TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/4
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 101
- Results Per Page
- Sort Options
Article Afet Bakış Açısıyla Lojistik Depo Yeri Seçimi: İstanbul Beykoz İlçesi Üzerine Bir Uygulama(2021) Durdağ, Celil; Ergenecoşar, Sabri; Kinik, Zeynel; Yılmaz, Kurthan KubilayAfetlerin sonuçlarını incelediğimizde can ve mal kaybı haricinde toplumsal olarak da yaşanantravmaların çok olduğunu görebilmekteyiz. Toplumsal olarak afetlere hazırlıklı olduğumuzda,yaşanabilecek bir Afet durumunda can ve mal kaybının daha az olacağı ve daha çabuktoparlanabileceğimiz söylenebilir. Afet çeşitlerine göre, her bölgede yapılması gereken önhazırlıklar için afet haritası çıkarılması zaruri ihtiyaçtır. İdari amirliklerce yapılan buçalışmanın neticesinde önem arz eden durumlara göre tedarikçi bulmak, doğru depolama alanıbelirlemek, acil durum personelini eğitmek, depolardaki malzemelerin periyodik olarakkontrolü ve teminin sağlanması gibi disiplinli, bir ön çalışma gerektirmektedir. Çalışma iledepo seçiminde konunun uzmanlarının görüşleri alınarak yer seçimi gerçekleştirilen etmenpuan yöntemi kullanılacaktır. Büyük bir deprem bekleyen İstanbul ilinin depremden daha azetkilenmesi beklenen Beykoz ilçesinde afet depo yeri seçimi için uygun yer seçimiyapılacaktır. Çalışma sonunda seçilen yer artı ve eksi yönleriyle değerlendirilirken idaribirimlere gelecek için fikir verilmiş olacaktır.Article Akıllı Havalimanları: Havalimanı Yolcu Hizmetlerinde Yolcuların Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) Kullanma Deneyimine Yaklaşımları(2025) Pamuk, MehveşHavacılık her zaman teknolojiye dayalı bir sektör olsa da havalimanlarında birçok yolcu hizmetleri görevlilerle yolcuların temasını gerektirmiştir. Bu manzara teknoloji yayılımıyla beraber dönüşmektedir. Bu dönüşümlerden biri olan Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) kiosk teknolojileri uçuş öncesi biletleme, koltuk atama, belge kontrolü, bagaj teslimi, etiketleme, biniş kartı bastırma gibi kontuarda yapılan işlemleri yolcuların kendisinin tamamlayabilmesini sağlamaktadır. Ancak tüm işlem ve sorumlulukları yolcuya aktarmaktadır. Bu durum, teknolojiye aşina olan, hızlı tempolu yolcular için kolaylık olarak görülebilirken, bazı yolcular için geleneksel yönteme kıyasla henüz alışılmadık, karmaşık bir durum olabilmektedir. Bu çalışma havalimanlarındaki CUSS kiosklarına ilişkin deneyimlere odaklanmış, yolcuların CUSS faydalılık algısı, kullanım özyeterlilik algısı, insan etkileşimi gereksinimi ile CUSS kullanımı davranışsal niyeti arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla nicel araştırma yöntemine dayalı olarak uygun örnekleme yoluyla erişilen Türkiye’de farklı havalimanlarında CUSS kiosklarını kullanma deneyimine sahip 372 katılımcıdan veri toplanmıştır. Veriler SPSS yazılımında analiz edilmiştir. Bulgulara göre CUSS fayda algısı, yolcu özyeterliliği ve davranışsal kullanım niyeti arasında güçlü ve pozitif ilişkiler bulunmuştur. Buna karşılık, yolcularda insan etkileşimi gereksinimi arttıkça sistemin faydalılığına, kullanım yeterliliğine ve kullanım niyetine yönelik algılar anlamlı şekilde azalmaktadır. İleri yaş grupları ve daha düşük eğitim seviyesine sahip bireyler insan etkileşimine daha fazla ihtiyaç duymakta ve CUSS sistemlerine daha temkinli yaklaşmaktadır.Article Akıllı Tarım Literatürünün Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Türkiye Bağlamında Değerlendirilmesi(2023) Gürsoy, Ozgür Burçak; Çolak, EzgiDijital teknolojiler, iktisadi ve sosyal yaşam üzerinde köklü dönüşümler yaratmıştır. Son yıllarda, artan dünya nüfusu, iklim değişiklikleri, pandemi gibi dışsal şokların etkileri ve gıda rejiminde yaşanan krizler sonucu tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve tarımda teknoloji kullanımı üzerine tartışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, tarımsal verimliliği arttırmayı, kaynak kullanımını etkin kılmayı ve çevreye verilen zararı azaltmayı amaçlayan ve “akıllı tarım” olarak isimlendirilen kimi uygulamalar dünyada ve ülkemizde sektörde yer bulmaya başlamıştır. Bu makalede, akıllı tarımın ne olduğu, hangi uygulamaları içerdiği ve sosyal bilimlerde hangi bağlamlarda tartışıldığı ortaya konmaktadır. Makalede, akıllı tarım üzerine literatüre “duyarlı yenilikçilik” kavramının ışığında ve toplumsal cinsiyet ilişkileri merkezli bir şekilde yaklaşılmaktadır. Araştırmamız ülkemizde durum tespiti ve uygulama sonuçlarını sunan belge ve raporların ile TÜİK Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını veri kaynağı olarak kullanmaktadır. Elde edilen nitel ve nicel ikincil verinin betimsel analizi yapılarak akıllı tarım uygulamalarının ortaya çıkarabileceği olumlu ve olumsuz sonuçlar özellikle tarımsal yapıdaki kadınların konumu bakımından sorgulanmıştır. Sonuçta, akıllı tarım uygulamalarının ve tarımın dijitalleşmesine dair politikaların, toplumsal cinsiyet duyarlılığı ile tanımlanmasının gereği ve önemi vurgulanmıştır. Yine, özellikle ülkemizde geliştirilecek uygulamaların bilgisayardan ziyade mobil cihaz kullanımına dayalı ve orta yaş ve üstünden ziyade genç çiftçileri hedeflemesi gerektiği önerilmektedir.Article Arendt ve Rancière’in Politik Düşünceleri Arasındaki Gerilim(2021) Gok, Seval ÜnlüÇağdaş politika kuramında, politikanın ve politik olanın yalnızca kurumsal temsili mekanizmalara ve hükümet etmeye indirgenemeyeceğine dair güçlü bir yönelim gözlemlenmektedir. Hannah Arendt ve Jacques Rancière’i, düşünceleri farklı bağlamlarda şekillenmiş olsa da bu yönelimi temsil eden iki güçlü kaynak olarak görebiliriz. Her ikisi de politikayı “yetkin” olanların işi ya da mesleği olarak gören modern yerleşik anlayışın aksine, insanların ortak dünyalarını şekillendiren kolektif eylem olarak tanımlar. Dolayısıyla hem Arendt hem de Rancière, politikayı toplumun öz etkinliği olarak yeniden sahiplenme çağrısında bulunur. Bununla birlikte iki düşünür, politik eylemin içeriğini oldukça farklı şekillerde donatırlar. Arendt için politika, yeryüzünün yasası dediği insani çoğulluk (plurality) durumuna doğrudan bağlıdır. Onun için politika, çoğulluğun sergilendiği, yeni başlangıçların yapılabildiği, anlamı özgürlük olan, “birlikte ve uyum içinde” eylem olarak var olur. Rancière içinse politika, tek evrensellik olarak gördüğü eşitlik ön varsayımıyla, verili hiyerarşik toplumsal düzenlemelere karşı mücadele edildiğinde açığa çıkar. Ona göre politika, eşitsizlik üreten ve sürdüren toplumsal düzenlemeleri kesintiye uğratan uyuşmazlık (dissensus) anlarında gerçekleşir. Arendt ve Rancière’in politik anlayışlarındaki gerilim, “yeni bir başlangıç yapma ve “olağan gidişatı kesintiye uğratma” düşüncelerinde belirginlik kazanır. Bu çalışmanın amacı, Arendt ve Rancière’in politik düşüncesini karşılaştırmaktan öte onları, aralarındaki gerilimi ortaya çıkaracak bir diyalog içinde okumaktır. Böylelikle, Arendt ve Rancière’in politikayı yeniden sahiplenme arayışına sunduğu kuramsal olanakların yanı sıra aralarındaki gerilimin çağdaş politika kuramı açısından anlamını değerlendirebiliriz.Article Avrupa Birliği’ne Üye ve Aday Ülkelerde Yönetişim ile Ekonomik Veriler Arasındaki İlişki(2020) Keser, Ahmet; Kılıç, BurakBu çalışmanın ana amacı, Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelerin yoksulluk, yönetişim ve kişibaşı GSMH değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bir ülkedeki yönetişimin kalitesini;siyasi sistem, kamu hizmetlerinin görülüş şekli ve sivil toplumun katılımı kriterleri çerçevesindegösteren ölçütler: ifade özgürlüğü ve hesap verme sorumluluğu, baskı/şiddet içermeyen siyasiistikrar, devletin etkinliği, düzenleme kalitesi, hukukun üstünlüğü ve yolsuzluklarlamücadeledir. AB’ye üye ve aday ülkelerin çalışma kapsamındaki bütün verilerine ulaşılmış dahasonra korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde tüm yönetişim ölçütleri ilekişi başı GSMH arasında doğru yönlü; yoksulluk ile ters yönlü bir ilişki olduğu bulgusunaerişilmiştir.Article Barış Pınarı Harekâtının Gündem Belirleme Teorisi Açısından Medyada Yer Alma Durumunun İncelenmesi(2021) İpek, Münür; Kanılmaz, AhmetToplumsal yaşamın her alanında kendini gösteren iktidar, siyasal iktidar biçimiyle toplumun heralanını tahakküm altına alır. Bu tahakküm alanlarından biri olan medya, her ne kadar dördüncükuvvet olma özelliği ile siyasal iktidarı denetlemesi gerekirken, siyasal iktidarın bir aracı halinede gelebilmektedir. Bu bağlamda gündem belirleme teorisi, medyada gösterilen haberlerinsiyasal iktidar tarafından üretildiğini ifade eder. Bu çalışmada da gündem belirleme teorisiçerçevesinde Barış Pınarı Harekâtının medyada yer alma durumları, nitel araştırmayöntemlerinden biri olan içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir.Article Bir Güvenlik Stratejisi Olarak Koalisyonlar: Birinci Körfez Savaşı(2024) Küntay, İsmail Burak; Ozyurt, AhuÜzerinden 30 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına karşın, ABD’nin Ortadoğu’ya ilk resmi müdahalesi olarak tanımlanan Birinci Körfez Savaşı, ya da ABD Savunma Bakanlığı tanımlaması ile “Desert Storm/Desert Shield” sınır ötesi müdahalelerde koalisyon kurmanın ilk büyük örneği olarak tanımlanabilir. I. ve II. Dünya Savaşları sonrasında süper güçlerden birinin çözülme sürecinde olduğu, diğerinin de bölgesel ve küresel çıkarlarının doğrudan etkilendiği bir dönemde ABD’nin “en geniş koalisyonu” kurma çabaları başarılı olmuş mudur? Soğuk Savaş sonrası bir ilk niteliğindeki bu denli geniş bir koalisyon, daha sonra ABD’nin Ortadoğu, Afganistan, hatta Afrika’da yürüteceği bazı operasyonlar açısından askeri kabiliyet değerlendirmesi, riskin dağıtılması, maliyetlerin paylaşılması, bölgede yeni üsler kurma gibi konularda örnek teşkil etmiş; NATO şemsiyesi dışında operasyon yürütebilme, başka ülkelerin toprak bütünlüğü ve yönetimlerine müdahalede BM çatısının kullanımı, sınırlar ve yaptırımlar açısından içtihat oluşturmanın ve uluslararası dengelerde yeni arayışların da yolunu açmıştır. Bu makale, Başkan George H.W. Bush ve kabinesinin “koalisyon” ve “kolektif güvenlik” tercihlerinin dünya siyasetine ve güvenlik politikalarına etkisini araştırmaktadır. Körfez Koalisyonuna katılanlar arasında hangi ülkelerin nasıl değişimleri tetiklediği, kimin ne kadar kârlı çıktığı ya da bölgeyle hiç alakası olmadığı halde neden koalisyona katılmayı kabul ettiği sorularına yanıt aranmaya çalışılmıştır.Article Bir Hafıza Mekânı Olarak Paşabahçe Cam Fabrikası(2024) Guchan, AysegulBu çalışma 1935 yılında açılışı yapılan ve üretim faaliyetine başlayan ve Türkiye’nin ilk cam üretim tesisi olan, 2002 yılına kadar da aralıksız üretim yapan Paşabahçe Cam Fabrikası’nı hafıza mekânı kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra modern ulus inşası sürecinde önemli yeri olan bir dizi sanayi tesisi içinde yer alan ve sadece ulus inşasında değil aynı zamanda kurulduğu bölgenin sosyal dokusuna etki edişiyle de İstanbul’un kent tarihinde de önemli bir yere sahip olan fabrikanın 2002 yılında kapatılması başta Mimarlar Odası olmak üzere çeşitli kuruluşları harekete geçirmiş, binanın bir Sanayi Kültür Mirası olarak tescillenmesi talep edilmiştir. Bu makale adı kurulduğu semt ile özdeş olan Paşabahçe Cam Fabrikası’nın bir kültür mirası olarak korunması ve yeniden işlevlendirilmesi gerekliliğine işaret etmeyi, bir hafıza mekânı olarak bu mekânın müzeye dönüştürülmesi için bir ilk adım olmayı amaçlamaktadır. Çalışma, Fransız tarihçi Pierre Nora’nın 1990’lı yıllarda sosyal bilimler alanına sunduğu Hafıza Mekânları kavramı çerçevesinde ele alınacaktırArticle BIST Gıda ve İçecek Sektöründe Yer Alan İşletmelerde Maliyet Yapışkanlığının Analizi(2024) Tasar, Sezin Acik; Polat, LeventBu çalışmada Borsa Istanbul (BIST) Gıda, İçecek endeksinde yer alan işletmeler üzerinde maliyet yapışkanlığının olup olmadığı 2005-2022 yılları arasında panel veri yöntemine göre analiz edilmiştir. Maliyet yapışkanlığını test etmek için sırasıyla, satışların maliyeti ile satış gelirleri ve satış ve genel yönetim giderleri ile satış gelirleri arasındaki ilişki test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, satış gelirleri ile satışların maliyeti arasında asimetrik bir ilişki olduğu bulunmuş ancak bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Satış gelirleri ile satış ve genel yönetim giderleri arasında ise, istatistiki olarak anlamlı ve asimetrik bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın bulguları maliyetlerin asimetrik davrandığını savunan maliyet yapışkanlığı teorisini destekleyici kanıtlar sunmaktadır.Book Review Çağdaş Sanatın Öyküsü(2024) Shahmiri, Bengisu BayrakÇağdaş Sanatın Öyküsü, çağdaş sanat üzerine yazılmış olup Türkçeye çevrilmiş az sayıda kitaptan biri olarak Hayalperest Yayınevi’nin ‘Sanat Kuramları’ dizisinden çağdaş sanat kuramı literatürüne kazandırılmıştır. Daha önce Burlington Magazine ve Art in America’da yazılar yazan ve Londra’daki Sotheby’s Enstitüsü Çağdaş Sanat Yüksek Lisans Programının eski direktörü olan yazar Tony Godfrey, şimdi küratör olarak özellikle Güneydoğu Asya’dan sanatçılarla çalıştığı Manila’da yaşamaktadır.Article Çocukluk Dönemi Uyku Problemlerinin Tedavisinde Davranışçı Müdahalelerin Etkililiği: Gözden Geçirme Çalışması(2020) Nalbantcilar, Sinem Cankardas; İnce, BaşakUyku ile ilişkili problemler ve bozukluklar pediatrik popülasyonda oldukça yaygın görülen rahatsızlıklardırve yaygınlığının çocuk ve ergen popülasyonda %20-30 oranında olduğu tahmin edilmektedir. Çocuklukçağında yaşanan uyku problemlerinin dirençli olduğu ve yetişkinliğe kadar sürebileceği bilinmektedir.Gerçekleştirilen bu gözden geçirme çalışmasında da amaç, çocukluk dönemi uyku problemlerinin tedavisindedavranışçı müdahalelerin etkisini anlayabilmek ve etkili olan teknikleri belirleyebilmektir. Çocuklarda uykuproblemlerinin tedavisinde davranışçı yöntemlerin etkililiğini belirlemek amacıyla yapılan bu gözden geçirmeçalışmasında, 2004 – 2014 yılları arasında yayımlanmış araştırmalar ScienceDirect, GoogleScholar, Ulakbimve Springer veri tabanlarında taranmıştır. Taramada ‘pediatrik uyku bozuklukları, çocukluk çağı uykubozuklukları, çocukluk çağı insomnia, davranışsal insomnia, yatma saati direnci, gece uyanmaları, davranışçıterapi, davranışçı müdahale, söndürme, aşamalı söndürme, uyku saatine geçiş, programlı uyandırma, yatmasaatini geciktirme, aile eğitimi’ kelime ve kelime grupları kullanılmıştır. Gelişimsel bozukluğu olan çocuklarlagerçekleştirilmiş araştırmalar ve ilaç tedavisi ile kombine davranışçı tedaviyi ele alan araştırmalar çalışmayadahil edilmemişken; 0 – 13 yaş aralığında uyku problemi ya da bozukluğu olan çocuklarla gerçekleştirilen,çocukların ilaç tedavisi almadığı araştırmalar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın içleme kriterlerineuygun 11 araştırma belirlenmiştir. Gözden geçirme sonucunda yatma saatine direnç, sık gece uyanması,uyku başlangıcında gecikme gibi problemlerin tedavisinde uyku saati rutini, yatma saatine geçiş ve söndürmetekniklerinin etkili teknikler olduğu görülmüştür. Ayrıca, aile eğitimi tekniğinin imkanları sınırlı klinikortamlarda uyku bozukluğu tedavisinde faydalı olabileceği düşünülmüştür.Article COVID-19 Pandemi Dönemi, Öncesi ve Sonrasında Konteyner Limanlarının Performanslarının COMET ve AHP Yöntemleriyle Küresel Ölçekte Değerlendirmesi(2023) Şişlioğlu, MücahitBu çalışma, Covid-19 Pandemi krizinin konteyner limanlarının performansı üzerine olan etkilerinin küresel ölçekte önceki ve sonraki dönemlere göre göreceli ölçebilmek maksadıyla hazırlanmıştır. “Characteristic Objects Method (COMET)” ve “ Analytical Hierarchy Process (AHP)” çoklu karar verme yöntemleri araştırmada birlikte kullanılarak varılan sonuçların doğrulaması yapılmıştır. Küresel olarak konteyner limanlarının kriz öncesi 2019 yılı ile 2020 pandemi dönemi ve 2021 pandemi sonrası çoklu performans değerlerini girdi olarak kabul eden her iki model ile her dönem için birleştirilmiş tek bir performans değeri hesaplanmıştır. Konteyner limanlarının değerlendirilmesinde kullanılan toplam 12 değişik kritere göre söz konusu yılların birleştirilmiş performans değerlerinin hesaplanmasında UNCTAD tarafından yıllık olarak yayımlanan \" Review of Maritime Transport 2020, 2021 ve 2022\" raporlarında yer alan “Liman Performans ve Çevre Göstergeleri” esas alınmıştır. Modelin uygulanması neticesinde pandemi öncesi döneme (2019 yılı) göre, pandemi döneminde (2020 yılı) küresel ölçekte konteyner limanlarının birleştirilmiş performansında düşüş olduğu, pandemiden sonraki 2021 yılında ise liman performanslarına artış olduğu, ancak 2019 yılı değerlerine ulaşamadığı gözlemlenmiştir. Aynı verileri kullanan ancak değişik algoritmalara haiz COMET ve AHP yöntemleriyle anılan dönemlere ilişkin benzer neticelere ulaşılması sonuçların güvenirliğini arttırmıştır. Çalışmada izlenen analitik yöntemin uygulanması neticesinde; benzer krizler süresince veya sonrasında ticari limanlara ilişkin olumlu veya olumsuz gelişmeler yıllara bağlı olarak zamanlıca izlenebilecektir.Article Cumhuriyet Tarihi Boyunca Mardin İlinin Şehir Pazarlaması ve Sürdürülebilirlik Kavramlarının Gelişimi ve Sosyal Girişimcilik ile İlişkisi(2023) Beğendik, Behiyeİzmir İktisat Kongre’sinde ekonomik bağımsızlık vurgusu yapılmasıyla, cumhuriyetin ilk yıllarında iktisadi kalkınma için tarım, sanayi ve hizmet sektörleri için stratejiler geliştirilmiştir. 1929’da tarımın istihdamdaki payının %89, GSYİH’daki payının % 44.5 olması, Atatürk’ün milli ekonominin temelini ziraat olarak ifade etmesini doğrulamaktadır. Turizm ile ilgili, daha etkili yatırım kararlarına 1950’den sonra sıra gelmesi nedeniyle, turizmin gelişimi ise, tarıma kıyasla daha geç olgunlaşmıştır. Mardin ili özelinde Cumhuriyet tarihi açısından turizmin gelişimi incelendiğinde, ulaşılabilir ilk veri 2008 yılındadır. Ancak Mardin ilinin turizm açısından kaderi, 1999’dan sonra şehrin pazarlamasına öncülük eden, Ebru Baybara Demir’in faaliyetleri ile değişmiştir. Sosyal girişimcilik, toplumsal sorunların çözümünde ve ihtiyaçların karşılanmasında, gerekli kaynakların kullanılması yoluyla toplumsal değer oluşturmaktadır. Mardin şehrinde, işsizlik, kadın istihdamı, göç gibi toplumsal sorunlar, sosyal girişimci Ebru Baybara Demir’in turistik gezi planlarına ve şehir pazarlama faaliyetlerine öncülük ederek bir ekonomi oluşturması ile çözümlenmeye başlamıştır. Ebru Baybara Demir, Mardin’in özel sorunları dışında, ülke ve hatta dünya genelinde de geçerli olan sürdürülebilirlik konusunda da projeler geliştirerek, yine toplumsal fayda sağlamıştır. Özellikle gıdanın güvenliği ve tarımda sürdürülebilirlik ekseninde yaptığı çalışmalar ve Mardin’de geliştirilen projeler çevre kentler ve Türkiye genelinde de takip edilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada, Mardin ilinde cumhuriyet dönemi boyunca turizm, şehir pazarlaması ve sürdürülebilirlik kavramlarının sosyal girişimcilik ile ilişkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırma için, sosyal girişimci Ebru Baybara Demir’in Youtube’da yer alan söyleşileri Maxqda programında içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sosyal girişimciliğin şehir pazarlamasına ve sürdürülebilirliğe olumlu etkisi tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, şehir pazarlamanın da sosyal girişimciliğe olumlu etkisi tespit edilmiştir.Article Deleuze ve Türkiye Sineması: Bir izdüşüm Alma Denemesi(2018) Yılmazok, LeventFelsefe ile sinema arasında bağ kurmuş düşünürler arasında Gilles Deleuze ilk akla gelenlerdendir. Cinéma 1 ve Cinéma 2 kitaplarında geliştirdiği, filmleri temelde hareket- imge ve zaman-imge biçiminde kategorize ettiŞi düşünce sistematiŞi yeni, kendinden önceki sinema kuramsallaştırmalarından ayrı ve akademik çalışmalar açısından potansiyeli yüksek bir alandır. Bu bağlamda son yıllarda sinema içinden ve dışından çeşitli akademik çalışmalara esin vermiştir. Deleuze kavramlarını ve taksonomisini oluştururken esas olarak Avrupa ve Amerikan sinemasını temel almış, İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı toplumsal travmayı sinemasal anlatımda kırılma noktası olarak tespit etmiştir. Zaman-imge kategorisine sokulabilecek yerli film sayısındaki artışın, Türkiye’nin kendine özgü post-travma koşullarında oluştuğu düşünüldüğünde, Deleuze’ün düşünce sistematiğini Türkiye sinemasına uygulamak verimli olmaya aday görünmektedir. Bu makalede öncelikle Deleuze’ün bir felsefeci olarak sinemayı nasıl gördüğü ve sinema-felsefe ilişkisi üzerine görüşleri ele alınmakta, bunu hareket-imge ve zaman-imge kavramlarının açımlanması izlemektedir. Son bölümde, Deleuze’ün özellikle zaman-imge kategorisi içinde geliştirdiği kavramların son dönem Türkiye sinemasına izdüşümleri Meleğin Düşüşü ve Bekleme Odası filmleri üzerinden irdelenmektedir.Article Development of A Transformatıonal Leadershıp Scale For the Turkısh Context(2017) Mutlucan, Nigar ÇağlaDönüşümcü liderlik, on yıllar boyunca ilgi çekici bir araştırma konusu olmuştur. Değişik akademisyenlerce geliştirilmiş çeşitli dönüşümcü liderlik ölçekleri bulunmaktadır. İşbu çalışma, Türk örgüt çevresi için bir dönüşümcü liderlik ölçeği geliştirmeyi amaçlamıştır. İki odak grup ve dört derinlemesine görüşme yürütülmüş ve bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu sürecin sonunda ortaya çıkan maddeler Podsakoff, Scott ve Bommer'in (1996) Dönüşümcü Liderlik Davranışı Envanteri'ndeki bazı maddelerle birleştirilmiş, böylece içerik geçerliği sağlanmaya çalışılmıştır. Güvenirlik, yakınsama geçerliği ve ayırt edici geçerlik MTMM matrisi ile değerlendirilmiştir. Yeni oluşturulan Dönüşümcü Liderlik Ölçeği'nin nomolojik geçerliğini değerlendirmek amacıyla dönüşümcü liderlik ve iş memnuniyeti (Minnesota Memnuniyet Ölçeği ile ölçülmüştür) arasındaki Pearson korelasyon değerleri incelenmiş ve nomolojik geçerlik tespit edilmiştirArticle Dijital Efektler Çağında Görsel Devamlılığı Sağlamak: Blade Runner ve Blade Runner 2049 Üzerine(2022) Seçmen, Emre AhmetGünümüzde dijital üretim sistemi film yapımcılığının temel yöntemini oluşturmaktadır. Kurgu aşamasının bilgisayar ortamına geçişi ile başlayan dijitale geçiş süreci, pelikülün terk edilmesi ve gösterimin dijitalleşmesi ile tamamlanmıştır. Görsel efekt kategorisi de dijital üretim sürecinde kurgu sonrası bilgisayar ortamına taşınan ve sonrasında orada kalıcı hale gelen üretim başlıklarından biri haline gelmiştir. Bilgisayar desteği veya tamamen bilgisayar yaratımı olmaksızın bir efekt üretimi artık söz konusu değildir. Bu dönüşüm dijital öncesi dönemde daha çok yapım öncesi ve yapım sürecinde gerçekleştirilen efekt üretimini, tamamen yapım sonrası aşamasına kaydırmıştır. Bilgisayar tabanlı üretime geçilmeye başlanan 70’li yılların sonlarında görsel efekt üretimi açısından üretimi zor olan bilimkurgu, fantastik ve distopya temalarına sahip projeler, gelişen üretim teknolojisi ile birlikte üretimi mümkün hale gelmiş ve günümüzde kült niteliğine erişmiştir. 2000’li yıllardan itibaren tamamen dijital üretime yönlenen sinema endüstrisinde, dijital dönem öncesi üretimi yapılan bir film veya film serisinin günümüzde devam ettirilmesi sık karşımıza çıkan bir tercihtir. Bu türde üretimlerde hem filmi üreten hem de filmi izleyenler için önemli olan noktalardan biri de görsel devamlılık olacaktır. Görsel devamlılıkta efektlerin üretimi son derece hassasiyet gerektirmekle birlikte, teorikte ve pratikteki temel tartışma da bilgisayarlarda üretilen dijital efektler ile dijital dönem öncesi yapılan özel efektlerin gerçekliğe yakınlığı, yapaylığı ve görsel devamlılığı eksenlerinde sürmektedir. Bu araştırmada yapım tasarımında özel efekt kullanımı ile öne çıkan 1982 yapımı Blade Runner ile bu hikâyenin 30 yıl sonrasını anlatan 2017 yapımı Blade Runner 2049 (Bıçak Sırtı 2049) filmleri arasındaki görsel devamlılığın sağlanmasında dijital efektlerin rolünün tartışılması amaçlanmaktadır. Keşif amaçlı bir alan araştırması olan bu çalışmada filmler arası betimsel analiz yöntemi kullanılmış, filmlerin yapım sürecinde görev alan ekip üyelerinin kamera arkası röportajlarından ayrıca yararlanılmıştır. Araştırmada farklı üretim dönemlerinde gerçekleştirilen görsel efektlerin her iki filmde de yapaylığa düşmeden ve birbirleri arasında bir uyum yakalama konusunda hassasiyet gösteren bir sistemle üretildiği, görsel devamlılığa uyum sağladığı sonucuna varılmaktadır.Article Dijital Oyunlarda “şiddet” Unsuruna Oyucuların Yüklediği Anlam: Üniversite Öğrencilerine Yönelik Bir Metafor Analizi(2020) Gerçek, Sımın; Arık, KaanDünyada ve Türkiye’de gün geçtikçe her yaştan daha çok tüketiciye hitap etmekte olan Dijital Oyun Endüstrisi “eğlence” anlayışına yeni anlamlar katmıştır. Dijital oyunlar televizyon ve sinemanın anlatı formlarınıkendi araçsal özellikleri ile harmanlayıp kullanarak basit ancak şiddet içerikli anlatılarını özellikle genç hedef kitlenin tüketimine sunmuşlardır. Video oyunlarında doğrudan ödüllendirilen şiddet davranışı, öğrenme yoluyla, özellikle genç oyuncuların şiddet unsuruna bakışlarını şekillendirmede rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, gençlerindijital oyunlar yoluyla deneyimlemekte oldukları “şiddet” unsuruna yükledikleri anlamı araştırarak, kavramının dijital oyun bağlamında yansıttıklarını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu,2019-2020 eğitim öğretim yılında Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nin farklı bölümlerinde öğrenim gören toplam 180 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın modeli, fenomenoloji (olgu-bilim) üzerine desenlenerek gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların, dijital oyunlarda şiddet kavramına ilişkin sahip oldukları algılar nitel araştırma yöntemlerinden metafor (eğretileme) yardımıyla ortaya konulmuş;analiz sonucundakatılımcıların “eylemsel açıdan”şiddetten zevk aldıkları, ancak “zihinsel olarak”şiddetten hoşlanmadıkları saptanmıştır.Article Dijitalleşmenin Sürdürebilirlik Üzerindeki Etkisi: Lojistik Sektörü(2025) Yesilyaprak, Mehmet; Akıncı, EmrullahÇalışmada, dijitalleşmenin sürdürülebilirlik üzerine etkisi ve lojistik sektörü üzerine etkisi incelenmiştir. Geleneksel lojistik süreçleri, taşıma, depolama ve envanter yönetimi gibi alanlarda önemli ölçüde kaynak tüketimi ve çevresel etki ile ilişkilendirilmiştir. Ancak, dijital teknolojilerin ve veri analitiğinin yaygın kullanımı, lojistik süreçlerinin daha verimli ve çevre dostu hale gelmesine imkân tanımaktadır. Dijitalleşme, lojistikte verimliliği artırarak taşıma rotalarının optimize edilmesini, araç kullanımının azaltılmasını ve dolayısıyla karbon ayak izinin azaltılmasını sağlayabilir. Akıllı envanter yönetimi sistemleri, stok seviyelerini daha doğru bir şekilde tahmin ederek atık ve fazla stokların azaltılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca geri dönüşüm, yeşil ambalajlama ve enerji verimliliği gibi alanlarda dijital teknolojilerin kullanımıyla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılabilir. Ancak, dijitalleşmenin sürdürülebilirlik üzerindeki etkisi karmaşık ve çok yönlüdür. Teknolojik yeniliklerin çevresel etkisi, üretim aşamasından kullanım sürecine kadar değerlendirilmelidir. İlave olarak, dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan enerji tüketimi ve elektronik atıklar gibi yeni çevresel zorluklar da göz önünde bulundurulmalıdır.Article E-Portfolyo Oluşturmanın Öğrencinin Akademik Öz Düzenleme Becerisine Etkisi(2020) Akgün, Ergün; Kölemen, Cansu ŞahinBu çalışmada e-portfolyo oluşturmanın öğrencilerin akademik öz düzenleme becerisine etkisi incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi belirlenirken, öğrencilerin teknoloji okuryazarı olup e-portfolyo uygulamasını sorunsuzca kullanabilmeleri için Bilgi Teknolojileri dersini almış olmaları şartı aranmıştır. Bu şartı sağlayan 88 ön lisans öğrencisi ile araştırma yürütülmüştür. Araştırma deseni olarak nicel araştırma yöntemleri içerisinde yer alan Solomon dörtlü grup modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Akademik Öz Düzenleme Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde gruplar arası öntest ve sontest puanlarına ilişkin farklılıkları belirlemek için gruplar arası bağımsız t-testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucuna göre e-portfolyo etkinlikleri uygulanan grubun uygulanmayan gruba göre öz düzenleme becerilerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.Article Emotional Regulation in Adolescence: A Comprehensive Review(2024) Yılmazer, EdaErgenlik dönemindeki duygusal düzenleme (DD), duygusal, bilişsel ve sosyal alanlarda önemli dönüşümlerle karakterize psikolojik gelişimin dönüm noktası bir yönüdür. Bu kritik dönem, genç bireylerin karmaşık duygusal manzaraları nasıl yönlendirdiklerini nüanslı bir şekilde anlamayı gerektirir. İnceleme makalesi, DD'nin çok yönlü doğasına derinlemesine dalıp, ergenlerin gelişim yörüngelerini şekillendirmedeki merkezi rolünü vurgular. DD'nin geniş kapsamlı etkisini, sadece kişisel iyi oluşu değil aynı zamanda akademik performansı, sosyal ilişkileri ve genel ruh sağlığını da etkilediğini belirtir. Makale, ergenlikteki DD üzerine mevcut araştırmaları yöntemli bir şekilde sentezleyerek, DD stratejilerini etkileyen biyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel faktörlerin etkileşimini inceler. Duygusal iyi oluşu ve direnci teşvik eden adaptif stratejiler ile duygusal zorlukları şiddetlendirebilecek ve kişisel gelişimi engelleyebilecek maladaptif stratejiler arasında net bir ayrım çizer. Ayrıca, inceleme, yetkin DD'nin ergen yaşamının önemli alanları üzerindeki sonuçlarını, akademik başarı ve sosyal entegrasyon dahil, inceleyip ergenlerin ER yeteneklerini güçlendirmeyi amaçlayan mevcut müdahalelerin etkinliğini sorgular.

