrictive eating, distorted body image, and high relapse rates. While cognitive-behavioral therapy (CBT) is a widely used treatment, its mechanisms of action in AN remain incompletely understood, particularly beyond self-reported symptom change. This study investigated the effects of a 12-week CBT intervention on both clinical and multimodal laboratory-based outcomes in women with restrictive-type AN. Methods: In a two-arm, pre-post randomized controlled trial (ClinicalTrials.gov: NCT07037017), 59 women with restrictive-type AN were randomized to a CBT intervention (n = 30) or no-treatment control (n = 29). A total of 50 participants (CBT: 26; control: 24) completed baseline and post-intervention assessments and were included in analyses. Outcomes included psychometric measures (eating disorder symptoms, depression, anxiety, body image-related obsessive-compulsive symptoms, and cognitive emotion regulation) and laboratory-based indices: electroencephalography (EEG), galvanic skin response (GSR), and eye-tracking during exposure to food- and body-related stimuli. Group & times; Time effects were analyzed using repeated-measures mixed-effects models, and statistical analyses were conducted using SPSS (Version 31; IBM Corp., Armonk, NY, USA). Results: Significant Group & times; Time interactions indicated greater improvements in the CBT group across all psychometric outcomes, including reduced eating disorder symptom severity (p < 0.001, eta(2)(p) = 0.28) and increased adaptive emotion regulation. CBT participants also showed significant reductions in EEG P300 and late positive potential (LPP) amplitudes to body-related stimuli, increased frontal alpha asymmetry, decreased visual fixation on salient body and food cues, and attenuated GSR reactivity (all p < 0.05). Exploratory correlations revealed that symptom improvements were associated with reductions in neurophysiological and attentional reactivity. Conclusions: To our knowledge, this is the first RCT in AN to demonstrate that CBT not only improves self-reported outcomes but also modulates neurophysiological and attentional processes implicated in the maintenance of the disorder. Multimodal laboratory assessments provided mechanistic insight into treatment effects and may inform personalized intervention strategies. CBT appears to facilitate recovery through both cognitive-emotional and physiological recalibration.Article Corporate Factors That Affect Ethical Perception of Salespeople : A Research in Durable Goods Industry(2016) Bekaroğlu, Aslıhan; Uslu, AyparSatış elemanlarının etik yada etik olmayan davranışlarının sonuçları uzun dönemde firmaya ekonomik boyutta etki edebilmektedir. Satış elemanları çalışmakta oldukları alan itibariyle etik içeriği olan sorunlarla sıkça karşılaşmaktadırlar. Satış elemanlarının etik davranışları; etik algılama, etik değerlendirme ve etik niyet olmak üzere üç önemli süreç sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada satış elemanlarının etik algılamasına etki eden faktörler ve bu faktörlerin etki düzeyi araştırılmıştır. Söz konusu çalışmada Rest (1986) tarafından geliştirilen etik karar alma modeli temel alınmıştır. Dayanıklı tüketim malları sektöründe çalışan 200 satış elemanından toplanan anket sonuçlarının analizi, satış elemanlarının etik bir durumu algılarken hangi faktörlerden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Araştırmanın sonuçları satış alanında çalışan yöneticilere ve araştırmacılara yol gösterecektir.Article Dijitalleşen Sinema Kameraları Ekseninde Akademi Ödülleri: Yarışma Filmleri Seçimine Dair Bir Değerlendirme(2023) Seçmen, Emre AhmetSinemanın dijital devrimi, yapım sonrası süreciyle başlamış ve günümüzde film üretimi ve dağıtımının tüm dinamiklerini değiştirmiş ve yeni bir disiplin getirmiştir. Filmlerin kendilerini tanıtabilecekleri ve ön plana çıkarabilecekleri bir alan olan festivaller, ödüller ve yarışmalar da geçmişten günümüze seçkilerin oluşturulması, filmlerin değerlendirilmesi ve ödüllendirme gibi konular da dijitalleşen sinemadan doğrudan etkilenen organizasyonlardır. Bu araştırma, geçmişten günümüze daha çok ana akım Amerikan sinemasının kendi içinde ürettiği filmlerin yarıştığı Akademi Ödülleri’nin dijital devrim ile birlikte yarışma filmleri aday tercihlerini ve farklı coğrafyalarla olan ilişkisini dijitalleşen sinema kameraları ekseninde sorgulamayı amaçlamaktadır. Açıklayıcı bir alan araştırması olan bu çalışma, sistematik desenli gömülü teori yöntemini kullanmaktadır. Sınırlılık Akademi Ödülleri’nde 2006-2023 arası dönem olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak 2010 sonrası Akademi Ödülleri’nde “En İyi Film” ödülü olmak üzere birçok kategoride Amerikan ana akım sineması üretimi olmayan, daha düşük bütçeli bağımsız filmlerin de yarıştığı ve ödül aldığı, dijital platformlar için üretilmiş filmlerin de yarışabildiği bir yapısal dönüşümün yaşandığı ortaya çıkmaktadır.Article Duygu Yönetimi Ve Performans: Çalışan Algısı Üzerine Bir Araştırma(2022) Tekçe, Fahriye Burçak; Güven, BurcuBu çalışmanın amacı, özellikle hizmet sektörü çalışanlarının göstermek durumunda olduğu ifade edilen duygu ve davranış kontrolü çabasının, işgörenlerin performans düzeyine olan etkilerinin belirlenmesidir. Araştırma, telekomünikasyon sektöründe hizmet veren köklü bir şirketin, icra dosyalarına konu olan alacak takip işlerini yürüten bir hukuk firması için çağrı merkezi hizmeti sunan firmanın 4’ü kadın, 10’u erkek toplam 14 çalışanın katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Derinlemesine mülakat yöntemi ile gerçekleştirilen görüşmelerde yaşları 22-35 arasında değişmekte olan katılımcılara 8 açık uçlu soru yöneltilmiştir. Demografik özellikler açısından katılımcılar değerlendirildiğinde bekârların (%64), erkek katılımcılar (%42.86) ile lisans eğitimi almış olan katılımcıların (%35.71) yüzeysel davranış sergiledikleri görülmüştür. Kıdem süresi 1 ile 2 yıl arasında olan 7 katılımcı (%50) ve 1000-2500 TL arasında kazanç sağlayan 7 katılımcı (%50) yüzeysel davranış sergilediğini belirtmiştir. Çalışanların performanslarının denetim altında tutulması, belli bir standarda bağlanması ve maksimum düzeyde tutulması amacıyla uygulanan davranışsal kuralların örgütler açısından belirlenen hedeflere, istenen kriterler açısından varılmasına yardımcı olabildikleri ancak çalışanlar üzerinde stres, işten ayrılma, motivasyon kaybı ve örgütsel vatandaşlıktan uzaklaşma gibi olumsuz süreçleri tetiklediği görülmektedir.Article The Effect of Religiosity on Product Involvement in a Muslim Society(2014) Yener, DursunReligion has an important place in social life. It does not only affect the structure of society by shaping behavior and attitudes of people but also is affected from the social construct. Since religion has been perceived as a taboo subject, the number of researches about the relationship between religiosity and marketing are limited. Most of existing papers is relevant to Christianity and other religions. This study aims to present the effect of religiosity on product involvement using Allport's intrinsic/extrinsic religious orientation scale (ROS) in a Muslim sample. Three different product categories were selected (food, cosmetics and cleaning products) to analyze. Sample size of the research is 282 people which were selected by convenience sampling method. In methodology part, correlation and regression analyses and ANOVA and independent sample t-test were used. As a result, participants' level of involvement for each product group is differentiated according to their religiosity orientation. Since the scale was applied on a Muslim sample in Turkey, the study is also important..Article The Effects of Burnout on Organizational Commitment in Logistics Sector(2014) Dursun, Tolga; Yener, Dursun; Oskaybaş, KaderBurnout is a psychological syndrome that reduces people's motivation, job satisfaction and organizational commitment. People whose jobs are related with human interaction are usually exposed to burnout. In the literature, three dimensions of burnout were defined as emotional exhaustion, depersonalization and reduced personal accomplishment. In this study antecedents (cynicism, role ambiguity, role conflict and organizational justice) and consequences (job satisfaction, organizational commitment) of burnout were determined in logistics sector which has never been analyzed before in Turkey. Sample size of the study was 420 and judgment sampling method was used. As a result, it was found that antecedents of burnout except organizational justice are positively correlated with burnout factors, and burnout is negatively correlated with its consequences.Article Ericksonian Hypnotherapy versus Cognitive Behavioral Therapy for Post-Traumatic Stress Disorder(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2026) Çınaroğlu, Metin; Yılmazer, Eda; Noyan Ahlatcıoğlu, Esra; Hızlı Sayar, Gökben; Ülker, Selami VarolPost-traumatic stress disorder (PTSD) is characterized by persistent psychological distress and heightened neurophysiological reactivity. While trauma-focused cognitive behavioral therapy (CBT) is an established treatment, Ericksonian Hypnotherapy (EH) may offer comparable benefits via different therapeutic mechanisms. In this randomized clinical trial, 63 adults meeting DSM-5 criteria for PTSD were allocated (1:1:1) to EH, CBT, or a waitlist control; 54 participants completed post-treatment assessments. Both active interventions consisted of 12 weekly individual sessions. Outcomes included PTSD symptom severity (PCL-5), depression (BDI-II), anxiety (BAI), EEG markers (N2, P3, frontal alpha asymmetry), and autonomic reactivity (galvanic skin response, heart rate). Group & times; Time effects were analyzed using mixed-effects models. Treatment fidelity was independently evaluated. Both EH and CBT produced large and significant reductions in PTSD symptoms compared with waitlist, with no significant difference between the two therapies in total PCL-5 improvement. Depression and anxiety symptoms also decreased substantially in both active groups. Subscale analyses suggested slightly greater reductions in intrusion, hyperarousal, and somatic anxiety symptoms in EH, whereas CBT showed modestly greater improvement in cognitive depressive symptoms. Neurophysiological findings demonstrated parallel treatment-related changes across therapies, including normalization of ERP components, shifts toward left-frontal alpha activity, and reduced autonomic reactivity to trauma cues. No adverse events were observed. In this study, Ericksonian Hypnotherapy was as effective as trauma-focused CBT for reducing PTSD symptoms and associated psychological and physiological dysregulation, supporting EH as a viable alternative intervention for PTSD.Publication Exploration and Exploitation of Knowledge: Seeking Optimization in Organizational Learning(2016) Gürsoy, SerkanKüresel rekabet olgusu ile -arama ve kullanma anlamında- bilginin kritik önemi, çevreye uyum ve sürdürülebilir olmak adına, örgütleri farklı aktiviteler ve araçları birleştirme ve dengeleme konusunda zorlamaktadır. Yalnızca bilginin karakteri değil, sosyal sermayenin özellikleri de dünya iş piyasasını bir ağ ve/veya küme yapısı içinde bireysel işlemlerden topluluk işlemlerine doğru hareket ettirmektedir. Bu çalışma örgütlerin soğurabildikleri kadar etkin birer öğrenici olabilmeleri için gereksinimleri üzerine yoğunlaşmıştır. Her iki kimliğe birde sahip olmanın doğurduğu çelişkiler çalışmada arama ve kullanma aktiviteleri çerçevesinde verilmiştirArticle Hata Yönetimi Kültürü ile Hatalardan Öğrenme İlişkisinde Psikolojik Güvenliğin Düzenleyici Rolü Üzerine Bir Araştırma(2022) Bilginoglu, Elif; Yozgat, UğurErrors are inevitably made in all working contexts. Errors are regarded as negative, and therefore they can cause negative reactions such as anxiety and anger as well as shame and guilt. Therefore, organizations often focus on error prevention in order to deal with errors. However, instead of avoiding errors in organizations, managing errors means that accepting that errors are everywhere and they cannot be completely avoided despite all efforts. Although errors are undesired events, they can lead to positive results such as activating learning processes. Discussing errors, especially in psychological safe work environments, will enable organizations to learn from errors by encouraging employees to talk about them and voice their opinions. Therefore, this study aims to examine the relationships between error management culture, learning from mistakes, and psychological security. In the context of the survey data from 527 employees selected using the convenience sampling method in Istanbul it has been found that error management culture has a positive effect on learning from errors and psychological safety, psychological safety on learning from errors, additionally psychological safety has a moderating effect on the relationship between error management culture and learning from errors.Article Hedonism, Materialism and Consumer Boycotts Participation(2014) Dursun, Tolga; Yener, Dursun; Oskaybaş, KaderConsumer boycotts are extreme case of consumer behaviour. Consumers can boycott the firms for various reasons. Each individual has different motivations for participation in boycotts. Consumer boycotts are required sacrifice for consumers. Although materialism and hedonism are important issues in consumer behaviour, they are just the opposite of boycotts in terms of personal sacrifice from pleasures. In this study, the relationship between materialism, hedonism and participation to consumer boycotts have been statistically analyzed with a sample size of 519 people. As a result of these analyses, participation to consumer boycotts has negative relationship with materialism and hedonism. However, materialism and hedonism has positive relationship with one another.Article Hemşirelik Öğrencilerinin Hemşirelik İmajı Algılarının Belirlenmesi(2022) Olgun, Sevil; Kaptan, GültenAim: To determine nursing students’ perceptions of image towards the profession. Material and Method: Descriptive type study was carried out in the nursing department of a public university health school (n=691) at 25-29 May 2017. “Student Identification Form” and “Image for Nursing Profession” scale was used in collecting the data. Results: The average age of the students participating in the study was 22,49±1.53, 64,7% were girls and 36% were at 3rd grade. 62,1% of the students stated that they preferred the nursing profession voluntarily, 59,3% of them liked the profession and 61,4% did not intend to change their department. It was determined that the students’ mean score of image scale for nursing profession was 142,97 ± 0,59. A statistically significant difference was found between the willingness and preference of the nursing profession and the subscale of the scale and the mean total score of the scale (p <0,05). Conclusion: It was determined that students’ perception of image towards nursing profession is at a medium level, and those who prefer the profession willingly and those who love the profession have high perception of nursing image. In order to improve students’ perception of nursing image, programs should be organized to increase their professional equipment and improve their professional behavior.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

