Tez Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/46
Browse
Browsing Tez Koleksiyonu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 110
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 18-40 Yaş Arası Yetişkinlerde Egzersiz İle Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2025) Karadeniz, Serkan Berk; Beyazyürek, MansurBu araştırma, 18-40 yaş arası yetişkinlerde madde kötüye kullanım eğilimlerini belirlemeyi ve egzersiz ile arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma 18-40 yaş arası 111 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Örneklem seçilmeksizin, çalışmaya katılmaya gönüllü bütün katılımcılar çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler, 36 soruluk çevrimiçi bir anketin Google forms üzerinden paylaşılması ile Mayıs-Haziran 2025'te toplanmıştır. Sosyodemografik veriler Sosyodemografik veri formuyla, egzersiz alışkanlıkları Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu kullanılarak, madde kullanım eğilimleri ise Bağımlılık Profil indeksi Kısa Formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Toplanan veri SPSS versiyon 27 kullanılarak analiz edilmiştir. Madde kullanım eğilimi ve fiziksel egzersiz alışkanlıklarında yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim seviyesi ve gelir düzeyi gibi kategoriler bakımından anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, örneklemin tamamında madde kullanım eğilimi ile egzersiz alışkanlıkları arasında anlamlı bir korelasyon ilişkisi saptanmamıştır.Master Thesis 3PL Yeşil Lojistik Uygulamalarının Hizmet Sektörüne Etkisini Ölçmeye Yönelik Nitel Bir Çalışma: İstanbul İli Uygulaması(2022) Hekim, Fulya; Aydınocak, Ezgi UzelLojistik, modern pazarlama içerisinde kendine yer tutmuş olduğu gibi tüm sektörlerde çevresel alanda da önemli yer tutmakta olup önemi günden güne artış göstermektedir. Çevreyi korumak, enerji tüketimini en aza indirebilmek, malzemelerin yeniden üretimi sayesinde tekrar doğaya kazandırılabilmesi gibi başlıca nedenler lojistik sektörünün önemli bölümlerinden biri olan ' Yeşil Lojistik' kavramını ortaya çıkarmıştır. Rekabetin yüksek derecede olduğu lojistik sektöründe, işletmeler avantaj elde edebilmek için yeşil lojistik ve uygulamalarını benimsemiş, lojistik faaliyetlerini '3PL' şeklinde isimlendirilen üçüncü parti lojistik firmalarından da karşılamışlardır. Burada amaç, maliyeti azaltmak, sermayeyi etkin kullanmak, çevreye verilecek zararları engellemek ve pazarda tutunabilmektir. Bu araştırmada, İstanbul ilindeki 3PL Yeşil Lojistik uygulamalarının hizmet sektöründeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Çevre, Yeşil Lojistik, Üçüncü Parti Lojistik (3PL), Rekabet ve PazarMaster Thesis 6 Şubat Depremi Sonrası Sürdürülen Psikososyal Çalışmalara Destek Veren Meslek Grupları Üzerinde Deneyimin ve Müdahale Süresinin Eşduyum Yorgunluğuna Etkisi(2025) Demir, İrem; Erden, Hatice GülsenBu araştırmanın amacı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrasında psikososyal destek çalışmalarına katılan meslek gruplarında mesleki deneyim süresi ve müdahale süresi ile eşduyum yorgunluğu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemi, afet sonrası psikososyal destek hizmetlerinde görev alan ve kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 155 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, Sosyo-Demografik Bilgi Formu, İkincil Travmatik Stres Ölçeği (İTSÖ) ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde nonparametrik testler, sperman korelasyon analizleri, basit doğrusal regresyon analizleri ve bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. KSE sonuçlarına göre, katılımcıların anksiyete, olumsuz benlik algısı, somatizasyon ve hostilite düzeyleri düşük, depresyon düzeyi ise orta düzeyde saptanmış olup genel psikolojik belirti düzeyi orta düzeyde gözlenmiştir. İTSÖ sonuçları, Kaçınma ve Uyarılma düzeylerinin düşük, Duygusal İhlal düzeyinin ise orta düzeyde olduğunu; genel ikincil travmatik stres düzeyinin ise düşük-orta düzeyde seyrettiğini göstermektedir. Analizler sonucunda, olumsuz benlik algısı ile mesleki deneyim süresi arasında çok zayıf bir ilişki saptanmıştır. Bununla birlikte, ikincil travmatik stresin alt boyutları olan duygusal ihlal ve uyarılma açısından meslek grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Özellikle memurların, duygusal etkilenme ve uyarılma tepkileri açısından psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarına kıyasla daha yüksek düzeyde belirti bildirdikleri görülmüştür. Elde edilen bulgular, afet sonrası psikososyal destek uygulamalarında eşduyum yorgunluğunu ve psikolojik belirti düzeylerini etkileyen başka değişkenlerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.Master Thesis 6 Şubat Depremini Deneyimleyerek Tssb Belirtileri Yaşayan Genç Yetişkinlerde Görülen Antisosyal Davranışlarda Sosyal Desteğin Rolünün İncelenmesi(2025) Engin, Özge; Erden, Hatice GülsenAraştırma, 6 Şubat 2023 depremine maruz kalan 18-24 yaş arası genç yetişkinlerde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri ile antisosyal davranışlar arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve bu ilişkide algılanan sosyal destek ile çocukluk çağı travmalarının düzenleyici/aracı rolünü incelemektedir. Araştırmaya, 6 Şubat depreminin gerçekleştiği zamanda, depremden etkilenen 11 ilden birinde bulunan ve depremi doğrudan hisseden toplam 267 genç yetişkin katılmıştır. Veri toplama sürecinde; Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği, DSM - 5 için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Antisosyal Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, TSSB belirtileri ile antisosyal davranışlar arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Çocukluk çağı travmalarının bu ilişkide kısmi aracı ve düzenleyici rol üstlendiği; sosyal desteğin ise belirli TSSB alt boyutları (özellikle duygu ve düşüncelerde olumsuz değişimler ve artmış uyarılma) ile antisosyal davranışlar arasındaki ilişkide anlamlı bir tampon etkisi oluşturduğu bulunmuştur. Ayrıca, deprem maruziyeti ile ilgili değişkenler TSSB belirtileri ve antisosyal davranış düzeylerini anlamlı biçimde etkilemiştir. Bulgular, travmaya maruz kalan kişilerde çocukluk çağı travmalarının ve sosyal desteğin, psikolojik iyilik hali üzerinde rol oynadığını göstermektedir. Bu sonuçlar, afet sonrası ruh sağlığı müdahalelerinde risk gruplarının belirlenmesine ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik önemli katkılar sunmaktadır.Master Thesis 6 Şubat Depremlerine Maruz Kalan Bireylerde Anbean Farkındalık ve Tssb Semptom Şiddeti Arasındaki İlişkide Deneyimsel Kaçınmanın ve Dikkat Kontrolünün Etkisi(2025) Kaymaz, Simay; Altınok, AhmetSon zamanlarda popülerleşen, meditasyonlarla pratik edildiği gibi çeşitli psikoterapi uygulamalarında da yerini alan anbean farkındalık kavramı, çeşitli olumsuz psikolojik etkilere karşı koruyucu işlev edindiği değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, 6 Şubat depremlerine maruz kalan bireylerde, kişilik özelliği olan anbean farkındalık düzeyi ve TSSB semptom şiddeti arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, bu ilişkide deneyimsel kaçınmanın aracı rolü, dikkat kontrolünün düzenleyici rolü incelenmiştir. Çalışma, yaşları 18 ile 65 yaş arasında değişen, 6 Şubat 2023 öncesinde depremin yaşandığı illerde ikamet eden 390 gönüllü katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler Post-travmatik Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PCL-5), Beş Faktörlü Bilgece Farkındalık Ölçeği-Kısa Formu (BFBFÖ-K), Dikkat Kontrolü Ölçeği (DKÖ), Kabul ve Eylem Formu 2 (KEF-2) ve Demografik Form ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesinde, Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ek olarak düzenleyici etkiler değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasında, iki yönlü güçlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasındaki ilişkide deneyimsel kaçınmanın aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı ilişkide dikkat kontrolünün düzenleyici etkisi olmadığı gözlemlenirken, dikkat kontrolünün dikkati odaklama alt boyutunun ilişkiyi anlamlı ölçüde düzenlediği gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasında güçlü negatif ilişki olduğunu ve bu ilişkinin dikkat kontrolünün dikkati odaklama boyutu tarafından anlamlı şekilde düzenlediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anbean farkındalık, TSSB semptom şiddeti, deneyimsel kaçınma, dikkat kontrolüMaster Thesis Afet Sonrası İkincil Travmatik Belirtiler Gösteren Yardım Çalışanlarının Sosyal Medya Kullanımları İle Anksiyete Düzeyleri Arasındaki İlişki(2024) Demirezen, Burcu Kahraman; Erden, Hatice GülsenÇalışmanın amacı afet sonrası ikincil travmatik belirtiler gösteren yardım çalışanlarının sosyal medya kullanımları ile anksiyete düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını incelemektir. Araştırma örneklemini 138 kadın ve 142 erkek olmak üzere toplam 280 kişi katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, Demografik Bilgi Formu, ''İkincil Travmatik Stres Ölçeği (İTSÖ)'' ve ''Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği (DASS42)'' kullanılarak afet bölgesine gitmiş yardım çalışanlarına uygulanmıştır. Çalışma kapsamında Bağımsız Örneklem t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson korelasyon, çoklu doğrusal regresyon ve Ki-Kare analizleri ile değişkenlere ait bulgular ele alınmıştır. Analizler sonrasında afet sonrası yardım çalışanlarında ikincil travmatik stres, depresyon, anksiyete ve stres belirtileri saptanmış, kadın çalışanların söz edilen belirtileri daha yüksek deneyimledikleri bulunmuştur. Aynı zamanda, deprem bölgesinde çalışılan sürenin artmasıyla birlikte afet sonrası yardım çalışanlarının deneyimlediği ikincil travmatik stres, anksiyete, depresyon ve stres düzeylerinin de arttığı saptanmıştır. Sosyal medyada 4 saatten fazla zaman geçiren yardım çalışanlarının ikincil travmatik stres, depresyon, anksiyete ve stres puanlarının sosyal medyayı daha az kullanan gruplara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Alanyazında afet sonrası yardım çalışanlarındaki ikincil travmatik stres, sosyal medya kullanımı ve anksiyete değişkenlerini birlikte inceleyen araştırmalar sınırlıdır. Söz edilen değişkenlerin birlikte incelendiği bu tez çalışmasının ilişkili etmenlerin belirlenmesi, yardım çalışanlarındaki belirtileri önleme ve müdahale çalışmaları konusunda alanyazına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.Master Thesis AKP, CHP, MHP ve HDP Siyasi Parti Liderlerinin 2015 Yılı İstanbul Mitingi Konuşmalarında Söylem Dilinin İncelenmesi(2023) Aslan, Derya; Meral, Pınar SedenToplumsal yaşam içerisinde öyle sözcükler vardır ki, kullanımlarının sebebi ve sözcüklerin anlamı kullanıldığı ortama göre anlam kazanmaktadır. Siyaset kavramı işte bu sözcüklerden birisidir. Toplumun doğal yaşantısının bir parçası haline gelmiş olan siyaset, günlük rutin işlemlerin, rutin döngülerin içerisine karışarak doğal bir yaşam pratiği haline gelmiştir. Toplumlar, siyasi liderlerin söylemlerinden, parti kimliğinden, parti liderinin özelliklerinden etkilenmektedir. Seçmenlerin parti liderlerine karşı düşünceleri, o partiye oy vermede etkilidir. Siyasi söylemlerin toplumları etkilemesinden hareketle, 2015 yılında yapılan genel seçimlerde ana parti ve üç muhalefet partisinin seçime yakın zamanda yaptıkları mitingler dikkate alınarak, AKP, CHP, MHP ve HDP'nin İstanbul'da düzenledikleri birer mitingi ele alınmıştır. Partilerin mitinglerinin İstanbul olarak belirlenmesindeki ana sebep, İstanbul'un kozmopolit yapısıyla halkın büyük çoğunluğunu temsil edebileceğidir. Söylem analizine tabi tutulan miting bulgularına göre, iktidar partisi ve muhalefet partileri arasında benzerlik ve farklılıklar olduğu görülmüştür. AKP ve MHP liderlerinin söylem dili olarak, kullanılan kelimeler ve kronolojik anlatımın birbirine benzediği görülmüştür. HDP, siyasi söylemlerini, haklar, demokrasi ve toplumdaki ayrıştırma üzerine kurarken CHP'nin söylemlerinde ekonomi, yolsuzluk ve yoksulluk ön plana çıkmaktadır.Master Thesis Alkol ve Madde Bağımlılığı, Travma Geçmişi ve Dürtüsellik İlişkilerinin İncelenmesi(2024) Köstekçi, Ayşe Betül; Erden, Hatice GülsenMevcut çalışmada alkol ve madde bağımlılığına sahip kişileri travmatik yaşantı geçmişleri ve dürtüsel eğilimleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin AMATEM birimindeki psikiyatri bölümü ayakta tedavi polikliniğine başvuran 8'i kadın olmak üzere toplam 102 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak: Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BIS-11), Travma Sonrası Stres Tanı Ölçeği (TSSTÖ), Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ) kullanılmış ve araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu uygulanmıştır. Ölçekler aracılığıyla edinilen verilerin karşılaştırılması ve yorumlanması için SPSS programı kullanılmıştır. Çalışmanın konusu ve amacı göz önünde bulundurularak ön şartların kontrolü ardından, Çoklu Doğrusal Regresyon analizi ve SPSS PROCESS (v4.2) Aracı Değişken analizi uygulanmasına karar verilmiştir. Yapılan araştırma için anlamlılık düzeyi 'p<0,05' olarak belirlense de çoğunlukla bulguların anlamlılık düzeyi 'p<0,01' derecesindedir. Sonuç olarak alkol ve madde bağımlılığı, travma geçmişi ve dürtüsellik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur: Travma geçmişinin alkol ve madde bağımlılık düzeyi üzerindeki anlamlı etkisinde, dürtüsellik 'kısmi aracı değişken' rolündedir.Master Thesis Ambalaj Tasarımında Form Faktörünün Tüketicinin Satın Alma Kararına Etkisi: İçecek Ambalajları Üzerine Bir Araştırma(2021) Okumuş, Bayram; Meral, Pınar SedenAmbalaj fonksiyonu, işletmelerce üretilen ürünlerin belli bir kimlik yaratmasında destekleyici etkiye sahiptir. Böylelikle, ürün ve markalara yönelik tutundurma faaliyetleri daha başarılı olabilmektedir. Bunun yanı sıra ambalajlar, işletmelerin ve markalarının bilirliklerini artırmada önemli ve etkin rollere sahiplerdir. Ambalaj tasarımında önemli bir yeri olan ambalaj formu da işlevsel değerinin ötesinde, doğrudan duygulara veya bilinçaltına hitap eden ikincil sembolik değerleri ifade eden özel bir mesaj iletmesi nedeniyle kendiliğinden olan ve bazen değiştirilmesi zor olan duyguları, tutumları ve satın alma davranışlarını tetikleyebildiği için oldukça önemli ve satın alma davranışlarını değiştirme ve istenilen şekilde yönlendirmede oldukça etkilidir. Literatürde ambalaj tasarımının tüketici davranışları ve algısı üzerindeki etkisinin çoğunlukla genel veya renk etkisi özelinde incelendiği görülmektedir. Bu alanda içecek firmaları üzerine yapılan çalışmalarda ambalaj formunun etkisinin de ambalajın genel tasarım etkisi altında ve sınırlı düzeyde araştırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu araştırmada, literatürdeki bu boşluğun doldurulmasına katkıda bulunabilmek için ambalaj tasarımında form faktörünün tüketicinin satın alma kararına etkisinin içecek ambalajları özelinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, dahil edilme kriterlerini taşıyan 224 sağlıklı erişkin oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi, örneklem seçimindeyse kartopu örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Pandemi koşullarının devam etmesi nedeniyle veriler online anket yoluyla toplanmıştır. Anket soruları araştırmacı tarafından tez danışmanının kontrolünde hazırlanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, minimum-maksimum değerler gibi betimsel istatistiklerin yanı sıra, basıklık ve çarpıklık katsayıları, iki grubun karşılaştırılmasında t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA testi, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının belirlenmesinde LSD Post Hoc testi kullanılmıştır. Anlamlılık analizleri %95 (p<0,05) ve %99 (p<0,01) düzeylerinde yapılmıştır.Master Thesis Anadili Türkçe Olan ve Olmayan Ortaokula Devam Eden Çocukların Akademik Benlik Saygısı İçe Dönüklük ve Utangaçlık Düzeylerinin Karşılaştırması(2024) Ay, Jiyan; Hamamcı, ZeynepBu araştırmanın amacı anadili Türkçe olan ve olmayan ortaokula devam eden çocukların akademik benlik saygısı, içe dönüklük ve utangaçlık düzeylerinin karşılaştırmaktır. Araştırmanın katılımcıları Midyat Altunkaya, Midyat Kocatepe ve Midyat Cumhuriyet Ortaokullarında altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarda eğitim görmeye devam eden 10-16 yaş aralığında olan 438 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak 'Demografik Bilgi Formu, Akademik Benlik Saygısı Ölçeği (ABS), Eysenck Kişilik Envanteri, Çocuk Utangaçlık Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi için değişkenler arasındaki ilişki için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, akademik benlik saygısı (ABS); değişkenler arasındaki farklara bakmak için bağımsız örneklem t test ve tek yönlü ANOVA yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre anadili Türkçe olan ve olmayan öğrenciler arasında akademik benlik saygısı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Anadili Türkçe olan ve ortaokula devam eden öğrencilerin akademik benlik saygısı düzeyleri anadili Türkçe olmayan olan öğrencilere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre anadil Türkçe olan ve olmayan çocukların içe ve dönüklük düzeyleri ile utangaçlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırmada çocukların içe ve dönüklük, akademik benlik saygısı ve utangaçlık düzeyleri arasında demografik değişkenler açısından bir fark olup olmadığı incelendiğinde eğitim ve sosyoekomomik değişlenlerine göre sosyoekonomik durumu düşük olan katılımcıların utangaçlık düzeyleri sosyoekonomik durumu orta olan katılımcılara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Araştırma sonucuna göre ortaokula devam eden öğrencilerin babalarının ve annelerinin eğitim durumuna göre akademik benlik saygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Baba ve annenin eğitim seviyesi arttıkça akademik benlik saygı düzeyleri azalmaktadır.Master Thesis Azerbaycan'ın Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Sürdürülebilir Kalkınma Üzerindeki Etkisi(2025) Poladli, Huseyn; Yeşilyaprak, MehmetBu çalışma, Azerbaycan için yenilenebilir enerji kaynaklarını ve çok disiplinli yaklaşımlar aracılığıyla sürdürülebilir kalkınma üzerindeki potansiyel etkisini incelemektedir.Azerbaycan hükümetinin enerji politikası konusundaki tutumundaki dönüşüm süreci ve temiz enerjiye geçiş çabaları, fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin yarattığı ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlar bağlamında analize edilmiştir.Proje, ülkenin mevcut potansiyelini ve güneş, rüzgar, hidro, biyokütle ve jeotermal gibi ana enerji kaynakları açısından kapasitesini, tamamlanmış veya devam eden projeleri, ekonomik ve sosyal boyutları ve enerji diplomasisi çerçevesinde uluslararası iş birliği olanaklarını değerlendirmektedir.İki metodoloji (nitel, SWOT analizi ve mekânsal analiz dahil ve ampirik, regresyon, ARDL, VAR/VECM modelleri ile) ortak bir şekilde kullanılmıştır.Bu araştırmanın bulguları, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca enerji güvenliği ve ekonomik çeşitlendirme ile ilgili stratejik hedeflere değil, ayrıca çevresel koruma ve sosyal refah açısından da hizmet ettiğini yansıtmaktadır.Master Thesis Beliren Yetişkinlerde Reddedilme Duyarlılığı ve Sosyal Kaygı Arasındaki İlişkide Beden İmgesinin Aracı Rolü(2024) Kocaman, Nisan İlayda; Yılmazer, EdaModern tolumda beliren yetişkinlik, ergenlik ve yetişkinlik gelişim dönemleri arasında bulunan fakat her iki dönemden de farklı davranış paternlerini içinde barındıran bir ara dönem olarak kabul edilmektedir. Reddedilme duyarlılığı ise, beliren yetişkinlik döneminde de ortaya çıktığı düşünülen bir davranışsal yaklaşımdır. Bu tez çalışmasında beliren yetişkinlerde reddedilme duyarlılığı ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide beden imgesinin aracı rolü incelenmiştir. Araştırma yaşları 18-29 arasında değişen 300 katılımcıyla yürütülmüştür. Araştırma verileri Demografik Form, Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği ve Vücut Algısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulara göre beden imgesi, reddedilme duyarlılığı ve sosyal kaygı arasındaki ilişkiye aracılık etmektedir. Elde edilen bulgular literatür kapsamında tartışılmış olup, gelecek araştırma ve klinik pratiğe yönelik önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Belirsizliğe Tahammülsüzlük ile Sağlık Anksiyetesi Arasındaki İlişkide Psikolojik Sağlamlığın Rolü(2024) Aktaş, Aymelek; Çağlar, Eda ErmağanBu çalışmada belirsizliğe tahammülsüzlük, sağlık anksiyetesi ve psikolojik sağlamlık değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Belirsizliğe tahammülsüzlük ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi 18-45 yaş aralığında kronik fiziksel hastalığı olmayan 247 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Demografik Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ve Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Analiz sürecinde araştırma değişkenlerinin puan ortalamalarının normallik sınaması için çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiştir. Normal dağılıma uygun olduğu kabul edilerek değişkenlerin arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Yordayıcı ilişkinin incelenmesi için hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Düzenleyici rol analizi için SPSS Process Macro eklentisi kullanılarak birinci model ile tek düzenleyici değişkenli analiz yapılmıştır. Sosyodemografik değişkenler bakımından araştırma değişkenlerinin karşılaştırılmasında t-test ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Analizler sonucunda psikolojik sağlamlık, belirsizliğe tahammülsüzlük, belirsizliğe tahammülsüzlük ölçeği toplam puan ve alt boyutlarının sağlık anksiyetesinin istatistiksel olarak anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Çalışmanın bir diğer bulgusu engelleyici kaygı alt boyutu ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolü olduğunu göstermektedir. Çalışma sonuçları alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır.Master Thesis Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ve Psikiyatrik Belirtiler Arasındaki İlişkide Kontrol Odağının Aracı Rolü(2025) Çelik, Zeynep; Beyazyürek, MansurBu çalışmada psikiyatrik belirtiler ve belirsizliğe tahammülsüzlük arasındaki ilişkide kontrol odağının aracı rolü SPSS PROCESS Makrosu aracılığıyla test edilmiştir (Model 4). Araştırma anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, depresyon, özgül fobi, sosyal anksiyete bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu, agorafobi, obsesif kompulsif bozukluğu, komorbid anksiyete ve veya tanımlanmamış diğer bir kaygı bozukluğu tanılarına sahip olan ya da herhangi bir tanısı olmayan 18-65 yaş aralığında 208 gönüllü katılımcı ile yürütülmüştür. Sonuçlar belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyinin psikiyatrik belirtiler düzeyi üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisi olduğunu, kontrol odağının ise bu ilişkide kısmi bir aracı rol oynadığını göstermiştir. Bulgular, kişilerin belirsizlik karşısında gösterdikleri düşük toleransın, dışsal kontrol odağı eğilimleriyle birlikte psikopatolojik belirtileri artırabileceğini göstermektedir. Klinik değerlendirmelerde ve tedavide kontrol odağı kavramının odağa alınmasının tedavilerin etkisini arttıracağı düşünülmektedir. Araştırma sonuçları, ilgili bilimsel çalışmalar çerçevesinde ele alınmıştır ve klinik alanındaki müdahale süreçlerine katkı sağlamaya ilişkin çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Bir Kuşak Bir Yol Projesi Kapsamında Türkiye'nin Rolü(2023) Akkaya, Mehmet Sena; Ergüven, EmreDeng Xiaoping, 1978 yılında gerçekleştirdiği 'Reform ve Dışa Açılım' politikalarının sonucunda sosyalist piyasa ekonomisi sistemi ile Çin ekonomisini kapitalizme açarak küreselleşme sürecini başlatmıştır. 2008 küresel finansal krizi sonrasında dünya ekonomisinde önemli değişikliklerin yaşanmış ve küresel güç dengeleri yeniden şekillenmiştir. 2008 krizinden sonra ABD'nin liderliğindeki küresel sistemin meşruiyetinin sorgulanmaya başlanmıştır. Bu süreçte Çin, ekonomik büyüme ve diğer ülkelerle geliştirilen ekonomik ilişkiler sayesinde, krizden minimum hasarla çıkmayı başarmış, dünya ticaretinin büyük bir aktörü haline gelmiştir. Çin, 2012 yılında göreve gelen Xi Jinping tarafından ortaya koyulan 'Çin Rüyası' vizyonu çerçevesinde ekonomik, ticari, askeri ve kültürel alanlarda daha aktif stratejiler izlemiş ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası, Asya Alt Yapı Yatırım Bankası ve Kuşak ve Yol Girişimi gibi alternatif kurumsallaşma hamleleri ile 21. Yüzyılın küresel hegemonik gücü olma niyetini ortaya koymuştur. Çin ekonomisinin, Orta Doğu ve Afrika'nın zengin enerji kaynaklarına ve Avrupa pazarlarına kesintisiz bağlanmasının önemli bir argümanı olan Kuşak ve Yol Girişimi, Çin için ekonomik ve ticari bir proje olmasının yanında derin politik amaçlar da ihtiva etmektedir. Çin'in güvenlik ve zaman açısından Orta Doğu ve Avrupa'ya kara ve demir yoluyla ulaşması için en uygun güzergâh olan Orta Koridor Girişimi, Türkiye'nin jeopolitik ve coğrafi önemini artırmaktadır. Türkiye, 'kazan kazan' stratejisinin uygulanabilirliğini sağladığı taktirde girişimden kazançlı çıkacak ülkeler arasında yer alacaktır. Öncelikli bu girişimin Türkiye açısından oluşturduğu risklerin tespit edilmesi ve çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Bu bağlamda yapılan çalışmada Kuşak ve Yol Girişimi'nin Türkiye- Çin ilişkileri üzerindeki muhtemel etkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu değerlendirme sonrasında çıkan fırsat ve risklerin incelenmesi çözüm sunulması bakımından önemlidir. Öte yandan yapılan çalışma gelecek dönemde yapılacak olan çalışmalara kaynak niteliği taşıması ve alınyazına katkı sağlaması bakımından da önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Kuşak ve Yol Girişimi, Türkiye-Çin İlişkileri Tarih: 02.08.2023Master Thesis Blok Zincir Teknolojisinin Gümrük İşlemlerine Olan Etkisi(2024) Yılmaz, Esat; Taşar, Sezin AçıkBu tez çalışmasında gümrük işlemlerinin blok zincir teknolojisi kullanılarak gerçekleştirilmesi halinde gümrük işlemlerine olabilecek olumlu veya olumsuz etkileri ele alınmaktadır. Araştırmada uygulama bölümü öncesinde kavramsal açıklık getirmek adına gümrük ve blok zincir teknolojisi kavramları ile ilgili teorik bilgiler verilip konuyla ilgili yapılmış çalışmaları içeren literatür özeti sunulmuştur. Araştırmanın uygulama bölümünde ise nitel ve nicel yöntemler kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine görüşme, nicel araştırma yöntemlerinden ise anket modeli uygulanmıştır. Uygulama kapsamında örneklem İstanbul'da faaliyet gösteren gümrük müşaviri, gümrük müşaviri yardımcısı ve yetkilendirilmiş gümrük müşaviri ünvanlı kadın ve erkek katılımcılardan oluşmaktadır. Tez çalışmasının sonucunda, gümrük işlemlerinde blok zincir teknolojisi kullanımı ile ticari verilerde doğruluğun oluşacağı, risk yönetiminin sağlanacağı, güvenlik artışı yaşanacağı, gümrük işlemleri ihlallerine yönelik denetimin daha etkin olacağı sonuçlarına ulaşılmıştır ancak gümrük sektörü çalışanlarının blok zincir teknolojisi hakkında önemli bilgi eksiklikleri olduğu ortaya çıkarılmıştır. Blok zincir teknolojisinin gümrük işlemlerinde kullanılabilmesi ve önündeki engellere yönelik önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Bovarist Eserlerde Postmodernizm: Metinlerarasılık(2022) Çeteci, Mustafa Tutku; Özden, Füsün DenizPostmodernlik sorunsalı, postmodernizmin kendisini tam anlamıyla göstermesiyle itibaren başlamıştır. Metinlerarasılık ile birlikte gitgide iç içe giren yazılar, yazın sahasında olan kurallar bütünlüğünü bozmuş, sınırları olmayan çerçevelere sığdırılmış ve bu dolayda edebi anlamda eserler verilmeye başlanmıştır. Kendini tekrar etmeyi serbest kılan bir ekol; eskiyi de yeni bir bakış açısıyla incelemeye ele alınmasını zorunlu kılar. Çünkü eski, yeniden incelenebileceğini göstermiş ve bu ilişkinin –eski ile yeni olanın- metnin doğurgan oluşuyla alakalı olması, eskiye yeni bir anlam katmıştır. Bovarizmde olduğu gibi sadece dönemini değil, kendinden sonrasını da etkilemiştir. Bovarizm, Gustave Flaubert'in Madame Bovary'sinin ahlak kurallarına karşın hayallerinin peşinden koşan ve gerçeklikle yüzleşen kadını bu türün ilk örneğidir. Türk yazın sahasında kendisini Halid Ziya Uşaklıgil'in Aşk-ı Memnu'su, Rus yazın sahasında Lev Tolstoy'un Anna Karenina'sı ve Vladimir Nabokov'un Rua, Dam, Vale'si olarak kendini göstermiştir. Ancak çalışmamızda; bahsi geçen kültürlerin ve yazın sahalarının yalnızca birini örnek olarak alacağımızdan ve incelememizi postmodernizm ve metinlerarasılık ile birbirine bağlayan, Madamé Bovary, Aşk-ı Memnu ve Rua, Dam, Vale eserleri üzerinden yapacağız. Eserler ve dönemlerinde etkisini gösteren realizmi tanımlarken romantizmden bahsetmeden olmaz. Kaçılamayan romantizm ister ya da istemez şekilde tepki olarak çıktığı klasisizmi –romantizmin doğmasına sebep olan- de içinde barındırır ve böylece akımlar öyle ya da bu şekilde bir araya gelmişlerdir. Bu da karnavalesk bir sisteme hizmet etmeye başlar. Çalışmamızda yazarlarımız ve eserleriyle sınırlandırmış olduğumuz bu konuyu ele alırken, postmodern bakış açısıyla yeniden okuma uygulama yaparak; eserlerin postmodernliği ve taşıdıkları postmodern unsurları, metinlerarasılık bağlamında tartışacağız. Aynı zamanda edebiyatın yanlış bir şekilde bilinen eleştiri tanımıyla eleştirilemeyeceğini ele alacağız. Yanlış olarak adlandırdığımız bu tanımla edebiyatı eleştirebilmenin tek yolu vardır o da edebiyatın sistemini, edebiyatbilimini eleştirmektir. Sistem tezin içine girdiği zaman ilk olarak yapı eleştirilir Bu yüzden de göstergebilimi, eleştiri ve yapısalcılığı çalışmamızda yöntem olarak kullanacağız. Anahtar kelimeler: Postmodernizm, eleştiri, yapısalcılık, bovarizm, metinlerarasılık, göstergebilimMaster Thesis Çevrimiçi Çok Oyunculu ve Tek Oyunculu Dijital Oyunlarda Oyun Bağımlılığı ve Sosyal Kaygının İncelenmesi(2024) Kaya, Süheyla; Erden, Hatice GülsenBu araştırmanın amacı, çevrimiçi çok oyunculu (multiplayer) ve tek oyunculu (single-player) oyunların dijital oyun bağımlılığı ve sosyal kaygı açısından incelenmesidir. Çevrimiçi uygulamayla 375 yetişkin katılımcıya ulaşılarak 'Oyuncu Veri Formu', 'Yetişkinler İçin Oyun Bağımlılığı Ölçeği' ve 'Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği' yanıtları toplanmıştır. Katılımcılar, çok oyunculu oyun oynayanlar, tek oyunculu oyunları oynayanlar ve iki türü oynayanlar olarak üç gruba ayrılmıştır. Test varsayımlarını karşıladığı tespit edilen veriler, MANOVA, Pearson korelasyon testi, bağımsız örneklemler t-testi ve regresyon analizi ile incelenmiştir. Analiz sonucunda ölçek ve etkileşim grupları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunmamıştır (p>.05). Dijital oyun bağımlılığı ve sosyal kaygı puanları arasında ise zayıf pozitif korelasyon (r=0.415, p<.05) olduğu tespit edilmiştir. Basit regresyon analizi sonucunda oyun bağımlılığının sosyal kaygı puanındaki değişimin yaklaşık %17.5'ini açıkladığı tespit edilmiştir. Bulgular incelendiğinde, oyunların tek oyunculu veya çok oyunculu olması oyun bağımlılığı ve sosyal kaygı puanları açısından bir farklılık göstermese de oyun bağımlılığının sosyal kaygı gelişmesinde risk oluşturduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Cibuti Tasarım Kültüründe Sömürgecilik Etkisi Üzerine Bir Araştırma(2023) Youssouf, Zouhour Hassan; Shahmiri, Bengisu BayrakCibuti'nin Doğu Afrika'da konumlanması, tarihsel olarak çeşitli yabancı etkilerle karşılaşmasına neden olmuştur. Özellikle sömürgecilik, Cibuti'nin kültürü ve tasarımı üzerinde derin ve kalıcı izler bırakmıştır. Bu dönemde, geleneksel tasarım anlayışı, Cibuti toplumuna giren yabancı kültürel unsurların etkisiyle önemli değişikliklere uğramıştır. Sömürgecilik döneminde, Cibuti, farklı Avrupa güçleri tarafından kontrol edilmiştir. Bu durum, Avrupalı sömürgecilerin kendi kültürlerini dayatmalarına ve yerel kültür üzerinde belirgin bir etki bırakmalarına yol açmıştır. Araştırma, özellikle dergilerin, tasarım kültüründeki değişim ve evrim süreçlerinde nasıl bir etkileşim içinde olduğunu detaylı bir şekilde ele almaktadır. Cibuti'nin tarihindeki sömürge dönemlerinde, özellikle Fransız yönetimi altında, dergilerin tasarım kültürüne katkılarını ve bu dergilerin yerel tasarım anlayışına olan etkilerini inceler. Sömürgecilik etkisinin tasarım kültüründe nasıl yansıdığını, dergiler aracılığıyla nasıl aktarıldığını ve bu süreçte dergilerin nasıl bir araç olarak kullanıldığını değerlendirir. Anahtar Kelimeler: Sömürgecilil, tasarım kültürü, dergileriMaster Thesis Çocukluk Çağı Travmaları ile Partner Şiddeti Arasındaki İlişkide Agresyonun Aracı Rolü(2025) Biber, Irmak; Çağlar, Eda ErmağanBu çalışmada çocukluk çağındaki travmatik deneyimlerin partner şiddeti üzerindeki etkisinde agresyonun aracılık rolüne bakılmıştır. Araştırmaya 18 yaş üştü toplam 253 kişi dahil edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Travma Ölçeği (ÇÇTÖ), Romantik İlişkiyi Değerlendirme Ölçeği (RİDÖ), Buss-Perry Saldıganlık Ölçeği (BPSÖ) ve Flört Şiddetine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde, Basit Doğrusal Regresyon Analizi, Çoklu Regresyon Analizi, Process Makro Model 4 Aracılık Analizi, T-test ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, çocukluk çağı travmatik deneyimlerinin yetişkinlikteki partner şiddetinde ve agresyon düzeylerinde anlamlı bir etki yarattığı anlaşılmıştır. Çocukluk çağı travmatik deneyimlerinin, yetişkinlikte partner şiddetindeki etkisinde agresyonun kısmi aracı rolünün bakıldığı analizde, çocukluk çağı travmatik deneyimlerinin partner şiddeti üzerinde anlamlı etkisi olduğu, modele agresyonun aracı değişken olarak dahil edildiğinde, bu etkinin belirgin düzeyde düştüğü ancak anlamlılık seviyesini koruduğu bu nedenle bu ilişkide agresyonun kısmi aracılık rolü oynadığı görülmüştür. Buna ek olarak, agresyonun partner şiddetini kabulüne yönelik tutumlarda anlamlı bir etkisi olduğu da yapılan analizler sonucunda anlaşılmıştır.

