Beykoz Üniversitesi
Permanent URI for this communityhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/123456789/646
Browse
Browsing Beykoz Üniversitesi by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 217
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis 18-40 Yaş Arası Yetişkinlerde Egzersiz İle Bağımlılık Yapıcı Madde Kullanımı Arasındaki İlişkinin İncelenmesi(2025) Karadeniz, Serkan Berk; Beyazyürek, MansurBu araştırma, 18-40 yaş arası yetişkinlerde madde kötüye kullanım eğilimlerini belirlemeyi ve egzersiz ile arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışma 18-40 yaş arası 111 katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Örneklem seçilmeksizin, çalışmaya katılmaya gönüllü bütün katılımcılar çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler, 36 soruluk çevrimiçi bir anketin Google forms üzerinden paylaşılması ile Mayıs-Haziran 2025'te toplanmıştır. Sosyodemografik veriler Sosyodemografik veri formuyla, egzersiz alışkanlıkları Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeği Kısa Formu kullanılarak, madde kullanım eğilimleri ise Bağımlılık Profil indeksi Kısa Formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Toplanan veri SPSS versiyon 27 kullanılarak analiz edilmiştir. Madde kullanım eğilimi ve fiziksel egzersiz alışkanlıklarında yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim seviyesi ve gelir düzeyi gibi kategoriler bakımından anlamlı farklılıklar tespit edilmiş, örneklemin tamamında madde kullanım eğilimi ile egzersiz alışkanlıkları arasında anlamlı bir korelasyon ilişkisi saptanmamıştır.Master Thesis 3PL Yeşil Lojistik Uygulamalarının Hizmet Sektörüne Etkisini Ölçmeye Yönelik Nitel Bir Çalışma: İstanbul İli Uygulaması(2022) Hekim, Fulya; Aydınocak, Ezgi UzelLojistik, modern pazarlama içerisinde kendine yer tutmuş olduğu gibi tüm sektörlerde çevresel alanda da önemli yer tutmakta olup önemi günden güne artış göstermektedir. Çevreyi korumak, enerji tüketimini en aza indirebilmek, malzemelerin yeniden üretimi sayesinde tekrar doğaya kazandırılabilmesi gibi başlıca nedenler lojistik sektörünün önemli bölümlerinden biri olan ' Yeşil Lojistik' kavramını ortaya çıkarmıştır. Rekabetin yüksek derecede olduğu lojistik sektöründe, işletmeler avantaj elde edebilmek için yeşil lojistik ve uygulamalarını benimsemiş, lojistik faaliyetlerini '3PL' şeklinde isimlendirilen üçüncü parti lojistik firmalarından da karşılamışlardır. Burada amaç, maliyeti azaltmak, sermayeyi etkin kullanmak, çevreye verilecek zararları engellemek ve pazarda tutunabilmektir. Bu araştırmada, İstanbul ilindeki 3PL Yeşil Lojistik uygulamalarının hizmet sektöründeki etkilerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Çevre, Yeşil Lojistik, Üçüncü Parti Lojistik (3PL), Rekabet ve PazarMaster Thesis 6 Şubat Depremi Sonrası Sürdürülen Psikososyal Çalışmalara Destek Veren Meslek Grupları Üzerinde Deneyimin ve Müdahale Süresinin Eşduyum Yorgunluğuna Etkisi(2025) Demir, İrem; Erden, Hatice GülsenBu araştırmanın amacı, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremler sonrasında psikososyal destek çalışmalarına katılan meslek gruplarında mesleki deneyim süresi ve müdahale süresi ile eşduyum yorgunluğu arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemi, afet sonrası psikososyal destek hizmetlerinde görev alan ve kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 155 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, Sosyo-Demografik Bilgi Formu, İkincil Travmatik Stres Ölçeği (İTSÖ) ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde nonparametrik testler, sperman korelasyon analizleri, basit doğrusal regresyon analizleri ve bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır. KSE sonuçlarına göre, katılımcıların anksiyete, olumsuz benlik algısı, somatizasyon ve hostilite düzeyleri düşük, depresyon düzeyi ise orta düzeyde saptanmış olup genel psikolojik belirti düzeyi orta düzeyde gözlenmiştir. İTSÖ sonuçları, Kaçınma ve Uyarılma düzeylerinin düşük, Duygusal İhlal düzeyinin ise orta düzeyde olduğunu; genel ikincil travmatik stres düzeyinin ise düşük-orta düzeyde seyrettiğini göstermektedir. Analizler sonucunda, olumsuz benlik algısı ile mesleki deneyim süresi arasında çok zayıf bir ilişki saptanmıştır. Bununla birlikte, ikincil travmatik stresin alt boyutları olan duygusal ihlal ve uyarılma açısından meslek grupları arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Özellikle memurların, duygusal etkilenme ve uyarılma tepkileri açısından psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarına kıyasla daha yüksek düzeyde belirti bildirdikleri görülmüştür. Elde edilen bulgular, afet sonrası psikososyal destek uygulamalarında eşduyum yorgunluğunu ve psikolojik belirti düzeylerini etkileyen başka değişkenlerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.Master Thesis 6 Şubat Depremini Deneyimleyerek Tssb Belirtileri Yaşayan Genç Yetişkinlerde Görülen Antisosyal Davranışlarda Sosyal Desteğin Rolünün İncelenmesi(2025) Engin, Özge; Erden, Hatice GülsenAraştırma, 6 Şubat 2023 depremine maruz kalan 18-24 yaş arası genç yetişkinlerde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri ile antisosyal davranışlar arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve bu ilişkide algılanan sosyal destek ile çocukluk çağı travmalarının düzenleyici/aracı rolünü incelemektedir. Araştırmaya, 6 Şubat depreminin gerçekleştiği zamanda, depremden etkilenen 11 ilden birinde bulunan ve depremi doğrudan hisseden toplam 267 genç yetişkin katılmıştır. Veri toplama sürecinde; Demografik Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Ruhsal Travma Ölçeği, DSM - 5 için Travma Sonrası Stres Bozukluğu Kontrol Listesi, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Antisosyal Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulguları, TSSB belirtileri ile antisosyal davranışlar arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Çocukluk çağı travmalarının bu ilişkide kısmi aracı ve düzenleyici rol üstlendiği; sosyal desteğin ise belirli TSSB alt boyutları (özellikle duygu ve düşüncelerde olumsuz değişimler ve artmış uyarılma) ile antisosyal davranışlar arasındaki ilişkide anlamlı bir tampon etkisi oluşturduğu bulunmuştur. Ayrıca, deprem maruziyeti ile ilgili değişkenler TSSB belirtileri ve antisosyal davranış düzeylerini anlamlı biçimde etkilemiştir. Bulgular, travmaya maruz kalan kişilerde çocukluk çağı travmalarının ve sosyal desteğin, psikolojik iyilik hali üzerinde rol oynadığını göstermektedir. Bu sonuçlar, afet sonrası ruh sağlığı müdahalelerinde risk gruplarının belirlenmesine ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik önemli katkılar sunmaktadır.Master Thesis 6 Şubat Depremlerine Maruz Kalan Bireylerde Anbean Farkındalık ve Tssb Semptom Şiddeti Arasındaki İlişkide Deneyimsel Kaçınmanın ve Dikkat Kontrolünün Etkisi(2025) Kaymaz, Simay; Altınok, AhmetSon zamanlarda popülerleşen, meditasyonlarla pratik edildiği gibi çeşitli psikoterapi uygulamalarında da yerini alan anbean farkındalık kavramı, çeşitli olumsuz psikolojik etkilere karşı koruyucu işlev edindiği değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, 6 Şubat depremlerine maruz kalan bireylerde, kişilik özelliği olan anbean farkındalık düzeyi ve TSSB semptom şiddeti arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, bu ilişkide deneyimsel kaçınmanın aracı rolü, dikkat kontrolünün düzenleyici rolü incelenmiştir. Çalışma, yaşları 18 ile 65 yaş arasında değişen, 6 Şubat 2023 öncesinde depremin yaşandığı illerde ikamet eden 390 gönüllü katılımcı ile yürütülmüştür. Araştırmada veriler Post-travmatik Stres Bozukluğu Kontrol Listesi (PCL-5), Beş Faktörlü Bilgece Farkındalık Ölçeği-Kısa Formu (BFBFÖ-K), Dikkat Kontrolü Ölçeği (DKÖ), Kabul ve Eylem Formu 2 (KEF-2) ve Demografik Form ile toplanmıştır. Verilerin analizinde, değişkenler arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesinde, Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Ek olarak düzenleyici etkiler değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasında, iki yönlü güçlü bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasındaki ilişkide deneyimsel kaçınmanın aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı ilişkide dikkat kontrolünün düzenleyici etkisi olmadığı gözlemlenirken, dikkat kontrolünün dikkati odaklama alt boyutunun ilişkiyi anlamlı ölçüde düzenlediği gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçları, anbean farkındalık ve TSSB semptom şiddeti arasında güçlü negatif ilişki olduğunu ve bu ilişkinin dikkat kontrolünün dikkati odaklama boyutu tarafından anlamlı şekilde düzenlediğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anbean farkındalık, TSSB semptom şiddeti, deneyimsel kaçınma, dikkat kontrolüArticle Action Research About Development of Student's Artistic Form of Expression by Conceptual Art Activities(Ani Publishing, 2019) Basar, Cigdem Tanyel; Ince, MetinSince the 1960's, rapid changes and transformations in the field of art have been experienced in the light of the technological and social developments that have been experienced, and the expression forms and thought forms of today's art have differentiated. With this change in the art, there was a need for a new structuring and planning in the field of art education. The purpose of this research is to demonstrate how students' original expression patterns in artistic production have been improved through conceptual art practices. The research was designed with an action research model. Participants of the research consist of 12 undergraduate students who took Graphic Design lesson in Fine Arts Education Department of Anadolu University in the fall semester of 2012-2013 and the researcher conducting the course. Data were collected from class video records, semi-structured interviews, student diary, researcher diary, student objects/products and social media interactions. Data of the research were resolved through thematic analysis method. According to findings, it has been seen that the students have developed awareness of their surroundings by experiencing the research and inquiry process. The students have changed their conceptions of art and their distant attitudes to contemporary art and have tried to make meaning. From the research findings, students can be taught various artistic approaches such as art history, visual culture, digital art and contemporary art practices.Article Afet Bakış Açısıyla Lojistik Depo Yeri Seçimi: İstanbul Beykoz İlçesi Üzerine Bir Uygulama(2021) Durdağ, Celil; Ergenecoşar, Sabri; Kinik, Zeynel; Yılmaz, Kurthan KubilayAfetlerin sonuçlarını incelediğimizde can ve mal kaybı haricinde toplumsal olarak da yaşanantravmaların çok olduğunu görebilmekteyiz. Toplumsal olarak afetlere hazırlıklı olduğumuzda,yaşanabilecek bir Afet durumunda can ve mal kaybının daha az olacağı ve daha çabuktoparlanabileceğimiz söylenebilir. Afet çeşitlerine göre, her bölgede yapılması gereken önhazırlıklar için afet haritası çıkarılması zaruri ihtiyaçtır. İdari amirliklerce yapılan buçalışmanın neticesinde önem arz eden durumlara göre tedarikçi bulmak, doğru depolama alanıbelirlemek, acil durum personelini eğitmek, depolardaki malzemelerin periyodik olarakkontrolü ve teminin sağlanması gibi disiplinli, bir ön çalışma gerektirmektedir. Çalışma iledepo seçiminde konunun uzmanlarının görüşleri alınarak yer seçimi gerçekleştirilen etmenpuan yöntemi kullanılacaktır. Büyük bir deprem bekleyen İstanbul ilinin depremden daha azetkilenmesi beklenen Beykoz ilçesinde afet depo yeri seçimi için uygun yer seçimiyapılacaktır. Çalışma sonunda seçilen yer artı ve eksi yönleriyle değerlendirilirken idaribirimlere gelecek için fikir verilmiş olacaktır.Master Thesis Afet Sonrası İkincil Travmatik Belirtiler Gösteren Yardım Çalışanlarının Sosyal Medya Kullanımları İle Anksiyete Düzeyleri Arasındaki İlişki(2024) Demirezen, Burcu Kahraman; Erden, Hatice GülsenÇalışmanın amacı afet sonrası ikincil travmatik belirtiler gösteren yardım çalışanlarının sosyal medya kullanımları ile anksiyete düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını incelemektir. Araştırma örneklemini 138 kadın ve 142 erkek olmak üzere toplam 280 kişi katılımcı oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak, Demografik Bilgi Formu, ''İkincil Travmatik Stres Ölçeği (İTSÖ)'' ve ''Depresyon-Anksiyete-Stres Ölçeği (DASS42)'' kullanılarak afet bölgesine gitmiş yardım çalışanlarına uygulanmıştır. Çalışma kapsamında Bağımsız Örneklem t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson korelasyon, çoklu doğrusal regresyon ve Ki-Kare analizleri ile değişkenlere ait bulgular ele alınmıştır. Analizler sonrasında afet sonrası yardım çalışanlarında ikincil travmatik stres, depresyon, anksiyete ve stres belirtileri saptanmış, kadın çalışanların söz edilen belirtileri daha yüksek deneyimledikleri bulunmuştur. Aynı zamanda, deprem bölgesinde çalışılan sürenin artmasıyla birlikte afet sonrası yardım çalışanlarının deneyimlediği ikincil travmatik stres, anksiyete, depresyon ve stres düzeylerinin de arttığı saptanmıştır. Sosyal medyada 4 saatten fazla zaman geçiren yardım çalışanlarının ikincil travmatik stres, depresyon, anksiyete ve stres puanlarının sosyal medyayı daha az kullanan gruplara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Alanyazında afet sonrası yardım çalışanlarındaki ikincil travmatik stres, sosyal medya kullanımı ve anksiyete değişkenlerini birlikte inceleyen araştırmalar sınırlıdır. Söz edilen değişkenlerin birlikte incelendiği bu tez çalışmasının ilişkili etmenlerin belirlenmesi, yardım çalışanlarındaki belirtileri önleme ve müdahale çalışmaları konusunda alanyazına katkıda bulunacağı düşünülmektedir.Article Akıllı Havalimanları: Havalimanı Yolcu Hizmetlerinde Yolcuların Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) Kullanma Deneyimine Yaklaşımları(2025) Pamuk, MehveşHavacılık her zaman teknolojiye dayalı bir sektör olsa da havalimanlarında birçok yolcu hizmetleri görevlilerle yolcuların temasını gerektirmiştir. Bu manzara teknoloji yayılımıyla beraber dönüşmektedir. Bu dönüşümlerden biri olan Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) kiosk teknolojileri uçuş öncesi biletleme, koltuk atama, belge kontrolü, bagaj teslimi, etiketleme, biniş kartı bastırma gibi kontuarda yapılan işlemleri yolcuların kendisinin tamamlayabilmesini sağlamaktadır. Ancak tüm işlem ve sorumlulukları yolcuya aktarmaktadır. Bu durum, teknolojiye aşina olan, hızlı tempolu yolcular için kolaylık olarak görülebilirken, bazı yolcular için geleneksel yönteme kıyasla henüz alışılmadık, karmaşık bir durum olabilmektedir. Bu çalışma havalimanlarındaki CUSS kiosklarına ilişkin deneyimlere odaklanmış, yolcuların CUSS faydalılık algısı, kullanım özyeterlilik algısı, insan etkileşimi gereksinimi ile CUSS kullanımı davranışsal niyeti arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla nicel araştırma yöntemine dayalı olarak uygun örnekleme yoluyla erişilen Türkiye’de farklı havalimanlarında CUSS kiosklarını kullanma deneyimine sahip 372 katılımcıdan veri toplanmıştır. Veriler SPSS yazılımında analiz edilmiştir. Bulgulara göre CUSS fayda algısı, yolcu özyeterliliği ve davranışsal kullanım niyeti arasında güçlü ve pozitif ilişkiler bulunmuştur. Buna karşılık, yolcularda insan etkileşimi gereksinimi arttıkça sistemin faydalılığına, kullanım yeterliliğine ve kullanım niyetine yönelik algılar anlamlı şekilde azalmaktadır. İleri yaş grupları ve daha düşük eğitim seviyesine sahip bireyler insan etkileşimine daha fazla ihtiyaç duymakta ve CUSS sistemlerine daha temkinli yaklaşmaktadır.Article Akıllı Tarım Literatürünün Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Türkiye Bağlamında Değerlendirilmesi(2023) Gürsoy, Ozgür Burçak; Çolak, EzgiDijital teknolojiler, iktisadi ve sosyal yaşam üzerinde köklü dönüşümler yaratmıştır. Son yıllarda, artan dünya nüfusu, iklim değişiklikleri, pandemi gibi dışsal şokların etkileri ve gıda rejiminde yaşanan krizler sonucu tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve tarımda teknoloji kullanımı üzerine tartışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, tarımsal verimliliği arttırmayı, kaynak kullanımını etkin kılmayı ve çevreye verilen zararı azaltmayı amaçlayan ve “akıllı tarım” olarak isimlendirilen kimi uygulamalar dünyada ve ülkemizde sektörde yer bulmaya başlamıştır. Bu makalede, akıllı tarımın ne olduğu, hangi uygulamaları içerdiği ve sosyal bilimlerde hangi bağlamlarda tartışıldığı ortaya konmaktadır. Makalede, akıllı tarım üzerine literatüre “duyarlı yenilikçilik” kavramının ışığında ve toplumsal cinsiyet ilişkileri merkezli bir şekilde yaklaşılmaktadır. Araştırmamız ülkemizde durum tespiti ve uygulama sonuçlarını sunan belge ve raporların ile TÜİK Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını veri kaynağı olarak kullanmaktadır. Elde edilen nitel ve nicel ikincil verinin betimsel analizi yapılarak akıllı tarım uygulamalarının ortaya çıkarabileceği olumlu ve olumsuz sonuçlar özellikle tarımsal yapıdaki kadınların konumu bakımından sorgulanmıştır. Sonuçta, akıllı tarım uygulamalarının ve tarımın dijitalleşmesine dair politikaların, toplumsal cinsiyet duyarlılığı ile tanımlanmasının gereği ve önemi vurgulanmıştır. Yine, özellikle ülkemizde geliştirilecek uygulamaların bilgisayardan ziyade mobil cihaz kullanımına dayalı ve orta yaş ve üstünden ziyade genç çiftçileri hedeflemesi gerektiği önerilmektedir.Master Thesis AKP, CHP, MHP ve HDP Siyasi Parti Liderlerinin 2015 Yılı İstanbul Mitingi Konuşmalarında Söylem Dilinin İncelenmesi(2023) Aslan, Derya; Meral, Pınar SedenToplumsal yaşam içerisinde öyle sözcükler vardır ki, kullanımlarının sebebi ve sözcüklerin anlamı kullanıldığı ortama göre anlam kazanmaktadır. Siyaset kavramı işte bu sözcüklerden birisidir. Toplumun doğal yaşantısının bir parçası haline gelmiş olan siyaset, günlük rutin işlemlerin, rutin döngülerin içerisine karışarak doğal bir yaşam pratiği haline gelmiştir. Toplumlar, siyasi liderlerin söylemlerinden, parti kimliğinden, parti liderinin özelliklerinden etkilenmektedir. Seçmenlerin parti liderlerine karşı düşünceleri, o partiye oy vermede etkilidir. Siyasi söylemlerin toplumları etkilemesinden hareketle, 2015 yılında yapılan genel seçimlerde ana parti ve üç muhalefet partisinin seçime yakın zamanda yaptıkları mitingler dikkate alınarak, AKP, CHP, MHP ve HDP'nin İstanbul'da düzenledikleri birer mitingi ele alınmıştır. Partilerin mitinglerinin İstanbul olarak belirlenmesindeki ana sebep, İstanbul'un kozmopolit yapısıyla halkın büyük çoğunluğunu temsil edebileceğidir. Söylem analizine tabi tutulan miting bulgularına göre, iktidar partisi ve muhalefet partileri arasında benzerlik ve farklılıklar olduğu görülmüştür. AKP ve MHP liderlerinin söylem dili olarak, kullanılan kelimeler ve kronolojik anlatımın birbirine benzediği görülmüştür. HDP, siyasi söylemlerini, haklar, demokrasi ve toplumdaki ayrıştırma üzerine kurarken CHP'nin söylemlerinde ekonomi, yolsuzluk ve yoksulluk ön plana çıkmaktadır.Master Thesis Alkol ve Madde Bağımlılığı, Travma Geçmişi ve Dürtüsellik İlişkilerinin İncelenmesi(2024) Köstekçi, Ayşe Betül; Erden, Hatice GülsenMevcut çalışmada alkol ve madde bağımlılığına sahip kişileri travmatik yaşantı geçmişleri ve dürtüsel eğilimleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin AMATEM birimindeki psikiyatri bölümü ayakta tedavi polikliniğine başvuran 8'i kadın olmak üzere toplam 102 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak: Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BIS-11), Travma Sonrası Stres Tanı Ölçeği (TSSTÖ), Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ) kullanılmış ve araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu uygulanmıştır. Ölçekler aracılığıyla edinilen verilerin karşılaştırılması ve yorumlanması için SPSS programı kullanılmıştır. Çalışmanın konusu ve amacı göz önünde bulundurularak ön şartların kontrolü ardından, Çoklu Doğrusal Regresyon analizi ve SPSS PROCESS (v4.2) Aracı Değişken analizi uygulanmasına karar verilmiştir. Yapılan araştırma için anlamlılık düzeyi 'p<0,05' olarak belirlense de çoğunlukla bulguların anlamlılık düzeyi 'p<0,01' derecesindedir. Sonuç olarak alkol ve madde bağımlılığı, travma geçmişi ve dürtüsellik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur: Travma geçmişinin alkol ve madde bağımlılık düzeyi üzerindeki anlamlı etkisinde, dürtüsellik 'kısmi aracı değişken' rolündedir.Master Thesis Ambalaj Tasarımında Form Faktörünün Tüketicinin Satın Alma Kararına Etkisi: İçecek Ambalajları Üzerine Bir Araştırma(2021) Okumuş, Bayram; Meral, Pınar SedenAmbalaj fonksiyonu, işletmelerce üretilen ürünlerin belli bir kimlik yaratmasında destekleyici etkiye sahiptir. Böylelikle, ürün ve markalara yönelik tutundurma faaliyetleri daha başarılı olabilmektedir. Bunun yanı sıra ambalajlar, işletmelerin ve markalarının bilirliklerini artırmada önemli ve etkin rollere sahiplerdir. Ambalaj tasarımında önemli bir yeri olan ambalaj formu da işlevsel değerinin ötesinde, doğrudan duygulara veya bilinçaltına hitap eden ikincil sembolik değerleri ifade eden özel bir mesaj iletmesi nedeniyle kendiliğinden olan ve bazen değiştirilmesi zor olan duyguları, tutumları ve satın alma davranışlarını tetikleyebildiği için oldukça önemli ve satın alma davranışlarını değiştirme ve istenilen şekilde yönlendirmede oldukça etkilidir. Literatürde ambalaj tasarımının tüketici davranışları ve algısı üzerindeki etkisinin çoğunlukla genel veya renk etkisi özelinde incelendiği görülmektedir. Bu alanda içecek firmaları üzerine yapılan çalışmalarda ambalaj formunun etkisinin de ambalajın genel tasarım etkisi altında ve sınırlı düzeyde araştırıldığı görülmektedir. Dolayısıyla bu araştırmada, literatürdeki bu boşluğun doldurulmasına katkıda bulunabilmek için ambalaj tasarımında form faktörünün tüketicinin satın alma kararına etkisinin içecek ambalajları özelinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, dahil edilme kriterlerini taşıyan 224 sağlıklı erişkin oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi, örneklem seçimindeyse kartopu örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Pandemi koşullarının devam etmesi nedeniyle veriler online anket yoluyla toplanmıştır. Anket soruları araştırmacı tarafından tez danışmanının kontrolünde hazırlanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, minimum-maksimum değerler gibi betimsel istatistiklerin yanı sıra, basıklık ve çarpıklık katsayıları, iki grubun karşılaştırılmasında t testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında tek yönlü ANOVA testi, farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının belirlenmesinde LSD Post Hoc testi kullanılmıştır. Anlamlılık analizleri %95 (p<0,05) ve %99 (p<0,01) düzeylerinde yapılmıştır.Master Thesis Anadili Türkçe Olan ve Olmayan Ortaokula Devam Eden Çocukların Akademik Benlik Saygısı İçe Dönüklük ve Utangaçlık Düzeylerinin Karşılaştırması(2024) Ay, Jiyan; Hamamcı, ZeynepBu araştırmanın amacı anadili Türkçe olan ve olmayan ortaokula devam eden çocukların akademik benlik saygısı, içe dönüklük ve utangaçlık düzeylerinin karşılaştırmaktır. Araştırmanın katılımcıları Midyat Altunkaya, Midyat Kocatepe ve Midyat Cumhuriyet Ortaokullarında altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflarda eğitim görmeye devam eden 10-16 yaş aralığında olan 438 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak 'Demografik Bilgi Formu, Akademik Benlik Saygısı Ölçeği (ABS), Eysenck Kişilik Envanteri, Çocuk Utangaçlık Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizi için değişkenler arasındaki ilişki için Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, akademik benlik saygısı (ABS); değişkenler arasındaki farklara bakmak için bağımsız örneklem t test ve tek yönlü ANOVA yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre anadili Türkçe olan ve olmayan öğrenciler arasında akademik benlik saygısı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Anadili Türkçe olan ve ortaokula devam eden öğrencilerin akademik benlik saygısı düzeyleri anadili Türkçe olmayan olan öğrencilere göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre anadil Türkçe olan ve olmayan çocukların içe ve dönüklük düzeyleri ile utangaçlık düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Araştırmada çocukların içe ve dönüklük, akademik benlik saygısı ve utangaçlık düzeyleri arasında demografik değişkenler açısından bir fark olup olmadığı incelendiğinde eğitim ve sosyoekomomik değişlenlerine göre sosyoekonomik durumu düşük olan katılımcıların utangaçlık düzeyleri sosyoekonomik durumu orta olan katılımcılara göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Araştırma sonucuna göre ortaokula devam eden öğrencilerin babalarının ve annelerinin eğitim durumuna göre akademik benlik saygı düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Baba ve annenin eğitim seviyesi arttıkça akademik benlik saygı düzeyleri azalmaktadır.Article Arendt ve Rancière’in Politik Düşünceleri Arasındaki Gerilim(2021) Gok, Seval ÜnlüÇağdaş politika kuramında, politikanın ve politik olanın yalnızca kurumsal temsili mekanizmalara ve hükümet etmeye indirgenemeyeceğine dair güçlü bir yönelim gözlemlenmektedir. Hannah Arendt ve Jacques Rancière’i, düşünceleri farklı bağlamlarda şekillenmiş olsa da bu yönelimi temsil eden iki güçlü kaynak olarak görebiliriz. Her ikisi de politikayı “yetkin” olanların işi ya da mesleği olarak gören modern yerleşik anlayışın aksine, insanların ortak dünyalarını şekillendiren kolektif eylem olarak tanımlar. Dolayısıyla hem Arendt hem de Rancière, politikayı toplumun öz etkinliği olarak yeniden sahiplenme çağrısında bulunur. Bununla birlikte iki düşünür, politik eylemin içeriğini oldukça farklı şekillerde donatırlar. Arendt için politika, yeryüzünün yasası dediği insani çoğulluk (plurality) durumuna doğrudan bağlıdır. Onun için politika, çoğulluğun sergilendiği, yeni başlangıçların yapılabildiği, anlamı özgürlük olan, “birlikte ve uyum içinde” eylem olarak var olur. Rancière içinse politika, tek evrensellik olarak gördüğü eşitlik ön varsayımıyla, verili hiyerarşik toplumsal düzenlemelere karşı mücadele edildiğinde açığa çıkar. Ona göre politika, eşitsizlik üreten ve sürdüren toplumsal düzenlemeleri kesintiye uğratan uyuşmazlık (dissensus) anlarında gerçekleşir. Arendt ve Rancière’in politik anlayışlarındaki gerilim, “yeni bir başlangıç yapma ve “olağan gidişatı kesintiye uğratma” düşüncelerinde belirginlik kazanır. Bu çalışmanın amacı, Arendt ve Rancière’in politik düşüncesini karşılaştırmaktan öte onları, aralarındaki gerilimi ortaya çıkaracak bir diyalog içinde okumaktır. Böylelikle, Arendt ve Rancière’in politikayı yeniden sahiplenme arayışına sunduğu kuramsal olanakların yanı sıra aralarındaki gerilimin çağdaş politika kuramı açısından anlamını değerlendirebiliriz.Article Avrupa Birliği’ne Üye ve Aday Ülkelerde Yönetişim ile Ekonomik Veriler Arasındaki İlişki(2020) Keser, Ahmet; Kılıç, BurakBu çalışmanın ana amacı, Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelerin yoksulluk, yönetişim ve kişibaşı GSMH değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bir ülkedeki yönetişimin kalitesini;siyasi sistem, kamu hizmetlerinin görülüş şekli ve sivil toplumun katılımı kriterleri çerçevesindegösteren ölçütler: ifade özgürlüğü ve hesap verme sorumluluğu, baskı/şiddet içermeyen siyasiistikrar, devletin etkinliği, düzenleme kalitesi, hukukun üstünlüğü ve yolsuzluklarlamücadeledir. AB’ye üye ve aday ülkelerin çalışma kapsamındaki bütün verilerine ulaşılmış dahasonra korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde tüm yönetişim ölçütleri ilekişi başı GSMH arasında doğru yönlü; yoksulluk ile ters yönlü bir ilişki olduğu bulgusunaerişilmiştir.Master Thesis Azerbaycan'ın Yenilenebilir Enerji Potansiyeli ve Sürdürülebilir Kalkınma Üzerindeki Etkisi(2025) Poladli, Huseyn; Yeşilyaprak, MehmetBu çalışma, Azerbaycan için yenilenebilir enerji kaynaklarını ve çok disiplinli yaklaşımlar aracılığıyla sürdürülebilir kalkınma üzerindeki potansiyel etkisini incelemektedir.Azerbaycan hükümetinin enerji politikası konusundaki tutumundaki dönüşüm süreci ve temiz enerjiye geçiş çabaları, fosil yakıtlara dayalı enerji sisteminin yarattığı ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlar bağlamında analize edilmiştir.Proje, ülkenin mevcut potansiyelini ve güneş, rüzgar, hidro, biyokütle ve jeotermal gibi ana enerji kaynakları açısından kapasitesini, tamamlanmış veya devam eden projeleri, ekonomik ve sosyal boyutları ve enerji diplomasisi çerçevesinde uluslararası iş birliği olanaklarını değerlendirmektedir.İki metodoloji (nitel, SWOT analizi ve mekânsal analiz dahil ve ampirik, regresyon, ARDL, VAR/VECM modelleri ile) ortak bir şekilde kullanılmıştır.Bu araştırmanın bulguları, yenilenebilir enerji yatırımlarının yalnızca enerji güvenliği ve ekonomik çeşitlendirme ile ilgili stratejik hedeflere değil, ayrıca çevresel koruma ve sosyal refah açısından da hizmet ettiğini yansıtmaktadır.Article Barış Pınarı Harekâtının Gündem Belirleme Teorisi Açısından Medyada Yer Alma Durumunun İncelenmesi(2021) İpek, Münür; Kanılmaz, AhmetToplumsal yaşamın her alanında kendini gösteren iktidar, siyasal iktidar biçimiyle toplumun heralanını tahakküm altına alır. Bu tahakküm alanlarından biri olan medya, her ne kadar dördüncükuvvet olma özelliği ile siyasal iktidarı denetlemesi gerekirken, siyasal iktidarın bir aracı halinede gelebilmektedir. Bu bağlamda gündem belirleme teorisi, medyada gösterilen haberlerinsiyasal iktidar tarafından üretildiğini ifade eder. Bu çalışmada da gündem belirleme teorisiçerçevesinde Barış Pınarı Harekâtının medyada yer alma durumları, nitel araştırmayöntemlerinden biri olan içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir.Master Thesis Beliren Yetişkinlerde Reddedilme Duyarlılığı ve Sosyal Kaygı Arasındaki İlişkide Beden İmgesinin Aracı Rolü(2024) Kocaman, Nisan İlayda; Yılmazer, EdaModern tolumda beliren yetişkinlik, ergenlik ve yetişkinlik gelişim dönemleri arasında bulunan fakat her iki dönemden de farklı davranış paternlerini içinde barındıran bir ara dönem olarak kabul edilmektedir. Reddedilme duyarlılığı ise, beliren yetişkinlik döneminde de ortaya çıktığı düşünülen bir davranışsal yaklaşımdır. Bu tez çalışmasında beliren yetişkinlerde reddedilme duyarlılığı ve sosyal kaygı arasındaki ilişkide beden imgesinin aracı rolü incelenmiştir. Araştırma yaşları 18-29 arasında değişen 300 katılımcıyla yürütülmüştür. Araştırma verileri Demografik Form, Reddedilme Duyarlılığı Ölçeği, Liebowitz Sosyal Kaygı Ölçeği ve Vücut Algısı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Analizlerden elde edilen bulgulara göre beden imgesi, reddedilme duyarlılığı ve sosyal kaygı arasındaki ilişkiye aracılık etmektedir. Elde edilen bulgular literatür kapsamında tartışılmış olup, gelecek araştırma ve klinik pratiğe yönelik önerilerde bulunulmuştur.Master Thesis Belirsizliğe Tahammülsüzlük ile Sağlık Anksiyetesi Arasındaki İlişkide Psikolojik Sağlamlığın Rolü(2024) Aktaş, Aymelek; Çağlar, Eda ErmağanBu çalışmada belirsizliğe tahammülsüzlük, sağlık anksiyetesi ve psikolojik sağlamlık değişkenleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Belirsizliğe tahammülsüzlük ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemi 18-45 yaş aralığında kronik fiziksel hastalığı olmayan 247 kişiden oluşmaktadır. Veri toplama araçları olarak Demografik Bilgi Formu, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Sağlık Anksiyetesi Ölçeği ve Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Analiz sürecinde araştırma değişkenlerinin puan ortalamalarının normallik sınaması için çarpıklık ve basıklık değerleri kontrol edilmiştir. Normal dağılıma uygun olduğu kabul edilerek değişkenlerin arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Yordayıcı ilişkinin incelenmesi için hiyerarşik regresyon analizi uygulanmıştır. Düzenleyici rol analizi için SPSS Process Macro eklentisi kullanılarak birinci model ile tek düzenleyici değişkenli analiz yapılmıştır. Sosyodemografik değişkenler bakımından araştırma değişkenlerinin karşılaştırılmasında t-test ve tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Analizler sonucunda psikolojik sağlamlık, belirsizliğe tahammülsüzlük, belirsizliğe tahammülsüzlük ölçeği toplam puan ve alt boyutlarının sağlık anksiyetesinin istatistiksel olarak anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür. Çalışmanın bir diğer bulgusu engelleyici kaygı alt boyutu ile sağlık anksiyetesi arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolü olduğunu göstermektedir. Çalışma sonuçları alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır.

