Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/1
Browse
Browsing Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 133
- Results Per Page
- Sort Options
Other 12 Eylül Romanında Birey: Erkekliğin Yeniden İnşası Açısından “Kusma Kulübü”nü Okumak(2020) Karanfil, İlknurIn this study, Mehmet Eroglu's "Kusma Kulübü" novel will be examined as an example of the September 12 coup d’etat novels in Turkish Literature which emerged after the defeat of the leftist movement. The main purpose of this study is the evaluation of Kusma Kulübü as a September 12 novel in the context of questioning and reconstruction of masculinity. September 12 novels, when selfquestionings, psychological crises and issues of personal identity merge with the role of gender relations in the fiction, become the narratives that can be examined in the context of construction of masculinity. Gender relations in the text will be evaluated as the area in which Umut, who is one of the losers of the society, gains his self-confidence, independence, and empowerment. Accordingly, hegemonic hybrid masculinity forms will also be discussed. In the novel, the construction of the hybrid form of masculinity and its relationship with other forms of masculinity will also be examined. A different reading of the novel will be made about the strengthening of the main character by reconstructing his masculinity through the women with whom he is associated.Article Action Research About Development of Student's Artistic Form of Expression by Conceptual Art Activities(Ani Publishing, 2019) Basar, Cigdem Tanyel; Ince, MetinSince the 1960's, rapid changes and transformations in the field of art have been experienced in the light of the technological and social developments that have been experienced, and the expression forms and thought forms of today's art have differentiated. With this change in the art, there was a need for a new structuring and planning in the field of art education. The purpose of this research is to demonstrate how students' original expression patterns in artistic production have been improved through conceptual art practices. The research was designed with an action research model. Participants of the research consist of 12 undergraduate students who took Graphic Design lesson in Fine Arts Education Department of Anadolu University in the fall semester of 2012-2013 and the researcher conducting the course. Data were collected from class video records, semi-structured interviews, student diary, researcher diary, student objects/products and social media interactions. Data of the research were resolved through thematic analysis method. According to findings, it has been seen that the students have developed awareness of their surroundings by experiencing the research and inquiry process. The students have changed their conceptions of art and their distant attitudes to contemporary art and have tried to make meaning. From the research findings, students can be taught various artistic approaches such as art history, visual culture, digital art and contemporary art practices.Article Afet Bakış Açısıyla Lojistik Depo Yeri Seçimi: İstanbul Beykoz İlçesi Üzerine Bir Uygulama(2021) Durdağ, Celil; Ergenecoşar, Sabri; Kinik, Zeynel; Yılmaz, Kurthan KubilayAfetlerin sonuçlarını incelediğimizde can ve mal kaybı haricinde toplumsal olarak da yaşanantravmaların çok olduğunu görebilmekteyiz. Toplumsal olarak afetlere hazırlıklı olduğumuzda,yaşanabilecek bir Afet durumunda can ve mal kaybının daha az olacağı ve daha çabuktoparlanabileceğimiz söylenebilir. Afet çeşitlerine göre, her bölgede yapılması gereken önhazırlıklar için afet haritası çıkarılması zaruri ihtiyaçtır. İdari amirliklerce yapılan buçalışmanın neticesinde önem arz eden durumlara göre tedarikçi bulmak, doğru depolama alanıbelirlemek, acil durum personelini eğitmek, depolardaki malzemelerin periyodik olarakkontrolü ve teminin sağlanması gibi disiplinli, bir ön çalışma gerektirmektedir. Çalışma iledepo seçiminde konunun uzmanlarının görüşleri alınarak yer seçimi gerçekleştirilen etmenpuan yöntemi kullanılacaktır. Büyük bir deprem bekleyen İstanbul ilinin depremden daha azetkilenmesi beklenen Beykoz ilçesinde afet depo yeri seçimi için uygun yer seçimiyapılacaktır. Çalışma sonunda seçilen yer artı ve eksi yönleriyle değerlendirilirken idaribirimlere gelecek için fikir verilmiş olacaktır.Article Akıllı Havalimanları: Havalimanı Yolcu Hizmetlerinde Yolcuların Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) Kullanma Deneyimine Yaklaşımları(2025) Pamuk, MehveşHavacılık her zaman teknolojiye dayalı bir sektör olsa da havalimanlarında birçok yolcu hizmetleri görevlilerle yolcuların temasını gerektirmiştir. Bu manzara teknoloji yayılımıyla beraber dönüşmektedir. Bu dönüşümlerden biri olan Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) kiosk teknolojileri uçuş öncesi biletleme, koltuk atama, belge kontrolü, bagaj teslimi, etiketleme, biniş kartı bastırma gibi kontuarda yapılan işlemleri yolcuların kendisinin tamamlayabilmesini sağlamaktadır. Ancak tüm işlem ve sorumlulukları yolcuya aktarmaktadır. Bu durum, teknolojiye aşina olan, hızlı tempolu yolcular için kolaylık olarak görülebilirken, bazı yolcular için geleneksel yönteme kıyasla henüz alışılmadık, karmaşık bir durum olabilmektedir. Bu çalışma havalimanlarındaki CUSS kiosklarına ilişkin deneyimlere odaklanmış, yolcuların CUSS faydalılık algısı, kullanım özyeterlilik algısı, insan etkileşimi gereksinimi ile CUSS kullanımı davranışsal niyeti arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla nicel araştırma yöntemine dayalı olarak uygun örnekleme yoluyla erişilen Türkiye’de farklı havalimanlarında CUSS kiosklarını kullanma deneyimine sahip 372 katılımcıdan veri toplanmıştır. Veriler SPSS yazılımında analiz edilmiştir. Bulgulara göre CUSS fayda algısı, yolcu özyeterliliği ve davranışsal kullanım niyeti arasında güçlü ve pozitif ilişkiler bulunmuştur. Buna karşılık, yolcularda insan etkileşimi gereksinimi arttıkça sistemin faydalılığına, kullanım yeterliliğine ve kullanım niyetine yönelik algılar anlamlı şekilde azalmaktadır. İleri yaş grupları ve daha düşük eğitim seviyesine sahip bireyler insan etkileşimine daha fazla ihtiyaç duymakta ve CUSS sistemlerine daha temkinli yaklaşmaktadır.Article Akıllı Tarım Literatürünün Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Türkiye Bağlamında Değerlendirilmesi(2023) Gürsoy, Ozgür Burçak; Çolak, EzgiDijital teknolojiler, iktisadi ve sosyal yaşam üzerinde köklü dönüşümler yaratmıştır. Son yıllarda, artan dünya nüfusu, iklim değişiklikleri, pandemi gibi dışsal şokların etkileri ve gıda rejiminde yaşanan krizler sonucu tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve tarımda teknoloji kullanımı üzerine tartışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, tarımsal verimliliği arttırmayı, kaynak kullanımını etkin kılmayı ve çevreye verilen zararı azaltmayı amaçlayan ve “akıllı tarım” olarak isimlendirilen kimi uygulamalar dünyada ve ülkemizde sektörde yer bulmaya başlamıştır. Bu makalede, akıllı tarımın ne olduğu, hangi uygulamaları içerdiği ve sosyal bilimlerde hangi bağlamlarda tartışıldığı ortaya konmaktadır. Makalede, akıllı tarım üzerine literatüre “duyarlı yenilikçilik” kavramının ışığında ve toplumsal cinsiyet ilişkileri merkezli bir şekilde yaklaşılmaktadır. Araştırmamız ülkemizde durum tespiti ve uygulama sonuçlarını sunan belge ve raporların ile TÜİK Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını veri kaynağı olarak kullanmaktadır. Elde edilen nitel ve nicel ikincil verinin betimsel analizi yapılarak akıllı tarım uygulamalarının ortaya çıkarabileceği olumlu ve olumsuz sonuçlar özellikle tarımsal yapıdaki kadınların konumu bakımından sorgulanmıştır. Sonuçta, akıllı tarım uygulamalarının ve tarımın dijitalleşmesine dair politikaların, toplumsal cinsiyet duyarlılığı ile tanımlanmasının gereği ve önemi vurgulanmıştır. Yine, özellikle ülkemizde geliştirilecek uygulamaların bilgisayardan ziyade mobil cihaz kullanımına dayalı ve orta yaş ve üstünden ziyade genç çiftçileri hedeflemesi gerektiği önerilmektedir.Article Arendt ve Rancière’in Politik Düşünceleri Arasındaki Gerilim(2021) Gok, Seval ÜnlüÇağdaş politika kuramında, politikanın ve politik olanın yalnızca kurumsal temsili mekanizmalara ve hükümet etmeye indirgenemeyeceğine dair güçlü bir yönelim gözlemlenmektedir. Hannah Arendt ve Jacques Rancière’i, düşünceleri farklı bağlamlarda şekillenmiş olsa da bu yönelimi temsil eden iki güçlü kaynak olarak görebiliriz. Her ikisi de politikayı “yetkin” olanların işi ya da mesleği olarak gören modern yerleşik anlayışın aksine, insanların ortak dünyalarını şekillendiren kolektif eylem olarak tanımlar. Dolayısıyla hem Arendt hem de Rancière, politikayı toplumun öz etkinliği olarak yeniden sahiplenme çağrısında bulunur. Bununla birlikte iki düşünür, politik eylemin içeriğini oldukça farklı şekillerde donatırlar. Arendt için politika, yeryüzünün yasası dediği insani çoğulluk (plurality) durumuna doğrudan bağlıdır. Onun için politika, çoğulluğun sergilendiği, yeni başlangıçların yapılabildiği, anlamı özgürlük olan, “birlikte ve uyum içinde” eylem olarak var olur. Rancière içinse politika, tek evrensellik olarak gördüğü eşitlik ön varsayımıyla, verili hiyerarşik toplumsal düzenlemelere karşı mücadele edildiğinde açığa çıkar. Ona göre politika, eşitsizlik üreten ve sürdüren toplumsal düzenlemeleri kesintiye uğratan uyuşmazlık (dissensus) anlarında gerçekleşir. Arendt ve Rancière’in politik anlayışlarındaki gerilim, “yeni bir başlangıç yapma ve “olağan gidişatı kesintiye uğratma” düşüncelerinde belirginlik kazanır. Bu çalışmanın amacı, Arendt ve Rancière’in politik düşüncesini karşılaştırmaktan öte onları, aralarındaki gerilimi ortaya çıkaracak bir diyalog içinde okumaktır. Böylelikle, Arendt ve Rancière’in politikayı yeniden sahiplenme arayışına sunduğu kuramsal olanakların yanı sıra aralarındaki gerilimin çağdaş politika kuramı açısından anlamını değerlendirebiliriz.Article Avrupa Birliği’ne Üye ve Aday Ülkelerde Yönetişim ile Ekonomik Veriler Arasındaki İlişki(2020) Keser, Ahmet; Kılıç, BurakBu çalışmanın ana amacı, Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelerin yoksulluk, yönetişim ve kişibaşı GSMH değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bir ülkedeki yönetişimin kalitesini;siyasi sistem, kamu hizmetlerinin görülüş şekli ve sivil toplumun katılımı kriterleri çerçevesindegösteren ölçütler: ifade özgürlüğü ve hesap verme sorumluluğu, baskı/şiddet içermeyen siyasiistikrar, devletin etkinliği, düzenleme kalitesi, hukukun üstünlüğü ve yolsuzluklarlamücadeledir. AB’ye üye ve aday ülkelerin çalışma kapsamındaki bütün verilerine ulaşılmış dahasonra korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde tüm yönetişim ölçütleri ilekişi başı GSMH arasında doğru yönlü; yoksulluk ile ters yönlü bir ilişki olduğu bulgusunaerişilmiştir.Article Avrupa Bütünleşmesinin Euro Bölgesinin Çevre Ekonomileri Üzerindeki Etkileri: İrlanda, İspanya, Portekiz ve Yunanistan Örnekleri(2020) Ergüven, EmreAvrupa Birliği (AB) kuruluş ve gelişim süreci boyunca çeşitliamaçlara sahip oldu: kapitalizmin “barış” koşullarında zor dışı yollarlayayılması ve işlemesi; Doğu blokundan korunma arzusu, bununla dabağlantılı olarak ABD sermayesiyle bütünleşme ihtiyacı; daha sonrasındaemperyalistler arası rekabette ayakta kalma ihtiyacı, bununla da bağlantılıolarak Euro bölgesi, Schengen sistemi gibi Avrupa sermayesinin elinigüçlendirecek bütünleşme adımları ve bunların AB dışındaki bölgeleri dedâhil edecek şekilde genişlemesi. Bu bütünleşme sürecini meşrulaştırmakiçin de çeşitli teoriler ortaya atıldı veya bazı bütünleşme teorileri busüreçleri meşrulaştırmak için kullanıldı; 1980’lerden itibaren AB’ninbütünleşmesinin hızlanmasıyla bu teoriler de gelişti ve büyük ölçüde ABbütünleşmesiyle ilgili süreçlerin sorgulanmasını, bunlara eleştirelyaklaşılmasını engellemeye dönük ideolojik ve kültürel bir ortam yarattı.Halbuki bu yaklaşımlar Euro bölgesinin çevre ülkelerinin gerçekliğiniaçıklamaktan uzaktır. Bu çalışma, İrlanda, İspanya, Portekiz veYunanistan’ın dünya ekonomisi içindeki yerlerini, bu ülkelere gerçekleşensermaye hareketleri ile bunların sabit sermaye yatırımı yaratmakapasitelerini, bu durumun bu ülkelerin emek maliyetlerini nasıletkilediğini inceleyerek Avrupa bütünleşmesine dair anaakımyaklaşımların sunduğu çerçevenin yanıltıcı olduğunu ortaya koymaktadır.Özellikle Euro bölgesinin hayata geçmesinin ardından, incelenenülkelerin rekabet güçleri aşınmış, ücretlilerin gelirleri düşmüş, sermayeakımları sabit sermaye yatırımlarına dönüşmemiş, imalat sanayileri yüksekteknolojili ve katma değer yaratan bir yapıdan uzak kalmıştır. Eurobölgesi krizi de bu eğilimleri (özellikle ücretlerin baskılanmasıkonusunda) daha da kuvvetlendirmiştir. Krize karşı çevre ülkeleredayatılan politikalar da mevcut çelişkileri yeniden üretme eğilimindedirArticle Barış Pınarı Harekâtının Gündem Belirleme Teorisi Açısından Medyada Yer Alma Durumunun İncelenmesi(2021) İpek, Münür; Kanılmaz, AhmetToplumsal yaşamın her alanında kendini gösteren iktidar, siyasal iktidar biçimiyle toplumun heralanını tahakküm altına alır. Bu tahakküm alanlarından biri olan medya, her ne kadar dördüncükuvvet olma özelliği ile siyasal iktidarı denetlemesi gerekirken, siyasal iktidarın bir aracı halinede gelebilmektedir. Bu bağlamda gündem belirleme teorisi, medyada gösterilen haberlerinsiyasal iktidar tarafından üretildiğini ifade eder. Bu çalışmada da gündem belirleme teorisiçerçevesinde Barış Pınarı Harekâtının medyada yer alma durumları, nitel araştırmayöntemlerinden biri olan içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir.Article Beden Algısı Bozukluğu ve İşlevsellik Ölçeği: Geliştirme, Geçerlik ve Güvenirlik(2025) Yılmazer, EdaBu çalışmada, beden algısındaki bozulmaların ve bunların bireyin günlük işlevselliğine etkilerinin bütüncül biçimde değerlendirilebilmesi amacıyla Beden Algısı Bozukluğu ve İşlevsellik Ölçeği (BABİÖ) geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme süreci kapsamlı literatür taraması ve uzman görüşleriyle oluşturulan 198 maddelik havuzdan başlayarak, pilot uygulamalar ve açımlayıcı faktör analizi ile 21 maddeye indirgenmiş ve üç alt boyut altında yapılandırılmıştır: bilişsel-duygusal belirtiler, görünüm odaklı davranışlar ve işlevsel kaçınma. Ana örneklemde (N = 723) doğrulayıcı faktör analizi, yüksek iç tutarlılık (α = 0.94) ve test-tekrar test güvenirliği (r = 0.82) elde edilmiştir. BABİÖ’nün BIDQ-S, SGKÖ ve MDDI ile anlamlı korelasyonlar göstermesi yakınsak geçerliği desteklemiştir. Ayrıca ayırt edici geçerlik analizlerinde gruplar arası fark anlamlı bulunmuştur. Bulgular, BABİÖ’nün beden algısı bozukluklarını ve bunların işlevsel yansımalarını değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu ortaya koymaktadır.Article Bir Güvenlik Stratejisi Olarak Koalisyonlar: Birinci Körfez Savaşı(2024) Küntay, İsmail Burak; Ozyurt, AhuÜzerinden 30 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına karşın, ABD’nin Ortadoğu’ya ilk resmi müdahalesi olarak tanımlanan Birinci Körfez Savaşı, ya da ABD Savunma Bakanlığı tanımlaması ile “Desert Storm/Desert Shield” sınır ötesi müdahalelerde koalisyon kurmanın ilk büyük örneği olarak tanımlanabilir. I. ve II. Dünya Savaşları sonrasında süper güçlerden birinin çözülme sürecinde olduğu, diğerinin de bölgesel ve küresel çıkarlarının doğrudan etkilendiği bir dönemde ABD’nin “en geniş koalisyonu” kurma çabaları başarılı olmuş mudur? Soğuk Savaş sonrası bir ilk niteliğindeki bu denli geniş bir koalisyon, daha sonra ABD’nin Ortadoğu, Afganistan, hatta Afrika’da yürüteceği bazı operasyonlar açısından askeri kabiliyet değerlendirmesi, riskin dağıtılması, maliyetlerin paylaşılması, bölgede yeni üsler kurma gibi konularda örnek teşkil etmiş; NATO şemsiyesi dışında operasyon yürütebilme, başka ülkelerin toprak bütünlüğü ve yönetimlerine müdahalede BM çatısının kullanımı, sınırlar ve yaptırımlar açısından içtihat oluşturmanın ve uluslararası dengelerde yeni arayışların da yolunu açmıştır. Bu makale, Başkan George H.W. Bush ve kabinesinin “koalisyon” ve “kolektif güvenlik” tercihlerinin dünya siyasetine ve güvenlik politikalarına etkisini araştırmaktadır. Körfez Koalisyonuna katılanlar arasında hangi ülkelerin nasıl değişimleri tetiklediği, kimin ne kadar kârlı çıktığı ya da bölgeyle hiç alakası olmadığı halde neden koalisyona katılmayı kabul ettiği sorularına yanıt aranmaya çalışılmıştır.Article Bir Hafıza Mekânı Olarak Paşabahçe Cam Fabrikası(2024) Guchan, AysegulBu çalışma 1935 yılında açılışı yapılan ve üretim faaliyetine başlayan ve Türkiye’nin ilk cam üretim tesisi olan, 2002 yılına kadar da aralıksız üretim yapan Paşabahçe Cam Fabrikası’nı hafıza mekânı kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra modern ulus inşası sürecinde önemli yeri olan bir dizi sanayi tesisi içinde yer alan ve sadece ulus inşasında değil aynı zamanda kurulduğu bölgenin sosyal dokusuna etki edişiyle de İstanbul’un kent tarihinde de önemli bir yere sahip olan fabrikanın 2002 yılında kapatılması başta Mimarlar Odası olmak üzere çeşitli kuruluşları harekete geçirmiş, binanın bir Sanayi Kültür Mirası olarak tescillenmesi talep edilmiştir. Bu makale adı kurulduğu semt ile özdeş olan Paşabahçe Cam Fabrikası’nın bir kültür mirası olarak korunması ve yeniden işlevlendirilmesi gerekliliğine işaret etmeyi, bir hafıza mekânı olarak bu mekânın müzeye dönüştürülmesi için bir ilk adım olmayı amaçlamaktadır. Çalışma, Fransız tarihçi Pierre Nora’nın 1990’lı yıllarda sosyal bilimler alanına sunduğu Hafıza Mekânları kavramı çerçevesinde ele alınacaktırArticle Birgi’nin Metalaşmamasına Yönelik Çözüm Önerileri Kapsamında Yerel Halkın Bakış Açısı(2026) Ertürk, NurMetalaşma, özgün ve yerel değerlerin, piyasa mantığıyla birer ticari ürüne dönüştürülmesi sürecidir. Bu süreçte kültürel kimlik, gelenek, yaşam biçimi gibi unsurlar ekonomik kazanç sağlamak amacıyla araçsallaştırılır. Metalaşma, turistik destinasyonların kimlik ve kültürel değerlerinin ticari bir ürüne dönüşmesiyle, yerel halkın yaşam biçimi ve mirasında değişimlere yol açabilmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, turizmde metalaşmanın yerel halk üzerindeki etkilerini ve olumsuzluklara karşı çözüm önerilerini incelemektedir. Bu bağlamda çalışmada yerel halkın bu duruma olan algıları, kaygıları ve çözüm önerileri detaylı olarak ele alınmıştır. Araştırma çerçevesinde, Birgi'de ikamet eden yerli halktan seçilen 20 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Ancak, 2 katılımcının verilerinin eksik ve hatalı olması nedeniyle bu kişiler araştırma kapsamından çıkarılmış, dolayısıyla bulguların yorumlanmasında 18 katılımcıya ait veriler kullanılmıştır. Görüşmeler, nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, izinleri doğrultusunda kayıt altına alındıktan sonra yazıya dökülerek analizler gerçekleştirilmiştir. İçerik analizi sonucunda temalar ve kodlar oluşturulmuştur. Bulgular, yerel halkın turizmin ekonomik faydalarını kabul ettiğini ancak kimlik ve toplumsal yapı üzerindeki olumsuz etkilerden endişe duyduğunu göstermektedir. En çok vurgulanan konular arasında kültürel ve tarihi değerler, ticarileşme, ekonomik kalkınma ve yerel yönetim eksiklikleri yer almıştır. Çözüm önerileri kapsamında, yerel halkın karar alma süreçlerine dahil edilmesi, sürdürülebilir turizm politikalarının benimsenmesi ve kültürel mirasın korunmasının önemi vurgulanmıştır. Çalışmanın hem akademik yazına hem de turizm uygulamalarına katkı sunacağı düşünülmektedir.Article Birinci Cumhuriyetin Tasfiyesinde Türkiye Sermaye Sınıfının Çıkarı ve Rolü(2023) Önal, Nevzat EvrimHer modern ulus devletin bir kuruluş felsefesi ve kurucu değerleri vardır. Bu felsefe ve değerler, devletin ideolojik içeriğini ve toplumsal sınıflar arasındaki uzlaşı çerçevesini belirler. Sınıf mücadelesi, olağan koşullarda genel anlamda bu çerçevenin dışına çıkmayacak biçimde yürür. Türkiye Cumhuriyeti’nin üç temel kurucu değeri bağımsızlık, devletçilik ve laikliktir. Bu değerler, cumhuriyetin kuruluşundan itibaren bir yanda devletin, sermaye sınıfının çıkarına bir sana- yileşme ve kalkınmayı nasıl yürüteceğini; diğer yanda bu sanayileşme ve kal- kınmanın sınıflar arasındaki uzlaşının inşası açısından nasıl araçsallaştırılacağını belirlemiştir. Ne var ki, uzun erimde Türkiye sermaye sınıfının çıkarları açısın- dan 1923’te sınırları çizilen uzlaşı çerçevesi dar gelmeye başlamış; sermaye sını- fının birikim pratikleri cumhuriyetin kurucu değerlerini aşındırmaya başlamıştır. 2002’den bugüne kadar AKP iktidarı, bu değerlerin devlet ve siyasetten tasfiye edildiği uzun bir karşı devrim dönemidir ancak yaşanan tasfiyenin salt siyasi öz- nellikle açıklanması, sermaye sınıfının bu tasfiyedeki çıkarı ve rolünün sıklıkla göz ardı edilmesine neden olmaktadır. Bu makalede, bu boşluk doldurulmaya, söz konusu ekonomi politik çıkarlar ve rol açıklanmaya çalışılacaktır.Article BIST Gıda ve İçecek Sektöründe Yer Alan İşletmelerde Maliyet Yapışkanlığının Analizi(2024) Tasar, Sezin Acik; Polat, LeventBu çalışmada Borsa Istanbul (BIST) Gıda, İçecek endeksinde yer alan işletmeler üzerinde maliyet yapışkanlığının olup olmadığı 2005-2022 yılları arasında panel veri yöntemine göre analiz edilmiştir. Maliyet yapışkanlığını test etmek için sırasıyla, satışların maliyeti ile satış gelirleri ve satış ve genel yönetim giderleri ile satış gelirleri arasındaki ilişki test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, satış gelirleri ile satışların maliyeti arasında asimetrik bir ilişki olduğu bulunmuş ancak bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Satış gelirleri ile satış ve genel yönetim giderleri arasında ise, istatistiki olarak anlamlı ve asimetrik bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın bulguları maliyetlerin asimetrik davrandığını savunan maliyet yapışkanlığı teorisini destekleyici kanıtlar sunmaktadır.Book Review Çağdaş Sanatın Öyküsü(2024) Shahmiri, Bengisu BayrakÇağdaş Sanatın Öyküsü, çağdaş sanat üzerine yazılmış olup Türkçeye çevrilmiş az sayıda kitaptan biri olarak Hayalperest Yayınevi’nin ‘Sanat Kuramları’ dizisinden çağdaş sanat kuramı literatürüne kazandırılmıştır. Daha önce Burlington Magazine ve Art in America’da yazılar yazan ve Londra’daki Sotheby’s Enstitüsü Çağdaş Sanat Yüksek Lisans Programının eski direktörü olan yazar Tony Godfrey, şimdi küratör olarak özellikle Güneydoğu Asya’dan sanatçılarla çalıştığı Manila’da yaşamaktadır.Article Cep Telefonu Markalarının Müşterileri İle Birlikte Değer Yaratma Heveslilikleri: İstanbul'daki Tüketicilerin Algıları Üzerine Bir Araştırma(2015) Aydınocak, Ezgı UzelWith the emergence of service dominant logic in the services marketing literature, it is recognized that value creation is not only a one-sided responsibility of the firm toward the customer, but it is actually a process created mutually with the customer. The efforts of firms have increased in recent years in creating value with the customer, however there is still a lack of research regarding value co-creation. For example, there is still a few scale for measuring value co-creation in the literature. DART scale is one of the scales that is developed for measuring the readiness of firms for value co-creation, and designed with four dimensions which are dialog, access, risk assessment and transparency. This study aims to apply the DART scale on mobile phone users who live in the city of Istanbul in order to measure the perceptions of them toward the readiness of cell phone brands for value co-creation. The results of the study show that all dimensions are classified under the same factors as the original scale, and the scale has a high rate of reliability.Article Ci̇nsi̇yeti̇n Onli̇ne Alişveri̇ş Yapanlarin Deneyi̇mleri̇Üzeri̇nde Etki̇si̇: Bi̇r Göz Taki̇bi̇ Çalişmasi(2015) Girişken, Yener; Aydınocak, Ezgı UzelSon yillarda müşteri pazarlamasi kavrami pazarlama yazininin yeni paradigmasi ha- line gelmiştir. Müşteri pazarlamasina göre, alişveriş deneyimi satin almanin kendisin- den çok daha önemlidir ve tüketicilerin bu bağlamda daha geniş bir çerçevede ana- liz edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, son yillarda online alişverişe karşi oluşan yo- ğun eğilim işletmelerin websitelerinin önemli bir pazarlama iletişim araci olduğunu or- taya koymuştur. Alişveriş siteleri tasarlanirken hangi renklerin kullanilacaği, banner- larin büyüklüğü, hareketli olup olmadiklari, logonun nerede duracaği, satin al tuşu- nun tam olarak nerede konumlandirilacaği son derece önemli. Eğer sözü geçen de- ğişkenler kullanicilarin kendini rahat hissedeceği şekilde tasarlanmamişsa o zamankişilerin o alişveriş sayfasinda harcadiklari zaman azalabiliyor, bu durum da satin ali- nan ürünlerin adedini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu çalişmada, Türkiyenin lidere-ticaret sitelerinden n11.comun web sitesinde kullanmayi planladiği; Firsat Düşkü- nü , Keyif Düşkünü , Maceraperest , Stil Sahibi , Teknoloji Düşkünü ve Seyahattemalarinin işlendiği 6 farkli bannerin bulunduğu landing pageler eye tracking yönte- miyle analiz edildi. Toplam 73 katilimci ile gerçekleştirilen araştirmada her bir banneriçin ayri ayri heatmap görüntüleri ve katilimcilarin bannerlar üzerinde seçilen alandailk olarak nereye baktiklari, seçilen alana odaklanmalarin toplam süre, ilgili alana gö- zün kaç kere girdiği ve katilimcilarin ne kadarinin seçilen alanlara baktiği hesaplan- di. Araştirma sonunda; bannerlarin temalari arasindaki farkliliklarin bütün katilimci- lar üzerindeki etkisine dair sonuçlar elde edilirken, özellikle kadinlar ve erkekler ara- sindaki farkliliklar da incelendi.Article Çocukluk Dönemi Uyku Problemlerinin Tedavisinde Davranışçı Müdahalelerin Etkililiği: Gözden Geçirme Çalışması(2020) Nalbantcilar, Sinem Cankardas; İnce, BaşakUyku ile ilişkili problemler ve bozukluklar pediatrik popülasyonda oldukça yaygın görülen rahatsızlıklardırve yaygınlığının çocuk ve ergen popülasyonda %20-30 oranında olduğu tahmin edilmektedir. Çocuklukçağında yaşanan uyku problemlerinin dirençli olduğu ve yetişkinliğe kadar sürebileceği bilinmektedir.Gerçekleştirilen bu gözden geçirme çalışmasında da amaç, çocukluk dönemi uyku problemlerinin tedavisindedavranışçı müdahalelerin etkisini anlayabilmek ve etkili olan teknikleri belirleyebilmektir. Çocuklarda uykuproblemlerinin tedavisinde davranışçı yöntemlerin etkililiğini belirlemek amacıyla yapılan bu gözden geçirmeçalışmasında, 2004 – 2014 yılları arasında yayımlanmış araştırmalar ScienceDirect, GoogleScholar, Ulakbimve Springer veri tabanlarında taranmıştır. Taramada ‘pediatrik uyku bozuklukları, çocukluk çağı uykubozuklukları, çocukluk çağı insomnia, davranışsal insomnia, yatma saati direnci, gece uyanmaları, davranışçıterapi, davranışçı müdahale, söndürme, aşamalı söndürme, uyku saatine geçiş, programlı uyandırma, yatmasaatini geciktirme, aile eğitimi’ kelime ve kelime grupları kullanılmıştır. Gelişimsel bozukluğu olan çocuklarlagerçekleştirilmiş araştırmalar ve ilaç tedavisi ile kombine davranışçı tedaviyi ele alan araştırmalar çalışmayadahil edilmemişken; 0 – 13 yaş aralığında uyku problemi ya da bozukluğu olan çocuklarla gerçekleştirilen,çocukların ilaç tedavisi almadığı araştırmalar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın içleme kriterlerineuygun 11 araştırma belirlenmiştir. Gözden geçirme sonucunda yatma saatine direnç, sık gece uyanması,uyku başlangıcında gecikme gibi problemlerin tedavisinde uyku saati rutini, yatma saatine geçiş ve söndürmetekniklerinin etkili teknikler olduğu görülmüştür. Ayrıca, aile eğitimi tekniğinin imkanları sınırlı klinikortamlarda uyku bozukluğu tedavisinde faydalı olabileceği düşünülmüştür.Article Corporate Factors That Affect Ethical Perception of Salespeople : A Research in Durable Goods Industry(2016) Bekaroğlu, Aslıhan; Uslu, AyparSatış elemanlarının etik yada etik olmayan davranışlarının sonuçları uzun dönemde firmaya ekonomik boyutta etki edebilmektedir. Satış elemanları çalışmakta oldukları alan itibariyle etik içeriği olan sorunlarla sıkça karşılaşmaktadırlar. Satış elemanlarının etik davranışları; etik algılama, etik değerlendirme ve etik niyet olmak üzere üç önemli süreç sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada satış elemanlarının etik algılamasına etki eden faktörler ve bu faktörlerin etki düzeyi araştırılmıştır. Söz konusu çalışmada Rest (1986) tarafından geliştirilen etik karar alma modeli temel alınmıştır. Dayanıklı tüketim malları sektöründe çalışan 200 satış elemanından toplanan anket sonuçlarının analizi, satış elemanlarının etik bir durumu algılarken hangi faktörlerden etkilendiğini ortaya koymaktadır. Araştırmanın sonuçları satış alanında çalışan yöneticilere ve araştırmacılara yol gösterecektir.

