TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://acikerisim2.beykoz.edu.tr/handle/20.500.12879/4
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Scopus Q "N/A"
Now showing 1 - 20 of 124
- Results Per Page
- Sort Options
Article Accreditation of Communication Education in Turkiye: Research on the Views of Administrator Academicians in Accredited Programs(Istanbul Univ, Fac Communication, 2023) Kaygusuz, ErdincThe subject of this study is an examination of how communication programs are accredited in Turkiye in the context of the views of administrator academicians. The research aims to explore the views of administrator academicians who are deans, vice deans, or heads of departments in their institutions regarding the accreditation of communication education in Turkiye. The study interviews 11 administrator academicians working in accredited undergraduate programs under communication faculties or the other faculties in which communication programs are included Turkiye, with the study sample being selected using multi-stage sampling. Proportional stratified and purposive sampling was also used to ensure that the groups in the universe are represented in proportion to their weights. Although minor problems exist in practice, accreditation has been concluded to play a developing role for institutions. Accordingly, accreditation allows institutions to renew, to correct the deficiencies in their organizational chart, to update the curriculum, to strengthen the teaching staff, to increase physical environments and opportunities, and to develop financial resources. In this respect, accreditation in communication education in Turkiye is seen as a concrete output rather than a corporate reputation provider. The findings support other studies that have focused on the benefits of accreditation.Article Afet Bakış Açısıyla Lojistik Depo Yeri Seçimi: İstanbul Beykoz İlçesi Üzerine Bir Uygulama(2021) Durdağ, Celil; Ergenecoşar, Sabri; Kinik, Zeynel; Yılmaz, Kurthan KubilayAfetlerin sonuçlarını incelediğimizde can ve mal kaybı haricinde toplumsal olarak da yaşanantravmaların çok olduğunu görebilmekteyiz. Toplumsal olarak afetlere hazırlıklı olduğumuzda,yaşanabilecek bir Afet durumunda can ve mal kaybının daha az olacağı ve daha çabuktoparlanabileceğimiz söylenebilir. Afet çeşitlerine göre, her bölgede yapılması gereken önhazırlıklar için afet haritası çıkarılması zaruri ihtiyaçtır. İdari amirliklerce yapılan buçalışmanın neticesinde önem arz eden durumlara göre tedarikçi bulmak, doğru depolama alanıbelirlemek, acil durum personelini eğitmek, depolardaki malzemelerin periyodik olarakkontrolü ve teminin sağlanması gibi disiplinli, bir ön çalışma gerektirmektedir. Çalışma iledepo seçiminde konunun uzmanlarının görüşleri alınarak yer seçimi gerçekleştirilen etmenpuan yöntemi kullanılacaktır. Büyük bir deprem bekleyen İstanbul ilinin depremden daha azetkilenmesi beklenen Beykoz ilçesinde afet depo yeri seçimi için uygun yer seçimiyapılacaktır. Çalışma sonunda seçilen yer artı ve eksi yönleriyle değerlendirilirken idaribirimlere gelecek için fikir verilmiş olacaktır.Article Akıllı Havalimanları: Havalimanı Yolcu Hizmetlerinde Yolcuların Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) Kullanma Deneyimine Yaklaşımları(2025) Pamuk, MehveşHavacılık her zaman teknolojiye dayalı bir sektör olsa da havalimanlarında birçok yolcu hizmetleri görevlilerle yolcuların temasını gerektirmiştir. Bu manzara teknoloji yayılımıyla beraber dönüşmektedir. Bu dönüşümlerden biri olan Ortak Kullanımlı Self Servis (CUSS) kiosk teknolojileri uçuş öncesi biletleme, koltuk atama, belge kontrolü, bagaj teslimi, etiketleme, biniş kartı bastırma gibi kontuarda yapılan işlemleri yolcuların kendisinin tamamlayabilmesini sağlamaktadır. Ancak tüm işlem ve sorumlulukları yolcuya aktarmaktadır. Bu durum, teknolojiye aşina olan, hızlı tempolu yolcular için kolaylık olarak görülebilirken, bazı yolcular için geleneksel yönteme kıyasla henüz alışılmadık, karmaşık bir durum olabilmektedir. Bu çalışma havalimanlarındaki CUSS kiosklarına ilişkin deneyimlere odaklanmış, yolcuların CUSS faydalılık algısı, kullanım özyeterlilik algısı, insan etkileşimi gereksinimi ile CUSS kullanımı davranışsal niyeti arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla nicel araştırma yöntemine dayalı olarak uygun örnekleme yoluyla erişilen Türkiye’de farklı havalimanlarında CUSS kiosklarını kullanma deneyimine sahip 372 katılımcıdan veri toplanmıştır. Veriler SPSS yazılımında analiz edilmiştir. Bulgulara göre CUSS fayda algısı, yolcu özyeterliliği ve davranışsal kullanım niyeti arasında güçlü ve pozitif ilişkiler bulunmuştur. Buna karşılık, yolcularda insan etkileşimi gereksinimi arttıkça sistemin faydalılığına, kullanım yeterliliğine ve kullanım niyetine yönelik algılar anlamlı şekilde azalmaktadır. İleri yaş grupları ve daha düşük eğitim seviyesine sahip bireyler insan etkileşimine daha fazla ihtiyaç duymakta ve CUSS sistemlerine daha temkinli yaklaşmaktadır.Article Akıllı Tarım Literatürünün Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Türkiye Bağlamında Değerlendirilmesi(2023) Gürsoy, Ozgür Burçak; Çolak, EzgiDijital teknolojiler, iktisadi ve sosyal yaşam üzerinde köklü dönüşümler yaratmıştır. Son yıllarda, artan dünya nüfusu, iklim değişiklikleri, pandemi gibi dışsal şokların etkileri ve gıda rejiminde yaşanan krizler sonucu tarım sektörünün sürdürülebilirliği ve tarımda teknoloji kullanımı üzerine tartışmalar yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, tarımsal verimliliği arttırmayı, kaynak kullanımını etkin kılmayı ve çevreye verilen zararı azaltmayı amaçlayan ve “akıllı tarım” olarak isimlendirilen kimi uygulamalar dünyada ve ülkemizde sektörde yer bulmaya başlamıştır. Bu makalede, akıllı tarımın ne olduğu, hangi uygulamaları içerdiği ve sosyal bilimlerde hangi bağlamlarda tartışıldığı ortaya konmaktadır. Makalede, akıllı tarım üzerine literatüre “duyarlı yenilikçilik” kavramının ışığında ve toplumsal cinsiyet ilişkileri merkezli bir şekilde yaklaşılmaktadır. Araştırmamız ülkemizde durum tespiti ve uygulama sonuçlarını sunan belge ve raporların ile TÜİK Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını veri kaynağı olarak kullanmaktadır. Elde edilen nitel ve nicel ikincil verinin betimsel analizi yapılarak akıllı tarım uygulamalarının ortaya çıkarabileceği olumlu ve olumsuz sonuçlar özellikle tarımsal yapıdaki kadınların konumu bakımından sorgulanmıştır. Sonuçta, akıllı tarım uygulamalarının ve tarımın dijitalleşmesine dair politikaların, toplumsal cinsiyet duyarlılığı ile tanımlanmasının gereği ve önemi vurgulanmıştır. Yine, özellikle ülkemizde geliştirilecek uygulamaların bilgisayardan ziyade mobil cihaz kullanımına dayalı ve orta yaş ve üstünden ziyade genç çiftçileri hedeflemesi gerektiği önerilmektedir.Article Analyzing Criteria Affecting Decision-Making Processes of Human Resource Management in the Aviation Sector – A Fuzzy Logic Approach(2023) Mızrak, FilizIn today's fast-paced and ever-changing business landscape, effective decision-making is paramount to achieving success and maintaining a competitive edge. This holds particularly true in the aviation sector, where Human Resource Management (HRM) plays a pivotal role in optimizing workforce performance and ensuring operational efficiency. However, HRM decision-making processes are often confronted with multifaceted challenges that encompass various criteria and encompass both objective and subjective factors. To tackle this complexity, a novel and adaptive approach is needed. In this study, we employ a Fuzzy Logic Approach to analyze the criteria influencing decision-making processes in HRM within the aviation sector, aiming to provide a comprehensive and flexible decision-support system for HRM practitioners and contribute to the sector's overall performance and success. The contribution of this study lies in its innovative application of Fuzzy Logic to HRM decision-making in the aviation sector. By capturing the inherent uncertainties and vagueness that HRM practitioners encounter, the proposed Fuzzy Logic-based model offers a more robust and context-sensitive decision-support system. Based on the Fuzzy Logic application and sensitivity analysis, the findings reveal the significance of employee satisfaction as the most influential criterion in HRM decision-making within the aviation sector. The Fuzzy Logic model demonstrated a strong positive correlation between high employee satisfaction levels and favorable HRM Decision Outcomes. This finding emphasizes the pivotal role of employee satisfaction in shaping HRM strategies and outcomes within aviation organizations.Article Arendt ve Rancière’in Politik Düşünceleri Arasındaki Gerilim(2021) Gok, Seval ÜnlüÇağdaş politika kuramında, politikanın ve politik olanın yalnızca kurumsal temsili mekanizmalara ve hükümet etmeye indirgenemeyeceğine dair güçlü bir yönelim gözlemlenmektedir. Hannah Arendt ve Jacques Rancière’i, düşünceleri farklı bağlamlarda şekillenmiş olsa da bu yönelimi temsil eden iki güçlü kaynak olarak görebiliriz. Her ikisi de politikayı “yetkin” olanların işi ya da mesleği olarak gören modern yerleşik anlayışın aksine, insanların ortak dünyalarını şekillendiren kolektif eylem olarak tanımlar. Dolayısıyla hem Arendt hem de Rancière, politikayı toplumun öz etkinliği olarak yeniden sahiplenme çağrısında bulunur. Bununla birlikte iki düşünür, politik eylemin içeriğini oldukça farklı şekillerde donatırlar. Arendt için politika, yeryüzünün yasası dediği insani çoğulluk (plurality) durumuna doğrudan bağlıdır. Onun için politika, çoğulluğun sergilendiği, yeni başlangıçların yapılabildiği, anlamı özgürlük olan, “birlikte ve uyum içinde” eylem olarak var olur. Rancière içinse politika, tek evrensellik olarak gördüğü eşitlik ön varsayımıyla, verili hiyerarşik toplumsal düzenlemelere karşı mücadele edildiğinde açığa çıkar. Ona göre politika, eşitsizlik üreten ve sürdüren toplumsal düzenlemeleri kesintiye uğratan uyuşmazlık (dissensus) anlarında gerçekleşir. Arendt ve Rancière’in politik anlayışlarındaki gerilim, “yeni bir başlangıç yapma ve “olağan gidişatı kesintiye uğratma” düşüncelerinde belirginlik kazanır. Bu çalışmanın amacı, Arendt ve Rancière’in politik düşüncesini karşılaştırmaktan öte onları, aralarındaki gerilimi ortaya çıkaracak bir diyalog içinde okumaktır. Böylelikle, Arendt ve Rancière’in politikayı yeniden sahiplenme arayışına sunduğu kuramsal olanakların yanı sıra aralarındaki gerilimin çağdaş politika kuramı açısından anlamını değerlendirebiliriz.Article Avrupa Birliği’ne Üye ve Aday Ülkelerde Yönetişim ile Ekonomik Veriler Arasındaki İlişki(2020) Keser, Ahmet; Kılıç, BurakBu çalışmanın ana amacı, Avrupa Birliği’ne üye ve aday ülkelerin yoksulluk, yönetişim ve kişibaşı GSMH değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bir ülkedeki yönetişimin kalitesini;siyasi sistem, kamu hizmetlerinin görülüş şekli ve sivil toplumun katılımı kriterleri çerçevesindegösteren ölçütler: ifade özgürlüğü ve hesap verme sorumluluğu, baskı/şiddet içermeyen siyasiistikrar, devletin etkinliği, düzenleme kalitesi, hukukun üstünlüğü ve yolsuzluklarlamücadeledir. AB’ye üye ve aday ülkelerin çalışma kapsamındaki bütün verilerine ulaşılmış dahasonra korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde tüm yönetişim ölçütleri ilekişi başı GSMH arasında doğru yönlü; yoksulluk ile ters yönlü bir ilişki olduğu bulgusunaerişilmiştir.Article Avrupalılaşma, Avrupa'dan Uzaklaşma ve İşlemselcilik Arasında Romanların Sosyal İçermesi(2022) Sayan, Pınar; Duygulu, SirinAvrupa Birliği (AB), 1990'lardan bu yana Romanların eşitlik, katılım ve sosyal içermesine ilişkin bir çerçeve geliştirmekte ve katılım sürecindeki ülkeleri bu politikalara uymaya çağırmaktadır. AB'ye katılım süreci, Türkiye’de Romanların sosyal içermesine siyasi gündemde öncelik verilmesinde katkı sağlamakla birlikte Türkiye-AB ilişkilerindeki dönüşüm, bu girişimlerinin zaman içinde kaydettiği sınırlı ilerlemede etkili olmuştur. Bu makale, münferit bir olay olarak yaklaşmak yerine, ilgili gelişmeleri Avrupa'dan uzaklaşma ve Türkiye'nin dış politikasında artan işlemselcilik merceklerinden okumanın, Romanlara yönelik sosyal içerme politikalarının içine girdiği çıkmazı anlamamızda yardımcı olacağını savunmaktadır.Article Barış Pınarı Harekâtının Gündem Belirleme Teorisi Açısından Medyada Yer Alma Durumunun İncelenmesi(2021) İpek, Münür; Kanılmaz, AhmetToplumsal yaşamın her alanında kendini gösteren iktidar, siyasal iktidar biçimiyle toplumun heralanını tahakküm altına alır. Bu tahakküm alanlarından biri olan medya, her ne kadar dördüncükuvvet olma özelliği ile siyasal iktidarı denetlemesi gerekirken, siyasal iktidarın bir aracı halinede gelebilmektedir. Bu bağlamda gündem belirleme teorisi, medyada gösterilen haberlerinsiyasal iktidar tarafından üretildiğini ifade eder. Bu çalışmada da gündem belirleme teorisiçerçevesinde Barış Pınarı Harekâtının medyada yer alma durumları, nitel araştırmayöntemlerinden biri olan içerik analizi tekniği kullanılarak incelenmiştir.Article Bir Güvenlik Stratejisi Olarak Koalisyonlar: Birinci Körfez Savaşı(2024) Küntay, İsmail Burak; Ozyurt, AhuÜzerinden 30 yıldan fazla zaman geçmiş olmasına karşın, ABD’nin Ortadoğu’ya ilk resmi müdahalesi olarak tanımlanan Birinci Körfez Savaşı, ya da ABD Savunma Bakanlığı tanımlaması ile “Desert Storm/Desert Shield” sınır ötesi müdahalelerde koalisyon kurmanın ilk büyük örneği olarak tanımlanabilir. I. ve II. Dünya Savaşları sonrasında süper güçlerden birinin çözülme sürecinde olduğu, diğerinin de bölgesel ve küresel çıkarlarının doğrudan etkilendiği bir dönemde ABD’nin “en geniş koalisyonu” kurma çabaları başarılı olmuş mudur? Soğuk Savaş sonrası bir ilk niteliğindeki bu denli geniş bir koalisyon, daha sonra ABD’nin Ortadoğu, Afganistan, hatta Afrika’da yürüteceği bazı operasyonlar açısından askeri kabiliyet değerlendirmesi, riskin dağıtılması, maliyetlerin paylaşılması, bölgede yeni üsler kurma gibi konularda örnek teşkil etmiş; NATO şemsiyesi dışında operasyon yürütebilme, başka ülkelerin toprak bütünlüğü ve yönetimlerine müdahalede BM çatısının kullanımı, sınırlar ve yaptırımlar açısından içtihat oluşturmanın ve uluslararası dengelerde yeni arayışların da yolunu açmıştır. Bu makale, Başkan George H.W. Bush ve kabinesinin “koalisyon” ve “kolektif güvenlik” tercihlerinin dünya siyasetine ve güvenlik politikalarına etkisini araştırmaktadır. Körfez Koalisyonuna katılanlar arasında hangi ülkelerin nasıl değişimleri tetiklediği, kimin ne kadar kârlı çıktığı ya da bölgeyle hiç alakası olmadığı halde neden koalisyona katılmayı kabul ettiği sorularına yanıt aranmaya çalışılmıştır.Article Bir Hafıza Mekânı Olarak Paşabahçe Cam Fabrikası(2024) Guchan, AysegulBu çalışma 1935 yılında açılışı yapılan ve üretim faaliyetine başlayan ve Türkiye’nin ilk cam üretim tesisi olan, 2002 yılına kadar da aralıksız üretim yapan Paşabahçe Cam Fabrikası’nı hafıza mekânı kavramı çerçevesinde ele almaktadır. Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra modern ulus inşası sürecinde önemli yeri olan bir dizi sanayi tesisi içinde yer alan ve sadece ulus inşasında değil aynı zamanda kurulduğu bölgenin sosyal dokusuna etki edişiyle de İstanbul’un kent tarihinde de önemli bir yere sahip olan fabrikanın 2002 yılında kapatılması başta Mimarlar Odası olmak üzere çeşitli kuruluşları harekete geçirmiş, binanın bir Sanayi Kültür Mirası olarak tescillenmesi talep edilmiştir. Bu makale adı kurulduğu semt ile özdeş olan Paşabahçe Cam Fabrikası’nın bir kültür mirası olarak korunması ve yeniden işlevlendirilmesi gerekliliğine işaret etmeyi, bir hafıza mekânı olarak bu mekânın müzeye dönüştürülmesi için bir ilk adım olmayı amaçlamaktadır. Çalışma, Fransız tarihçi Pierre Nora’nın 1990’lı yıllarda sosyal bilimler alanına sunduğu Hafıza Mekânları kavramı çerçevesinde ele alınacaktırArticle BIST Gıda ve İçecek Sektöründe Yer Alan İşletmelerde Maliyet Yapışkanlığının Analizi(2024) Tasar, Sezin Acik; Polat, LeventBu çalışmada Borsa Istanbul (BIST) Gıda, İçecek endeksinde yer alan işletmeler üzerinde maliyet yapışkanlığının olup olmadığı 2005-2022 yılları arasında panel veri yöntemine göre analiz edilmiştir. Maliyet yapışkanlığını test etmek için sırasıyla, satışların maliyeti ile satış gelirleri ve satış ve genel yönetim giderleri ile satış gelirleri arasındaki ilişki test edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, satış gelirleri ile satışların maliyeti arasında asimetrik bir ilişki olduğu bulunmuş ancak bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Satış gelirleri ile satış ve genel yönetim giderleri arasında ise, istatistiki olarak anlamlı ve asimetrik bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın bulguları maliyetlerin asimetrik davrandığını savunan maliyet yapışkanlığı teorisini destekleyici kanıtlar sunmaktadır.Book Review Çağdaş Sanatın Öyküsü(2024) Shahmiri, Bengisu BayrakÇağdaş Sanatın Öyküsü, çağdaş sanat üzerine yazılmış olup Türkçeye çevrilmiş az sayıda kitaptan biri olarak Hayalperest Yayınevi’nin ‘Sanat Kuramları’ dizisinden çağdaş sanat kuramı literatürüne kazandırılmıştır. Daha önce Burlington Magazine ve Art in America’da yazılar yazan ve Londra’daki Sotheby’s Enstitüsü Çağdaş Sanat Yüksek Lisans Programının eski direktörü olan yazar Tony Godfrey, şimdi küratör olarak özellikle Güneydoğu Asya’dan sanatçılarla çalıştığı Manila’da yaşamaktadır.Article Can Sustainability Reporting Make a Difference?: A Qualitative Analysis on Sustainability Reports of BIST Listed Agri-Food Companies in Turkey(Ege Univ, Fac Economics & Admin Sciences, 2024) Gürsoy, Özgür Burçak; Akbas, IlkayAgri -business is a huge industry, including all operations from farm -level production to storage, manufacture, and distribution of agricultural commodities. This fact, together with worsening social and environmental conditions and pandemic crises, has added to a change in the perception of agriculture in economic construction. The following decades will most probably witness a resurgence of agriculture -based development recipes fed by social, environmental, and governance dimensions of sustainability. This article searches for the sustainability reports of agri-business firms listed in BIST in Turkey. A sampling includes 11 out of 64 listed agri-business firms having recent sustainability reports, which are examined by qualitative data analysis techniques with MAXQDA software. The first argument our findings support is that the agri-food sector is lagging in sustainability reporting compared to other sectors. Second, companies are more ready to comply with issues that are legally regulated. Third, environmental problems are more addressed than social and economic sustainability standards. This study also shows the relative unimportance of topics such as child labor, pesticide use, supply chain traceability, women entrepreneurship, and geographical indication, which can have positive impacts on the Turkish agricultural space if big companies integrate these topics more into their sustainability reporting processes. This article contributes to the literature on sustainability in general and reporting in the agri-food sector in particular.Article Çocukluk Dönemi Uyku Problemlerinin Tedavisinde Davranışçı Müdahalelerin Etkililiği: Gözden Geçirme Çalışması(2020) Nalbantcilar, Sinem Cankardas; İnce, BaşakUyku ile ilişkili problemler ve bozukluklar pediatrik popülasyonda oldukça yaygın görülen rahatsızlıklardırve yaygınlığının çocuk ve ergen popülasyonda %20-30 oranında olduğu tahmin edilmektedir. Çocuklukçağında yaşanan uyku problemlerinin dirençli olduğu ve yetişkinliğe kadar sürebileceği bilinmektedir.Gerçekleştirilen bu gözden geçirme çalışmasında da amaç, çocukluk dönemi uyku problemlerinin tedavisindedavranışçı müdahalelerin etkisini anlayabilmek ve etkili olan teknikleri belirleyebilmektir. Çocuklarda uykuproblemlerinin tedavisinde davranışçı yöntemlerin etkililiğini belirlemek amacıyla yapılan bu gözden geçirmeçalışmasında, 2004 – 2014 yılları arasında yayımlanmış araştırmalar ScienceDirect, GoogleScholar, Ulakbimve Springer veri tabanlarında taranmıştır. Taramada ‘pediatrik uyku bozuklukları, çocukluk çağı uykubozuklukları, çocukluk çağı insomnia, davranışsal insomnia, yatma saati direnci, gece uyanmaları, davranışçıterapi, davranışçı müdahale, söndürme, aşamalı söndürme, uyku saatine geçiş, programlı uyandırma, yatmasaatini geciktirme, aile eğitimi’ kelime ve kelime grupları kullanılmıştır. Gelişimsel bozukluğu olan çocuklarlagerçekleştirilmiş araştırmalar ve ilaç tedavisi ile kombine davranışçı tedaviyi ele alan araştırmalar çalışmayadahil edilmemişken; 0 – 13 yaş aralığında uyku problemi ya da bozukluğu olan çocuklarla gerçekleştirilen,çocukların ilaç tedavisi almadığı araştırmalar çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın içleme kriterlerineuygun 11 araştırma belirlenmiştir. Gözden geçirme sonucunda yatma saatine direnç, sık gece uyanması,uyku başlangıcında gecikme gibi problemlerin tedavisinde uyku saati rutini, yatma saatine geçiş ve söndürmetekniklerinin etkili teknikler olduğu görülmüştür. Ayrıca, aile eğitimi tekniğinin imkanları sınırlı klinikortamlarda uyku bozukluğu tedavisinde faydalı olabileceği düşünülmüştür.Article Comparison of Different Heuristics Integrated with Neural Networks: A Case Study for Earthquake Damage Estimation(Istanbul Univ, 2022) Malkocoglu, Ayse Berika Varol; Orman, Zeynep; Samli, RuyaEarthquakes are among the most challenging natural phenomena to predict. Most of these unpredictable earthquakes result in the loss of human lives and property. Seismologists can estimate the probable location and magnitude of such earthquakes. However, the actual time and extent of their impact remain unknown. If the effects of possible earthquakes can be predicted, quick and accurate decisions can be made. For this purpose, developing predictive models about earthquakes is a prevalent and vital issue in the literature. In this study, various Machine Learning (ML) algorithms were compared on a public dataset of earthquakes, which had occurred worldwide and had a local magnitude Ml >= 3, and the algorithm with the highest performance was selected and optimized with various other algorithms. The performances of the models were compared using different performance evaluation metrics such as accuracy, Mean Square Error, Root-Mean Square Error, precision, recall, and f1 score. As a result, it was observed that the Artificial Neural Network (ANN) algorithm optimized with the Particle Swarm Optimization (PSO) algorithm produced the most successful result with an accuracy value of 0.82. Based on the obtained results, it is believed that this model can be used in different earthquake damage prediction studies and as a guide in emergency planningArticle COVID-19 Pandemi Dönemi, Öncesi ve Sonrasında Konteyner Limanlarının Performanslarının COMET ve AHP Yöntemleriyle Küresel Ölçekte Değerlendirmesi(2023) Şişlioğlu, MücahitBu çalışma, Covid-19 Pandemi krizinin konteyner limanlarının performansı üzerine olan etkilerinin küresel ölçekte önceki ve sonraki dönemlere göre göreceli ölçebilmek maksadıyla hazırlanmıştır. “Characteristic Objects Method (COMET)” ve “ Analytical Hierarchy Process (AHP)” çoklu karar verme yöntemleri araştırmada birlikte kullanılarak varılan sonuçların doğrulaması yapılmıştır. Küresel olarak konteyner limanlarının kriz öncesi 2019 yılı ile 2020 pandemi dönemi ve 2021 pandemi sonrası çoklu performans değerlerini girdi olarak kabul eden her iki model ile her dönem için birleştirilmiş tek bir performans değeri hesaplanmıştır. Konteyner limanlarının değerlendirilmesinde kullanılan toplam 12 değişik kritere göre söz konusu yılların birleştirilmiş performans değerlerinin hesaplanmasında UNCTAD tarafından yıllık olarak yayımlanan \" Review of Maritime Transport 2020, 2021 ve 2022\" raporlarında yer alan “Liman Performans ve Çevre Göstergeleri” esas alınmıştır. Modelin uygulanması neticesinde pandemi öncesi döneme (2019 yılı) göre, pandemi döneminde (2020 yılı) küresel ölçekte konteyner limanlarının birleştirilmiş performansında düşüş olduğu, pandemiden sonraki 2021 yılında ise liman performanslarına artış olduğu, ancak 2019 yılı değerlerine ulaşamadığı gözlemlenmiştir. Aynı verileri kullanan ancak değişik algoritmalara haiz COMET ve AHP yöntemleriyle anılan dönemlere ilişkin benzer neticelere ulaşılması sonuçların güvenirliğini arttırmıştır. Çalışmada izlenen analitik yöntemin uygulanması neticesinde; benzer krizler süresince veya sonrasında ticari limanlara ilişkin olumlu veya olumsuz gelişmeler yıllara bağlı olarak zamanlıca izlenebilecektir.Article COVID-19 Pandemisinin Otomotiv Şirketlerinin Finansal Performans Analizine Etkileri: BIST'te Bir Araştırma(2023) Tasar, Sezin AcikDünya ekonomisine büyük katkı sağlayan otomotiv sektörü de pandemi sürecinde diğer sektörler gibi etkilenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de BIST'te işlem gören otomotiv şirketlerinin finansal performanslarının pandemi sürecinde ve sonrasında etkilenip etkilenmediğini belirlemektir. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre, pandemi öncesi ve pandemi dönemi karşılaştırıldığında, Anadolu Isuzu likidite oranları, aktif karlılık oranları ve özkaynak karlılığı oranları sonuçlarında düşüş yaşamıştır. 2021 ile 2020 yılları karşılaştırıldığında ise bu şirkette diğer şirketlere göre daha fazla finansal performans artışı gözlemlenmiştir. Karsan'da ise pandemi öncesi ve pandemi karşılaştırmasının sonucunda elde edilen oranlarda şirketin finansal performansında artış gözlemlenirken, 2020-2021 yılları karşılaştırmasında ise bu oranlarda düşüş yaşanmıştır. Çalışmanın bir diğer sonucu da, Covid-19'un BİST otomotiv şirketlerinin vergi öncesi kar/özkaynaklara oranını, faiz, vergi öncesi kâr /özkaynaklar oranını ve faiz, vergi ve amortisman öncesi kâr /özkaynaklara oranını önemli ölçüde etkilemiş olduğunun tespit edilmesidir.Article Cumhuriyet Tarihi Boyunca Mardin İlinin Şehir Pazarlaması ve Sürdürülebilirlik Kavramlarının Gelişimi ve Sosyal Girişimcilik ile İlişkisi(2023) Beğendik, Behiyeİzmir İktisat Kongre’sinde ekonomik bağımsızlık vurgusu yapılmasıyla, cumhuriyetin ilk yıllarında iktisadi kalkınma için tarım, sanayi ve hizmet sektörleri için stratejiler geliştirilmiştir. 1929’da tarımın istihdamdaki payının %89, GSYİH’daki payının % 44.5 olması, Atatürk’ün milli ekonominin temelini ziraat olarak ifade etmesini doğrulamaktadır. Turizm ile ilgili, daha etkili yatırım kararlarına 1950’den sonra sıra gelmesi nedeniyle, turizmin gelişimi ise, tarıma kıyasla daha geç olgunlaşmıştır. Mardin ili özelinde Cumhuriyet tarihi açısından turizmin gelişimi incelendiğinde, ulaşılabilir ilk veri 2008 yılındadır. Ancak Mardin ilinin turizm açısından kaderi, 1999’dan sonra şehrin pazarlamasına öncülük eden, Ebru Baybara Demir’in faaliyetleri ile değişmiştir. Sosyal girişimcilik, toplumsal sorunların çözümünde ve ihtiyaçların karşılanmasında, gerekli kaynakların kullanılması yoluyla toplumsal değer oluşturmaktadır. Mardin şehrinde, işsizlik, kadın istihdamı, göç gibi toplumsal sorunlar, sosyal girişimci Ebru Baybara Demir’in turistik gezi planlarına ve şehir pazarlama faaliyetlerine öncülük ederek bir ekonomi oluşturması ile çözümlenmeye başlamıştır. Ebru Baybara Demir, Mardin’in özel sorunları dışında, ülke ve hatta dünya genelinde de geçerli olan sürdürülebilirlik konusunda da projeler geliştirerek, yine toplumsal fayda sağlamıştır. Özellikle gıdanın güvenliği ve tarımda sürdürülebilirlik ekseninde yaptığı çalışmalar ve Mardin’de geliştirilen projeler çevre kentler ve Türkiye genelinde de takip edilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada, Mardin ilinde cumhuriyet dönemi boyunca turizm, şehir pazarlaması ve sürdürülebilirlik kavramlarının sosyal girişimcilik ile ilişkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırma için, sosyal girişimci Ebru Baybara Demir’in Youtube’da yer alan söyleşileri Maxqda programında içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, sosyal girişimciliğin şehir pazarlamasına ve sürdürülebilirliğe olumlu etkisi tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, şehir pazarlamanın da sosyal girişimciliğe olumlu etkisi tespit edilmiştir.Other Değişen İsrail Algısı(2025) Karaca, Ragıp Kutay; Özdemir, ÖzlemBu çalışma İsrail ile Hamas arasında 2023 yılında patlak veren çatışmadan sonra siyasilerin, sanatçıların ve kamuoylarında değişen İsrail algısını ortaya koymaktadır. Yaşanan çatışmalar neticesinde İsrail devleti insani hiçbir faktörü dikkate almadan Filistin’deki okulları, hastaneleri, mülteci kamplarını bombalamış ve bunun neticesinde binlerce masum Filistinli trajik bir şekilde ölmüş, öldürmeye devam etmektedir. Hayatta kalan Filistinliler ise açlık ve sefalet ile karşı karşıya bırakılmıştır. Bu durum Filistin halkını göçe zorlanmış, göç edilen yerlerin bir kısmı İsrailli yerleşimcilerle istila edilmiştir. Bütün bu yaşananların görüntüleri fotoğraf ve belgelerle uluslararası medyaya yansıması dünya kamuoyunun İsrail algısını değiştirmeye başlamıştır. Özellikle İsrail’e destek veren Batı yönetimlerine karşı bu ülkelerin halklarında İsrail’in, Filistin'de uluslararası hukuka aykırı gösterdiği şiddet, Filistinlilerin insani güvenliği, yerinden edilmeleri, toprak ve mülk kayıpları, kimlik ve bağımsızlık mücadeleleri görünür hale gelmiştir. Siyasi liderlerin, sanatçıların ve toplumun önde gelen kesimlerinin arka arkaya gelen eleştirileri, birçok ülkede gerçekleşen protesto görüntüleri artık İsrail’i etnik temizlik, soykırım, kitle psikozu, yerleşimci sömürgecilik, siyonizm gibi kavramlarla ilişkilendirmektedir. Bunun en büyük göstergesi de Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarmasıdır. Bu olaylar bilişsel, duygusal ve düşünsel birçok etkenin bir araya gelmesiyle değişen İsrail siyasal algısının değiştiğini göstermektedir. Çalışmada birincil ve ikincil kaynaklar kullanılarak nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir.

